13. Bölüm

13. Bölüm

zeynepppp_160
zeynepppp_160

13. BÖLÜM

Hızla onların yanından uzaklaşarak mutfağa girdim. Aysu’ya sadece bir kafa işaretiyle ‘Hadi’ deyince diğerlerine bakmadan hızla dışarı çıktık.Arabaya bineceğimiz sırada Kerem’in de geldiğini hatırlayınca yolcu kapısına döndüm.

‘’ Seninki de burda . İstersen onla git ‘’ dedim . Onu istemediğimden değil , Kerem’i özlediğini düşünerek söylemiştim bunu . Ben onlardan nefret ediyorum diye o da nefret edecek diye bir şey yoktu.

‘’ Hayır , senle gelmek istiyorum ‘’ dedi bana . Gülümseyerek arabaya yerleşince hızla çalıştırdım . Gür bir motor sesiyle irkilirken restorandan Baranlar’da çıkmaya başladı . Kolları iki yanda açık bir şekilde yere sert adımlarla basıyorlardı. Yerin titrediğini hissede bilirdiniz . Ve ya bana sadece heyecandan bir titreme gelmişti. Neyse .

Arabayı kilitliyerek camları kapattım.Aysu’ya dönüp sırıtmaya başlayınca o da benim ne yapacağımı anlayıp kemerini takıp sırıtmaya başladı. Baran benim Kerem ise Aysu’nun camının karşısına geçti.Baran eğilerek cama iki kere tıklatınca ona arabasını gösterdim.

Arabalardan az çok anlardım. Ama bu zamana kadar hiç böyle lüks araçlara binmediğim için ,içi ile ilgili bilgilerek sahip değildim . Ta ki geçen haftaya kadar.

Geçen hafta Baran’ın uzun bir süre eve uğramayacağını öğrenince çalışma odasını birazcık kurcalamıştım.Çok fazla özel eşya bulunca masanın üstünde duran arabanın anahtarını alıp çıkmıştım. Bir kaç işime yarayan belgeyle .Az ile yetinmiştim yani. Anahtarı alınca aşağı inip görevlilerden birisini buldum ve garajın nerede olduğunu sordum . O ise beni evin içine yönlendirmiş , merdivenin arkasındaki kapıyı açıp beni aşağı yönlendirmişti. Aşağıyı zaten tahmin ediyorsunuzdur . Tam bir cennet . İlk başta hangi arabaya ait olduğunu anlamamın imkanı yoktu . Ama fark ettiğim şeyle hemen arabayı bulmuştum.

Aynı marka olan arabalar arka arkaya dizilmişti.

Elimde duran anahtar aralarında en lüks olandı . Ve bende hızla arabaya atlamış karşıdaki araba asansörüne yönelmiştim . Benim kaldığım eski evimde üst kata insan taşıyan asansör yok iken burada araba asansörü vardı . İnanabiliyormusunuz ?

Baran ne demek istediğimi anlamış gibi kaşlarını kaldırdı . ‘Senle mi ‘ der gibi . Ben ise ona ‘ görücez ‘ der gibi bakıp arabayı boşa alıp gaza bastım. Baran bir süre daha bana meydan okuyan bakışlar atıp Kereme kafa işareti verip arabaya yürümeye başladılar . Ama hala bana bakıyordu. Restorandın arkasından getirdiği arabasıyla yanıma yanaştı. Camımı açıp ona döndüm.

‘’ Gideceğimiz yer sürpriz . Sadece beni geçmeye bak ‘’ dedim ve konuşmasına izin vermeden camı kapattım. Arabayı hızla D’ye alıp gaza yüklendim.

Bulunduğumuz semtin yolları hem geniş hemde genelde zengin kesim bulunduğu için kalabalık olmazdı . Yola insan atlamadığı süre Baran’ın beni geçme gibi bir imkanı yoktu.

Gazı kökleyerek Baran’ın önüne kırdım . Bu hareketi beklemediği belli olurcasına son anda frenle çarpışmamızı engelledi.

‘’ Oha , kızım o hareket neydi ‘’ diyen Aysu’nun sesiyle kahkaha atıp ona döndüm.

