8. Bölüm

8. Bölüm

zeynepppp_160
zeynepppp_160

8. BÖLÜM

Yollar artık önemli bile değildi benim için . Gittiğim yol eğer aileme çıkıyorsa , yol isterse cehennemden geçsin önemli değildi .

Eve daha yeni adım atıyordum . Yorulmuştum, hem piskolojik hemde fiziksel. Sırtıma çok yük biniyordu , ama ben onları artık taşıyacak güce sahip değildim. Yavaş yavaş yıkılıyordum , bunun farkındaydım . Elimde kalan son güç kırıntısına tutunarak kendimi banyoya attım .

Üstümde olan kıyafetlerim bile o kadar fazlalık duruyordu ki bir dakika daha durmadan onlardan da kurtuldum .Kendimi küvete atınca sıcak suyu sonuna kadar açtım . Belki sıcak su silerdi acılarımı ve sırtımdaki yükleri . Bir umut diye geçirdim içimden . Belki bir umut .

Duşta ne kadar durduğumu bilmiyordum. Hesaplamaya da çalışmadım zaten. Sadece uyumak istiyordum . Dinlenmek kendime zaman vermek istiyordum . Büyük bir ihtimalle daha hiç bir şey bilmiyorum . Sadece beni ve ailemi tanıdıklarını anlayabilmiştim ona rağmen bu hale geldiysem asıl olanları öğreninc nasıl bir duruma düşecektim bilmiyordum . Tüm bu düşünceleri bir kenara bıraktım . Bu gün daha fazla düşünmek istemiyordum .

Mutfağa doğru hafifçe yürümeye başladım . Üzerimde sadece bornozum vardı. Saçlarımda beni çok rahatsız etmeye başlamıştı . Ama daha sıra onda olmadığı için onuda sonraya bıraktım . Mutfağa girince kendime kahve hazırladım. Bu gün yine bir şey yememiştim . Zamanım olamamıştı .

Elimdeki buzlu ve acı kahvemden bir yudum aldım ve televizyon izlemeye karar verip mutfaktan çıktım . Ne izleyeceğimi de bilmi

Elimdeki buzlu ve acı kahvemden bir yudum aldım ve televizyon izlemeye karar verip mutfaktan çıktım . Ne izleyeceğimi de bilmiyordum. Belkide saatlerdir tuttuğum göz yaşlarım sırf kahvemi içerken izleyecek bir şey bulamadığım için akmaya başlamıştı . Olduğum yere çöktüm ve dizlerimi kendime çektim .

‘’ Kendine gel Buğu . Belli ki daha hiçbir şey öğrenmedin ‘’ Burnumu çektim .

‘’ Kendini topla . Onlar kim köpek ? ‘’ deyince ağlamama rağmen kendi kendime gülmeye başladım . Evet delirmenin eşiğindeydim . Ama hala bendim .

Burnumu son bir kez daha çekip ayaklandım ve kahve bardağımı sıkıca havaya kaldırdım ve boş olan evimin bol tablolu duvarlarına sırıtmaya başladım . Bir elim belimde diğer elim kahve bardağımla havadaydı . Dizimin birini kırmış tablolarıma poz veriyordum .

‘’ Çekilin yoldan Buğu geliyor ‘’ deyip kahvemden büyük bir yudum aldım . Kahveden sarhoş olunmazdı herhalde .

Hafif sırıtarak hafifte yaylanarak odama ilerledim .Televizyon izlemekten de vaz geçtimiştim .

Yatağıma kendimi sakince bıraktıktan sonra tavana odaklandım . Okuduğum bir kitapta ;

‘ Bakmasını bilene çok şey anlatır ‘ diyordu duvarlar için . Ama ben sanırım bakmasını bilmiyordum . Çünkü bana hiçbir şey anlatmıyordu . Sadece bazı duyguları çağrıştırıyordu .

Boşluk

Saflık

Saflık neden bilmiyorum . Sanırım beyaz renginden ama boşlukta tamamen haklıydım . Sanki bakmasını bilene değil de düşünmek isteyene , anlamak isteyene çok şey anlatırdı bu duvarlar.

