
-Yazardan-
"Hayvan yavaş!" Minho, Jisung, Hyunjin ve Sullyoon Minhoyu hastaneden getirmiş, Hyunjin ise Minhoyu aşırı kibar şekilde(!) koltuğa uzandırmıştı.
"Ömrümü yedin iki haftadır" Minho, Hyunjine göz devirirken Jisung hızlıca Minhonun yanına gidip kırık bacağının altına yastık yerleştirdi.
"Minho rahat mısın? Birtane daha yastıj koyayım mı?" Jisung endişeyle konuşurken Minho gülümseyip başıyla red etmişti
"Hayır bebeğim. Çok rahatım şu anda"
"Ama sırtına da mı yastık koysaydık? Olmadı böyle sanki" Jisung, Minhodan onay beklemeden hızlıca bir yastık daha kapıp Minhonun sırtına yerleştirirken Minho Jisungun bileğini tutup yanına oturmasını sağladı hızlıca.
Minji de Jisungun yanına oturunca o da ayağa kalkmamıştı artık.
"Minho istediğin bir şey varmı? Ne olduğu fark etmez hallederiz hemen" bu sefer konuşan Sullyoondu. Belli etmemeye çalışsa da hala deli gibi endişeliydi.
"Biliyorsun. Kursla ilgilenmeniz benim için yeterli. Stajyerler başladı işlerine değil mi?"
"Senin sınıflarını doldurup, fazla yük de vermemek için 3 stajyer seçtik. Gayet iyi ilerliyor dersleride. Şimdiye kadar hiç şikayet almadık" Hyunjin konuşunca Minho başıyla onaylamıştı sessizce
"Size güveniyorum" dedi kısaca.
Şu iki haftada hayatlarında o kadar çok şey değişmişti ki. Jisung ve Chan boşanmıştı. Minho orada, Jisungun yanında durmak istese de ayağı müsait bir durumda olmadığı için gidememişti.
Chan tekrar Japonyaya dönmüştü. Sonuçta burada kalıp ne yapabilirdi ki? Asıl kalma sebepleri elinden alınmıştı
Minho ve Minjinin arası hala tam olarak kesinleşememişti. Buna rağmen Minho, Minjiyi hiç zorlamamıştı. Canını acıtsa da hazır olmasını bekliyordu sadece.
-Jisungdan-
Bir süre sonra herkes gidince Minhoyla baş başa kalmıştık. Minji, dizime yatarak uyuya kalmıştı. Bense Minhonun omzuna yatmıştım. O benim boştaki elimi okşarken ben ise derin düşüncelere dalmıştım sessizce
"Ne düşünüyorsun güzelim?" Dedi Minho bana bakarak
"Hiiç. Sadece olanları bir düşündüm de" Minhoya dönüp sıkıca sarıldım
"Uzun zaman sonra sanki her şey düzelmeye başlamış gibi hissediyorum... o kadar çok mutluyum ki..." Minhonun kıkırdadığını duyduğumda dahada sokuldum ona. O ise saçlarıma öpücükler kondurmaya başlamıştı
"Her şey sana söz verdiğim gibi olacak meleğim. Söz vermiştim sana. Tüm sözlerimi bu sefer tutacağım."
"Seni çok seviyorum, Minho..."
"Bende seni çok seviyorum güzel bebeğim benimm"
Minhoya kıkırdarken bir anda bacağımdaki kıpırdanma ile Minjinin uyandığını anlamıştım. Saat geç olduğu için uyuması gerekiyordu artık
"Babacımm. Hadi gel yatırayım seni. Uyumalısın"
"Babamla yatmak istiyorum..."
