44. Bölüm

42.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Anne- oğul eve geldikleri sırada, Adile Hanım yemek hazırlamak yerine mutfakta çay demliyordu. Zira bugün şehir merkezinde vakit geçirdiklerinden tek lokma yiyecek halleri olmadığını tahmin etmek onun için hiç zor değildi. Rengim ellerini yıkayıp üzerini rahat bir şeylerle değiştirmek üzere odasına giderken mutfaktan çıkıp konuştu.

 

 

” Çayı demledim Yeşim Hanım. Siz Rengim oğlumla üstünüzü başınızı bir değiştirin, dünkü un kurabiyelerinden bir tabak hazırlar, çayla birlikte salona getiririm ben.”

 

 

Yeşim Hanım bu sözlere

 

 

” Tamam Adile, teşekkür ederim. Hem Rengim, hem de ben çok tokuz zaten. Ama çay iyi olur. Yalnız sen de salonda bizimle kal bu akşam. Öyle hemen odana çekilme.”

 

 

diye karşılık verdikten sonra odasından içeri girmişti. Adile Hanım onu duyunca keyifle gülümseyip işine döndü.

 

 

 

 

Genç adam ihtiyaçlarını giderip üzerine rahat bir şeyler giyerken, bir yandan da geçirdiği günü düşünüyordu. Güne hüzünle başlamış, keyifli geçen bir yemek ve iç huzuruyla tamamlamıştı.

 

“ Acaba şu an Mevsim nasıl, ne yapıyor? Onunla mutlaka konuşmalıyım ama annemi de bekletmek olmaz şimdi.”

 

 

diye içinden geçirerek odasından çıktı, salona doğru ilerledi. Salondan içeri girdiği sırada annesi ondan önce davranmış, çayını yudumluyordu. Gülümseyip

 

 

“ Afiyet olsun anne!”

 

 

dedi, ardından annesinin karşısındaki koltuğa oturdu. Onun sesini duyan Adile Hanım’ın tam önünde duran küçük sehpaya çayını bırakması çok sürmemişti.

 

 

” Sağol canım, sana da afiyet olsun!”

 

 

deyip kurabiyesinden bir parça ısırdı Yeşim Hanım. Rengim getireli neredeyse 2 gün olduğu halde, kurabiye hâlâ taptazeydi. Doğrusu bu kadar lezzetli ve taze kurabiyeler hazırlayan şu kızı çok merak etmişti. Ama bu gün konuyu yine ona getirip oğlunu zorlamasına hiç gerek yoktu. O sırada annesinin zihninden geçenlerden habersiz çayını yudumlayan genç adamın muzip sesi duyuldu.

 

 

” Annem de güzel çay yapar Adiloş ama senin çayının lezzeti çok başka gerçekten. Ellerine sağlık!”

 

 

Yüzünde de haylaz bir gülümseme vardı.

 

 

” Ne demek oğlum? Afiyet olsun! Sen bugün karnını dönerle bir güzel doyurmuşsundur? E dönerin üstüne çay iyi gider diye düşündüm.”

 

 

derken, Adile Hanım’ın gözleri mutluluktan pırıl pırıl parlamıştı. Zira Rengim, oğlu gibiydi. Sohbetin yönünü değiştiren Yeşim Hanım oldu.

 

 

” İşlerin şu ara yoğun, tahmin edebiliyorum ama keşke 1-2 gün daha bizle kalsan canım.”

 

 

” Bunu ben de çok isterdim. Ancak yarın dönmem lazım anne, üzgünüm. Ertesi gün bir dergi çekimim var maalesef.”

 

 

Cevap, 2 kadını da üzmüştü. Fakat şaşırdıkları söylenemezdi. Ne de olsa konser maratonunun başlamasına 2 aydan az bir süre kalmıştı. Bu nedenle Adile Hanım başını aşağı yukarı sallamakla yetindi. Yeşim Hanım’sa şöyle dedi.

 

 

” Anladım canım. Öyleyse yapacak bir şey yok. Umarım dergi çekiminde bir sorun çıkmaz. Bu arada geçen gün yaptığın radyo röportajı çok güzeldi.İkimiz de çok beğendik, değil mi Adile?”

