

Tamamİnsan bazen nerede ne yapması gerektiğini şaşırınca genelde doğaçlamayı seçer ; gibi bir cümle okumuştum geçenlerde . Peki eğer doğaçlamayı da yapamıyorsa birisi . Mesela ben ;
MUhsin Bey karşımda bir şeyler anlatıyordu ve arada bana söz hakkı veriyordu . Fakat ben kendimi ifade edemiyordum . İnanın nedenini bende bilmiyorum . Adam o kadar heyecanlı ve mutluydu ki bazen konuşurken gözlerini taavana deyecek çekilde açılıyordu .
‘’Anlayacağın Buğu , bu günü muhteşem bir şekilde idare etmemiz lazım . Garsonlar şu an üstünkörü bir temizlikle meşkuller . Sende aşçılarınla yemeklere biraz olsun başla . Onlar geldiklerinde servise başlarsınız .’’ diye son noktayı koyduğunu belirtti .
Ben mutfağa girip olanları daha yeni idrak etmeye başladığım sıra Muhsin Bey içeri girmişti ve benimle özel olarak konuşmak istediğini belirtmişti . Beril bana bakıp dudağını ısırınca hatta kafasını bile sallamaya başaldığında naneyi yediğimi anlamıştım . Muhsin Bey ne kadar dışarıdan tatlı gözüksede , bir konuşmaya başladı mı bir yerden sonra konunun ne olduğunu o da unutur, uzun uzun konuşurdu .
Benimse çenem daha yeni çözülmeye başlamıştı . Ayağa kalkıp kapıyı açınca çıkmam için bekledi fakat bend oturmaya devam ettim ve sakince sesimi ayarladım ;
‘’ Dört seneyi onlara garsonluk yapmak için okumadım . Yüksek lisansımı saymıyorum bile Muhsin bey . ‘’ dedim ona o ise konuşmanın bitmediğini anlayarak kapıyı kapattı ve hızlı adımlarala sandalyesine yürüdü .
Bu konuda ciddiydim . Okuduğum onca seneyi 2 ünlü için ayaklarımın altına alamazdım . Ne kadar onların arasında hayranlığımı asla gizleyemediğim Baran Demir bile olsa .
‘’ Farkındaysan gelenler ünlü futbolcu Baran Demir ve Alaz Çınar.. ‘’ konuşmaya devam edeceği sıra sözünü kestim .
‘’ Tamam o zaman restorandın sahibi olarak servisi siz yapın Muhsin Bey . Söylediklerimin hala tamamen arkasındayım . Dört seneyi onlara servis yapmak için okumadım...’’ dedim . Sinirlenmeye başlıyordu , bunu kızaran göz çevresinden anlamak mümkündü . Durmadım ve ekledim ;
‘’ ... Aşçılarımda onlara servis yapmak için okumadı . Söylersiniz onlara en azından bir garson iş görür . Ben ve aşçılarım onlara garsonluk yapmayacağız .’’ diyerek havalı havalı ayağa kalktım ve elbisemi düzenleyi Muhsinciğime döndüm ;
‘’ İyi günler ‘’ deyip kapıyı açtım ve mutfağa inmeye başladım .
Nasıl havalı konuşmuştum ama aferin bana . Sakince mutfağa girince garsonların da buraya toplandığını fark ettim ve hepsini süzdüm. Sol tarafta ayakta dikilen ve neredeyse herkese nefretle bakan ergen garsona döndüm .
‘’ Sen bu gün bizimle kalıyorsun ve futbolculara garsonluk yapıyorsun anlaşıldı mı ?’’ dedim ona .
‘’ Maaşıma mesai olarak eklenecek mi ? ‘’ dedi. Çok mantıklıydı . Hiç düşünmeden kafamla onayladım . Muhsin Bey bence bir kere işe yarayabilirdi .
‘’ O zaman tamam kalırım ‘’ dedi . Bense onu aşağılar gibi bakıp konuştum.
‘’ Sana fikrini sormadım . Zaten mesai saatlerinin içerisinde gerçekleşecek bu rezervasyon . ‘’ dedim . o ise gözlerini devirip sandalyeden birisine yerleşti ve telefonuyla ilgilenmeye başladı .
Çokgerlmiştim . Aşçılara ne kadar gerilmemeleri gerektiğini vurgulasamda ben gerilmiştim . Aşçılara dönüp ortamın sakinleştirmek ve eylenmek adına bıçağıma onlara doğru kaldırdım .
‘’ Misafirler gelene kadar en güzel sufleyi yapan kazanır ‘’ dedim onlara,onlarsa hemen önlerine malzemeleri alıp sufleyi yapmaya başladılar .
Gülerek sesli bir şekilde şarkı söylemeye başladım ve onlarda bana eşik edince mutfakta kocaman kahkahalar yükselmeye başladı . Yaklaşık 15 dakika sonra aşçılarımdan olan Arda bir yanda sufleyi yaparken bir yandan da bana sorular sormaya başladı .
