1. Bölüm
Minho / Forgive Me-Minsung / °☆Eski Aşıklar☆°

°☆Eski Aşıklar☆°

Minho
minhoss_lee

-Minhodan-

"Hyunjin o ayağını tekrar ön yerine arkaya atarsan seni başlangıç k-pop sınıfına veririm akşama kadar blackpink şarkılarına karografi yazarsın çocuklarla beraber!"

 

"Ya bu ne biçim karografi elinin ayarını seveyim senin ya! Çalışıyorum işte!" Hyunjinle beraber yine günlük kavgamızı ediyorduk her sabah olduğu gibi. Evet liseden beri arkadaştık ama hala mal mal hareketler yapıyordu!?

 

"Ben seni uyarıyorum ona göre yap hatanı" Hyunjini uyardıktan sonra tekrar şarkıyı başlatmak için bilgisayarın başına geçtim

 

"Birbirinizi darlayıp durmayın başım şişti sabah sabah geldik zaten ya" Momo kavgamızı şikayet etmeye başlamıştı bile

 

"Ama haklı amk 10 kere aynı yeri yaptık Hyunjin yüzünden." Sullyoon beni savununca Hyunjin göz devirmişti. Bu konuda onu gerçekten tebrik ediyordum. Konu dans olunca hep ciddi oluyordu. Evet eğlenceli ve komik bir kızdı ama dans denince tamamen ciddiyete bürünüyordu.

 

"Sullyoon seni de unutmadık yanlız. Senin yüzünden yere düştüm hatırlatırım!"

 

"Ben mi düşürdüm sanki! Sen erken geldin bende geri çekilemedim!" Hyunjinle sullyoon birbirleriyle tartışırken sabır çekerek şarkıyı açtım.

 

Sabah sabah burda toplanmamızın tek sebebi yakın zamanda olacak bir reklam çekimiydi. Zara nın yeni sezonunun tanıtımı için karografi hazırlıyorduk. Yoksa bende deli değildim sabah 9 da bu 3 deliyi çağıracağım.

 

"Toparlanın hadi başlatıyorum şarkıyı" Yerime geçtikten sonra tam başlıyacakken kapı bir anda öyle sertçe açılmıştı ki şarkı sesini bile bastırmıştı. Haremimizin 4. Delisi -yani Felix- in girdiğini görünce tekrar tekrar sabır çekmeye devam ettim. Felix koşarak Hyunjinin üstüne resmen zıplamıştı.

 

"Günaydınnnnnn!!!" Felix Hyunjine sarılırken Hyunjin de Felixe sıkıca sarılıp saçlarını öpmüştü

 

"Günaydın güzelimm. Erken geldin sanki biraz?"

 

"Biraz çalışmak için gelmiştim dersden önce. Asıl siz napıyorsunuz burda? Ni-ki burda olduğunu söyleyince şaşırdım"

 

"Reklam çekimi var demiştim ya bebeğim. Karografi hazırlıyoruz"

 

"Unutmuşum. Ay siz devam edin ben çalışmaya gidiyorum" Felix Hyunjinin yanağını öptükden sonra çıkacakken bir anda Momo seslendi

 

"Felix bey sizede günaydın. Biz burda bahçe heykeli miyiz!?" Felix gülerek bize döndü bu sefer

 

"Sizede günaydın yüce dansçılar" deyip gülmüştü. Bizden cevap aldıktan sonra da stüdyodan çıkmıştı

 

"Sabah sabah tüm delileri topladım başıma" söylendikten sonra şarkıyı baştan başlattım. Sonunda dans etmeye başlayabilmiştik

 

...

 

Prova bittikden sonra terlediğim için suyumu kafama dikmiştim yere oturup dinlenirken Ni-ki içeriye girmişti elindeki soğuk kahvelerle

 

"Ya sen nasıl bir şeysin ya!" Hyunjin Ni-kinin yanına gidip kolunu omuzlarına atmıştı. Sullyoon kendi soğuk kahvesini aldıktan sonra benim ice americanomu da getirmişti. Bir yudum aldıktan sonra ayağa kalktım yavaşça.

