
“Gölgede kalan hakikat, en keskin bıçaktan da derin iz bırakır."
🌺🌺🌺
Tebessüm ettim. Ellerim ellerinin içindeydi.
"Burada güvendiğim tek kişi sen olabilirsin"
Artık oda tebessüm ediyordu.
"Güzell. O zaman ben şu Naz'ın boyunun ölçüsünü alayım. Sonra biraz düşünür yanına gelirim. Ama daha net birşey olmadan çok umutlanma olurmu? Sonra kendini daha fazla yıpratıyorsun."
"Tamam"
"O zaman sonra görüşürüz. Kendine dikkat et güzelim"
'"Görüşürüz"
Ayağa kalktı ve kapıya gitti. Kapıyı ardından kapatmadan önce son kez bakıp gülümsemişti.
O gittikten sonra kendimi yatağa attım. Tavana bakarken salak gibi gülümsüyordum ve kendime engel olamıyordum. Tavanda şekiller belirdiğini farketmiştim.
Tekrardan hoşgeldin hayal gücüm.
~Yazardan~
Psikolog Nalan odadan çıktığı anda yüz ifadesi sertleşmişti. Koridorda yürürken topuklusunun sesleri koridoru inletiyordu. Psikolog hanımın tek hedefi o hemşireyi bulup neler olduğunu öğrenmekti. Ve bunun için gerekirse şiddete başvuracaktı. Gözüne koymuştu bir kere, ne olursa olsun öğrenecekti.
Koridoru yürüyüp bitirdikten sonra sadece görevlilerin kullanabildiği o eski, her yeri dökülen asansöre bindi. Yüz ifadesi sert, bakışları deliciydi. Karşısına kim gelirse gelsin ezip geçecek gibi duruyordu.
Birinci kata indikten sonra adımlarını hemşire odasına yöneltti. Hemşire odasına girdiğinde birkaç stajyer hemşireyi görmüştü ama Naz hemşire görünürde yoktu.
"Naz hemşireyi gördünüz mü gençler?"
Stajyer hemşireler Nalan'a tereddütle baktı. Yüz ifadesinden yada sertliğinden olsa gerek birşeyler olduğunu anlamış gibiydiler.
"En son yemekhaneye inmişti ama-"
Nalan yemekhaneden sonrasını dinlemedi. Hemşirelerin yüzüne kapıyı kapattı ve yemekhaneye doğru hızla ilerledi. Yemekhane kapısına gelince içeriye uzun bir bakış atmıştı. Gözleriyle etrafı taradıktan sonra en sonunda Naz'ı bulmuştu. Birkaç hemşireyle birlikte yemek yiyordu ve oldukça mutluydu.
Gözlerini Naz'a dikerek yanına doğru gitti. Psikolog hanımı yemekhanede gören herkes bakışlarını ona doğru dikmişti. Çünkü onu ilk kez yemekhanede görüyorlardı. Nalan genelde yemek zamanına kadar hastahanede kalmazdı. Çoğu hemşireler hastanede yatılı olarak çalışırken Nalan'ın belirli saatleri vardı. Sadece öğle arası zamanında hastahanede bulunurdu ve o zamanlardada dışarıya çıkma izni vardı.
Nalan Naz'ın başında dikildiğinde masadakilerin hepsi gözlerini ona dikip olayı anlamaya çalıştılar. Ama onun gözü sadece Naz'ın üzerindeydi.
"Naz Hemşire, biraz zamanın varmı?"
"Tabii ki Nalan Hanım , birşey mi oldu?"
Naz anında toparlandı ve ayağa kalktı. Nalan ona takip etmesi için işaret vermiş ve arkasını dönüp gitmişti. Naz onun peşinden gitmeye başladı ve beraber kimsenin görmediği malzeme odasına girdiler.
İkiside daracık odaya girince Nalan kapıyı kilitlemiş ve anahtarı eline almıştı. Naz'ın gözü korkmuş gibiydi. Ne olduğuna dair biraz fikri vardı ama öğrenmesine ihtimal vermiyordu. En sonunda Naz dayanamayıp sessizliği bozdu.
"Neler oluyor?"
Nalan Naz'a doğru döndü ve kollarını göğsünde bağladı. Naz'dan bir açıklama bekliyor gibi duruşu vardı.
"Onu ben değil sen anlatacaksın"
"Nasıl yani?"
Nalan tek kaşını kaldırdı. Oldukça tehditkar gözüküyordu.
"Senin hakkında birşeyler duydum. Pekte iyi olmayan şeyler. Açıklamak ister misin?"