Uykum gelmeye başlamıştı . Ama daha gün bitmemişti . Gitmem gereken bir yer vardı . Son bir yer . Hayır orası Baran’ın yanı değil .

Gerçekten deliriyordum . Çünkü kafamın içindeki sesler asla susmuyordu. Susmak yerine daha da artıyordu . Kafamın içinde olan o karmaşaya kocaman bir göz devirdim ve giyebilmek için kendime kıyafet çıkarmaya koyuldum . Gecikmesem iyi olacaktı.

Bol bir eşoftman ile darbir crop giyip spor ayakkabılarımı elime aldım ve kahvemin dibinde kalanıda içip çantamla odadan çıktım . Kahvem ziyan olamazdı !

Arabam yoktu. Ama en kısa sürede almayı planlıyordum . Çünkü bu kadar mesafeyi müzikle bile eğelenceli kılamazdı . Resmen zulüm gibi bir yoldu .
Adımlarım seri ama bir o kadarda yavaştı . Acelem vardı ama yoktu .Yol tahminimce 1 saat sürecekti. O yüzden düşüncelerimi ve bu boş konuşmalarımı bir kenara bırakıp sadece yola odaklanmaya başladım .

Kulağımda Morrissey’ in ‘ LET ME KİSS YOU ‘ şarkısı çalıyordu . İçim kararmaya başlayınca şarkıyı daha hareketli bir başkasıyla değiştirme kararı aldım . Kararlarımdan vazgeçme hızım der susarım.

Hafifçe kafamı sallayarak şarkıya eşlik etmeye başladım . Fakat gözlerimden yaşlar akıyordu . Daha çok yeni başlıyorduk ama ben çok yorulmuştum. Destek alacak birim yoktu . Omzunda ağlayacak birim yoktu . Kendi ayaklarımın üstünde durmayı yaklaşık 4 sene önce zorunda kaldığım için öğrenmiştim . Yeni bir eve taşınmıştım , bana yeteceğini düşündüğüm bir evdi taşındığım yer . Sonra evi kendime göre düzenledim . Tablolarla , fotoğraflarla . Çok zor olmuştu ama stajımıda tamamlamıştım .Problemler üst üste gelmişti . Stajımı tamamladıktan sonra müdür eski çalıştığım yerden beni kovmuştu . Evet yıkılmıştım ama dünyanın sonu olmadığını anlayınca bana gelen ilk ünlü restoranın teklifini değerlendirmiş işe başlamıştım . Tanınmıştım .Takım arkadaşlarımdan çok şey öğrenmiştim .

Herkesin dışardan bakınca ‘ A ne kadar güzel bir kız ‘ dedikleri kızın hayatı yıkıktı. Güzel olsa ne olurdu ki ?

Bir saatin sonunda gelmem gereken yolu tamamlamıştım. Mezarlığa, ailemin yanına gelmiştim.Topraklı ve taşlı yolu geçip yan yana dizili 3 mezarın karşısına geçtim . İlk önce annemle konuşacaktım .

‘’ Annem . Ben geldim . Özledin mi beni ‘’ dedim . Üzülmüyordum , tam tersi onların yanına geldiğim için mutluydum.

‘’ Evet bu sefer biraz geçiktim affet ‘’ . Hava hafiften esmeye başlamıştı.

‘’ Biliyormusun anne .... ‘’ durdum . Ona olanları anlatmalı mıydım ? Ya üzülürse?

‘’ Ben biriyle tanıştım . Yani sizide tanıyormuş ‘’ dedim . Annemdi sonuçta ona anlatmayacaktım da kime anlatacaktım.

‘’ Ama başka şeyler de var hissediyorum . Hayır merak etme hallederim . Ben güçlü bir kızım . Beni sen yetiştirdin . ‘’ deyip burnumu çektim . Ben Gökçe Bulut’un kızıydım . Kolay kolay yıkılamazdım .

