4. Bölüm

4. Bölüm

zeynepppp_160
zeynepppp_160

4. Bölüm

Göçüp gitmek veya zorunda kalındığı için gitmek ... Ne kadar kandırsan da kendini ikisinin sonu da , sonucu da aynı ;

Ölmek , Öldürmek (?)

En son Baran Demir ‘Le tuvalete kadar gitmiştim . Ve bana bir daha ki görüşmemize kadar kendime iyi bakmamı söylemişti . Kafam gerçekten çok doluydu .

Ne zaman görüşecektik ?

Görüşünce ne konuşacaktık?

Tüm bu soruları kenara bırakarak restoran dan çıkmak için hazırlanmaya başladım. Yaklaşık 1 saat önce çıkmışlardı ve biz bulaşıklar yarına kalmasın , bulaşık makinasıda boşuna su harcamasın diye elimizde yıkamıştık . Son olarakta çantamı askıdan alıp Beril ‘ i öptüm . Öbürleriylede kısaca sarılıp vedalaştım .

Saat şu an 18.05 idi ve biz onlar yüzünden 5 dakika geç çıkmak zorunda kalmıştık . Tam olarak 5 DAKİKA . Oflaya oflaya taksi gelmesini bekledim . Normalde otobüs kullanırdım ama bu kombinle otobüse binmem auramı tamamen yerle bir edeceğini düşündüğüm için sabah taksiye binmiştim ve şimdide taksiyle dönecektim .

Güzel bir neden bence .

Beklemek için bir banka yerleştim ve kafamı gökyüzüne kaldırdım . Hava kararmaya yüz tutmuştu . Ama kuşlar hala özürgürce uçuyordu . Kuşların uçuşunu izlerken aklıma daha geçen gün okuduğum kompozisyondan bir cümle geldi . Ve sesli bir şekilde mırıldandım .

‘’ Uçamamak belki de hiçbir zaman özgür olamayacağının göstergesidir. ‘’

Dudaklarım usulca havaya kalktı. Uçamamak veya uçmak . Belkide mesele bu değildir de bulunduğun yerdir. Gökyüzü.

Sıkıntıyla nefesimi verdim . Ben küçükken anne ve babam , sevdiğim ölü insanların beni gökyüzünden izlediğini söylerdi ve bende onlara hep güzel görünmek için elbiseler giyerdim rengarenk .

Anne , baba ;

Elbisem yakışmış mı ?

Kırmızı . Hemde boynumdan bağlamalı anne . Senin elbisen . Kızmadın demi bana ?

Annem ve babam hatta küçük erkek kardeşim . Dört sene önce evde çıkan yangında can vermişlerdi . Beni hastaneden aradıklarından burdan çıkıp oraya nasıl gittiğimi bile hatırlamıyordum .

Beni direkt olarak morga götürmüşlerdi . Onların öldüğünü o zaman fark edebilmiştim .

İlk kardeşimi göstermişlerdi bana . O daha 2 yaşındaydı . Bebekti o daha . Yüzü yanık dolayısıyla seçilmiyordu bile . Son kere dokunmama izin bile vermemişlerdi .

Gözümün kenarından akan yaşı silip burnumu çektim . Ve bende artık hayatımı kelebek gibi yaşamaya karar vermiştim . Son günümmüş gibi doya doya .

Ben bankta oturmaya devam ederken önüme lük bir araç yanaştı. Camı yavaşça açılınca içeride ki kişi çok tanıdık gelmişti. Kaşlarım istemsiz çatılmıştı , bu ;

Baran Demir ‘ di .

Onun burada ne işi vardı ? Dolan gözlerimi silip camın hizasına doğru eğildim ve konuşmaya başladım .

‘’ Yolunuzu mu kaybettiniz ‘’ dedim ona .

‘’ Yaptığın balığın tadı hala damağımda .. ‘’ dedi ve bekledi .

‘’.... Bide bana özel olarak yaparsın diye gelmiştim ‘’ diye cümlesini tamamladı .

‘’ Yarın yine gelirseniz kesinlikle yaparım . Neden olmasın ? ‘’ dedim ona . Aramızda herhangi bir tanışıklık yoktu . Ama bir anda samimileşmiştik. Uzun zamandır stalkladığım adam karşımdaydı ve onunla konuşamiliyordum .

Belkide manifestlerim tutmuştu (!)

‘’ Eğer müsaitsen bir kahve içelim mi ? ‘’ dedi benim ters cevabıma karşı . Aman Allahım beni datemi çıkarıyordu yoksa . Kendime inanamayarak kafa salladım ve ona cevap verdim .

‘’ Kahveleri sen ısmarlayacaksan neden olmasın . ‘’ dedim ve ayağa kalkıp arabaya yaklaştım .

‘’ Hay hay ‘’ diyerek beni onayladığı sıra arabasına kurulmuştum bile . Tanımadığım ama stalklarım sırasında fanı olduğum adamın arabasında kahve içmeye gidiyorduk . OLAAY.

‘’ Bu kahveyi neye borçluyuz ‘’ diyerek konu açtım . Kafası hafifçe bana dönünce hiç oralı olmadım ve ileriye dümdüz bakmaya devam ettim .

‘’ Birbirimizi tanımalıyız diye düşünüyorum ‘’ dedi bana . Vay demekki Baran Demiri etkilemiştik (!) Bende ona onun bana verdiği karşılıkla karşılık verdim.

