
-Jisungdan-
Oturma odasında tek başıma oturmuş heyecanımı bastırmaya çalışıyordum. Minhonun son söyledikleri zihnimde dolaşmaya devam ederken kendimi sakinleştirmem imkansız gibiydi sanki.
Sözlerinde gayet ciddi olduğunu Minjiyi kendi annesinin evine 1 grceliğine bırakmaya gittiğinde idrak edebilmiştim. Bedenimi o kadar zor durumda bırakıyordu ki, bacaklarımı birbirine bastırmaktan bıkmıştım. Sözleri ve davranışları vücudum için hiç de iyi gelmiyordu. Hayal ettikçe daha da sertleşiyordum istemsizce
Bir anda kapı çalmaya başlayınca resmen yerimden zıplamıştım. Düşüncelerime fazla dalmıştım. Uzun zaman sonra tekrar yapacağımızdan ister istemez bir heyecan kaplıyordu içimi.
Kapıyı açmadan önce üzerime baktım. Mini şortum ve üzerimdeki bol t-shirt.. kahretsin hızlıca değiştirsem mi ki?
Kapıya bu sefer daha sert vurulmasıyla bunu düşünmeyi bırakıp kapıyı açtım yavaşça.
Kapıyı açmamla Minhonun içeriye girip kapıyı kapatması 1 saniye falan sürmüştü sanırım? Üzerime doğru gelmeye başlamasıyla istemsizce yutkundum. Bir adım attığım anda sırtım duvara çarpmıştı zaten.
Minho, beni iki elinin arasına alıp bana iyice yaklaştıkça nefesim daha da kesiliyordu. Sanki ilk defa yapacakmış gibi hissediyordum ilk olmasa da.
"Karşımda bu şekilde utanmanı o kadar çok özlemişim ki, bebeğim" Minhonun sırıttığını boynuma değen nefesleriyle anlamıştım. Kurumuş boğazıma inat yutkunduktan sonra göz ucuyla benden uzun olan bedene baktım.
"Benimle alay etme ya." Kollarımı yavaşça Minhonun boynuna dolayıp da da yüzüne yaklaştım. Burunlarımız birbirine temas ediyordu
"Seninle oynamaya bayılıyorum, miniğim" Minho konuşmama izin vermeden bir anda dudaklarıma kapanınca ilk başta yetişemesem de daha sonra olabildiğince hızına yetişmeye başlamıştım.
Alt taraflarım sızladığı için bacaklarımı birbirine bastırıyordum ama Minho buna izin vermeyerek bir bacağını kullanarak bacak arama yerleştirmişti beni öperken.
Nefessiz kaldığımı belli edebilmek için Minhonun omzuna vurdum ama o sadece beni öpmeye devam ediyordu. En sonunda dudaklarımızı ayırdığında nefes nefese kalmış şekilde kendime gelmeye çalışıyordum derin nefesler alarak.
"Bakıyorum da zorlanmaya başlamışsın?" Minho, kemikli parmaklarıyla ensemdeki saçlarımı okşarken ben ise hızla inip kalkan göğüs kafesimi sakinleştirmeye çalışıyordum. Alt tarafım için yapabilecek hiç bir şeyim yoktu. Minhoyu istiyordum sadece
"Zorlanıyor musun?" Minho bacağını bacak arama daha fazla bastırmaya başlayınca dayanamayıp küçük bir inilti çıkarttım.
"Minho... oynama benimle lütfen.. seni istiyorum" Minho kıkırdayıp beni bir anda kalçalarımdan tutup kucağına alınca sıkıca boynuna sarıldım. Zaten dayanmakta zorlanırken birbirine değen aletlerimiz beni iyice zor duruma sokuyordu.
Odamıza doğru giderken bir elini şortum yüzünden açıkta kalan bacaklarımda hissetmem daha da beni utandırıyordu istemsizce.
Odamıza girdiğimiz anda beni yatağa pek de yumuşak olmayacak şekilde bıraktığı gibi üzerime çıkmıştı. Şimdiden ne kadar sert olacağını hayal edebiliyordum..
Hızlıca t-shirtümü çıkartıp bir köşeye attıkdan sonra hiç zaman kaybetmeden boynuma eğilip öpücüklerini bırakmaya başladı. Daha sonra öpücüklerinin yerini sert ısırıklar almaya başlayınca içimde zorla tuttuğum seslerim çıkmaya başlamıştı. Her kürek kemiklerimi ısırıp emdiğinde küçük iniltiler bırakıyordum.