Anneme anlatacaklarım bitince duamı okuyup babamın yanına geçtim.Enes Bulut . Babam . Çoğu zaman anlaşamasamda sevgisini benden eksik etmeyen babam. Onada anneme anlattıklarımı anlatıp duamı okudum. Son olarakta bebeğimin , kardeşimin yanına geçek için ayaklandım . Fakat etrafta bir gariplik vardı . Rahatsız olmaya başlamıştım . Birisi ya beni izliyordu ya da ben gerçekten delirmiştim . Ama delirmediğimi anlamam uzun sürmedi. Mezarlığın arka tarafındaki girişte bir araba duruyordu . Tanıdık bir araba değildi ve evet izleniyordum . Adam saklanma gereği bile duymadan bana bakıyordu . Geriliyordum ama daha kardeşimle konuşmadığım için önüme döndüm . Onunmezarını oyuncak arabalar ve rüzgar gülü koymuştum . Onunla bu küçük rüzgar gülüyle anlaşıyordum .

‘’ Ablam . ‘’ durdum nefesim artık düzensizleşmişti .

‘’ Ablam ben geldim . Özledin mi beni ‘’ dedim . Rüzgar gülü rüzgarın şiddetiyle hızla dönmeye başlayınca gülümsedim ve mezarlığın üstünde bağdaş kurup heyecanlı heyecanlı konuşmaya başladım .

‘’ Eren ne oldu biliyor musun . Sana geçen anlattığım bir abi vardı ya ‘’ dememle rüzgar gülü yine şiddetle döndü . Beni anladığını biliyordum .

Gülümseyip devam ettim ‘’ Ablam o sizi biliyormuş . Annemi babamı ve seni . Beni de tanıyormuş hatta . Ama ben onu hem tanımıyorum hemde kanım hiç ısınmadı ‘’ dedim . Kardeşime içimi döküyordum . Beni dinleyen ve anlayan insanlar sadece bu 3 kişiydi .

‘’ Evet şimdi diyeceksin ki o zaman konuşma abla . Sen hislerinde yanılmazsın ‘’ dedim ona ve az önce duran rüzgar gülü yine dönmeye başladı . Gülümsedim . Ayağa kalkınca artık veda vakti kelmişti . Hızla yanaklarımı silip ellerimi açtım. Son kez duamı okuyup mezarlıktan aşağı inmeye başladım . Adamda benimle birlikte hareketlenmişti . Bu adamı gözüm bir yerden ısırıyor-

Bu adam restorana gelen adamlardandı . Bıçağı omzuna geçirdiğim adamın kankiştosuydu . Vay gerizekalı . Bu sefer yanımda bir şey yoktu . Ama ters bir şey olduğunu düşünürsem beni kimse tutamaz bir anda ortadan kaybolurdum.

Demekki bu adam Alaz’ın adamıydı. Bana resmen akıllı ol diyen adam peşime adamını mı takmıştı . Mezarlıktan çıkıp geldiğim yönün tersine doğru yürümeye başladım.Adamla karşılaşmak için .

Evet deliyim !

Tam tahmin ettiğim gibi adamla karşılaşınca ona sırttım .

‘’ Selam yakışıklı hayırdır , numaramı istemeye mi geldin ‘’ dedim ona . Rahatsız edici bir şekilde sırıytıyor olacağım ki adam bana göz devirip cebinden küçük bir kutu çıkartıp bana uzattı .

‘’ Alaz Bey size teslim etmemizi istedi ‘’ dedi ve kutuyu bana uzattı .

‘’ Bomba falan değil demi ‘’ deyip kahkaha attım . Adam beni anlamıyor gibi baktı . Evet komik bir şey yoktu ama gülesim gelmişti.

‘’ Artık alın . Bizde işimizin başına geçelim ‘’ deyince kaşlarımı aşağı yukarı hızla hareket ettirip kutuyu ellerinden aldım ve çantama attım . Şu an bakmayacaktım.

‘’ İyi hadi . Görüşürüz o zaman sonra ‘’ dedim . Adam bana anlam veremiyordu . Görüşürüz demem garip gelmişti . Onlara ters piskoloji uygulayacaktım .