‘’ Evden boşuna bu arabayla çıkmıyordum ‘’ dedim ona göz kırparak.

‘’ Vay be . Ben evde kös kös oturayım sen arabayla fink at ‘’ dedi ve gülümsedi.

‘’ Söz bir dahaki seferlere senle gezeriz ‘’ . Bana onaylayan bir mırıltı çıkartım koltuğa iyice sırtını dayadı.

‘’ Şimdi nereye gidiyoruz peki ? ‘’ dedi.

Normalde nereye gideceğimizi ona dahil söylemeyecektim . Ama elinde duran telefona kısa bir bakış atıp hevessiz bir şekilde önüme döndüm . Nereye gidileceğini Kerem’e söyleyeceki. Aralarındaki bağı hala tam olarak çözememiştim ama ikiside birbirinden hoşlanan ama bunun farkında olmayan aptallardı. Adrian ve Marinette.

‘’ Çınar yalısına gidiyoruz . Yaz ‘’ dedim . Ona bakmıyordum , ama ona karşı aldığım mesafeyi fark etmişti. Bir süre bekledi . Ben hala yola odaklı bir şekilde Barn’ın önünden ilerliyordum. Amacı beni geçmek değildi sadece sınırımı ölçmekti.

Aysu bir süre sonra telefonu hiç açmadan arabanın ön camına doğru bırakıp ittirdi.Bu hareketiyle ona dönünce bana sadece baktı.

‘’ Seni asla satmayacağım Buğu . Arkadaşımsın sen benim . ‘’ dedi. Gözlerim dolarken hızla önüme döndüm ve kendi telefonuma uzandım.

İlk çalışımda açılan telefonla konuşmaya başladım.

‘’ Gerçekten korkuyorsun ‘’ dedim sesi hoparlöre alıp.

‘’ Ben mi? Neyden korkuyormuşum ‘’ dedi soran bir sesle .

‘’ Seni gerçekten yeneceğimden. Eğer doğru dürüs yarışmayacaksan ilk sapaktan sap ve eve dön ‘’ dedim ve telefonu kapattım. Aysu şok içinde bana bakarken gülümsedim.

‘’ Baran’ı gerçekten yenebileceğini mi düşünüyorsun? ‘’ Dedi göz ile görülür bir şekilde beni aşağılayarak.

‘’ Oradan gerçekten çok mu boş gözüküyorum‘’ dedim . Bana sadece inanamıyormuş gibi başını sallayarak önüne döndü.

‘’ Baran’ı şu an görüyor musun ‘’ dedim sorar bir şekilde . Beni kafasıyla onaylayıp sustu.

‘’ İstese geçer beni . Bu arabanın motorundan daha yüksek o arabanın motoru . Ama benzininin az olduğu aşikar . Gaza ne kadar basarsa bassın tekerlerkleri arada boşa dönüyor ‘’ dedim kendimden emin bir şekilde .

‘’ Gaza o yüzden tam olarak dayanamıyor. Deposunda olan gaz onu en fazla 10 dakika götürür. Ki bizim yalıya varmamız 10 dakika sürmez . ‘’ Durdum ve ona gülümseyerek yandan bakmaya başladım.

‘’Anlayacağın o arabayla bizi az depo ile de geçer ama bu sefer gaz sıfırlanır ve yolda kalır .’’ Önüme döndüm ve direksiyonu yanıma yanaşmaya çalışan Baran’ın arabasına doğru döndürdüm. Araba benim olmadığı için ve onda bu arabanın modelinden bir sürü olduğu için çizilip çizilmemesini önemsememiştim.

Ve Baran tam tahmin ettiğim gibi tekrardan frene basıp çarpışmamızı önledi. Dreksiyonu tekrardan düzleyip gaza tekrar sert bir şekilde basıtım.

‘’ Kızım sen nesin öyle ‘’ durdu ‘’ Bunları sen nereden biliyorsun ?’’ dedi sosrar bir şekilde.

‘’ Düşündüğün kadar da boş değilim ‘’ dedim ve sorularını havada bırakarak yola odaklandım.

