37. Bölüm

35.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Genç adam, sabah burnuna dolan patates kızartması kokusuyla uyandığında, tüm neşesizliğine rağmen gülümsemeden edememişti. Zira sağlığına dikkat etmek istediği için nadiren yer ama çok da severdi. Kendi kendine mırıldandı.

 

 

” Adiloş yine mükellef bir sofra kurdu anlaşılan. Şimdi de patates kızartıyor.”

 

 

Sonra da yatağında kendini oturur konuma getirip komidinin üstüne bıraktığı telefonuna uzandı. Saat sabah 8 olmak üzereydi. Hemen telefonu komidinin üzerine geri koydu ve ihtiyaçlarını gidermek için yataktan kalkarak banyoya ilerledi. Birkaç dakika içinde kendini suyun rahatlatıcı etkisine bırakmıştı.

 

 

Banyoda işlerini bitirip giyinmek üzere odaya dönmesi yarım saat kadar sürdü. Saçları yine kendi halindeydi.Bavulundan beyaz, kısa kollu bisiklet yaka bir tişört, siyah bir eşofman altı ve yine siyah spor ayakkabılarını çıkarıp giyindi. Gördüğü karışık rüyaların etkisiyle sabah 4 civarı uyanmış, tekrar uykuya dalması epey vakit almıştı. Bu nedenle kendini biraz yorgun hissediyordu.

 

 

“ Annem nasıl acaba? Ben böyle hissediyorsam, onun durumu çok daha zor olmalı. Sonuçta yıllarını birlikte geçirdiği hayat arkadaşını kaybetti.”

 

 

diye düşünerek odasından çıktı ve salona ilerledi. Çok kısa bir süre sonra kapıdan içeri girdiğinde, tam da tahmin ettiği gibi, karşısında mükellef bir kahvaltı sofrası duruyordu. Her zamanki yerine oturup kahvaltılıklardan atıştırarak annesini bekleme başladı.

 

 

 

 

Yeşim Hanım, hazırlanıp salona geldiğinde, oğlunu masa başında görmeyi beklemediği için şaşırmıştı.Gülümsedi.

 

 

” Günaydın oğlum! Erkencisin.”

 

 

Kadın yerine geçerken Rengim’in sesi duyulmuştu.

 

 

” Günaydın! Patates kızartmasının kokusuyla uyandım anne. Saatin 8’e yaklaştığını görünce de hazırlandım.”

 

 

” Anladım canım. Adile sen çok sevdiğin için yaptı herhalde. Umarım dinlenebilmişsindir.”

 

 

Aynı anda salondan içeri Adiloş girmişti. Elindeki patates kızartması dolu kayık tabağı masaya bıraktı, ardından

 

 

“ Günaydın Rengim, sana da günaydın Hanım’ım! Çayları şimdi getiriyorum.”

 

 

deyip gülümseyerek tekrar gözden kayboldu. 1-2 dakika içinde 3’ü masada oturmuş, sessizce kahvaltılıkların tadını çıkarıyorlardı.

 

 

Rengim, bir ara başını kaldırıp annesine baktı. Yeşim Hanım oldukça yorgun görünüyordu. Demek gecesi pek iyi geçmemişti. Birazdan da büyük ihtimalle mezarlığa gitmek için evden çıkacaktı. Hazır buradayken, ona katılsa kadının çok mutlu olacağından hiç şüphesi yoktu. Ancak buna hazır olup olmadığını bilmiyordu. Oraya gitse, ne diyecekti? Mesela

 

“ Baba! Yıllar sonra ben geldim. Cesaretimi anca şimdi toplayabildim.”

 

 

dese, bir işe yarar, babası onu affeder miydi? Diyelim ki affetti, genç adam bunu nasıl bilecekti? Oğlunun yüzünde düşünceli bir ifadeyle ona baktığını fark eden Yeşim Hanım’ın sorusuyla ana döndü.

 

 

” Oğlum çok dalgınsın. Yoksa bana söylemediğin bir sorun mu var?”

 

 

İlk anda ne demesi gerektiğinden emin olamadı. Ancak annesinin bakışlarındaki kararlılığı görünce yutkundu.

 

 

” Sorun yok anne. Sadece seninle babama gidip gitmemek konusunda kararsız kaldım.”

 

 

” Buna bir tek sen karar verebilirsin canım. Ama eğer birlikte gidersek çok sevinirim tabii.”

 

 

Annesinin sözleri tam beklediği gibiydi. Bir kez daha söz aldı.

 

 

” Biliyorum anne. Mesele bu değil ama.”

 

 

Onu duyan Adile Hanım, masadan kalkarak odadaları toplamak üzere gözden kaybolmuştu. Zira onu aileden kabul ettikleri halde, bu konu yalnızca anne- oğulu ilgilendiriyordu. Masada yalnız kaldıklarında Yeşim Hanım’ın yeni sorusu geldi.

 

 

” Peki, mesele ne oğlum?”

 

 

” Mesele, kendimi babama nasıl affettirebileceğimi bilmemem. Bunca yıl sonra oraya gitsem, bir taşla konuşsam sence işe yarar mı?”

 

 

Duyduklarına çok şaşırmıştı Yeşim Hanım. Ona göre Rengim, yıllardır işi yüzünden ailesine pek vakit ayıramıyor olabilirdi. Ama bunun için kendini suçlamasına gerek yoktu.Çok geçmeden düşündüklerini söze döktü.

