47. Bölüm

45.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

“Merhaba hanımlar! Nasılsınız bakalım?”

 

 

diyen neşeli ses kulağına dolduğunda, Mevsim, bakışlarını Funda’dan çekerek sesin geldiği yöne çevirdi. Rengim’i beklemediği bir zamanda karşısında görmek onu hem mutlu etmiş, hem de şaşırtmıştı. Gülümsedi.

 

 

” Aaaa! Hoşgeldiniz Rengim Bey. Sizi görmek ne güzel. Beklemiyordum doğrusu. Umarım yolculuğunuz iyi geçmiştir?”

 

 

” Hoşbuldum Mevsim Hanım. Yolculuğum gayet rahattı. Sorduğunuz için teşekkürler. Veeee biraz daha kalmayı ben de çok isterdim. Ama yarın bir dergi çekimim olduğu için erken dönmek zorunda kaldım.”

 

 

” Hımmmm, anlıyorum. İş tabi ki önemli. Nasılsa ilk fırsatta yine annenizi görmeye gidersiniz. Yolculuğunuzun iyi geçmesine de sevindim.”

 

 

” Haklısınız. Annem duruma biraz üzülse bile, işime olan düşkünlüğümü iyi bilir. Yani sorun yok.”

 

 

derken, genç adamın yüzüne muzip bir gülümseme hakimdi. Saniyeler sonra ekledi.

 

 

” Eeee. görüşmeyeli siz neler yaptınız?”

 

 

” Yaprak’la birlikte yoğun ama keyifli bir haftasonu geçirdik. Şimdi de Funda Hanım’la ilgileniyordum. Kendisi az önce geldi de!”

 

 

O ana kadar yüzünde Rengim’inkine benzer muzip bir gülümsemeyle ikiliyi dinleyen Funda’nın sohbete dahil olma vakti gelmişti.

 

 

” Hoşgeldin Rengim! Bakıyorum da keyfin çok yerinde. Öyleyse Yeşim Abla iyi olmalı?”

 

 

” Hoşbuldum Funda! Annem iyi, evet. Hem Tuna’ya hem sana çok selamı var. Size de tekrar teşekkürlerini iletmemi istedi Mevsim Hanım.”

 

 

Onu duyan Funda

 

 

” Bu çok güzel bir haber Rengim! Keşke en kısa sürede buraya gelse ve karşılıklı bir sohbet etsek? Yeşim Abla’nın o keyifli sohbetini özledim.”

 

 

diye karşılık vermiş, Mevsim’se

 

 

” Rica ederim Rengim Bey. Beğenmesine çok sevindim.”

 

 

diyerek mahçup bir ifadeyle gülümsemişti. Genç adam hemen Funda’nın karşısındaki sandalyeye oturup konuştu.

 

 

” Mevsim Hanım, ben bir dilim kekle bir fincan kahve rica ediyorum. Daha sonra Funda’yla sohbetinize kaldığınız yerden devam edersiniz.”

 

 

Böylece konuşmanın yönü değişmiş oluyordu. Mevsim çabucak yerinden kalkarak

 

 

“ Tamam, ben birazdan istediklerinizi getiririm.”

 

 

dedi, ardından onları masada yalnız bırakarak mutfağa doğru ilerledi. Kısa sürede elinde içi genç adamın siparişleriyle dolu küçük, yuvarlak beyaz ahşap bir tepsiyle masaya geri döndüğünde Funda, Rengim’e bir şeyler anlatmakla meşguldü. Bu nedenle

 

 

“ Buyurun, afiyet olsun!”

 

 

demekle yetinip masadan ayrılmaya karar verdi. Ancak Funda ona engel olmuştu.

 

 

” Bir saniye Mevsim Hanım! Gitmeyin lütfen. Eğer biraz vaktiniz varsa sizinle bir şey konuşmak istiyorum. Rengim’e de bundan bahsediyordum zaten.”

 

 

Bunun üzerine etrafına birkaç saniye göz gezdirdi genç kadın. Kafenin nispeten sakinleştiğini fark edince de masadaki 2 boş sandalyeden birinde yerini aldı.

 

 

” Buyurun, sizi dinliyorum Funda Hanım?”

 

 

Çayından bir yudum alan Funda hemen söze başlamıştı.

 

 

” Bu haftasonu çektiğim dizinin ilk sezonu bitecek.Düşündüm ki, arkadaşlarla sette küçük bir parti yapmak hepimize iyi gelir. Yeni sezon öncesi deşarj oluruz.”

 

 

” Çok iyi düşünmüşsünüz Funda Hanım. Benden istediğiniz tam olarak nedir, size nasıl yardımcı olabilirim?”

 

 

diye sorarken, gözleri mutluluktan ışıl ışıldı genç kadının. Onun bu hali karşısında Funda hiç bekletmeden şöyle karşılık verdi.

 

 

” Partide ikram edilecek tüm yiyecek ve içecekleri sizin hazırlamanızı istiyorum. Bu akşam düşünür, bana kararınızı bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca kararınız olumlu olur umarım. Zira arkadaşlar buraya geldiklerinde hem yiyecek, hem de içeceklere bayılmışlar.”