"Baban zaten seni götürücek ya. Yanına gelir birlikte yatarsınız" Minhonun dediğine karşı Minji başını hayır anlamında sallayıp Minhonun yanına gidip koluna yattı
"Hayır başka oda istemiyorumm. Babamla birlikte uyumak istiyorumm" Minji Minhoya iyice sokulunca ne demek istediğini anlayabilmiştik. Minho hem şok, hemde mutluluktan patlayan gözlerle Minjiye bakarken mutluluktan çığlık atmak istemiştim
"Ben?.. yani benimlemi?.." diye sordu Minho şaşkınlığını üzerinden atamayarak. Minji ise onu sessisce başıyla onayladığında minhonun yüzündeki tebessüm artarak Minjiye sıkıca sarıldı. O kadar çok mutluydu ki şu anda..
Ufacık bir kelime olan "baba" bağzen ne de çok şeyi belirliyordu, gerçekten aklım almıyordu. Bir zamanlar Minhonun sürekli düşündüğü acaba beni kabul edecek mi düşüncesi tam şu anda cevaplanmıştı. Belkide ikimizinde alabileceği en güzel cevabı verdi bize. En imkansız olduğunu düşündüğümüz duvarı yıkmamızı sağladı
-Minhodan-
Duyduğum son cümle benim için hayata dönüş, yeni bir sayfayı tertezmiz açmama sebep veren o cümle karşısında ne yapacağımı bilememiştim ilk başta. Omzumdaki alçıyı umursamayıp sıkıca sarıldım kızıma.
Minik bedenini kucağıma alıp sıkıca sarılırken bir yandan mutluluk göz yaşlarım gözlerimden firar ediyordu. Kollarımın arasındaki kızıma bakarken tek dileğim kazadan sonra koma geçirmemiş olmaktı.
Ağlaya ağlaya kızımın saçlarını okşarken üzerimdeki yük sanki bir anda kalkmış gibi rahat bir nefes aldım. Minjinin benim kızım olduğunu öğrendiğimden beri boğazıma sarılan dikenli tel tek seferde çözülmüştü. Beni hayata geri döndürmüştü biricik kızım..
"Baba ağlama..." Minji dudaklarını büzüp göz yaşlarımı minik elleriyle silmeye çalışırken istemsizce gülümsemeye başladım. Göz yaşlarımla cebelleşen minik eli tutup nazikçe öptüm. En başından beri yapmak istediğimi yapıp, doya doya kokusunu içime çektim.
"Ağlamıyorum babacım.. ben sadece mutluyum.." bağırmak istiyordum. Mutluluğumu her yere duyurmak istiyordum.
Bizi izleyen Jisungla göz göze geldiğimiz anda Jisungun ağlamaya hazır olan gözleri dolmaya başlayınca kollarımı açtım. Jisung mesajımı alır almaz hızlıca yanımıza gelip ikimize de sarılmıştı.
O anda aklıma, otobüste düşündüklerim geldi. İstemsizce sırıtmaya başladım. O gün canım çok acımıştı düşüncelerim yüzünden. Şimdi ise düşüncelerim bana hayat veriyordu
Kucağımda bana sıkı sıkı sarılan biricik kızım, yanımda ise omzuma yatmış ve mutluluk göz yaşları akıtan biricik sevgilim.
Kaderin ağlarını parçalayıp kendi kaderimi örmüştüm. Hayalini kurarak ağladığım hayallerime sarılarak ağlıyordum. Ama bu seferki çağresizlik dolu bir ağlama değildi.
"Yemin ediyorum ki bir daha sizi asla yalnız bırakmayacağım." Önce Jisungun saçlarını daha sonra da minjinjn saçlarını öptüm yavaşça
"Kılınıza zarar gelmesine izin vermeyeceğim. Her zaman burada dimdik duracağım. İkinizede yemin ederim. Tekrar kötü bir şey yaşamayacaksınız. Geçmişi unutturmak için her şeyi yapacağım.."
Minjinin ve Jisungun doğrudan bana bakan parlayan gözlerini gördüğümde öyle bir güç gelmişti ki bir anda, kalk dağı sırtla deseler yapardım.