 

 

” Böyle düşünmekle hata ediyorsun oğlum. Baban ya da benimle yıllardır çok yakın olamamanın nedeni işlerinin yoğunluğu sadece.”

 

 

Genç adam araya girmişti.

 

 

” Evet, haklısın anne. Ancak ben, konserim yüzünden babamın cenazesinde bile bulunamadım.”

 

 

” Biliyorum Rengim’cim ve babanın bunun için seni asla suçlamayacağından eminim ben. İçin bu konuda rahat olsun. Baban her zaman işin kutsallığına inanırdı çünkü. Neyse, şimdi karşılıklı birer kahve içelim istersen? Sen de o sırada düşünür, kararını verirsin. Olmaz mı?”

 

 

Rengim, ergenlik döneminde ne zaman okulda onun için önemli bir etkinlik olsa, babası gelemediği için içten içe Süha Bey’e kızardı. Fakat bunu anne- babasını üzeceği düşüncesiyle onlarla hiç paylaşmamış, hep kendi içinde yaşamıştı. Şimdi söylese annesi yine üzülecekti. Bu nedenle sadece gülümsemekle yetindi.

 

 

” Peki, öyle olsun anne. Yine de söz vermiyorum ama.”

 

 

Yeşim Hanım oğlu gülümseyince az da olsa rahatlamış, ancak Rengim’in ona her şeyi söylemediğini de anlamıştı. Genç adamın yıllardır mezarlığa gitmekten kaçınmasının nedeni, yalnızca işlerinin yoğunluğu değildi. Mutlaka başka bir sebebi daha vardı. Sonunda

 

 

“ Neyse, bu da başka bir zamanın konusu olsun. Bu haldeyken onu daha fazla zorlayamam.”

 

 

diye geçirdi içinden ve Adile Hanım’a seslendi.

 

 

” Bize az şekerli 2 kahve yap lütfen Adile. Şöyle oğlumla karşılıklı içelim bakalım.”

 

 

Bu sözler üzerine sohbetin bittiğini anlayan Adile Hanım, hemen kahveleri hazırlayıp küçük tepsiyi salondaki sehpaya bırakmıştı.

 

 

” Buyurun Hanım’ım, ikinize de afiyet olsun!”

 

 

Kadın çıkar çıkmaz Rengim kahve fincanına uzanarak aldı ve bir yudum içti. Şu an tuhaf bir şekilde Mevsim’in sesini duymaya, onunla konuşmaya ihtiyacı vardı. Fakat bunu nasıl yapacağını, söze nereden başlayacağını bilmiyordu. Sonunda kararını verdi, sehpada duran telefonu eline aldı ve arama geçmişinden genç kadının numarasını bulup kısa bir mesaj yazmaya başladı.

 

 

 

 

1 saat kadar önce kafeye gelen Mevsim, etrafı pırıl pırıl, zencefilli kurabiyeleri de hazır bulunca çok keyiflenmiş, hemen siyah trençkotuyla kırmızı sırt çantasını askıya asıp ellerini yıkadıktan sonra tuzlu kurabiye yapmaya koyulmuştu. Şu andaysa kurabiyeler fırında pişiyor, o ve Yaprak az önce genç kızın elleriyle hazırladığı 2 fincan Türk kahvesinin keyfini çıkarırken, az sonra ilk kez deneyeceği piyano kekin malzemeleri tezgahta hazır bekliyordu.

 

 

Genç kadının bugünki kıyafet tercihi, gri uzun kollu pamuklu gömlek, siyah mini pileli etek, siyah külotlu mus çorap ve yine siyah postalarından yanaydı Saçlarını önce tepede sıkı bir at kuyruğu yapmış, ardından örmüştü. Kahvesinden bir yudum daha aldı, yapacağı kekin adını hatırlayınca Rengim’i düşünüp farkında olmadan gülümsedi. Yaprak birden

 

 

“ Ne oldu Abla’cım?”

 

 

diye sorunca da düşüncelerinden uzaklaşarak konuştu.

 

 

” Yok bir şey canım. Sabah bana yaptığın sürprizi düşündüm sadece. Zencefil kurabiyeler çok lezzetli olmuş gerçekten. Neredeyse benimkileri aratmıyorlar.”

 

 

Genç kız duyduklarına pek inanmamış olsa bile neşeyle karşılık vermişti.

 

 

” Rica ederim Abla, beğenmene sevindim.”

 

 

Aynı anda Mevsim’in telefonundan mesaj bildirim sesi yükseldi. Genç kadın telefonu eline alıp baktığında mesajın Rengim’den geldiğini anlamış ve şaşırmıştı. Zira adam şöyle diyordu.

 

 

“ Günaydın Mevsim! 10 dakika sonra seni arasam, müsait olur musun? Fikrine ihtiyacım var.”

 

 

Neredeyse hiç düşünmeden

 

 

“ Günaydın! Peki, olur.”

 

 

yazıp gönderdi ve kahvesini içmeye devam etti. Oysa dışarıdan ne kadar sakin görünürse görünsün, kalbi gümbür gümbür atıyordu …

 

 

 

 

En uzun günde taptaze bir bölümle herkese merhaba 😌😌😌Umarım YKS sınavına giren tüm arkadaşların sınavı güzel geçmiş, bölümü keyifle okumuşsunuzdur 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklamayı da unutmayın lütfen olur mu🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘Yarın YKS’nin 2. oturumuna katılacak tüm arkadaşlara da başarılar, şans perileri sizlerle olsun 🧚‍♀️🧚‍♀️🧚‍♀️

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 21.06.2025 15:09 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...