‘’ Muhsinciğimle ne konuştun Bulut . Bizede söyle çok merak ediyoruz’’ dedi . Sanırım herkes bunu sormak istiyordu ve bunu Ardaya paslamışlardı . Gariban Ardada sanırım 50TL karşılığında kabul etmişti .
‘’Garsonluğu biz yapacakmışız . Öyle emretmişler Muhsine . Bende dedim ki onlara garsonluk yapmak için okumadı kimse bu mesleği dedim . O da mal gibi kaldı. ‘’ diye konuya açıklık getirdim .
‘’ Abla sen olmasan biz burada ne yapacağız ya ‘’ dedi Beril bu sözlerim üzerine. Ve herkes kora halinde ;
‘’ Harbi ya ‘’ dedi . Bense onlara sanki parası olmadığı halde bebeğinin istediğini aldıktan sonra mutlu olan bebeğe bakan annesi gibi baktım onlara . İçten, severek ve merhametle .
Yaklaşık yarım saat sonra sufleler hazırdı ve hepimiz ada tezgahın ortasında toplanmış önümüzde sufleler, ellerimizde kaşıkla beklemeye başlamıştık . Herkes herkesin suflesinin tadında bakıp puanladı ve not aldı .
‘’ Off bu kimin tabağı. ‘’ dedim tabağa adeta sanat eserine bakar gibi. Muhteşem olmuştu . Bunun acilen sunulması gerekiyordu .
Beril hafif mutluluk ve hafif utançla ‘’ Benim ‘’ dedi . Bu kız gerçekten hem çok yetenekliydi hemde fazlasıyla mütevaziydi .
‘’ Benim olsun mu bu ben yiyim ‘’ dedim ona . Çünkü gerçekten güzel olmuştu . Yapıyordu bu sporu .
‘’ Tabiki ‘’ dedi bana ve ciddiyetle ona ;
‘’ Dört tane daha yap bundan . Futbolculara da verelim . ‘’ dedim o ise şaşkınlıkla bana doğru yaklaştı .
‘’ Gerçekten mi ‘’ dedi bana ve bu haline tüm ekip güldük . Kafamla onaylayıp ciddi bir şekilde konuşmaya başladım.
‘’ Yakında burada olurlar . Yemeklere başlayalım’’ dememle herkes işe koyuldu. Ciddiyetle .
Ne kadar süre geçti bilmiyorum fakat ,Muhsin Bey kapıya çıkıp Gelen misafirlerle el sıkışmaya başlayınca garsona kaş göz işareti yaptım . Çocuk cıklayarak ayağa kalkınca ;
‘’Aptal aptal triplere girip beni sinir etme ‘’ dedim ona . Bu çocuk gerçekten sorunluydu .
Aşçılar olarak hepimiz önü açık olan tezgahın oraya geçtik ve gelenleri izlemeye başladık .
Baran Demir içeri adımını atıp ilk önce etrafı süzdü ve sakince bize doğru döndü . Beril heyecanla ne yapacağnı bilemezken ben donuk gözlerle ona bakmaya devam ettim . Bana doğru hafif bir baş selamı ile masasına doğru yürümeye başladı .
‘’ OHA! OHA ! Baran Demir sana selam mı verdi ? Tanışıyor musunuz ? ‘’ diye heyecanla soru soran Burağa döndüm.
‘’ Hayır tanışmıyoruz da . bende anlayamadım neden selam veriğini ‘’ dedim ona katılarak . O ise beni kendine çevirdi ve hafifçe sırıtarak kaş göz işareti yapamaya başladı . Gülerek göz devirdiğimde oda bana katıldı.
Alaz Çınar daha gelmemişti. Şu an Baran Demir ve menejeri olduğunu düşündüğüm kadın buradaydı . Dışarıdaki korumaları saymıyorum bile .
Masaya yerleşince etraftaki gerginliği fırsat bilerek aşçılara döndüm ve kısık sesle ;
‘’ Masada hangi örtü kullanılmaz ‘’ diye sordum . Herkes bu hallerime artık alışıktı . Eğer ortam gerginse ve o ortamda bende bulunuyorsam en saçma konular konuşulur ve kahkahalarla gülünürdü .
‘’ Hangi örtü ‘’ dedi sorduğum sorunun cevabını merak eden Arda . Bense kendimi gülmemek için sıkarak ;
‘’ BİTKİ ÖRTÜSÜ ‘’ dedim . Beril hızla azını kapatarak gülmeye başlayınca Burak ve Arda daha ağızlarını kapatmaya fırsat bulamayarak gülmeye başladılar. Hızlı bir şekilde onları susturmaya çalışıyordum fakat bende gülmeme engel olamıyordum . O sırada Muhsin bey bizi uyarmak için hafifçe öksürdüve bir anne edasıyla gözlerini yuvalarından çıkacak kadar açtı . Hepimiz kendine çeki düzen vermek adına gözlerimizi ovaladık ve dik durmaya çalıştık. Aslında o kadarda komik bir espiri değildi ama kendimizi tutamamıştık . Biz gerimutfağa döndüğümüz sırada kapıya farklı ve lüks bir araç yanaştı.
Alaz Çınar’da artık gelmişti
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |