19. Bölüm

Yan yana

Nehonuzzz23
n1hir_427

Gece sessizliği odanın üzerine çökmüştü. Jisung gözlerini kapatmıştı ama uyuyamıyordu; Minho’nun düzenli nefes alışını duyuyor, yavaş yavaş rahatlamaya çalışıyordu. Tam gözlerini kapatıp uykuya dalacakken, odanın sessizliğini aniden Minho’nun telefonundan çalan alarm bozdu.

 

Jisung irkildi, Minho uykulu bir şekilde dönüp telefonu kapatmaya çalıştı. Ancak tam uzanırken eli kaydı ve telefonu yere düşürmemek için bir anda Jisung’un göğsünün üzerine hafifçe yaslandı. Jisung kısa bir çığlık attı, ama Minho, uykulu ve hafif şaşkın, dengesi bozulmadan yanına yaslanmaya çalışıyordu. İkisi kısa bir an için göz göze geldi; Minho’nun gözleri yarı kapalı, Jisung’un gözleri ise kocaman açılmıştı.

 

“Üzgünüm… dikkat etmeliydim,” dedi Minho, sesi hâlâ uykulu ve yumuşaktı.

Jisung gülümsemesini zor tutarak mırıldandı:

“Sorun yok… neredeyse yere düşüyordun zaten.”

 

Alarmı kapattıktan sonra ikisi tekrar yan yana uzandı. Aralarındaki küçük boşluk, Jisung’un içini hem rahatlatıyor hem de biraz gerginlik veriyordu. Bir süre sessizliğe gömüldüler; sadece hafif nefes alışları ve kalp atışları duyuluyordu. Jisung, yavaşça gözlerini kapattı, Minho’nun uykulu ve sakin varlığı içinde tekrar uyumaya çalıştı.

 

 

---

 

Sabah olduğunda, ilk ışıklar odanın içine dolmuştu. Jisung gözlerini açtığında kendini Minho’nun yan yana, hafifçe ona yaslanmış şekilde buldu. Utanç ve şaşkınlık hissetti, ama Minho hâlâ uykudaydı. Jisung sessizce hareket etti, kendini çekmeye çalıştı ama Minho istemsizce onu hafifçe sardı.

 

“Tamam… sakin ol,” diye mırıldandı Jisung kendi kendine, yavaşça Minho’dan ayrıldı ve giyinmeye başladı. Minho hâlâ gözlerini açmamıştı, sadece hafif bir mırıltı duyuluyordu.

 

Kahvaltıyı hızlıca yaptıktan sonra Minho, Jisung’a:

“Bugün okula yürüyerek gidelim. Biraz vakit geçirelim,” dedi sakin bir tonla, flörtöz bir tavır olmadan.

Jisung başını salladı, biraz utangaç ama kabullenmiş bir şekilde. İkisi birlikte evden çıktılar.

 

 

---

 

Yolda sessizlik hakimdi ama rahatlatıcıydı; adımlar yan yana, hafif rüzgar saçlarını oynatıyordu. Minho ara sıra Jisung’a baktı, ama konuşmalar genellikle kısa, gündelik ve doğal kaldı.

 

“Bugünkü edebiyat sınavı için çalıştın mı?” diye sordu Minho, sessizliği bozan ilk ses olarak.

 

Jisung iç çekti. “Çalıştım… yok aslında, çok az,” dedi, biraz utanarak.

 

Minho başını hafifçe salladı. “Ben de çalışmadım,” diye itiraf etti, uykulu ve sakin bir tonla. “Ama birlikte yürümek, bir şekilde sınav stresini azaltıyor gibi.”

 

Jisung gülümseyerek, “Evet… yürürken konuşmak daha rahatlatıcı,” dedi. İkisi birbirine bakmadan adımlarını yavaşlattılar, sadece sessiz bir yakınlık ve karşılıklı güven hissi vardı.

 

Aralarındaki sessizlik, zorla doldurulmaya çalışılmıyordu; sadece yan yana olmanın huzuru vardı. Minho, Jisung’un sakin nefes alışlarını ve hafif gülümsemesini izlerken, yanında olmak için başka bir şey yapmasına gerek olmadığını fark etti.

 

Geri döndümmmmmm🩷🫶🏻

Bölüm : 08.09.2025 22:50 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...