"Benim güçlü babaamm!" Minji boynuma atlayınca gülümsemem daha da genişledi.
"Güzel kızımmm"
"Bende varım burda yaaa" Jisungun ağlak sesini duyduğumda zaten kolumda yattığı için daha da fazla kendime çektim onu
"Baba kıskanmaaaa" Minji Jisunga haylazca dil çıkartınca Jisung gülmesinin arasında dudak büzmüştü
Hızlıca müdahale verip Jisungun yanaklarını öptüm. Boştaki elimle saçlarını okşarken konuşmaya başladım biryandan
"Benim sevgim ikinize de yeter merak etmeyin" kıkırdadım
"Ama şimdi uyku zamanı. Bak saat kaç olmuş hadi bakalım" ortamın havasını biraz olsun değiştirebilmek için ortaya rastgele bir şey söylemiştim
"Birlikte uyuyabilir miyiz baba? Hep beraber ama"
"Uyuyalım bebeğim. Hadi kalkın bakalım" Minji üzerimden kalkarken Jisung da düz yürüyebilmem için destek deyneklerimi getirmişti. Biraz zorlansam da ayağa kalktığımda yavaş yavaş odama gitmiştik hep beraber.
Geniş yatağıma uzanır uzanmaz soluma Minji, sağıma da Jisung yerleşmişti. İki minik bedenide iyice kendime çekip iyice sarıldıktan sonra yanaklarını öptüm
"İyi geceler bebeklerimm"
"İyi geceler babaa" Minji yanağımı öpüp bana sokularak gözlerini kapatmıştı. Jisunga döndüğümde önce bana bakıp gülümsedi. Daha sonrasında ise hızlı bir şekilde dudağımı öpüp geri kaçtı
"İyi geceler, sevgilimmm"
"İyi geceler, miniğimm" Jisung yüzündeki tebessümle gözlerini kapattığında saçlarını okşamaya başladım sessizce. Daha sonrasında gözlerimi kapattım. Ömrüm boyunca çekeceğim en iyi uykuyu çekecektim sonunda..
~1 ay sonra~
-Jisungdan-
Klinikte boş boş otururken bir yandan da telefonumla uğraşmaya başlamıştım. 2 hafta önce yeni kliniğime resmi olarak geçiş yapmıştım klinik chana ait olduğu için. Eşyaları ve ilaçları yerleştirmek baya uzun sürmüştü bu yüzden.
Telefonumu elime alıp İnstagramda dolaşmaya başladım
Miinminho

Kursa gidiyoruzz🤏🏻
1.786 beğeni❤️ 56 yorum
Hhyun=ISIRMALIK ÇOCUK🥹
Sullyoonniee=Bebeğim benim tipini yerim💗💗💗
Doolset_Net=prensesim🤍💫
X=babası yakışıklı olduğu için kızının güzel olmama ihtimali yok❤️🔥❤️🔥
-->Doolset_Net=annende öyle derdi biliyor musun.
Miinminho

Yorulduk be @Sullyoonniee @Hhyun
1503 beğeni❤️ 45 yorum
Sullyoonniee=heryerim ağrıyor ya. Hiphop yerine bale seçtiğim günün varya
-->Hhyun=HİPHOP DANCERLERE HAKARETTIR. GÖTÜM ÇIKTI BURDA.
-->Sullyoonniee=BACAKLARIM İKİYE AYRILDI ORSBU SEN SADECE DANS EDİYORSUN
Doolset_Net=eve gel alıcam ben senin yorgunluğunu🎀
-->Miinminho=Geliyorum meleğim😉
-->Hhyun=aile var aile
Bir anda kliniğin kapısı açılınca başımı kaldırdığım gibi Minho ve Minjiyi görünce gülümsedim
"Hoşgeldinizz"
"Baba ya! Minho babama bir şey söyle!" Minji dudak büzerek yanıma geldiğinde olayı anlamaya çalışırcasına bakıyordum ikisine de
"Ne oluyor ya?"
"Babam sınıftaki arkadaşıma karışıp duruyor!"
"Babacım o çocuğu sevmiyorum. Sana karşı çok yakın."
"Oha ama Minho"
"Hiç itiraz kabul etmiyorum. Beomgyu 2 yıldır öğrencim ve tam bir fırlama. Benim biricik kızıma yaklaşamaz"
"Ya dans ettik sadece ama"
"Sadece dans mı? Resmen yanağını öptü!" Minhonun kıslançlık krizleri... ah ahhhh
"Minho abartmasanmı?"
"Hala abatma diyor ya. Kalp krizi geçiricem şimdi"
"Bunu sonra konuşalım tamam mı? Çok yoruldum eve gitmek istiyorum artık" dedim konuyu kapatabilmek için. Minhonun kıskançlık krizlerini çok iyi biliyordum. Bıraksam sabaha kadar anlatırdı.
Eve gittiğimizde kendimi koltuğa attım. O kadar çok yorgundum ki. Sabahtan beri gelen evcil hayvanlarla tek başıma uğraşmıştım Changbin ve Jeongin tatilde oldukları için. Bunun acısını kesinlikle daha sonra çıkartacaktım.
Minhoda yanıma gelip uzandığında omzuna yatıp başımı göğsüne gömmüştüm. Evliliğimizin 2. Haftasındaydık. Çok garip ama tanıdık hislerdi. Sanki her şey eskisinden daha da güzeldi artık. Yanlış giden hiç bir şey yoktu
"Çok mu yoruldun güzelim?" Minho saçlarımı okşarken iyice mayışmıştım
"Birsürü hayvan vardı bu gün... yoruldum..."
"Hadi üzerini değiştir de biraz uyuyup dinlen" tam itiraz edecekken Minho bir anda beni kucağına alınca düşmemek için hızlıca kollarımı Minhonun boynuna doladım
"Ya korktum! Aniden kaldırılır mı!" Minho kıkırdarken gözlerimi devirip başımı boynuna gömdüm tekrardan.
Minhoyla odamıza girince beni yavaşça yere bırakmıştı. Dolabın önünden kıtafetlerimi çıkartırken Minho da kısa bir duşa girip çıkmıştı terli olduğu için
Zorlukla seçtiğim kıyafetleri elime alıp döndüğümde arkamda olduğunu bilmediğim Minhoyla çarpışmıştım. Minho düşmemek için beni çevikçe tutmuştu.
"Ya ne yapıyorsun arkamda sessiz sessiz!"
"Korkutmak istememiştim aslında" kıkırdayıp bana daha sıkı sarılmaya başladı. Üzerinde sadece beline sarmış olduğu havlu havlu vardı. Islak saçlarıyla bana üstten üstten bakarken aşırı çekici görünüyordu. İstemsizce yutkundum bu yüzden
"Sanki birilerinin bana bir sözü vardı?" Minho imalı imalı konuşurken yüzüme iyice yaklaşmaya başlamıştı. Bir anda beni duvarla arasına aldığında nefesimi tutmuştum heyecandan
"Ben... ben onu öylesine söylemiştim ya?.." Minho kıkırdayıp yüzünü bana iyice yaklaştırırken utançtan deli gibi kızardığıma emindim
"Ama söz ağızdan bir kez çıkar değilmi güzelim?" Minho elini kıyafetlerimin altından belime atıp beni deli gibi etkileyen sırıtışını yüzüne yerleştirdi. Daha sonra kulağıma yaklaşıp resmen fısıldayarak konuşmaya başladı
"Eşimle biraz oynamak istiyorum, biricik eşim"
________________________________
2-3 bölüm sonra final arkadasimlar
İstek bölümler varsa fikir olarak alabilirim sizden?
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 5.09k Okunma |
733 Oy |
0 Takip |
19 Bölümlü Kitap |