43. Bölüm

41.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Arabasını kafenin yakınlarına park eden Başak, ağır adımlarla kafeye doğru yürüyordu. Saat akşam 6 civarıydı. İçinden

 

 

“ Bugünü de atlattım sonunda. Kadın çok huysuz ve inançı biri.Ama ben de pes edip vaz geçecek göz var mı?”

 

 

diye geçirirken kapıyı açarak mekandan içeri girdi.Yaprak, müşterilerle ilgilenmekle meşguldü. Mevsim’se, ortaklıkta görünmediğine göre mutfakta olmalıydı.Genç kıza seslendi.

 

 

” Merhaba güzelim!”

 

 

Onu duyan Yaprak neşeyle

 

 

“ Hoşgeldin Başak Abla! Mevsim Abla mutfakta. Az önce tuzlu kurabiye hazırladı. Şimdi de elmalı crumble yapıyor.”

 

 

demiş, sonra da işine dönmüştü.

 

“ Peki, sana kolay gelsin canım!”

 

 

dedi, ardından mutfağa ilerledi. En fazla 1-2 dakika içinde tezgâhta hamur hazırlayan genç kadın karşısındaydı.

 

 

 

 

Mevsim arkadaşının

 

 

” Kolay gelsin canım! Bakıyorum kafe çok yoğun, ne güzel!”

 

 

diyen keyifli ama yorgun sesi kulaklarına dolduğunda, crumbleın hamurunu bitirmek üzereydi. Gülümseyip konuştu.

 

 

” Hoşgeldin Başak! Şunu fırına vereyim, sonra rahat rahat sohbet ederiz. Olur mu? Merak etme, piyano pastadan bir dilim buzdolabında seni bekliyor.”

 

 

Bu sözler üzerine Başak hemen dolaba ilerleyip kapağını açmış ve pasta tabağını çıkararak küçük tezgâhın üzerine bırakmıştı.Bir yandan da muzip muzip

 

 

” Tamam canım, sen keyfine bak!”

 

 

diyordu. Sonra kendine 1 fincan filtre kahve doldurdu ve kırmızı bar taburesine geçerek pastadan bir parça alıp tadına baktı. Mevsim, o sırada elmaların üstünü hamurla kaplıyor olsa bile, bir gözü arkadaşındaydı. Genç kadının gülümsediğini görünce rahat bir nefes alarak işini bitirdi ve tepsiyi fırına yerleştirdi. 10-15 dakika içinde crumble hazır olurdu.

 

 

Başak, ağzında dağılan pastayla kahveden çok memnun kalmış, bütün yorgunluğu bir anda uçup gidivermişti. Mevsim’in elleri, gerçekten sihirli olmalıydı.

 

 

” Günün nasıldı canım?”

 

 

Arkadaşının sorusuyla düşüncelerinden uzaklaştı.

 

 

” Her zamanki gibi işte, nasıl olsun güzelim? Kadın yine bir süre sorun çıkaracak şey buldu.Ben de onları çözmek için uğraştım.”

 

 

” Yüzüne bakılırsa yorulmuşsun ama sorunları da çözmüşsün.”

 

 

” Tabii ki öyle Mevsim! Sence ben kolay pes eder miyim hiç?”

 

 

” Asla etmezsin!”

 

 

derken, Mevsim kıkırdamıştı. Sakinleşince devam etti.

 

 

” Arda nerede peki?”

 

 

” 1 saat önce konuştuk. Bugün, onların halı saha maç günü. Ayda bir arkadaşlarıyla toplanıp maç yapıyorlar, biliyorsun. Maçları bittiğinde gelip beni buradan alacak. Evde yalnız olmak istemedim bugün.”

 

 

Tek sebebin,” evde yalnız kalmak istememek” olmadığını biliyordu Mevsim. Ancak bunu belli edecek bir şey söylemedi. Sadece

 

 

“ İyi yapmışsın canım. Seni görmek bana hep iyi geliyor. Hem Yaprak da var, daha rahatım yani.”

 

 

diyerek gülümsedi. Başak muzip muzip

 

 

” Bizi boşver de sizin gününüz nasıldı? Meselaaaa, piyanistimiz geldi mi?”

 

 

dediğinde, sohbet yön değiştirmişti.

 

 

” Gördüğün gibi yoğun bir gündü canım. Tüm hazırlıkladıklarım erkenden tükendi, ben de crumble ve tuzlu çubuk yaptım.”

 

 

derken, fırının alarmı çalınca önce crumble tepsisini fırından alarak soğumaya bıraktı, ardından konuşmasını sürdürdü Mevsim.