 

"Bitti mi çalışmanız?" Ni-ki kendi kahvesini içerken konuşmuştu

 

"Bitti bitti derslerimizin olduğu sınıflara dağılıcaz şimdi" Ni-ki benden onayı aldıktan sonra başıyla onaylamıştı

 

"Çıkın da temizliyim şurayı kaç saattir burdaysanız artık ter kokuyor."

 

"Pardon beyefendi ya biz burda çalışalım canımız çıksın ama siz bi stüdyo temizlemeyi çok görün bize" Sullyoon tüm tripli çıkan sesiyle Ni-ki ye ayar verirken ikisini sadece izliyordum gülerek. Ni-ki temizlik ve yeni gelen kişilerin kaydından, ödeme tarihlerine kadar takip ediyordu. Burdaki görevi buydu. Bu yüzden momo ve hyunjin onunla acayip uğraşıyordu.

 

"Hyung bu arada sabah bir ebeveyn kızı için k-pop kids grubu hakkında bilgi istedi. Bu gün geliceklerdi senin sınıfına alıcaz momonun sınıfı dolu. Sorun olmaz değil mi?"

 

"Hayır sorun olmaz. Geldiklerinde bana haber verin" Saatime baktım. Dersimin başlamasına 20 dakika vardı. Terimi kurutmak için kahvemle beraber balkona çıktım bende"

 

-Yazardan-

"Babaaaaaaaa! Hadi gidelim artık yaaaa!" Minji dans kursuna gideceğini öğrendiğinden beri heyecanla Chanın başında zıplıyordu

 

"Minji bebeğim çıkıcaz 5 dakika sonra. Çok az bir işim kaldı tamam mı? Hem bak hazırlanmadın bile. Hazırlanıp gel yanıma hadi bakalım" Chan, Minji başında zıpladığı için birtürlü bitiremediği projesini Minji odadan çıkınca yapmaya başlamıştı.

 

Minji 4 yaşında olmasına rağmen dansa oldukça ilgi duyuyordu. Chan ve Jisung işte olduklarında onu kursa bırakmaya karar vermişlerdi.

 

"Chan! Bitti mi işin?"

 

"Bitti hayatım bitti. Minji hazır mı?" Chan ve Jisungun 5 yıllık bir evlilikleri vardı. Birbirlerine aşık olup olmadıkları tartışılırdı. Sonuçta babalarının arkadaşlığı yüzünden evlenmişlerdi. Chan Jisunga her ne kadar aşık olsa da Jisungun hala aşk denilebilecek kadar güçlü duyguları yoktu. Minji için mutlu aile tablosuydu sadece ilişkileri.

 

Minji koşarak Chanın üstüne atlamıştı. Pembe eşofman'ı ve beyaz renkli tshirtünün üzerindeki pembe yıldız motifli tshirtünü giyip uzun kahverengi saçlarını da iki at kuyruğu olacak şekilde toplamıştı. Chan kızını kucağına alıp yanağını öptükden sonra Jisunga döndü.

 

"Biz çıkalım artık yoksa Minji beni yiyecek" Chan Minjiyle uğraşırken güldü istemsizce

 

"Heyecanlandım napayım ya... Hem baba sen neden gelmiyorsun ki? Sende gel senide istiyorum..." Minji dudaklarını büzüp Jisunga bakmıştı.

 

"Kliniğe gitmem gerekiyor bebeğim. Daha sonra seni bırakmaya gelicem söz. Tamam mı?"

 

Minji sadece başıyla onaylamıştı. Daha sonra Chan Minjiyle beraber evden çıkmıştı.

 

...

 

Kursun önüne geldiklerinde Minji heyecanlı bir şekilde arabadan inmişti. Chanla beraber arabadan indiklerinde el ele tutuşarak kursun içine girmişlerdi. Minji heyecanla etrafı inceliyordu. Dev gibi çalışma odalarını gördüğünde daha da heyecanlanmıştı. Ni-ki girişte onları görünce gülümseyip yanlarına gitti.