Yalının girişine vardığımızda kapılar kim olduğumuz sorulmadan açılmıştı. Biz Aysu ile arabayı gelişi güzel bahçeye bırakırken Baran’ların bulunduğu araba bahçe kapısından girmeden durmuştu.

Kapıyı açıp aşağı indiğimde çantamı ve Baran’ın odasından aşırdığım dosyalarla inip bahçe kapısından içeri yürüyen adamlara kahkaha atarak baktım. İkisininde yüzü asıktı. Somurtarak ve sinirli bir şekilde yürüyorlardı.

‘’ Hayırdır yüzünüz düşmüş ‘’ dedim kahkahalarımın arasında . Baran yanıma gelip benimle içeri doğru yürümeye başlarken havadan bana baktı.

‘’ Bu sadece anahtarı alıp kaçmanla olucak bir yetenek değil ‘’. Onun her zamanki sırıtışını bu sefer ben kuşanarak konuşmaya başladım.

‘’ Sence kendime güvenmesem seninle gerçekten yarışır mıydım ? ‘’ O da bana gülerek elini belime attı . Bu hareketiyle ondan uzaklaştım . Rahatsız olduğumdan değil , olması gereken bu olduğundan dolayı. Ya da elimdeki dosyalardan dolayı da olabilirdim.

O da bana bu sefer hayal kırıklığı ile bakıp yavaşça kafasını öne çevirdi.Aysu arkadan gelim kolunu omzuma dokundurunca ona sadece baktım.

‘’ Bu olay çözülene kadar asla ‘’ dedim ve dolan gözlerimle eve ilk adımını atan ben oldum.Bana kutuyu getiren adamı görünce yüksek sesle konuşmaya başladım.

‘’ Sahibin nerede ? ‘’ adamın cevap vermesine gerek kalmadan Alaz üst katın demirliklerinde göründü.

‘’ Vay Buğu . Sen benim evimin yolunu bilir miydin . ‘’ Arkamdakilere bakıp tekrar konuşmaya başladı.’’ Gerçi tek gelmemişsin ama ‘’

Baran sinirle öne bir adım atarken ona bakmadan sessizce konuştum.

‘’ Yapma . Beni kendine zaaf yapma . Ne olursa olsun ‘’ Burnundan gülüp sustu.

‘’ Dört yıl önceki Baran’a söylesen belki ‘’ . Mırıltısıyla gözlerimi yuvasından çıkacakmış gibi açtım.Yutkunarak ne yapacağımı bilemedim . Hızla merdivenlere yöneldim ve üst kata çıktım .Evin sağ kısmında yerden çatıya uzanan bir ağaç vardı . Yapay duruyordu. Emin değildim. Kafamı dağıtmam gerekiyordu.

Yukarı ulaşınca elimi boynuma götürüp kolyemi çıkardım. İçini açınca çıkan künye ile katlanmış notu sıkıca kavrayıp kolyemi yine taktım . Bu gün bazı şeyler artık öğrenilecekti.

‘’ Hangi kapı ‘’ dedim memnuniyetle gülümseyerek.Gergince bana bakıp arkasındaki kapıya yöneldi. Ben biraz bekleyip Kerem ile Aysu’nun geçmesini bekledim. Baran yanıma gelince karşısına geçtim.

‘’ Benim bu kadar kalpsiz durduğuma bakma ‘’ dedim ve kafamı elime eğip onun eline uzandım. Künye ve notu eline bırakınca tekrar kafamı kaldırıp gözlerinin içine baktım. O ise busefer gerçek bir gülümsemeyle bana baktı.

‘’ Benim içeride doğru dürüst konuşamayacağımın farkındasın . Sadece Alaz’a saldırıcam. O yüzden bunları sen ona sor olur mu ? ‘’ dedim titreyen sesimle.

Elindeki künye ve not ile birlikte iki koluyla beni sıkıca sardı . Ve bu sefer bende güven ile kollarımı ona doladım . Kafam onun göğüsünde korkakça duruyordu. Belki Alaz’dan yediğim vicdan hançerlerini Baran’dan yemezdim . Kim bilir.

Birlikte , yan yana içeri girince ben Aysu’nun yanına yerleştim ve karşıma oturan Baran’ı minnet ile bakarken o Alaz’a odaklandı.

