
2.Bölüm
Bol kahve ile geçen 2 günlük nöbet nihayet bitmişti. Tam hastaneden çıkıyordum ki Zühre'nin peşinden seslenmesi ile durdum.
"Miray beni bekle." Zühre'nin bana doğru gelmesini beklerken baştan ayağa süzmeye başladım. Zühre kumral beline kadar uzanan saçları, yeşil büyük gözleri, belirgin elmacık kemikleri ve yüzünde tam oturan minik bir burnu ile çok güzel bir kadındı ve bu güzelliğin hakkını gayet iyi veriyordu . Yanıma gelince düşünmeyi bırakıp bütün dikkatimi ona verdim.
"Canım iki gündür bittim." derken gözlerinden uyku akıyordu.
" Aynen Zühre öldüm ama selamı okuyan yok." dediğimde gözlerini belertip bana baktı.
"Ne var ölmeyecek miyiz sanki .Hastanede günde onlarca insan ölüyor ." bu dediğim üzerine Zühre eliyle bir şey kovalar gibi hareketler yapıp ,
"Aman Miray, boşver onu da sen beni neden bekle miyorsun?".
"Uykusuzluktan akıl mı kaldı canım ,hakkını helal et ." Zühre kafasını onaylar şekilde salladı.
"Hadi gidelim o zaman, daha fazla beklemeyelim ." Ben de onu onayladıktan sonra eve doğru yürüdük .En güzel yanı da evin hastaneye yakın olmasıydı .
Eve girdikten sonra Zühre yemek hazırlamaya gitti .Ben de hemen kendim banyo attım. Sıcak su tenime değdiğinde rahatlamamı sağlıyordu. Biraz daha sıcak suyun altında kalıp vücudum gevşedikten sonra bornozumu giyip banyodan çıktım . Odama geçip saçımı kuruladım ve elbiselerimi giydim.
Hemen koşup mutfağa gittim yemek kokuları geliyordu. Anlaşılan Zühre yine döktürmüştü. Zühre çok tatlı bir insandı ,onca yorgunluğuna rağmen bir de üstüne bize yemek hazırlıyordu. Canım benim, Zühre'yi gerçekten çok seviyorum. Bana şimdiye kadar hiç annemin eksikliğini hissetmemişti . Zühre'nin arkasından ona yavaşça yaklaştım.
"Oh mis gibi kokuyor Zühre ,yine döktürmüşsün ." Zühre'yi ne zaman övsem hep utanır ve yanakları kızarırdı.
"Ne yaptım ki alt tarafı bir yemek Miray ,abartma ." utanmaktan yanakları kıpkırmızı olmuştu. Hemen yanına yaklaşıp yanağından bir makas aldım .
"Çok tatlısın ."dedim ve hemen masaya oturdum. Çok yorgundum yemekten sonra hemen uyumayı düşünüyordum. Zühre yemekleri masaya koydu. Oda hemen oturdu. Yemekler o kadar güzeldi ki nasıl yiyip kalktığımı hatırlamıyorum. Yedikten sonra postacı Şaban adımlarıyla odama gittim .Bir an önce uyumak için can atıyordum.
★★★★★
Sabah uyandığımda saat 11.00'e geliyordu. Dün akşam 5'ten beri yatıyordum. Uykumu almıştım, yatağımda gerinerek kalktım. Pencereleri açıp içime temiz bir hava çektim . Her şeye rağmen yaşamak güzeldi. Bu söylediğimi özellikle hastanede çalışan insanlar çok iyi anlar . Çünkü her gün onlarca insan hayatını ,yakınları da sevdiklerini kaybediyor .Sahip olduğumuz her şeyi kaybetmeden gerektiği değeri vermeliyiz.
Dışarıdaki arabanın korna sesi düşüncelerimden sıyrılmamı sağladı. İçeriye geçip banyo ihtiyacımı hallettim . Kahvaltı hazırlamak için mutfağa geçtim .
Ev sessizdi .Zühre daha uyanmamıştı galiba . Çünkü mutfakta ona dair en ufak bir iz yoktu . Aynı evde yaşıyorduk, her işi Zühre' ye yıkamazdım.
Zühre kadar güzel yapamasam da arada yemek yapar , temizliği de haftada bir gün beraber yapardık. Düşünürken kahvaltının çoğunu hazırlamıştım. Geriye sadece ekmek ve poğaça almak kalmıştı .Onun için odamdan cüzdanımı alıp fırına gittim.
Fırın bizim evin iki sokak aşağısında kalıyordu. Yolda tanıdıklara selam verip ilerlerken telefonum çaldı. Ekrana baktığımda arayanın Miran olduğunu fark ettim.
Miran benim yakın hatta çocukluk arkadaşımdı .Birbirimizden gizlimiz saklımız yoktu . Kendisi polisti. Bir görev için mafyanın yanında gizlice çalışmaya başlamıştı. Bu görevi tam bir ay sürmüştü .Aradığına göre görev bitmiş olmalı . Gerçekten çok özlemiştim onu . Daha fazla beklemeden cevapladım telefonu.
"Oo sümüklü sen beni arar mıydın?"telefonun ardından öfke ile aldığı soluk ile kızdığını anlamıştım.
"Kızım daha kaç kere diyeceğim sana geçmişteki olayları gün yüzüne çıkarma . Biri yanlış anlayacak." Miran'ı gerçekten özlemiştim ve bu onu kızdırmamı engelleyemez değil mi?
"Doğru sözün yanlış anlaşılacak neyi var ki?" aldığı hızlı nefeslerle istediğime ulaştığımı anlamıştım.
"Madem geçmişten söz ediyoruz .Ben de şunu hatırlatmak isterim benim sümüklü olduğum zaman yanımda sidikli bir kız vardı hatırlıyor musun, adı neydi?" Eyvah ! Kendi ayağıma sıktım resmen hemen konuyu kapatmalıyım.
"Ee görevin bitti mi Miran ne zaman geleceksin?" konunun kapanmış olma umudu ile sessizce bekledim.
"Oo şu anda bir u dönüşü mü yaşanıyor ?" olamaz anladı işte. Miran ile tartışmak benim neyime . İkimiz de birbirimizin don rengine kadar bilirdik. Arkadaş çocukları ve aynı gün doğmanın dazavantajları işte.
"Yapma Miran ama , sana olan özlemimden ne dediğimi biliyor muyum ." stresten tırnaklarımı yemeye başlamıştım ne var yani birini utandırmasa.
"İnanmadım ama sen inandım say. Evet görevim bitti Dün akşam operasyonun son aşamasıydı. Ve bitti çok şükür. Bir haftaya orada olacağım canım . Senle de gelirken bol bol vakit geçiririz.". Konunun kapanması ile rahatladım .
" Tamam sen gel görüşürüz. Zühre ile sana çok güzel yemekler de yaparız." yüzümdeki gülümseme ile cevabını bekledim.
"Tamam bak söz verdin unutma. Şimdi kapatmam lazım ,görüşürüz." telefonu kapattıktan sonra ben de rahatlamıştım. Ondan haber alamamak beni endişelendiriyordu. Onunla konuşmak iyi geldi .Fırından ekmekleri ve poğaçaları alıp eve gittim .
Eve gelince Zühre'nin uyandığını gördüm . Beraber keyifli bir kahvaltının ardından Zühre ile ev temizliğine giriştik . İşimiz bitince akşam yemeği yiyip film izledik ve uyumak için odalarımıza geçtik.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |