
Günlerden cumartesi saat sabah 10:12 gösteriyordu.
Han kendi kendine uyandı. Aslında uyanma sebebi üstündeki battaniyenin yere düşmesinden dolayıydı. Bi şey demeden uzanıp battaniyeyi yerden almaya çalıştı. Uykulu uykulu beceremedi de alıyım derken yere düştü. Düşmesiyle beraber küçük acı dolu bi çığlık attı.
Felix ise gürültüyü duyup han'ın odasına geldi. İçeri girdiğinde han'ı yerde görünce onu kaldırmak yerine gülmeye başladı.
Han:
"Ya komik mi yarram"
Yerden kalkma mazeretin de hala bulunmuyordu yerde uzanıyordu.
Felix:
"Aa ayıp yakıştıramadım sana, kalk artık abi soğuk zeminde nası rahat ediyorsun anlamıyorum"
Yaklaşıp han'ın kolundan tuttu kaldırmaya çalıştı. Ama han inat etti. Yatağında bacağından tuttu.
Han:
"cumartesi zaten bırak da uyuyim ya" kelimeler ağzının içinde yok oluyordu resmen anlaşılmıyordu düzgün
Felix:
"Abi nası bi inat var sende kalksana!"
Felix han kalkmayınca yanına çömeldi. Onun göbeğine dokundu. Dokunduğu gibi han irkildi.
Han:
"Ya bak! Felix..bırak uyuyim amk"
Felix ayağa kalktı kollarını göğsünde birleştirdi. Kapıya yöneldi.
Felix:
"İyi kalkma, bende hyunjin ve minho ile dışarı çıkacaktım"
Han yerden doğrulup oturdu.
Han:
"Ney? Benim niye bundan haberim yok?"
Felix durdu han'a döndü göz devirdi.
Felix:
"Abi kalksan söyleyecektim de kalkmıyorsun amk kış uykusuna yatmaya açalışan ayı gibisin"
Han yatağa tutunup yerden kalktı geri yatağa bıraktı kendini
Han:
"Akşam söyleseydiniz erken uyurdum..abi daha ne giyeceğim bile belli değil"
Felix:
"Abi ben sana diyorum birazdan gelecekler sen hala uyuyorsun!"
Han:
"NEY! birazdan geliyorlar mı?!"
Felix eliyle alnına vurdu
Felix:
"Of napıcam ben senle amk"
Han:
"Ya abi ben naptım?"
Felix göz devirdi.
Felix:
"hızlı hazırlan"
Dedi kapıyı kapatıp odadan çıktı.
Han tavana baktı bir süre sonra kalkıp hazırlandı. Odasını topladı. En sevdiği Parfümünü sıktığı sırada felix içeri girdi. Baya mutluydu.
Felix:
"Hadi abi geldiler bekliyorlar kapıda"
Han:
"Of tamam ya acele etme aa"
İkisi evden çıktı. Kapıda minho ve hyunjin bekliyorlardı onları. Felix hyunjini görünce sarıldı direk. İkisi sarılırken minho ve han birbirlerine baktılar
Minho:
"Merhaba"
Han:
"A- şey merhaba"
Hyunjin ve felix ikisine baktı.
Hyunjin:
"Bune olm gören sizi iki yabancı sanır"
Felix:
"Harbi yaw bi sarılın"
Han minho'ya baktı. Minho bişey demeden bi adım yaklaştılar. Sarıldılar. Ayrıldıklarında felix ve hyunjin sırıtıyordu.
Minho:
"Of abi mal mal sırıtmayın"
Felix:
"Tamam tamam. Nereye gidiyoruz?"
Hyunjin:
"Bi kafeye gidelim bi şeyler içip gezmeye çıkarız"
Diğerleri de bunu kabul ettiler.
...
Kafeye vardıklarında 27 numaralı masaya geçtiler. Minho hyunjin yan yana karşılarına felix han düzeninde oturdular. Garson hemen yanlarına yaklaştı.
Garson:
"Buyrun ne alırdınız?"
Hyunjin:
"Ben bir iced latte alayım."
Minho:
"Bana da Türk kahvesi, orta şekerli."
Felix:
"Ben çilekli milkshake istiyorum."