Bu konuşmayı birkaç gün önceden tahmin edip zaten kafamda tasarlıyordum. Hep birşey bilmeyen taraf ben mi olacaktım .

Tamam o okuduğumuz kitaplarda veya izlediğimiz filmelerdeki güçlü kız ben değildim . Kendimi güçlü gördüğüm bir tek yer vardı , mutfak. Ağlarken bile kimse görmesin diye kendimi sıkan biriyken güçlü olma benlik değildi.

Ağladığında prenses gibi değil gargamel olandım ben . Dört sene kendime annelik ve babalık yapmıştım. Kocaman kız olmuşsun , anne babana ihtiyacın mı var demeyin . Kendini daha yeni öğrenen bir genç kız için en önemli idol ve etken annedir . Annem belki ben 19 yaşımdayken yanımda olsaydı , geçinmem için çalışmama gerek kalmayacaktı. Veya aklından hiçbir zaman geçmeyen mesleği çalışıp , öğrenip sevmek zorunda olmayacaktım . Şu an elimde bıçak değilde omzumda bir cüppe ile gezecektim .

Kızlar annelerinin kaderini değil , kızlar yaşamak zorunda bırakılan hayatın kaderini çizerek, ona ayak uydurma durumunda kalır. Ölerek veya meydan okuyarak.

Şu anki duruma bakılısa konuşma biraz geçikecekti.Çünkü Alaz ayağa kalkmış , çalan telefonuyla dışarı çıkmıştı. O zaman bulunduğumuz durumu bir gözden geçirelim.

Mert , soy ismini bilmiyorum . Beril’in duygularıyla oynayıp , Beril’den benim hakkımdan bilgi almaya çalışan bir maşa . Beril’in onu ölümüne sevdiğinden bi haber tabii.Alaz’ın adamı . Ne ile ilgili bilgi topladığı şüpheli ve Alaz’a kesinlikle istediğini veren bir tip.

Künye ve not. Baran’ın notu okuduğu kesin . – az önce okuduğuna şahit oldum-. Alaz’ın nasıl bir adam olduğunu herkesten iyi bilen ama ona rağmen hala onunla iş yapan Baran . Ve ben . Ah pardon ben ve güzelliğim.

Baran notu okumuştu fakat bu notun ve künyenin bana ne zaman geldiğini bilmiyordu. Bilmiyordu ki iş teklifini kabul ettiğim gün almıştım onları. Künyeyi elinde çevirerek isim kısmına geldi ve kafasını kaldırıp bana baktı. Dudaklarını oynatarak ‘ Eren ‘ dedi. Buruk bir gülümseyle kafamı önüme eğdim.

Babam. Evet bu zamana kadar ona hiç şüphe ile bakmamıştım. Hatayı hep başkasında aramıştım , peki babam . Herşeyin gerçekten asıl sorumlusu babamsa.

Saçmalama Buğu o senin baban , kendine gel.

Kapının hızlı bir şekilde itilmesiyle hepimizin kafaları ani bir hareketle havalandı.Alaz içeri sinirli ama bir o kadarda kendinde bir şekilde girince yanıma yanaştı. Sandalyemin arkasından tutup yavaşça kulağıma yaklaştı.Gerilmemek elde değildi.

‘’ Sen ne yaptığını sanıyorsun ? ‘’ diye sordu gayet meraklı bir ses tonuyla.Fakat bir problemimiz var , bu seferde ben ne yaptığımın farkında değilim.

Gerinerek kafamı Baran’a çevirdim. Meraklı gözlerle beni izliyordu ve bende onun gözlerine odaklanmaya başladım.

‘’ Ne yapmışım ‘’ dedim gayet doğal bir sesle. Baran’ın gözlerine bakıyor olmama rağmen.

‘’ Notu neden Baran’a verdin ? ‘’ dedi ve cevabımı duymak istemez gibi dikleşti ve elini cebinden çıkartıp üzerine çeki düzen verdi. Derdinin ne olduğunu anlayınca Baran’dan gözlerimi çekmeden sesli bir cevap verdim.

