

BÖLÜM 9: DOĞAN VE TEOMAN’IN İŞBİRLİĞİ
Bir saat geçmeden Teoman, Başkomiser Doğan'ın odasına girdiğinde gözleri hala mahmurdu. "Çay var mı?" diye sordu, bir sandalyeye otururken.
"Çay mı? Gecenin üçünde kahve içen bir gazeteci olman gerekmez miydi?" diye dalga geçti Doğan.
"Sabahları kahve içerim, gece çay iyidir. Şimdi söyle bakalım, beni neden uyandırdın?"
Doğan, masanın üzerindeki gazete kupürlerini ve harita notlarını göstererek konuya girdi. "Bak, şu kupürlere dikkat et. Her bir cinayetten üç gün önce, bölgede bir kadın cinayeti işlenmiş. Aile içi şiddet... Katil, bu olaylardan sonra harekete geçiyor."
Teoman şaşkınlıkla kupürleri eline aldı. "Yani diyorsun ki, bu cinayetler bir çeşit... ne? İntikam mı, adalet arayışı mı?"
"Henüz emin değilim" dedi Doğan, sandalyesine yaslanarak. "Ama katilin bir sebebi var. Belki de kendi geçmişiyle bağlantılı bir travma. Ama kesin olan bir şey var: Bir sonraki kadın cinayeti katil için bir tetikleyici olacak."
Teoman başını sallayarak derin bir nefes aldı. "Bunu halka açıklayacak mıyız? Yoksa sadece bir avuç insanın mı bilmesi gerekiyor?"
"Henüz halka açıklayamayız. Panik yaratmak istemem" dedi Doğan, ciddi bir ifadeyle. "Ama seninle bir planım var."
Teoman gülümsedi. "Bu noktada sana güvenmem gerektiğini düşünüyorum. Plan ne?"
Doğan haritayı işaret etti. "Katilin L harfinin sonunda olduğunu biliyoruz. Oradaki üç binada ismi Z harfiyle başlayan üç erkek var. Bu bilgiyi yalnızca bizim bildiğimizden emin olacağız. Şüphe çekmeden bu adamlardan birine sahte bir geçmiş yaratacağız."
Teoman kaşlarını kaldırdı. "Sahte bir geçmiş mi? Nasıl yani?"
Doğan hafifçe gülümsedi. "Biri, medyada aile içi şiddet faili olarak gösterilecek. Amaç katili tetiklemek."
Teoman hafif bir kahkaha attı. "Doğan, bu cinayetlerin çözümü için böyle bir plan... Valla, sana ne diyeyim, tam bir polisiye roman kahramanısın."
Doğan da gülümseyerek cevap verdi. "Polisiye roman karakteri olmak kolaydır, Teoman. Ama bu işin sonunda ya kahraman olurum ya da manşetlerdeki en rezil Başkomiser."
"Umarım bu kez doğru kişiyi yakalarız, kahramanlık payını da alırsın" dedi Teoman, kupürleri masaya bırakarak.
Sabaha karşı yeni bir plan yapılmış, kedi-fare oyununun bir sonraki adımına hazırlanılmıştı.
Teoman ertesi sabah erkenden gazetesine giderek ofisindeki kapıyı kilitledi. Bilgisayarın başına geçip sahte bir haber yazmaya koyuldu:
"Konyaaltı'nda Kadın Cinayeti Şoku! 32 yaşındaki Ayşegül T., eşi tarafından çıkan tartışma sonucu hayatını kaybetti. Olay yerinde bulunan komşuların ifadelerine göre kavga sesleri gece boyunca duyulmuş. Polis, olaya ilişkin incelemelerini sürdürüyor."
Haberi hazırlarken yüzünde hafif bir gülümseme vardı. "Doğan bunu okuyunca ya beni takdir edecek ya da azarlayacak," diye mırıldandı kendi kendine. Haberi yayınlanmak üzere sistemden geçirdi ve gazetenin editörüyle kısa bir telefon görüşmesi yaptı. "Bu haber çok önemli," dedi. "Büyük ihtimalle manşet olur."
Editör bir şeyden şüphelenmemişti. Teoman da rahat bir nefes aldı. Eğer her şey planladıkları gibi giderse, bu yalan haber katili harekete geçirecekti.