Han:
"Ben de filtre kahve alayım."
Garson siparişleri alıp gitti.
Hyunjin: "Bişey diycem Seungmin bangchan kavga etmiş"
Felix: "ney?"
Han: "Nedenki?"
Hyunjin:"ya bangchan Seungmin'i söz verdiği filme götürmemiş"
Minho:"bence bangchan haklı"
Han:"bangchan nası haklı olabiliyor abi"
Hyunjin:"o da var da bangvhan işten gelmiş yorgunmuş ondan götürmemiş"
Felix:"böyle yapacaksan söz vermeseydi"
Han:"Harbi"
Hyunjin:"öyle de..tartışmışlar işte Seungmin changbin'in evine gitmiş. Gece bilmem kaçta bangchan Seungmin'i almaya gitmiş jeongin diyo pencereye taş atıp durdu pencere kırıldı"
Minho:"olan yine changbin ve jeongine oldu yani"
Hyunjin:"evet"
İçecekler geldi. Sohbet sararken yan masadan biri yaklaştı.
Kangmin:
"Pardon rahatsız ediyorum ama.."
Han'a döndü.
"Şey uzaktan sizi gördüm beğendim de numaranızı alabilir miyim?"
Han şaşırdı hiç beklemiyordu. Hyunjin felix'e baktı, felix ise minho'ya.
Minho kaşlarını çatmış adama bakıyordu. Han'ın cevabını da merak ediyordu.
Han:"Teşekkür ederim ama numaramı vermek istemiyorum"
Kangmin:"Neden? Konuşuruz sa-"
Minho araya girdi. Sinirliydi.
Minho:"duymadın mı abi istemiyor git işte"
Hyunjin:"minho sakin"
Minho:"sakinim ben abi sus bi"
Kangmin:"bi karışmayın ondan duymak istiyorum cevabımı"
Felix han'a baktı.
Han:"yok ben şuan bi ilişki istemiyorum"
Kangmin:"peki. Öyle olsun"
Adam geri masasına dönerken han minho'ya baktı.
Han:"Ya minho sakin olsana adam düzgün bişey sorup gitti-"
Minho:"soramaz amk"
Han:"niyeymiş?"
Minho bi süre durakları sonra cevap verdi
"Ben burda kahve içerken arkadaşlarımla vakit geçirirken başka birinin beni rahatsız etmesini sevmiyorum"
Felix:"vay..iyi bahaneymiş-"
Minho çıkıştı yine
"Ne bahanesi be! Ben doğruyu söylüyorum"
Hyunjin:"neyse kapatalım konuyu gitti adam zaten"
...
Sohbet boyunca minho adamı dikizledi. Adam tuvalete kalktığında minho da kalktı.
Hyunjin:"nereye olm?"
Minho:"tuvalete" dedi soğuk bi tonda.
Hyunjin bişey demedi. Minho ise hızlı adımlarla tuvalete gitti.
Felix:"abii nası kıskandı han'ı"
Han'ın yüzü kızardı.
"Kıskandığı yok sadece sinir oldu. Açıklama yaptı zaten dinlemediniz mi"
Hyunjin:"yaw o her zamanki minho bahaneleri sende biliyorsun"
Felix:"bişey diycem fark ettiyseniz minho adam tuvalete gittiğinde peşinden gitti"
Han:"ney-"
Bu sırada erkekler tuvaletinin ordan bağırış sesleri duyuldu. Hyunjin ayağa fırladı hemen hızlı adımlarla gitti erkekler tuvaletine. Kafedekiler noldunu anlamaya çalışırken felix ve han birbirlerine baktılar. Sonra onlar da tuvalete gittiler tam içeri gireceklerdi ki hyunjin zorla minho'yu çıkardı içerden alnına kanıyordu.
Han:"minho bu halin ne!?"
Minho:"ne varmış halimde?"
Han:"şey alnın kanıyor da"
Minho:"bişey olmaz"
Hyunjin:"yürüyün acil gidiyoruz burdan, felix taksi çağır"
Kafeden hızlı adımlarla çıktılar...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 5.2k Okunma |
919 Oy |
0 Takip |
31 Bölümlü Kitap |