Bir anda dilini boynumda hissettiğimde tekrar bir inilti bıraktım. Şimdiden deli gibi etkileniyordu tüm vücudum. Ve daha yeni başlamışık...
Titreyen ellerimle Minhonun üzerindeki gömleğin düğmelerini açmaya çalışıyordum. Minho ne yaptığımı anlayınca bana yardım edip son kalan düğmeleri de açıp üzerindeki kumaş parçasını bir köşeye fırlattı.
O boynumdaki sert öpücük ve ısırklarına devam ederken ellerim yerinde durmayıp karın kaslarıyla oynamaya başladı. Boynumu iz bıralacak kadar sert emmeye başladığında ellerim sırtını bulduğu gibi sertçe tırnaklarımı geçirip çizmeye başladım geniş sırtını.
"Minho i-izi kalıcak.."
"Herkes kime ait olduğunu bilmeli" daha öncekilere göre daha sert olan bir ısırık hissettiğimde tekrar inledim. Canım acıyordu artık.
Bir anda elini tekrar bacaklarımda hissedince ne yapacağımı şaşırmıştım. Öpücükleri yavaş yavaş göğsüme doğru yol aldığında heyecandan ellerimi saçlarına geçirdim. Göğsümde hissettiğim ıslak öpücüklerle delirecek gibi olmuştum. Gerçekten çok zor durumdaydı aletim.
Sol göğsümü emip ısırırken sağ göğüs ucumu rahat bırakmayan el yüzünden acıyla inliyordum altında. Her inlediğimde ise daha sert ısırıp, daha sert sıkıyordu göğüs uçlarımı.
Islak öpücüklerini karnımda hissetmeye başladığımda dayanacak gücüm kalmamıştı. Aletini istiyordum deli gibi. Ona ne kadar muhtaç olduğum tekrar tekrar yüzüme çarpıyordu
"Min-ho seni istiyorum l-lütfen" Zar zor nefes alarak konuştuğumda Minho acımasızca belimi ısırdığı için güçlü bir çığlık atmıştım.
"Sabırlı olmak zorundasın miniğim~" Ellerini bacaklarımda hissettiğimde nefesimi tuttum. Daha sonra bacak içlerime değen öpücüklerle aklımı kaybetmeye başlamıştım. Nefes bile zar zor alıyorken dayanmak gerçekten çok zordu
Minhonun kemikli parmaklarını şortumun bel kastiğinde hissettiğimde heyecandan kalbim duracaktı neredeyse
"O kadar yaramazsın ki bebeğim" tamamen ıslanmış olan şortu yavaşça bacaklarımdan ayırdı. En sonunda sadece iç çamaşırıyla kalmıştım karşısında. Aletim kasılıp durduğu için canım gerçekten acıyordu artık
"M-minho hızlan y-yalvarırım" bir çırpıda ıslanmış olan iç çamaşırımı da çıkartınca bedenim yanmaya başlamıştı hem utanç hemde heyecandan. Hayali bile deli gibi sertleşmeme neden olan alet birazdan içimde olacaktı
"Bu kadar etkilendin mi cidden?" Ellerini aletimde hissedince resmen tıslar çekilde inlemiştim. Her dokunuşu beni delirtmeye devam ediyordu. İçime girsin istiyordum
"O kadar çok ıslaksın ki" Sert bir tokat attı kalçama. Bununla arsız bir şekilde gülümsedim utançtan kızaran yanaklarıma tamamen zıt şekilde
"M-minho lütfen... sana ih-tiyacım var.." bir anda Minhonun bir parmağını aletimin ucunda hissedince vücudum titredi fazla gelen heyecandan. Daha sonra içime giren iki parmakla derin bir şekilde inledim. Sızlayan aletimi sanki parçalamak istermiş gibi sert hareketler yapan parmaklarla başımı geriye attım. İki parmağı içimde makas hareketi yaparken gözlerim dolmaya başlamıştı
"Minho yavaş!" Altında, içimdeki parmaklar yüzünden deli gibi kıvranırken ondan biraz olsun merhamet beklemiştim ama o iki parmağını aynı anda kullanmasıyla hiç de yumuşak olmayacağını bana bildirmişti resmen
Bir kaç dakika sonra parmaklarını bir anda çıksrtınca boğukça inlemiştim tekrar. Neden durdun der gibi gözlerine bakarken o ise arsızca sırıtıyordu baan bakarak.