‘’ Hay hay ‘’ dedim ve gülümsedim ve yolu izlemeye başladım . Geldiğimiz yer fazla lüks bir yerdi . Ne kadar benim çalıştığım yerde fazla ihtişamlı ve lüks olsa da bu semtin yakınından dahi geçemezdi . Fakat biz bu semtte de durmadık ve daha da ilerlemeye başladık . Umarım beni kaçırmıyorsundur Barancım . Ben buraları bilmiyorum.

Hızla yanımızdaki kafeleri geçiyorduk. Umarım gideceğimiz yer bu yola değerdi. Çünkü bir de bunun geri dönüşü vardı benim için .

‘’ Umarım beni kaçırmıyorsunuzdur . ‘’ dedim yarı alay yarı ciddi bir şekilde . Bu sözlerim üzerine büyük bir kahkaha patlattı ve söze başladı ;
‘’ Seni kaçırmak ‘’ dedi ve bekledi . Bu sırada yüzünde bir sırıtış vardı . Kafasını sallayarak devam etti ;

‘’ Aslında güzel fikir . Başka bir gün için düşünücem bunu . ‘’ dedi bana . Ve bunun üstüne bende kıkırdamıştım .

‘’ Evime götürücem seni ‘’ dedi bana . Anlamayarak ona döndüm . Evine mi ? yok artık .

‘’ Ne evi ya kahve içecektik sadece ‘’ dedim gerginlikle . Gerilmiştim . Yani kesinlikle çok normaldi gerilmem . Tanımadığım bir adamın evime gitmek hemde bu saatte . Gerginliğimi anlamış olacak ki ;

‘’ Sakin ol sana hiçbir şey yapmayacağım ‘’ dedi . Bende gecikmeden konuştum .

‘’ Yapamazsın zaten ‘’ dedim . Ama bu dediğime ben bile inanamamıştım . Üstelik arabaya kendi rızamla binmiştim . Ne düşünmüştüm ki ben bu arabaya binerken .

‘’ Sakin ol geldik zaten ‘’ dedi ve geldiğimiz evin ;pardon yalının önüne gelişi güzel bıraktı arabayı ve kapılarımız araba durur durmaz başka adamlar tarafından açıldı ve inmemiz beklendi .

Ben adamları bekletmemek adına arabadan hızla inin kafamı eyip teşekkür ettim .

‘’ Vay anasını . Bu hayatı bir siz zenginler yaşıyorsunuz ‘’ dememle görevli adamlar dahil gülmeye başladılar . Bu evin bir odası benim evim kadardı . Biliyordum . Nereden mi ? Bir organizasyon için yemekleri bu evlerden birinde yapmıştık.

‘’ Sende fakir sayılmazsın . Sadece kalmak istediğin ev küçük ‘’ dedi bana takılarak .

‘’ Benim maaşımı nereden biliyorsun acaba . İki kuruş para kazanıyoruz ‘’ dedim bende ona . İnanamayarak bana bakınca kıkırdadım . Kazandığım para iki kuruş falan değildi .

‘’ ne kadarmış bu iki kuruş ‘’ deyince şak diye parayı söyledim.

‘’ 150.000 ama sizinki gibi milyon dolar değil .Sadece TL ‘’ dedim ve gür bir kahkahayla içeri girmek için bir düğmeye bastı .

Asıl macera belkide burada başlıyordu ama ben bunu da göze alarak eve ilk adımımı attım ve içerideki o güzel kokan atmosferle karş karşıya kaldım .

Tüylerim diken diken olmuştu . Ev çok güzeldi .Ama bir sıkıntı vardı . Yıllar önce organizasyon için geldiğim ev tam olarak burasıydı .

‘’ Buraya ilk gelişin değil . Hatırlıyorsun demi ‘’ dedi ben eve heyecanla bakarken.

‘’ Evet hatırlıyorum. ‘’ dedim ve deva ettim .

‘’ Yemekleri kim yapmıştı bilmiyorum ama muhteşemdi . O kişinin ellerine sağlık’’ diye devam ettim .Yemekleri yapan kişi bendim o yüzden kendimi övesim gelmişti .

‘’ O gün sadece yemekler muhteşem değildi ‘’ demesiyle ona döndüm . Benden mi bahsediyordu , umarım ben değilimdir çünkü nasıl karşılık verebileceğimi bilmiyordum.

‘’Kesinlikle , muhteşem garsonlar vardı ‘’ dedim bende ona amacım konuyu değiştirmekti ama o sinirlenmişti.

‘’ Okadar futbolcu adamın arasında ‘’ dedi ve kendini gösterdi ;

‘’ Gerçekten garsonlar mı yani ‘’ dedi ve ben kahkahama engel olamamıştım. İyi bir adama benziyordu. Kanım ısınmıştı ama bazı yarım şeyler , yarım konular vardı .

‘’ Benim özel şefim olur musun ‘’ dedi bir anda . İnanamayarak ona döndüm .

‘’ Pardon ‘’ dedim ona

‘’ Duydun düşün bunu . Evde kalacak yerin hazır istediğin zaman söyle eşyalarını toplayalım . Seninle konuşmam hatta sana anlatmam gereken çok şey var Buğu .Belkide yanan sadece aileler değildir .’’

Bölüm : 11.08.2025 20:40 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...