‘’ Baran’dan korktuğunu düşünmüyorum’’ deyip gözlerimi sakin bir şekilde Alaz’a kaydırdım. Umarım bir gün şaşı kalmam.

Sandalyesine daha oturmamıştı ama ayaktada değildi. O şekilde kalmıştı söylediğim şeyle birlikte . Kafasını masadan kaldırıp gözlerini bana değidirmeden Baran’a çevirdi.

‘’ Ben kimseden korkmam. ‘’ durdu ve bana döndü. ‘’ Karşımda en sevdiğim olsa bile ‘’

‘’ Karşında en sevdiğin olsa bile ‘’ dedim ağır ağır kafamı sallayarak.’’ EN sevdiğin’’ Dudaklarımı bükerek Alaza çevirdim bakışlarımı. Donuk bir şekilde bakıyordu.Duygularını gizleme konusunda eline su dökülmezdi . Ama benimde bağzı şeyleri artık öğrenmem gerekiyordu.

Alaz kafasını kaladırıp bu sefer Barın’a meydan okur gibi yaptı. Şu an Barın ne alakaydı ?

‘’ Elindeki künye çok güzelmiş ‘’ dedi ve durdu. ‘’ Ne zamandır sende peki ? ‘’ diye ekleyip bana döndü . Ama soruyu Baran’a sormuştu.

‘’Az önce ben verdim ‘’ dedim . Derin bir nefes çekerek konuşmaya devam ettim. ‘’ Ne kadar senin bana veriş şeklin gibi heyecanlı olmasada ben verdim ‘’ dedim göğüsümü kabartıp.Neye hemen havanalndıysam .

Baran soran gözlerle bana dönünce masaya dirseklerimi dayayıp yüzümü avcumun içine aldım.

‘’ Nedense adamları mezarlıktayken beni izlemeye gelmiş’’ dedim ve devam etmek için bir iç çektim.

‘’ Eh mezarlık çıkışı beni sıkıştırdılar felan ‘’ abartarak geriye yaslandım.

‘’ Aynen , sıkıştırdılar .’’ Durdu ve mırıldanarak yerine oturdu ‘’ sen mi onlar mı? ‘’ dedi Alaz bana inanamıyormuş gibi. Yüzümü buruşturarak önüme döndüm.

‘’ Tamam Alaz , cıvıyorsun ‘’ dedi geldiğimizden beri ilk defa konuşan Aysu. Alazın neredeyse nefret ile buraya hızla dönmesiyle Aysu’nun önünü kapatmak adına sandalyemi Alaz’a çevirdim.Kerem’de yavaştan ayaklanınca Baran’a artık konuş der gibi yapınca konuşmaya başladı.

‘’ Morga nasıl girdim. Buğu 1. Dereceden olmasına rağmen izin verilmedi. ‘’ diyerek konuşmaya başladı.

Bu bilgiyi nereden bildiğine dair herhangi bir bilgim yok , ama bu eve girerken dedği cümle ile , beni benden bile iyi tanıdığını tahmin edebiliyordum.Garip .

Alaz uzun bir süre masanın üzerinde duran ve dağınık halde olan dosyalara baktı.Uzun uzun inceledi kapalı olan dosyaları. Bizde bekledik.İzledik , her elini yavaşça ,olmayan sakalına götürüp çenesini tutuşunu , her dosyaya attığı iğneleyici ama bir o kadar mutlu bakışlar inceledikten sonra iyice gerildi. Bunları yaparken asla hızlı hareket etmiyordu. Yavaştı, ne kadar yavaş olunursa o kadar yavaştı.

Yaklaşık bir 5 dakikanın ardından söze başlamaya karar verip ayaklandı.

‘’ İşlerim var ‘’ hızla bacaklarını oynatıp kapının oraya gitti ve ittirerek açıp çıktı. Bu neydi şimdi.

Kendime engel olamayıp gülmeye başlayınca bende ayağa kalkıp desteği tek bacağıma verdim.Parmağımla kapıyı işaret ederken hala gülüyordum.

‘’ Bu – ‘’ kendime engel olamıyordum . En sonunda gözlerimden akan yaşlarla ağlamaya başlayınca Kerem söze atladı.

