9. Bölüm

7.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Mevsim mutfağa gelir gelmez,tezgâha dayanarak sakinleşmeyi bekledi.Ancak,hiç istememesine rağmen,göz yaşları yanaklarından aşağı süzülmeye başlamıştı.Kendi kendine öfkeyle söylendi.

 

 

”Ne yapıyorsun kızım?İş zamanı,kafede onca insan varken ağlamak da nedir?Hadi bir an önce toparlan.Yoksa insanlara çok ayıp olacak.Hem adam da şaşkındır şimdi.Kim bilir hakkında neler düşünecek?”

 

 

Babasını kaybedeli tam 2 yıl olmuş,ama o buna bir türlü alışamamıştı.Tahsin Bey’i,yoğun iş temposundan fırsat buldukça ettikleri kısa sohbetleri hâlâ çok özlüyordu.

 

 

Fakat dışarıdaki genç adam,onun için “peri kızı”sözünün anlamını nereden bilebilirdi?Henüz onu hiç tanımıyordu ki!Böyle düşünerek,tezgâhın üzerinde duran birkaç bulaşığı sıyırdı ve makineye dizdi.Tüm bunları yaparken ağlamaya devam ettiğinin farkında değildi.

 

 

 

 

Rengim,kızın öyle bir anda kaçarcasına kafenin arka tarafına doğru gözden kaybolmasının şaşkınlığını üzerinden atamamıştı.Tek isteği,güzel sözlerle genç kadını mutlu etmekti.Ama kız yanından ayrılırken gözlerinde mutluluğun aksine üzgün bir ifade vardı.Kısacık bir an

 

 

“Acaba şimdi yanına gitsem beni yanlış mı anlar?”

 

 

diye geçirdi içinden.Sonra da yerinden kalkıp kafenin arkasına doğru ilerledi.Bir yandan da mırıldanıyordu.

 

 

”Ne düşünürse düşünsün?Benim içim onu görmeden rahat etmeyecek!”

 

 

Kısa bir yürüyüşün ardından mutfağın kapısına geldi ve içeri girmeden etrafı incelemeye koyuldu.Kafe kısmı ne kadar renkli döşenmişse,mutfak da bir o kadar sadeydi.Zemin siyah-beyaz yer karolarıyla kaplanmış,duvarlar beyaza boyanmış,mutfak dolaplarındaysa yine beyaz ahşap tercih edilmişti.

 

 

Mutfak tezgâhıyla,giriş kapısının sol tarafında kalan ve duvara siyah demir profiller yardımıyla tutturulan 2.tezgâh açık renk ahşaptandı.Bu küçük tezgâhın önünde 1 sarı,2 de kırmızı yüksek bar taburesi duruyordu.

 

 

Mutfak dolaplarının bulunduğu duvarın bir köşesinde gece mavisi bir buzdolabı vardı.Tezgâhın alt tarafındaki ankastre fırın siyah,bulaşık makinesi ise dolaplar gibi beyazdı.

 

 

Ana tezgâhın bir tarafında büyük bir mikser,diğer tarafında yine büyük ahşap bir mahfazaya dizili bir bıçak seti,kahve ve çay makineleri göze çarpıyor,tavandan yeşilliklerle dolu 2 saksı sarkıyordu.Genç adam bu yeşilliklerin ne olduğunu bilemese de mutfakta kullanılan otlar olduğunu tahmin etti.

 

 

Ancak bu ortama kesinlikle bayılmıştı.

 

 

“Bu kız gerçekten hem çok zevkli,hem de eğlenceli biri.”

 

 

diye düşünerek,tezgâhta kalan son kirli tabağı bulaşık makinesine yerleştiren kızın yanına doğru yürüdü.

 

 

Mevsim,arkasında birden adım sesleri duyunca korkmuş,o korkuyla küçük bir çığlık atmıştı.Bu nedenle genç adam hemen sakin bir tonda konuştu.

 

 

”Sakin ol lütfen,benim!Korkuttuğum için özür dilerim ama merak ettim seni.”

 

 

”Nezaketiniz için çok teşekkür ederim.Ama hiç gerek yoktu,inanın.”

 

 

deyip gülümseye çalışırken,genç kadının sesi kulağa biraz daha sakin geliyordu.Rengim buna rağmen

 

 

“Hayır,bence çok gerek vardı.Ağladığını görebiliyorum ve bu kez bunun sebebi benim.Oysa niyetim,sana güzel bir söz söylemek,seni mutlu etmekti.”

 

 

diye karşılık vermiş,ardından eklemişti.

 

 

”Şimdi benim,dün seni ağlatan şu aptal adamdan ne farkım kaldı?”

 

 

Bunları söylerken aklından,

 

 

“Keşke,o göz yaşlarını parmaklarımla silebilseydim.”

 

 

diye geçiyordu.Ancak tabi ki bunu yapmayacaktı.En azından,kızın o gerçekten aptal adamla arasında nasıl bir ilişki olduğunu çözene kadar.

 

 

Mevsim,genç adamın ona gösterdiği bu ilgi karşısında şaşkındı.

 

 

”Gerçekten,olayın sizin söylediğiniz şeyle bir ilgisi yok.Sadece geçmişi hatırladım ve bu beni üzdü.Ayrıca nereden bileceksiniz?Bu nedenle kendinizi boş yere üzmeyin.İyiyim ben.”

 

 

dedi gülümseyerek.Ancak gülünce ortaya çıkan gamzelerinin genç adamın üzerinde yarattığı etkiyi fark etmemişti.

 

 

Rengim,ne yaptığının farkında bile olmadan,genç kadının her iki yanağındaki çukurları seyre daldı.Daha önce gamzesi olan kızlar görmüştü elbette.Ama bunlar çok başka,Mevsim de çok güzeldi.Onu düşüncelerinden uzaklaştıran bir müşterinin sesi oldu.