 

 

Teklif çok güzeldi de, işleri giderek yoğunlaşmaya başladığı için yetiştirebileceğinden emin olamıyordu Mevsim. Sonunda yutkunarak boğazını temizleyip aklından geçenleri söze döktü.

 

 

” Teklifiniz benimki gibi küçük bir kafe için kesinlikle çok cazip. Ancak şu ara işlerim biraz yoğunlaşmaya başladı. Bu nedenle yetiştirebilir miyim bilmiyorum. Ne de olsa sadece 3 ay önce açılmış yeni bir kafeyiz ve yarı zamanlı çalışan tek bir yardımcım var. O da henüz benim mezun olduğum okulda öğrenci. Size mahçup olmak istemem.”

 

 

Funda, onun dediklerine gülümsemişti.

 

 

 

” Sizi çok iyi anlıyorum Mevsim Hanım. Yine de kesin kararınızı vermeden önce biraz daha düşünün derim.İnsan bir yerden başlamalı, öyle değil mi?”

 

 

Aynı anda sessizce onları dinleyen Rengim araya girdi.

 

 

” Funda haklı Mevsim. Yaprak’la birlikte bu işin altından kalkacağınızdan benim hiç şüphem yok. Hem insanlar senin o birbirinden lezzetli kekle kurabiyelerinden mahrum kalmamalılar. Elinin lezzeti gerçekten çok iyi.”

 

 

Genç adam Mevsim’in teklifi kabul etmesini öyle çok istiyordu ki, o heyecanla oynadıkları küçük oyunu unutmuş, ona yine “sen”demişti. Konuşması bittiğinde yaptığını fark ederek bakışlarını genç kadına çevirdi. Durumdan rahatsız olmuşa benzemiyordu. Rahat bir nefes aldı. Bu sırada Mevsim düşünmeye devam ettiğinden masaya sessizlik hakimdi. Aradan 1 ya da 2 dakika geçtiğinde kararını veren genç kadının sesi duyuldu.Yüzünde hafif bir tebessüm vardı.

 

 

” Az önce de söyledim, teklifiniz gerçekten harika. Ama bir sorun çıkmasından ve size mahçup olmaktan çok çekiniyorum.”

 

 

Genç kadının soluklanmak için durmasını fırsat bilen Funda gülümseyerek hemen araya girmişti.

 

 

” Beni mahçup edeceğinizi düşünmenize hiç gerek yok. Çünkü, işinizi çok severek yaptığınız her halinizden belli oluyor. Ayrıca dediğim gibi, insan bir yerden başlamalı.”

 

 

” Evet, bir yerden başlamak gerektiği konusunda haklısınız, hem de çok. Peki öyleyse, kabul ediyorum. Siz müsait olduğunuzda yiyecek ve içecek tercihlerinizi bana mesaj atarsanız.”

 

 

derken, Mevsim’in ses tonu kulağa çok keyifli geliyordu. Elbette biraz zorlanacaktı. Ancak önünde koskoca 3 gün daha vardı ve eğer Yaprak’la iyi bir iş bölümü yaparlarsa halledebilirlerdi. Onun aklından bunlar geçe dursun, Funda’yla Rengim’in yüzlerine çoktan keyifli bir gülümseme yayılmıştı bile. Saniyeler sonra çayından son bir yudum alan Funda konuştu.

 

 

” Bugün yediğim havuçlu kekiniz çok güzeldi. Ondan yapabilirsiniz meselâ. 1-2 çeşit tuzlu kurabiye ya da poğaça da hiç fena olmaz.”

 

 

Genç kadın cümlesini bitirir bitirmez Rengim yeniden sohbete dahil olmuştu.

 

 

” Geçenlerde burada yediğim elmalı crumble’ı da çok seveceklerdir bence.”

 

 

” Tamam Rengim, sen beğendiysen olur tabii! Neyse, ben artık gideyim. Biraz dinlensem iyi olacak.”

 

 

deyip neşeyle gülümsedi. Ardından yerinden kalkarak ekledi Funda.

 

 

” İçecek olarak da kahve, çay ve birkaç çeşit soğuk meyve suyu olsa yeter. Gazlı içecekleri sevmiyorum.”

 

 

Aradan en fazla 10 dakika geçtiğinde, Rengim ve Mevsim’le vedalaşmış, arabasıyla eve doğru yol alırken, aklına sohbet boyunca Rengim’in Mevsim’e hayranlıkla baktığı görüntüler gelince kendi kendine gülümsemeden edemedi Funda. Zira genç adam henüz farkında olmasa bile gerçek aşk, adım adım ona yaklaşıyordu …

 

 

 

 

Ara tatil bitmek üzereyken Rengim ve Mevsim’le hepinize merhaba 😀😀😀Umarım tatiliniz güzel geçmiş, bölümü keyifle okumuşsunuzdur 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklamayı da unutmayın olur mu🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

Bölüm : 14.11.2025 14:56 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...