"Otur ve pantolonumun düğmelerini aç." Bu bir istek değildi. Emirdi. Aletimin deli gibi sızlamasına rağmen dizlerimin üzerine oturdum titreyerek ve elimi uzattım. Ama minho hemen beni durdurup ellerimi arkama attı
"Elini kullanman yasak. Sadece ağzını kullanabilirsin" Yutkunarak şişmiş olan aletine baktım. Daha sonra yavaşça eğilip dişlerimle önce kemerini daha sonra pantolonu tutup bir düğmesini zorlukla da olsa açtım. Daha sonra tekrar dişlerimle fermuarı tutup yavaş hareketlerle indirdim.
Gözümün önünde duran dev gibi şeyle tırssam da neyime güvendiğimi bilmeden yavaşça bir öpücük bıraktım demir gibi opmuş aletine. Bir anda sırtımın yatağı bulmasıyla sertçe yutkundum. O da çok zor durumdaydı.
Bir anda hızlı bir şekilde kemerini çıkartmaya başlayınca amacıma ulaşmış sekilde gülümsedim. Üzerindekileri tamemen çıkarttıkdan sonra tekrar üzerime çıkmasıyla tüm bedenini hissetmiştim. İnlememek için kendimi zor tutarken minhonun aletini hissettiğim gibi derince inlemiştim.
Elimi aletime doğru götürürken Minho iki elimi de tutup çevik bir şekilde başımın üzerine sabitledi
"Kendine dokunman yasak. İzin vermiyorum."
"M-minho devam et l-lütfen!"
"Ne yapmamı istiyorsun biricik eşim? Hm?" Yatakta duran kemerini eline alıp bileklerimi bağlamaya başlayınca sertçe yutkundum
"Minho..."
"Ne yapmamı istiyorsun kocacım? Hm? Söyle bana yapacağım."
"Seni i-istiyorum..."
"Neyimi istiyorsun meleğim? Açık ol."
"B-becer beni Minho yalvarırım... Aletini istiyorum... içimi doldur deli gibi beni inlet istiyorum lütfen!.."
"Arsız kedicik" Minho kıkırdarken bir anda sertçe aletimi avuçlamaya başlayınca nefesim kesilmişti. Deli gibi inlerken bir anda aletini girişimde hissedince sesim resmen kesilmişti.
Bana haber vermeden sertçe içime girdiğinde çığlıkla karışık bir şekilde iniltimi sunmuştum kulağına doğru
"M-minho biraz bekle lütfen.." sertçe daha fazla girdi içime
"Daha demin öyle söylemiyordun kocacım? Hm?" Deliğimi parçalamak ister gibi sertçe bir gir çık yapmasıyla deli gibi ağlamaya başlamıştım. Acı tüm bedenimi sarsıyordu
"M-minho lütfen!.." deli gibi altında titrerken o ise hızlıca içime girip çıkmaya devam ediyordu. Bir süre sonra yavaşça alışmaya başladığım için acının yerini zevk almaya başlamıştı.
En derinlerimde hissettiğim tatlı noktama değen vuruşla resmen çıldıracak gibi olmuştum
"Burası mı?"
"E-evet! Minho a-ah! Delireceğim hızlan!" Her vuruşunda gözlerim daha da kayarken sona yaklaştığımı fark edebiliyordum.
"Minho g-gelicem" Minhonun hareketleri içimde hızlanmaya devam ederken titreyerek boşalmıştım içine. Bir kaç dakika sonra o da içime gelince yavaşça çıkmıştı içimden.
Yorgunluktan bayılacak gibi hissediyordum yatakda uzanırken. Minho gülümseyip yüzüme bir kaç öpücük bırakmaya başladı
"Arsız kedicik seni" Gülümseyip daha çok sokuldum Minhoya. O da yanıma uzanınca rahatlıkla ve yorgunlukla göz kapaklarımı kapattım. Her yerim acıyordu gerçekten..
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 5.09k Okunma |
733 Oy |
0 Takip |
19 Bölümlü Kitap |