O sırada Başkomiser Doğan, emniyette hazırlıklarını yapıyordu. Şüpheli durumundaki Komiser Ülker’e yaklaşarak, “Ülker, bir haftalık izne ihtiyacın varmış gibi hissediyorum” dedi.
Ülker şaşırarak başını kaldırdı. "Ama Başkomiserim, şu an en kritik dönemdeyiz. İzin mi?"
Doğan gülümsedi. "Merak etme, bu davayı sensiz de çözebiliriz. Dinlen, çünkü dönüşünde çok işimiz olacak."
Ülker gönülsüzce kabul etti ve odadan çıktı. Doğan, güvendiği iki cinayet masası polisini odasına çağırdı ve kapıyı kapattı.
“Arkadaşlar, bundan sonra bilgi yalnızca burada kalacak. Plan şu: Üç gün içinde L harfinin sonundaki binalarda tetikte olacağız. Ama bu haberin yayılmasını istemiyoruz. Teoman da üzerine düşeni yapıyor.”
Polislerden biri sordu, "Ya katil hemen harekete geçmezse?"
Doğan omuz silkti. “O zaman bir dahaki sefer için daha iyi bir plan yaparız. Ama bu kez başarılı olacağız.”
Akşamüstü Teoman’ı telefonla aradı. “Selam Teoman, gazeteyi okudum. Bu haberi yazan çok cesur biri olmalı” dedi hafif alaycı bir tonla.
Teoman, karşı taraftan gülerek cevap verdi. “Cesaret her zaman ödüllendirilmez Doğan Başkomiserim. Ama sen beni yemeğe davet etmeden bu kadar cesaret gösterebilir miydim, emin değilim.”
“Yemek demişken, bu akşam Ayça harika bir balık pişiriyor. Aileni de al, bize gel. Bizim çocuklar da sizin çocuklarla tanışır.”
Teoman tekliften memnun olmuştu. “Tamamdır. Saat sekizde oradayız.”
O akşam Doğanların evinde keyifli bir hazırlık vardı. Ayça, mutfakta Tomris’in yardımıyla yemekleri hazırlıyor, Caner ise babasıyla birlikte haberleri izliyordu.
Kapı çaldığında Doğan kapıyı açtı, Teoman’ı karısı ve çocuklarıyla karşıladı. Teoman’ın kızı, Caner’le yaşıt olan Ela, hemen Tomris’le kaynaşırken, oğlu Kerem, Caner’in odasına gidip oyun konsoluna göz dikmişti.
“Buyurun, hoş geldiniz. Masayı hazırladık bile,” dedi Ayça, içeri buyur ederken. Gözlüklerini düzeltip elini uzatarak güler yüzle kendisini tanıttı, Teoman’ın eşi Dilek de yine aynı şekilde karşılık verdi. Birlikte salona geçerek tatlı bir sohbete başladılar.
Sofradaki sohbet boyunca hem meslekten hem de çocukların günlük maceralarından konuşuldu. Teoman’ın kızı Ela, bir ara babasına dönerek, “Ben de senin gibi bir gazeteci olmayı düşünmüştüm baba, ama bence senin işin fazla sıkıcı, en iyisi ben de Doğan amca gibi polis olayım” dedi.
Teoman kaşlarını kaldırarak, “Demek sıkıcı? Peki ya bir cinayet haberi yazmanın heyecanını kim yaşayabilir? Ama neyse, haklısın, polis olmak gerçekten de heyecan verici” dedi gülerek.
Gecenin sonunda, çocuklar odalarda oyalanırken Doğan ve Teoman balkona geçip birer çay aldı. Kendi aralarında gizli gizli son yaptıklarını konuşmaya başladılar. Eşlerine bile söylememeye söz vererek planın aşamalarını detaylıca konuştular.
“Teoman” dedi Doğan ciddi bir ses tonuyla, “Bu plan tutarsa, belki de bu işi bitiririz.”
Teoman başını salladı. “Umarım Doğan. Ama tutmazsa da elimizde en azından iyi bir akşam yemeği ve güzel bir dostluk kaldı.”
“İyi dedin,” diye karşılık verdi Doğan. Çaylarından birer yudum alıp geceye doğru sessizce bakarak fısıldaşıp konuşmaya devam ettiler.
…
(Devam edecek)
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 3.1k Okunma |
499 Oy |
0 Takip |
15 Bölümlü Kitap |