"Bak, ne duydun bilmiyorum ama karıştırdın galiba ben birşey yapmadım"
"Karıştırmadığımdan emin olabilirsin. Madem sen söylemeyeceksin, ben sorayım. Hastalarımıza nasıl davranıyorsun Naz?"
Naz'ın vücudu buz kesti. Nalan her şeyi öğrenmiş miydi yoksa?
"B-ben onlara gayet iyi bakıyorum hatta beni çok seviyorlar"dedi kekeleyerek. Kesinlikle yalan söylüyordu.
"Emin misin?"
"Eminim, şimdi izin verirsen ben gidiyorum"
Naz Nalan'ın yanından geçerek kapıya uzandı. Gitmek istiyordu ama Nalan hanımın buna izin vermeye niyeti yoktu. Naz'ın bileğini tuttu ve onu geriye itti.
"Hiçbir yere gitmiyorsun. Bana herşeyi anlatacaksın."
"Benim sana anlatacak birşeyim yok"
Naz tekrar kapıya doğru uzandı ama Nalan onu bu sefer daha sert itti.
"Bana Mayıs Koral'a ne yaptığını anlatacaksın"
Tabii ya. Mayıs diye düşündü Naz. Ondan başka Nalan'la arası iyi olupta aklı başında olan yoktu. Dolayısıyla kesinlikle herşeyi anlatmıştı.
"Ben birşey yapmadım ona!"
"Bak hala inkar ediyorsun! Sen beni salak mı sandın ha?"
"İnkar falan etmiyorum ben birşey yapmadım"
"O kağıtlar neydi peki? Bu birşey yapmamış halin miydi?"
"Kağıtları içeriğe gizlice sokmuştu ve bende ne hakettiyse onu yaptım anladın mı?"
"Hakettiyse mi? Neyi haketti bana söyler misin?"
"Zaten yasaktı. Şikayet edersemde yeniden ceza alacaktı ve ceza aldığı zaman ne kadar kötüleştiğini en iyi sen biliyorsun. Ben onu düşündüğüm için yaptım"
"Peki bu yaptığının suç olduğundan haberin varmı?"
"Ben doğru olanı yaptım"
"Hayır bilemedin. Tamamen yanlış ve bu yönetim kuruluna giderse ne olur sence?"
Gözlerini kıstı ve Nalan'a baktı. Yapmayacağını biliyordu. Sadece gözünü korkutmaya çalışıyordu.
"Birşey diyemezsin"
"Öyle bir derim kiii... Sen bile şaşar kalırsın"
Gözlerini kısıp Naz'a doğru eğildi Nalan.
"Ne istiyorsun benden? Söyle ve rahat bırak artık beni"
"Sadece Mayıs Koral'la bundan sonra ilgilenmemeni"
"Nasıl olacak o?"
"Git ve ona bakamayacağını söyle"
"Sonra..."
"Sonrası yok. Sadece dediklerimi yapacaksın. Yoksa bir bakmışsın..."
Gözlerini büyüttü ve Naz'a baktı.
"Puffff"
Elleriyle yaptığı hareketten sonra Naz kendini geriye attı. İyice gözü korkmuştu ama belli etmemeye çalışıyordu.
Nalan arkasını döndü. Naz'a son bir bakış attı ve odadan çıkıp kendisini koridora attı.
Naz ise geride kalmıştı. Sadece bu işten nasıl sıyrılacağını düşünüyordu ama mümkünatı yok gibiydi. Nalan'ın elinde kanıt varmıydı?
Nalan'dan
Koridorda son hız yürüdükten sonra güvenlik odasına gelmiştim. Normal görevlilerin odaya girmesi yasaktı ama ben bu hastahanede hatırı sayılır kişilerdendim. Olası kriz durumlarına karşı Mayıs'ın odasında bir tane kamera vardı ama Mayıs bunu bilmiyordu. Zaten sadece kayıt alınıyordu ama izlenmiyordu. Sadece kriz geçirip geçirmediğini kontrol ediliyordu.
Odanın kapısındaki sensöre kartımı okuttuktan sonra içeriye girdim. Odada bir güvenlik görevlisi bilgisayarın başında yarı uyur vaziyetteydi.
Odaya loş bir ışık hakimdi. Duvarlara asılmış bilgisayarlar iki duvarı tamamen kaplıyordu. Bilgisayarların olduğu duvarın karşısındaki duvarda bir kitaplık vardı ve içi dosyalarla doluydu. Boydan boya masalar üç duvarı tamamen kaplıyordu ama bir duvarda ne bilgisayar nede dosya vardı. Sadece birkaç izin belgesi asılmıştı. Bu odaya zaten kimse girmiyordu neredeyse. Kime gösteriş yapıyorlardı?