 

 

”Bakar mısınız lütfen?”

 

 

Hemen kendini toparlayıp mahçup mahçup konuştu.

 

 

”Sanırım ben içeri gitsem iyi olacak.Sen de müşterinin siparişini götürdükten sonra benim tarçınlı portakallı kahvemi getirirsin.”

 

 

Mevsim,genç adamın aklından geçenleri bilmediği için yalnızca

 

 

”Tamam,ben de zaten işimi bitirdim ve şimdi çok daha iyiyim.”

 

 

demekle yetinmiş ve Rengim’le birlikte mutfaktan çıkmıştı.

 

 

1-2 dakika sonra Rengim masasında kâğıtlara notaları karalamaya devam ediyor,Mevsim’se az önce seslenen müşterinin 1 fincan filtre kahveyle 1 dilim limonlu kekten oluşan siparişini hazırlıyordu.Tabi az önce ağlamış olduğu için hareketleri her zamankiden yavaştı.Müşteri bir kez daha

 

 

“Hanımefendi,siparişimde bir sorun mu var?”

 

 

diye seslenince

 

 

“Geliyorum,gerçekten özür dilerim efendim!”

 

 

deyip,elinde içi müşterinin siparişiyle dolu küçük bir tepsiyle mutfaktan çıktı.Neyseki kadın

 

 

“Anlıyorum sorun değil.Bazen hepimiz dalgın olabiliyoruz.”

 

 

diyerek gülümsemiş,olayı büyütmemişti.

 

 

”Anlayışınız için sağ olun!”

 

 

dedi,tepsiyi masaya bıraktı ve bu kez şu gizemli adamın siparişini hazırlamak üzere mutfağa döndü.Sırtı Rengim’e dönük olduğundan genç adamın onu izlediğinden habersizdi.

 

 

Rengim,kendi haline hayret ediyordu.Normalde çalışırken öyle işine yoğunlaşırdı ki,çevrede olup bitenden haberi olmazdı.Ama bu kez hem notaları kâğıda geçiriyor,hem ara ara genç kadının ne yaptığına bakıyordu.Şu an etrafta olmadığına göre mutfakta onun siparişini hazırlamakla meşgul olduğundan emindi.

 

 

“Böyle tek başına her şeye yetişmek,onu çok yoruyordur kesin.Gördüğüm kadarıyla bir yardımcısı da yok.”

 

 

diye düşünürken,ona nasıl yardım edeceğini de bulmuştu.Akşama kadar burada sonatı kâğıda geçirmeye devam edecek,akşam kafe kapandığında,genç kadına mutfağı toparlamasında yardımcı olacaktı.Ama önce onu buna ikna etmeliydi.

 

 

Mevsim,buzluktan aldığı filtre kahveli buz küplerinden yüksek ve oldukça büyük bir bardağa bolca koymuş,üzerine soğuk filtre kahveyle sıktığı çeyrek portakalın suyunu eklemiş,ardından bir dilim portakalı karışımın üzerine bırakmıştı.İki tarçın çubuğunu elinde ısıttı ve onları bardağın iki yanına dik olarak batırdı.Bir tutam toz tarçını karışımın üzerine serptiştirdiğinde kahve hazırdı.

 

 

Bardaği küçük,uçuk mavi bir porselen tabağa,tabağı da yine küçük,beyaz ahşaptan yuvarlak bir tepsiye yerleştirdi Ardından mutfaktan çıkıp genç adamın masasına adımladı.Rengim,bu kez onun bir şey demesine gerek kalmadan kızın geldiğini görmüş,

 

 

”Teşekkür ederim.”

 

 

diyerek gülümsemişti.Mevsim

 

 

“Bence tatmadan teşekkür etmeyin,belki de tadı sizin bildiğiniz gibi değildir.”

 

 

dedi ve tepsiyi masaya koydu tıpkı adam gibi gülümseyerek.

 

 

Genç adam hemen masada duran zencefilli kurabiye tabağına uzanmış,bir tane kurabiye alarak ısırmış,ardından kahveden bir yudum tatmıştı.Tüm bunlar olurken tepkisini merak eden genç kadın yanında,ayakta duruyordu.

 

 

Ağzında dağılan kurabiye,damağında harika bir tat bırakmıştı.Kahve de daha önce içtikleri gibi çok lezzetliydi.Mevsim

 

 

“Galiba sevdi!”

 

 

diye düşünürken,biraz daha bu anın tadını çıkardı ve konuştu.

 

 

”Hımmmm,bu kadar lezzetli olduklarını bilsem,kurabiyelerden daha dün tadardım.Kahve de gerçekten mükemmel.”

 

 

Genç kadın şimdi rahat bir nefes almıştı.

 

 

”Sevindim,size afiyet olsun!Ben artık diğer masalarla ilgileneyim.Bir şey gerekirse seslenirsiniz.”

 

 

deyip,genç adamın yanından ayrılacağı sırada Rengim’in dilinden dökülen sözcükler onu adeta olduğu yere mıhladı.

 

 

”Ben kendimi sana nasıl affettirebileceğimi buldum.Bu akşam kafe kapandıktan sonra sana mutfağı toparlamanda yardım etmek istiyorum.Lütfen,kabul et olur mu?Yoksa seni üzdüğüm,ağlattığım için,içim hiç rahat etmeyecek!”

 

 

 

 

Herkese yaklaşık 1 haftalık bir aradan sonra taptaze bir bölümle iyi akşamlar 😀😀😀Umarım keyifle okuduğunuz bir bölüm olmuştur 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza dokunmayı da unutmayın olur mu🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️öpücükler 😘😘 😘

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 28.12.2024 17:38 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...