 

 

” Piyanistimiz değil de, şu Funda Gürbüz ve eşi Tuna uğradı bugün. Hatta sana söyledim mi bilmiyorum ama geçenlerde de genç bir oyuncu grubu geldi.”

 

 

Duydukları sonrasında Başak’ın gözleri heyecanla parlamıştı.

 

“ Ne kadar sakinsin kızım yaaaa! Şu sakinliğin beni öldürecek bir gün. Funda Gürbüz’ün buraya eşiyle birlikte gelmesi harika bir şey! O gelen genç oyuncu grubu da onun ekibindendir belki.”

 

 

diyerek kıkırdadı. Mevsim bir yandan onu dinliyor, bir yandan da sakin sakin crumbleın üzerine pudra şekeri serpiştiriyordu. O sırada Yaprak mutfak kapısında belirdi.

 

 

” Abla 1 porsiyon tuzlu kurabiye, 1 fincan da çay siparişi var!”

 

 

Böylece konuşma kesintiye uğramış, Mevsim hemen

 

 

“ Tamam güzelim!”

 

 

deyip tabağı hazırlamaya koyulmuştu.

 

 

 

 

Genç kadın siparişi hazırlarken, Rengim’le Yeşim Hanım eve dönüş yolculuklarının ilk aşamasında, yani metrodaydılar. Birazdan evlerine en yakın durağa ulaşacak, yolun geri kalanında tıpkı geldikleri gibi taksiye bineceklerdi. Ancak bu kez sabahın aksine, geçirdikleri keyifli gün nedeniyle her ikisinin de yüzü gülüyordu.

 

 

Aradan saatler geçtiğinde, mutfak kapısında beliren kişi elbette Arda’dan başkası değildi. 2 genç kadın da onu gördükleri zaman vaktin nasıl bu kadar çabuk ilerlediğine inanamadılar. Birkaç saniye sonra Başak, düşüncesini söze dökmüştü.

 

 

” Hoşgeldin aşkım! Sohbet ederken vaktin nasıl geçtiğini fark etmedik. Saat neredeyse akşam 8 olmuş. Biz çıkalım istersen.”

 

 

Ardından genç adamı yanağından hafifçe öptü. Arda onun bu hareketi karşısında keyifte gülümseyip karşılık vermekte gecikmemişti.

 

 

” Merhaba canım, sana da merhaba Mevsim! Yüzünüzden gününüzün keyifli geçtiği belli oluyor. Ben de güzel bir gün geçirdim ama çok da yoruldum. Şu an tek istediğim, evimizdeki koltuğa uzanıp film izlemek.”

 

 

Başak onu duyunca

 

 

“ Çok iyi fikir aşkım!”

 

 

dedi, ardından

 

 

“ Hoşçakal güzelim!”

 

 

deyip Mevsim’e sarıldı. Onlar el ele çıkışa yürürken Mevsim arkalarından seslenmişti.

 

 

” Size iyi eğlenceler! Yine gelin, olur mu Arda?”

 

 

Birkaç dakika sonra etrafı toparlamaya başladı.Zira bu saatten sonra mekân sakinleşir, Yaprak da yurda gitmek üzere birazdan çıkardı. Aklından bunlar geçerken genç kızın sesi geldi kulağına.

 

 

” Ben çıkıyorum Abla! Yardıma ihtiyacın var mı?”

 

 

”Yok güzelim, en 1-2 saatte ben de çıkarım.Yarın görüşürüz.”

 

 

diye karşılık verdikten birkaç saniye sonra kafenin kapısı açılıp kapanmış, Yaprak gitmişti. Mutfaktan çıkıp etrafı kolaçan etti. İçeride birkaç müşteri vardı. Onlar da 1 saate kalmaz giderlerdi. Mutfağa dönerek kaldığı yerden toparlamaya devam etti. Bir yandan da

 

 

“ Belki annemi görebilir, onunla sohbet edebilirim biraz.”

 

 

diye düşünüyordu. Ancak bir anda gözlerinin önünde Rengim’in gülen yüzü ve denizleri andıran mavileri belirince afalladı. Yaklaşık 2 ay sonra işine dönüp buralardan gidecek, bir daha kim bilir ne zaman göreceği, hatta belki de hiç görmeyeceği bir adama bu kadar alışmak da neyin nesiydi?

 

 

 

 

Yaklaşık 2 haftalık bir aranın ardından taptaze bir bölümle herkese merhaba 😊😊😊Bölümü sevdiğinizI umuyorum🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklamayı da unutmayın olur mu🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 23.08.2025 15:28 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...