Ona cevap verme fırstatı vermeden arkama döndüm ve ellerim cebimde geldiğim göne doğru yürümeye başladım . Kutunun içinde ne olduğunu deli gibi merak ediyordum ama gideceğim kafeye kadar bakmayacaktım . Heyecan yaratmak için . Yaylana yaylana yürüyerek evimin yaklaşık 3-4 sokak ötesindeki kafeye geldim . Buranın hem kahveleri hemde salataları muhteşem oluyordu. O yüzden kahve ve salata siparişlerimi beklerken kutuyu çıkardım ve yavaş hareketlerle açtım . Kalbimin sesini ,göğüs kafesimin nasıl çarptığını duyabiliyordum.

Kutuyu açınca ilk önce bir notla karşılaştım . Ama altında parlayan künyeyi görünce sonra okumaya karar verdim . Künye kardeşimindi . A-ama bunun onda ne işi vardı .

Morga girince kardeşimin bileğindeydi. Hatırlıyordum bana onu veremeyeceklerini söylemişlerdi . Ama şu an benim ellerimdeydi . Bunu o aptal nasıl alabilmişti peki.Künyeyi elimde sıkıca tutarak notu açtım ve okumaya başladım ;

SANA GERÇEKLERİ VERİRİM.ELİNDEKİ O ALTIN KÜNYEYE ULAŞTIĞIM GİBİ SANA DA EN KISA ZAMANDA ULAŞACAĞIM .AMACIM SENİ ESİR ALMAK DEĞİL . SANA DOĞRULARI GÖSTERMEK.

ANNENİ VE KARDEŞİNİ BİLMEM AMA BABAN ÇOK YAKINIMDI BULUT .ENES ABİ BENİM EN YAKINIMDI .SENDEN HEP BAHSEDERDİ BANA . NEREDEYSE SENDEN 3 YAŞ BÜYÜĞÜM.AMA BABAN BANA DA BABALIK YAPTI. TABİ SONU KÖTÜ OLDU AMA SANA SÖZ ... SANA KALMADAN İNTİKAMI İLK BEN ALICAM .

Notla sadece bakışıyordum. Bu nasıl bir şeydi. Ben neyin içindeydim böyle . Resmen bana babamın ve ailemin cinayete kurban gittiğini söylüyordu . Peki gerçekleri biliyrken neden bu kadar zman beklemişti . Gerçekten biliyor muydu yoksa sadece bildiğini mi düşünüyordu. Aptallık . Benim ailem yanmıştı . Doğalgaz patlamış ve evde yangın çıkmıştı . Ama şu an bana cinayet olduğu söyleniyordu .

Kardeşimin künyesiyle.

Elimdeki küyeyi sıkıca tuttum ve dikleştim .

‘’ Ben Buğu Bulut .’’ durdum ve derin bir nefes aldım.

‘’ Bu saçamalığı çözmeden bana ölmek yok ‘’ dedim kendi kendime.

Gelen salatamı hızla yerken bir yandanda künye ve notu düşünüyordum . O künyeye nasıl ulaşmıştı . Birinci dereceden yakını olmama rağmen bana verilmemişti. Ama Alaz bana bunu rahatça aldığını söylüyordu .Nasıl alabilmişti peki?
Aklımı esir alan bu düşüncelerle salatamı hırsla yiyordum .Fakat aklıma düşen bir fikirle salatanın boğazıma takılması saniyeler içinde gerçekleşmişti . Öksürerek kahvemi içerken fısıltıyla cümlemi tekar ettim ;

‘’ Baran ile Alaz birbirlerini tanıyor ... ‘’ durdum.

Derin nefes aldım . ‘’ Yani Baran , Alaz’ın nerelere,nasıl ve neden ulaştığını biliyor olabilir . ‘’ Hadi ama bu fikir neden benim o yalıdayken aklıma gelmemişti ki.

‘’ Yani eğer Baran’ın teklifini kabul edersem , ‘’ heyecandan parmaklarımın uçları kaşınmaya başlamıştı .