Bir kaç adım atar atmaz görevli kendine sıçrayarak gelmişti ve ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. En sonunda beni farketti ve duruşunu düzeltti.
"Nalan Hanım"
Dedi sorgular bir tonda. Neden burada olduğumu düşünüyordu çünkü bir olay olmadığı sürece buraya gelmezdim.
"Bir şey mi olmuştu?"
"Yok olmadı da... Mayıs Koral'ın son bir haftalık kamera kaydı lazım"
"Daha süresi geçmediği için silinmedi gösterebilirim"
"Çok sevinirim"
Görevliye hafifçe gülümsedikten sonra yanına gittim ve hafif eğilip ellerimi masaya koydum. Bilgisayardan kayıtları açmasını izliyordum.
Bir süre sitelere girip tarih girdikten sonra kayıtlar karşımdaydı. Görevli kayıtları rahata izleyebilmem için odadan çıktı ve sandalyeye oturup arkama yaslandım.
İlk kayıt tam bir hafta öncesine aitti. Mayıs sessizce odasının bir köşesinde oturuyordu ve gözlerini bir saniye bile kırpmadan tavanı izliyordu. Videoyu nerdeyse 20 dakika kadar izledim ama Mayıs hiç kalkmadı. Kayıtı yemek saatine denk getirdiğimde ekranda Naz göründü. İçeriye bile girmeden yemeği kapının dibine,yere bıraktı ve çıkıp gitti. Mayısta hala bir değişiklik yoktu,sadece bakıyordu ama yaklaşık bir saat bekledikten sonra acıkmış olsa gerek yemekten biraz yedi. Yemeyi bitirdiğinde bile tabakların yarısından fazlası hala doluydu.
Ertesi günün kayıtlarına geçtim. Mayıs uyanmış ve yatakta uzanıyordu. Naz bu sefer içeriye girip komodinin üstüne yemeği bırakmış ve 5 saniye içinde ortadan kaybolmuştu.
Kayıtları hızlandırıp tek tek tüm günlere baktım ve sonunda dünün kayıtlarına ulaştım. Ama Mayıs'ın dışarıya çıktığı saatlerde ki kayıtlar yoktu. Arada neredeyse 1 saatlik bir kesinti vardı. Kayıt tekrar açıldığında yatağın üzerinde defter ve birkaç kalem vardı ama önceden yoktu.
Dakikalar sonra Mayıs odaya girdi ve yatağın üzerindekileri gördü. Hemen yatağa uzanıp sakince çizim yapmaya başladı. Çizim yaparken kendisini kaybettiği ortadaydı, ne çizdiğini göremiyordum ama birşeyler karaladığı belliydi. Resmini bitirip kafasını koyduktan sonra naz odaya girdi ve defteri gördü.
Zamanı normale alıp izlemeye başladığımda Naz'ın, Mayıs'ın çenesini sıktığını ve onu yere ittiğini gördüm. İzledikçe delirecek gibi oluyordum. Hemen telefonumu alıp kayıtları kendime attım. Ne olur ne olmaz bendede olması daha iyi olurdu. Nasıl olsa Naz'ı tek yanlışında ifşa edecektim. Kayıtlar bana lazımdı.
Videoları kendime aktardıktan sonra kayıt eksiği olan saatlerde koridorun kamera kayıtlarını açtım. Ama yine aynı saatlerde ekran siyaha dönüyor ve kayıt yok yazısı beliriyordu. Defteri her kim getirdiyse herşeyi düşünmüş ve kameraları kapattırmış gibiydi.
Biraz daha kayıtlarda gezindim ama bulamıyordum. Kayıtlar silinmemişti. Ta en başından kaydedilmemişti bile. Bu işin içinde bir iş vardı ama çözecektim.
Mayıs'tan
Saatlerdir odamda oturuyordum ama gelen giden yoktu. İyice canım sıkılmaya başlamıştı. Odada geziniyordum,etrafa bakıyordum ama zaman geçirecek herhangi birşey yoktu. Sanırım amaçları bu odalarda kalan hastaların daha fazla delirmesini sağlamaktı.
Oflayarak kendimi yatağa attım. Geleceğimi düşündüm ama o gelecekte ben var mıydım onu bile bilmiyordum. Düşüncelere daldığımı farkettiğimde kendimi toparladım. Bundan sonra kendimi yormak yoktu, sadece buradan kurtulacak ve kendime yeni bir hayat kuracaktım. Bunun içinse bolca zamana ve yardıma ihtiyacım vardı...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |