18. Bölüm

AYNADAKİ İZ 15.BÖLÜM

ZİŞAN GÜREL
zisangurel

Barlas derin bir nefes aldı. Gözleri yolu tarıyor, elleri direksiyonu sıkıca kavrıyordu.

“Ben askerim. Ama sadece bununla sınırlı değil. Senin bilmediğin bir geçmişim var. Annem ve senin annen çok yakın bir arkadaştı. Ölmeden kısa bir süre önce tesadüf karşılaştık clara teyze ile bana birsürü belge verdi tehtit edildiğini eğer ona bir şey olursa seni korumamı istedi Seni bana emanet etti.”

Ravenna gözlerini açtı, kalbi hızla çarpmaya başladı.

“Ne diyorsun? Beni sana emanet mi etti?”

Barlas başını hafifçe salladı.

“Evet ama ben zaten çocukluk tan beri seni uzaktan koruyordum sen daha çocukken, senin güvenliğin benim sorumluluğum oldu. Her zaman uzaktan izledim, seni korudum. Bilmediğin zamanlarda, karşına çıkmamamın nedeni de buydu. Seni seni hep sevmişim, Ravenna. Ama bunu asla açıklayamadım. Uzaktan sevdim.”

Ravenna, gözlerinde bir karışıklık, kalbinde bir fırtına ile Barlas’a baktı. Sesi titredi, ama duyduğu itiraf karşısında şaşkınlığı baskındı:

“Sen yıllardır benim yanımda mıydın? Her zaman mı?”

Barlas gözlerini ona kilitledi. Gözlerindeki ciddiyet, içtenlik ve yılların biriktirdiği yük, Ravenna’nın kalbine işledi.

“Evet. Her an, her adımda seni gördüm, izledim, seni korudum. Senin annenden aldığım bu emaneti asla unutmadım. Ve belki fark etmeden, seni sevdim. Çocukluğundan beri, gizlice her zaman.”

Ravenna birkaç saniye sustu. İçinde karmaşık bir duygu fırtınası kopuyordu; öfke, şaşkınlık, güven hepsi bir arada. Dudakları titredi ama sorusu keskin çıktı:

“Peki güven neden şimdi söylüyorsun?”

Barlas başını hafifçe eğdi.

“Çünkü artık gizlenecek bir şey kalmadı. Senin öfkeni, acını, tüm savaşını gördüm. Ama artık bilmeni istedim Sadece yanındayım, ve her zaman olacağım. Hiçbir zaman seni kaybetmeyeceğim. Sana olan hislerim yıllardır değişmedi.”

Ravenna sessizce Barlas’a baktı. Gözleri dolmuş, nefesi hızlanmıştı. Kendisini yıllardır uzaktan koruyan, çocukluğundan beri sessizce yanında olan bir adam ve şimdi her şeyi açıklıyordu.

“Biliyor musun, Barlas” Ravenna, sesi yavaş yavaş titreyerek ama kararlı bir şekilde yükseliyordu, “bütün bu süre boyunca senin varlığını hissetmek bana güç verdi. Ama aynı zamanda öfkemle başa çıkmamı engelledi. Çünkü seni kaybetme korkusuyla yaşadım.”

Barlas arabayı yavaşlattı, gözlerini ona kilitledi.

“Artık kaybedecek bir şey yok. Artık yanında olduğumu biliyorsun, ve bundan sonra hiçbir şey seni benden ayıramayacak. Ne öfke, ne acı ne de geçmişin gölgeleri.”

Ravenna başını hafifçe eğdi, gözlerinden birkaç damla yaş süzüldü. İçinde bir ağırlık kalkıyordu ama yerini yeni bir kararlılık alıyordu. Barlas’ın varlığı, artık sadece bir koruma değil, aynı zamanda güç ve güvenin sembolüydü.