‘’ Her şeyi kolayca çözebilirim . ‘’

Mutlulukla sırıtarak telefonumu elime aldım . Saate bakınca aslında çok ta geç olmadığını gördüm . Eğer onda uyumuyorsa bana anında yazabilirdi değil mi? Hızla Baran’ın instagram sayfasına girip mesaj kısmına dokunup ellerimi klavyenin üzerinde hareket ettirmeye başladım .

Merhaba bu saate yazdığım için kusura bakma .

Aman banane bakıyorsa baksın . Hemen mesajı silip başka bir tane yazmaya koyuldum .

Merhaba . Geçenlerde sunduğunuz iş teklifi hala geçerliyse , uygun bir zamanınızda görüşmek isterim .

Mesajı tekrar içimden okyunca kendimi tebrik edip mesajı gönderdim . Ben daha mesaj sayfasından çıkmadan mesaj gelmişti .

‘’ Konum at ‘’

Yok artık . Gerçekten bu kadar hızlı mı? Ya ben pisikolojik olarak hazır değilsem .

Kendine gel Buğu mesajı zaten ilk sen attın .

İç sesimle konuşurken bir yandan da konumumu Baran ‘ a atıyordum .

Bu teklifi eğer kabul edersem zaten onun evinde kalacaktım . Yani bu demek oluyor ki daha çok şey öğrenme fırsatım olacaktı . Peki ben öğrendiklerimi gerçekten kaldıra bilecekmiydim ? Orası artık Allah’a emanet.

10 dakika ya geçti ya da geçmedi kapıya yanaşan lüks arabayla kafedeki herkesin gözleri arabaya çevrildi . Bende heyecanla arabaya bakmaya başladım . Geleni zaten biliyordum .

Baran arabadan inince bende hafiften ayaklanmaya başladım . Bu gün en azından bir süre hanımefendi gibi davranabilirdim .Kafeye girince herkes fısıltıyla konuşmaya başladı . Sonuçta ünlü futbolcu Baran Demir kafeye giriş yapmıştı . Masaya yaklaştıkça gülümsemesi dahada genişliyordu. Bende ona en samimisinden gülümseyince mansanın yanında durdu ve ben ona elimi uzattım. Sıkması için . Amao uzattığım elimi tutup kendine çekti . Otamatik olarak bende ona yaklaşmış olmuştum . Bir anda bana sarılınca ne yapacağımı bilemeyerek sadece durdum .

‘’ Ne kadarda samimisin öyle ‘’ demesiyle ona baktım .

‘’ Ne biliyim sarılacağını ‘’ deyip onu tersleyince kahkaha attı ve benden uzaklaştı. Evet şu an herkes bizi izliyordu. Utanmamış değildim . Hızla sandalyeye oturunca o da karşıma oturdu.

‘’ Eee nasılsın ‘’ diye sordu bana . Rol yapıpı yapmadığını anlamaya çalışıyordum. Fakat bunu anlamak neredeyse imkansızdı.

‘’ İyiyim sen nasılsın ‘’

‘’ Bende iyiyim . İş teklifimi kabul etmişsin ‘’ dedi soru sorar bir şekilde .

‘’ Evet , daha mantıklı geldi ‘’ diye bir yalan savurdum . Ona gerçekleri öğrenmek için orada çalışmak istediğimi söylemeyecektim .

‘’ Peki o zaman , seninle nasıl bir yol yürüyeceğimizi anlatayım ‘’ dedi en masumve sakin haliyle . Acaba gerçektede böyle bir adam mıydı ?

‘’ Lütfen ‘’ diyerek onu konuşmaya teşfik ettim .

‘’ Normalde çalışanlarımın kaldığı bir ev var . ‘’ dedi ve durdu.

‘’ Fakat sen orada kalmayacaksın . Sen çalışanımdan ziyade benim evdeki kolum olacaksın ‘’ demesiyle kaşlarımı havaya kaldırdım ve hafifce gülerek konuşmaya başladım .

‘’ Çok afedersin , ‘’ dedim burnumdan gülerek devam ettim . ‘’ Evde olan dedikoduları sana mı yetiştirmemi istiyorsun yoksa sadece yemek yapmamı mı’’ dedim ona .