 

"Hoşgeldinizzzz" Ni-ki enerjik ve cana yakın bir şekilde ikisini selamlayıp Minjiyle konuşabilmek için bir dizinin üstüne çöküp boylarını eşitlemişti

 

"Hoşgeldin prenses. Beğendin mi bakalım burayı?"

 

"Burası çok güzel!" Minji parlayan gözleriyle gülümsemişti. Ni-ki ona gülümseyip ayağa kalktı

 

"Aaa daha hiç bir şey görmedin küçük hanım. Adın ne bakalım?"

 

"Minji. Christopher Minji"

 

"Memnun oldum ufaklık. Bende Ni-ki. Size kursumuzu gezdireyim ister misiniz?"

 

"Eveeettt!!" Minji heyecanla babasının elini tutmaya devam ediyordu Ni-ki ye bakarken.

 

"Haydi bakalım beni takip edin o zaman" Ni-ki ikisinide kursda gezdirmeye başlamıştı. Stüdyoları, kantini, balkonu vb. Gezdirdikten sonra Minhonun dersinin bittiği saatte ikisini Minhonun çalışma odasına getirmişti.

 

Minho da odada yeni gelicek öğrenciyi beklerken kapı bir anda tıklatılıp açılınca kapıya dönmüştü. Minji heyecanla koşup içeriye girdiğinde Minho sanki zaman durmuş gibi içeriye giren küçük kız çocuğuna bakakalmıştı. Saçı, yüzü, yanakları, gözleri... onu incelemesine bile gerek yoktu Jisunga aşırı derecede benzediğini söyleyebilmek için. Jisung... kalbinin en derin yarası... son pişmanlığı... uzun zaman geçsede hala unutamadığı biricik sevgilisi...

 

"Vaaayyy" Minji hala aynı heyecanla etrafı incelerken Minhonun yanına gelmişti

 

"Merhaba! Ben Minji! Artık burada mı dans edeceğim ben?" Minji heyecanlı sekilde sorular sorarken Minhonun kalbine sanki ağrı giriyor gibiydi. Jisung'a o kadar çok benziyordu ki enerjisi bile...

 

"Merhaba ufaklık. Evet artık burada dans edeceksin. Ben bu sınıfa gelen öğrencilerin dans eğitmeniyim adım da Lee Minho"

 

"Tanıştığımıza memnun oldumm!" Minho Minjiye gülümsedi zihnindeki düşünceleri toparlamaya çalışırken. Daha sonra Chana döndü

 

"Hoşgeldiniz efendim. Ben Lee Minho. Kızınızın eğitmeni olacağım"

 

"Memnun oldum Minho bey. Ben de Christopher Bang Chan. Kursu gezdik ve kızım beğendi. Benim için önemli olan da bu zaten. Sadece kafamda bir kaç soru var. Ardından kızımın kaydını oluşturacağım"

 

"Size yardımcı olayım. Benimle gelin lütfen kayıt işlemlerini yapabilmek için" Ni-ki chanla beraber stüdyodan çıktıkdan sonra Minji ve Minho baş başa kalmışlardı.

 

"Söyle bakalım kaç yaşındasın sen?"

 

"4 yaşımdayımm. 5 yaşıma girmeme az kaldı ama"

 

"Dans etmeyi seviyor musun peki?"

 

"Evet! Cidden çok seviyorum! Evde babamla beraber hep dans ederiz. Artık öğrenmek istiyorumm"

 

"Çok tatlısın cidden. Babana pek benzemiyorsun sanki. Annen'e çekmişsin sanırım?"

 

"Ah şey benim annem yok"

 

"Çok özür dilerim yani ben şeyden sordum-"

 

"Ya dur öyle değil!" Minji bir anda gülmeye başladı.

