42. Bölüm

DUYURU

Parvin Ağardan
papatyahikayeleri

Siz değerleri okurlarımı, Karaca: Kül ve Gölge isimli diğer kurguma da davet ediyorum.

İncelemeniz için tanıtımı bırakacağım. Lütfen bir şans verin.

Karaca ve Ceyhun'un hikayesine hepiniz davetlisiniz. Seveceğinizden eminimmmmm :)

 

Ben küldüm. Dokunduğu her şey biraz daha dağılan...

O ise gölgeydi. Nereye gitsem sessizce peşimden gelen...

Kül yanıp bittikten sonra geriye kalandı. Gölge ise hiçbir zaman gitmeyendi.

Ben küldüm.

Bana Karaca dediler ama bu isim hiçbir zaman gerçekten bana ait olmadı. Bir kaybın içinden, başka bir kaybı tutabilmek için verilmişti bu isim bana. Ama bazı isimler insanı iyileştirmez; sadece nereden yakıldığını hatırlatır. Ben yanmıştım. Çok önceden. Çok küçükken. Ve geriye sadece dağılmaya hazır bir kül kalmıştı bende.

Hayatın içinde savrulmayı öğrendim. Tutunmadan, ait olmadan, kimseyi kendime ait sanmadan. Çünkü kül, tutunursa dağılırdı.

Sonra bir adam vardı. O ise gölgeydi.

Ceyhun.

Gölge gibi... sessiz, sabit, hep orada ama asla tam yakına gelmeyen. Ben nereye gidersem gideyim, ışığın bir yerinde mutlaka onu görüyordum. Kaçsam da değişmiyordu; gölge kaçmazdı çünkü. Sadece takip ederdi.

Ben küldüm. O gölgeydi.

Ve bazı hikâyeler, daha başlamadan bile yanmaya mahkûmdur.

 

Bölüm : 12.06.2026 12:21 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...