Sırıtarak kafasını iki yana salldı . ‘’ Seni gerçekten nerden tanıdığımı bilmek istemiyor musun ? ‘’ dedi bir anda .Parmak uçlarım yine kaşınmaya başlamıştı. Mimiklerimi değiştirmemeye çalışarak konuşmasını bekledim .

‘’ Heh ‘’ dedi parmağıyla sakince beni işaret etti ve masaya eğildi.

‘’ İşte o yüzden benim ve yaşadığım ortama ayak uydurman lazım ‘’ dedi. Bir şeyler değil çok şey biliyordu . Bildiğini söylüyordu ama bunları benim öğrenmemi istiyordu .

‘’ Eve girip çıkanlara dikkat et , ‘’ elini 1 yaptı ve ikinci parmağını kaldırdı.

‘’ Yüzlerini unutma ‘’ durdu . Ve dikleşti .

‘’Sonuncu olarakta . Evde zaten güncel olarak yemek yapan bir sürü aşçım var ‘’ dedi elini sallayarak .

‘’ Sen sadece ‘ özel günlerde ‘ . Bu özel günler ne olabilir . ‘’ düşünür gibi yaptı. Ben şu an onun yerine konuşurken yorulmuştum . Ve o kadar aşçı varken beni neden istemişti.

‘’ O kadar aşçın var . Bahsettiğin özel günlerdede yemek yapabilecek kişilerdir eminim ki. Peki neden beni de istedin . ‘’ dedim kendime hakim olamayıp . Merak ediyordum işte .

‘’ Özel günlerde genelde gelen insanlar fazla olur ve seninde çok yakından tanıdığın adamlarda olur ‘’ dedi. Anlamayarak ona baktım . Neyden bahsediyordu böyle.

‘’ Ne diyorsun ya ‘’ . Artık sinirlenmeye başlamıştım . Tutmayın beni .

‘’ Seni o yüzden istiyorum yani . Hem sen benim işime yarayacaksın . Ve belkide ben sana hayattaki en güzel en değerli yardımlardan birisini yapacağım.’’ Dedi bana .

Annem , babam ve hatta kardeşimden bahsediyordu. Bunu anlayabiliyordum.Yutkunarak dikleşmeye çalıştım. Bu günlük artık bu kadar yeterdi.

‘’ Maaş peki. ‘’ dedim sesimi titretmemeye özen göstererek.

‘’ Para senin köpeğin olsun’’ dedi merhametle . Ama ben ona acımayacaktım .

‘’ 250 bin istiyorum . Karşılayabilecek misin . ‘’ Gülümseyerek bana baktı.

‘’ 50 bin de benden olsun be Buğu ‘’ diye cevapladı beni. Mehlül mehlül ona bakarken bana gülümsedi.

‘’ Büyük ihtimalle haftanın 2-3 günü çalışırsın ‘’ durdu

Bana o kadar parayı sadece 2-3 gün için mi verecekti.

‘’ Ama yarın kesinlinlikle bende olman lazım. Anlarsın ya büyük bir organizasyon olucak ‘’ diyerek göz kırptı. Kafamla onaylayına ayağa kalktı . Konuşma bitmişti.

Bu sefer elini uzatan o olmuştu . Elini tutup sıktım .Gitmek için elini çekeceti ama bu sefer ben bırakmamıştım .

‘’ Bir şey soracağım ‘’ dedim . Kafasıyla onaylayıp bana odaklandı.

‘’ Gördüğüm ve ya karşılaştığım insanlardan zarar görme ihtimalim var mı ‘’ dedim. Korkmuyordum . Sadece hazırlıklı olmak istiyordum . Baran Demir’in evinde çalışmak demek tekhlikeye atlamaktan başka bişi değildi ama ben ailemi öğrenmek zorundaydım .

‘’ Zarar gördüğünü düşündüğün her an sandece bana söyle . Ben seni korurum.’’ Durdu ve derin bir nefes aldı.

‘’ Gerekirse ölürüm Buğu ‘’

Bölüm : 24.08.2025 17:36 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...