Sessizlik içinde, araba şehir ışıklarının arasından süzülürken, ikisi de biliyordu Bu itiraf, sadece bir başlangıçtı. Önlerindeki fırtına hâlâ yaklaşıyordu, ama artık birbirlerine karşı açık yürekle durabileceklerdi. Ve her ne olursa olsun, bu kez savaşı birlikte vereceklerdi.

Aradan bir hafta geçmiş herşey birazda olsa durulmuştu grace Robert leo ceza evine gönderilmiş o süre içerinde sınıf da yiğit Pamir göktuğun asker olduğunu öğrenmişti arkadaşları mia emma darel hiç yalnız bırakmayıp Ravenna nın yanında olmuşlardır Barlas, sivil kıyafetleriyle okulun bahçesine adım attığında etrafı hızlıca gözden geçirdi. Burası onun pek alışkın olduğu bir ortam değildi. Çatışma alanları, askeri kamplar ve operasyonlar Evet, bunları iyi bilirdi. Ama bir üniversite bahçesi? Kesinlikle onun dünyasından farklıydı.

Gözleri hemen Ravenna’yı aradı. Ve buldu.

Ama bir sorun vardı.

Ravenna, okulun büyük ceviz ağacının altında, bir bankta oturuyordu. Üstelik yanında başka bir çocuk vardı. Birbirlerine dönük, kahkahalar atarak konuşuyorlardı. Ravenna’nın gözleri gülüyordu, elini kolunu sallayarak heyecanla bir şeyler anlatıyordu. Barlas'ın gözleri hafifçe kısıldı. Çenesini sıktı. Bu da kimdi şimdi?

İçinde garip bir kıpırtı hissetti. Hoşuna gitmeyen, kontrol edemediği bir his Kıskançlık mıydı bu? Yok canım, saçmalık. O sadece Ravenna'nın yanındaki adamın kim olduğunu merak ediyordu.

Derin bir nefes alıp ellerini cebine sokarak ağır adımlarla onlara doğru ilerledi. Ayak seslerini duyunca Ravenna başını kaldırdı ve gözleri büyüdü.

Barlas, hafifçe başını eğerek soğukkanlı bir ifadeyle yanlarına yaklaştı.

“Merhaba, Ravenna.”

Gözleri istemsizce yanındaki çocuğa kaydı. Ravenna hızla toparlanarak yerinden kalktı.

“Sen burada ne yapıyorsun?”

Barlas gözlerini kısmıştı.

“Asıl soru şu Sen burada ne yapıyorsun ve bu adam da kim?”

Yanındaki çocuk hafifçe gülümseyerek ayağa kalktı.

“Merhaba, ben Darel. Ravenna’nın arkadaşıyım.” Elini uzattı.

Barlas bir an duraksadı. Sonra istemeden de olsa elini uzatıp sıktı, ama fazla uzun sürmesine izin vermedi. Gözlerini Darel’den ayırmadan konuştu

“Çok yakın arkadaşsınız sanırım.”

Ravenna hafifçe kaşlarını çattı.

“Evet bir sorun mu vardı?”

Barlas omuz silkerek yüzünü buruşturdu.

“Yok, sorun falan yok. Sadece merak ettim, bu kadar neye gülüyorsunuz Demek Darel çok komik biriymiş.”

Darel hafifçe gülümseyerek Barlas’a döndü.

“Sen şu meşhur gizemli adam olan Barlas sın siz arkadaş mısınız?”

Barlas hızla araya girdi

“Hayır, özel biriyim.”

Ravenna kaşlarını kaldırdı.

“Özel biri mi?”

Barlas gözlerini devirdi.

“Evet, önemli özel biriyim.”

Darel merakla başını salladı.

“Ha, anladım. Özel ve önemli biri.” Hafif bir gülümseme vardı yüzünde.

Barlas, Ravenna’nın ona bakışını yakalayınca hızla konuyu değiştirdi.

“Bak sen, okulda neler yapıyormuşsun. Yeni şeyler öğreniyoruz.”

“Barlas, kıskanıyor musun beni?”

Barlas hemen savunmaya geçti.