‘’ Yok artık’’

Hayır şu an neye ağladığımı bilmiyordum. Sadece zoruma gidiyordu bağzı şeyler . Alaz birşeyler biliyordu ve asla ağızını açmıyordu, Baran bir şeyler biliyordu çenesini açmıyordu. Ya hatta Aysu bile bir şeyler biliyordu ama susuyordu.

Aysu ya Aysu. Hiç düşünmeyeceğim , şüphelenmeyeceğim kişi sırtımdaki hançeri tutmuş çeviriyordu.

Arabada Kerem’e evet mesaj atmamıştı. Çünkü insan sesli konuştuğu kişiye neden mesaj yazsın ki ? Değil mi?

Bu yolda yine yanlızdım. Aysu’da benim için bitmişti , ama hayır bunu ona belli edecek değildim.

Hepimiz ayaklanınca ilerlemeye başladık. Baran konuşmuyordu , sadece izliyor bir şeyler düşünüyordu. Sinirden uyuşan parmak uçlarımı derime geçirince parmaklarım beyazlayana kadar öylece tuttu. Kan akışının tamamen kesildiğini anlayınca ise serbest bırakıp geldiğimiz arabaya atlayıp öbürlerininde binmesini bekledim. Arabayı ben kullanacaktım.

Baran öne Aysu ve Kerem arkaya oturacak şekilde yerleşince bahçe kapısının açılmasıyla oradan çıktım. Drieksiyonu tek elimle kontrol ederken , diğer elimi yana uzattım . Künyeyi istiyordum.

Uzattığım elimin üzerine Baran’da elini koyunca arabayı kahkahalarımız doldurdu. Kafamı sallayarak elini gösterince bu seferde kaslarını sıkıp şov yapmaya başladı.

‘’ Ya ‘’ gülerek yola bakmaya çalıştım ‘’ Künyeyi ver ‘’

‘’Asıl sana ‘ya’ kızım konuşsana sadece elini uzatıyon ‘’ deyip beni azarlayınca buruk bir gülümsemeyle elime koyduğu künyeyi alıp geri çekildim.

‘’ Ver kolyeni ben koyayım , sen rahat kullan arabayı ‘’ Diyerek bir fikir sundu.Yutkunarak tedirginliğimi gizlemeye çalıştım. Fakat onu bozmak istemiyordum. Kolyeyi yavaşça çıkartıp sakince ona uzattım.

Kolyem babamın bana aldığı son doğum günü hediyemdi. Sürekli başının etini yemiştim bana açılır kapanır kolye al diye. O da en sonunda bana kıyamamış ve doğum günümde bana böyle bir süpriz yapmıştı. Altındı , ama manevi değerini asla geçemezdi .

Kolyenin içinde kardeşimim fotoğrafı vardı sadece . Ve sonradan eklenen küçük bir künye .

‘’ Dikkatli aç , fotoğraf düşmesin ‘’diye onu son kez tenbihleyip gaza biraz daha yüklendim.Acaba havalı duruyor muydum ?

Baran yavaşça açtığı kolyemin içine , kırılacak bir nesneymiş gibi künyeyi koydu. Gözleri bir süre içinde bulunan fotoğrafta dolandıktan sonra aynı sakinlikle kolyeyi kapatıp elinde sıkıca tutmaya başladı. Sanırım araba kullanıyorum diye şu an vermiyordu.

Çok gaza yüklenmiyordum ama araba hızlıydı.

‘’ya baba biliyorsun yavaş kullanmayı sevmiyorum .... Of baba ‘’

Gözümün önünde canlanan o küçük Buğu ile onun kahramanı olan babası hareketlenmeye başlayınca arabayı sağa çekip durdum. Kerem ve Aysu’nun çatık kaşlarının ardından Barana döndüm Dolu gözlerle . Beni evet anlıyordu ama kafasındaki Buğu modeli neydi bilmiyordum.Belki gerçkten güçlü bir profildi ama konu ailesine veya kardeşine gelince dışarıya çizdiğim güçlü kız profili darmadağın oluyordu . Nerede olursam olaayım bu hep böyleydi.Gözlerimin yanmasını engelleyemeden hızla inip yolcu kısmına geçtim. Babamı çok özlemiştim.