 

"Yani şöyle demek istedim. Annem yok evet ama hiç olmadı zaten. Babam eşcinsel. İki tane babam var yanii"

 

"Şimdi anladımm. Seni üzmekten korktum" Minho da kıkırdayıp Minjinin saçlarını karıştırdı

 

"Hala tatlı oldugun gerçeğini değiştirmiyor ama"

 

"Teşekkür ederiimmm. Seninde çok yakışıklı bir yüzün var biliyor musun? Gözlerin çok güzeell" Minho, Minjiye gülerken hala kafasının içinde deli dehşet sorular dolanıyordu. Ya iyice paronayak olmuştu yada bu çocuğun Jisungla bir bağlantısı vardı diye düşünüyordu kendi kendine. Kapı açıldığında ikiside kapıya döndü"

 

"Babacım ben gidiyorum. İlk dersin bu gün olucak ve birazdan başlıycak. Çıkışta ya ben ya da baban gelicek tamam mı güzelim?"

 

"Baba" Minji chanın yanına gitmişti

 

"İkiniz gelseniz olmaz mı?.. Lütfen..."

 

"Bebeğim işlerim biterse geleceğiz söz tamam mı?" Minji başıyla onaylayıp el sallamıştı sadece. Daha sonra Chan kursdan çıkmıştı. Bir kaç dakika sonra içeriye diğer öğrenciler de gelmeye başlamıştı. Hepsi geldiğinde Minho derse başlamıştı ama odaklanabilmek için çok ayrı bir çaba göstermişti. Jisung hala aklından çıkmıyordu...

 

...

 

Chanın işi her zamanki gibi bitmediği için Minjiyi almaya Jisung gidecekti. Arabasını park ettikden sonra kursun içine girmişti. İçeriye girdiğinde Ni-ki ile göz göze geldikerinde Ni-ki ilk başta gözlerine inanamamıştı. Onun jisung olup olmadığını ayırt etmeye çalışıyordu kafasında. Minho ve Hyunjin liseden beri arkadaşlardı. Bu yüzden Jisungla olan olayları momo sullyoon ve Ni-ki de biliyordu. Ni-ki ancak Jisung konuşunca kendine gelebilmişti

 

"Merhaba sabah kızım buraya kayıt olmuş. Ders saati bitti diye biliyorum onu almaya gelmiştim."

 

"Tabi... şey kızınızın adı neydi?"

 

"Christopher Minji"

 

"Bekleyin lütfen bir kontrol edeyim"

 

"Şu anda bulundukları stüdyo odasına girebilir miyim? Minjiyi dans ederken görmek istiyorum"

 

"Tabi tabi... ama biraz bekleyin ders bitmişmi diye bakayım. Şimdi bölmeyelim dersi"

 

"Peki" Ni-ki hızlı adımlarla Minhonun yanına giderken merdivenleri resmen koşarak çıkmıştı. Ama Minho öğrencileriyle beraber diğer merdivenlerden inmişti bile Ni-ki çıkarken. Minho öğrencileriyle konuşurken girişe geldiğinde gördüğü manzarayla dona kalmıştı.

 

Öğrenciler kursdan çıkarken Minji koşarak Jisunga sarılmıştı ama ne Jisung ne de Minho göz temasını kesmeden birbirlerine bakıyorlardı sessizce.

 

"Babaaaaa!" Minji Jisunga koşarak sarıldığında Minho sessizce ikisini izliyordu

 

Eskide kalmış iki aşık. Minho onu gördüğüne deli gibi sevinebilirdi. Ama şimdi gözlerinin önünde kendi kızına sarılan bir jisung görünce deli gibi ağlamak istemişti sadece. O gerçekten kendi hayatını kurmuştu... Şimdi ne olacakdı? Ne Minho ne de Jisung tepki veremiyordu. İkisi de bunu cidden beklemiyordu. Ya şimdi ne olacaktı? İşte bunu iki eski aşık da bilmiyordu...

 

Yeni fic hayırlı olsun😝

Bölüm : 11.03.2025 21:25 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...