“Hayır, niye kıskanayım ki? Sadece şey yani.”

“Ne yani, kıskanıyorsun işte.”

“Ortamı analiz ediyorum.”

Ravenna kahkaha attı.

“Analiz ha? Sen bayağı kıskanç çıktın.”

Barlas kollarını bağlayarak başını çevirdi.

“Ben askerim, Ravenna. Kıskanmak bizim işimiz değil. Biz stratejik düşünüyoruz.”

“Memnun oldum,” dedi Darel.

Barlas başını iki yana salladı ve homurdandı

“Ben değil.”

Hızla Darel’e son bir bakış attı, ardından Ravenna’nın kolundan tutarak uzaklaştı. Arkalarında Darel hafifçe gülerek duruyordu. Ravenna yan gözle ona bakıp gülümsedi.

“Sen çok tatlısın, kıskanıyorsun biliyor musun?”

Barlas hızla kaşlarını çattı.

“Saçmalama. Kıskanç falan değilim.”

Ama yüzündeki belli belirsiz kızarıklık Ravenna’yı daha da çok güldürdü. Barlas, Ravenna’nın gülüşüne göz ucuyla bakıp hızla kafasını çevirdi. Yüzünün kızardığını belli etmek istemiyordu ama Ravenna bunu çoktan fark etmişti.

Biraz ilerlediklerinde, okulun bahçesinde daha tenha bir köşeye vardılar. Barlas kollarını göğsünde bağlayarak Ravenna’ya döndü.

“Kimdi o lavuk da senin dibinde durup seni güldürüyor?”

Ravenna gözlerini devirdi.

“Ne yani, gülemem mi?”

Barlas omuzlarını silkti.

“Tabii ki gülebilirsin. Ama benim tanımadığım adamlara fazla gülmesen iyi olur.”

Ravenna, Barlas’ın ciddiyetine daha fazla dayanamayarak tekrar güldü.

“Allah aşkına, kıskanıyorsun işte! Neden kabul etmiyorsun?”

“Ben kıskanç falan değilim.”

Ravenna kaşlarını kaldırdı.

“Değilsin, inandım tabii.”

Barlas hızla başını salladı.

“Sadece, ne bileyim, dikkatli ol diyorum. Herkes iyi niyetli olmayabilir.”

Ravenna kollarını göğsünde bağladı.

“Tabii tabii, kesinlikle stratejik analiz yapıyorsun. Mesleki deformasyon,” diye sırıtıyordu.

Barlas hafifçe gözlerini kıstı.

“Dalga geçme benle.”

Ravenna ona yanaşıp hafifçe başını eğdi. Darel ise uzaktan hâlâ onlara bakıyordu. Ravenna, Darel’in onları izlediğini fark edince Barlas’ın kıskançlığını biraz daha sınamak için hafifçe el salladı.

Barlas, Ravenna’nın bu hareketini görünce derin bir nefes aldı. Sonra Ravenna’nın bileğinden tutup kendine doğru çekti.

“Tamam, yeter. Dersi boşver, ben seni biraz kaçırıyorum.”

Ravenna şaşkınlıkla güldü.

“Ne, Barlas? Ne yapıyorsun?”

Barlas hafifçe gülümseyerek başını iki yana salladı.

“Seni kaçırıyorum.”

Ve böylece, Ravenna itiraz edemeden, önünde giden adamın peşinden gitmek zorunda kaldı.

Ravenna Barlasın peşinden karargaha geldiğinde, timin tam ortasına düşeceğini bilmiyordu.İçeri adım attığında masanın etrafında oturan iri yarı, sert bakışlı adamları gördü. Önce ürkekçe duraksadı. Ancak birkaç saniye sonra bu adamların birer asker değil, liseli çocuklar gibi birbirleriyle atıştığını fark etti hatta içlerinden üc kişi tanıdıkdı kendi sınıfında duran göktuğ yiğit Pamir den başkası değil

 

 

Bölüm : 25.09.2025 08:39 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...