Ben daha 15 yaşındayken babam bana boş bir arazide müsait olduğu her vakit araba kullandırırdı ki ehliyet sınavına ilk girişimde kazanayım. Ah canım babam . Fakat ben ehliyetimi aldığım zamandan babamın ölümüne kadar ona nasıl kullandığımı gösterememiştim. Gerçi babamla son zamanlarda anlaşamıyorduk , ama baba sonuçta . Kızının ilk aşkı ...

Hüzünle kafamı cama yaslayıp gözlerimi kapattım. Ve zihnimde duyduğum o seslere kulak vermeye başladım;

‘’ Baba baksana nasılım ‘’ kahkahalarım yüzünden babamın sesini duyamaz hale gelmiştim.Evden çıkmak için hazırlanıyorduk , ve ben yine üzerime babamın kazağını geçirmiştim . Ne kadar büyük olsada babam kokuyordu.

‘’ Çok güzel olmuşsun bebeğim ‘’ Diyerek beni kolunun altına alan babamla evden çıkmaya başladık.Annem bu gün bize katılamayacaktı çünkü Eren , biraz rahatsızlanmıştı.

‘’Baba ilk önce ....’’ dedim ve umut dolu gözlerle babama baktım ‘’... Çikolata yiyelim mi . Lütfen’’ diyerek iki elimi birbirine bastırdım ve heycandan uyuşan parmak uçlarımı birbirine değdirdim. Babamda ellerini benim gibi yaparak konuşmaya başladı.

‘’ Ne zaman söyleyeceksin diye sabırsızlanıyordum ‘’ dedi ve yan yana gülerek arabaya ilerlemeye başladık .

En sonunda gözümden akan yaşlarla aralanan gözlerimi zorlamadan açtım ve hızla gözlerimi sildim.Bu güçsüzlük belirtisi Buğu , kendine gel kızım.

Baran’ın bardak koyma yerine bıraktığı kolyemi alıp boynuma geçirdim ve arkada oturan Aysu ve Kerem’i dinlemeye başladım. Aptal aşıklar .

‘’ Hayır sanmıyorum , sen gerçekten yeteneklisin ‘’ diyen Kerem’in sesiyle kusma isteğimi bastırarak aklımdan geçen cümleye sırıttım.

Adam hem futbolcu hemde yarı mafya . Ama iş sevdiği kadına gelince yüzünde mutluluktan oluşan bir heves ve heyecan oluyordu. Aşk sanırım bu demek. Acaba Baran’ın sevdiği birisi var mıydı ? Of Buğu... Sanane kızım.

Bizim var diye onun da olmaz zorunda değil.

Araba yavaşlayınca daldığım yerden gözlerimi hareket ettirmeye başladım.Eve gelmiştik ve görevliler kapımızı açmak için birbiriyle yarışıyordu. Şu patron yalaka- pardon sevgisine bir bakın.

Huysuzca kendi kapımı açıp aşağıya indim ve benim için yaklaşık 1 ay önce hazırlanmış olan odamın yolunu tuttum.Bu gün artık birşeyler öğrenmem lazımdı.Bir ay olmuştu ve ben artık hem bunalmaya hemde sıkılmaya başlamıştım.

Hızlı adımlarla ilerlerken üzerimdeki kıyafetlerin bile artık fazlalık olduğunu hissediyordum .Her zaman görünüşüne ve güzelliğine önem veren ben , pijamayla bir gün geçirmek istiyordu.Ah kızım , ne hale geldik.

Eve girdiğim gibi merdivenleri soluk soluğa çıkıp odamın kapısına tutunup soluklanmaya başladım. İki kat çıktım diye dalaklanmıştım resmen.

Kapının kolunu hızla indirip içeri girdim.Fakat odada tek değildim. Onun burada ne işi vardı. Hiç bir açıklama yapmadan sadece ‘’İşim var ‘’ deyip odadan çekip giden sanki kendisi değilmiş gibi bir de odama , Baran’ın evine mi gelmişti ?

Bölüm : 23.09.2025 22:20 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...