 

 

Böylece onu duyan Adile Hanım, bir kez daha sohbete dahil olmuştu.

 

 

” Evet öyle Rengim oğlum. Hem sorular, hem de cevaplar annenin dediği gibi çok güzeldi.”

 

 

” Bunu sizden duyduğuma çok memnun oldum hanımlar!”

 

 

diyerek keyifle gülümsedi. Ardından çayını bitirdi Rengim. O sırada Adile Hanım araya girmişti.

 

 

“ Başka bir ihtiyacınız yoksa, ben mutfağı şöyle bir toparlayıp odama çekileceğim Yeşim Hanım.”

 

 

Bir yandan da yerinden kalkmış, mutfağa doğru yürüyordu. Yeşim Hanım arkasından seslendi.

 

 

” Tamam Adile, ben de birazdan dinlenmek üzere odama geçerim.”

 

 

Bu durumda genç adam da odasına gitse fena olmazdı. Belki biraz kitap okur, ya da Mevsim’le konuşurdu. Çok geçmeden alından geçeni söze döktü.

 

 

” Öyleyse ikinize de iyi geceler annecim! Hiç fark etmedim ama saat epey ilerlemiş. Ben de dinlesem iyi olur. Yârın kahvaltıda görüşürüz.”

 

 

Sonra da koltuktan kalkarak salon kapısına adımladı. Odasının kapısından içeri girerken kulağına çalınan 2 kadının bir ağızdan kurduğu şu cümlelerdi.

 

 

” İyi geceler Rengim oğlum!”

 

 

” İyi geceler canım!”

 

 

En fazla 10-15 dakikada tüm gece rutinleri bitirip yatağına uzandı genç adam. Elinde kitabı vardı.

 

 

 

 

Mevsim, her şeyi son bir kez kontrol ederek kafeden çıktığında, saat gece 10’a yaklaşıyordu.15 dakika süren kısa bir yürüyüşün ardından ana kapıdaki gece görevlisine neşeli bir tonda

 

 

“ İyi geceler!”

 

 

deyip siteden içeri girdi ve dairelerinin bulunduğu bloğa doğru yürüdü.Keyfi yerindeydi. Zira annesi henüz uyumuş olamazdı. Yani, kısa bir sohbet edebilirlerdi. Aklından bunlar geçerken blok kapısı görününce, birkaç basamağı tırmanarak kapıyı kartla açtı, asansöre binip oturdukları kata çıktı.

 

 

Anahtarla daire kapısını açtığında salon tarafından televizyonun sesi geliyordu.Kendine engel olamayıp kıkırdadı ve odasına girdi. 10 dakika sonra salonda, annesinin yanındaydı. Esma Hanım yine televizyondaki filme dalmıştı.Sessiz adımlarla yanına ilerledi,

 

 

“ İyi geceler! Ben geldim annecim!”

 

 

diyerek kadını yanağından öptü. Esma Hanım muzip muzip karşılık vermekte gecikmemişti.

 

 

” Hoşgeldin güzelim, iyi geceler! Bu gece biraz erken gelmen ne hoş.”

 

 

Ardından ekledi.

 

 

” Günün nasıldı bakalım?”

 

 

” Yoğun ve keyifli. Yaprak gün boyu benimle olunca öyle çok yorulmadım.”

 

 

” Sevindim güzelim. Şu bahsettiğin genç sanatçı grubu tekrar geldi mi peki?”

 

 

” Yok, bugün onlar gelmedi de, Funda Gürbüz’ le eşi Tuna uğradı.”

 

 

Bu haber, Esma Hanım’ı çok mutlu etmişti. Funda Hanım’ın halk tarafından ne kadar sevdiğini iyi bilirdi zira. Dayanamadı

 

 

” İşte bu gerçekten harika bir haber canım! İşlerin tahmin ettiğimizden daha çabuk açılacak gibi görünüyor. Berk’ten ayrılman, sana şans mı getirdi nedir?”

 

 

diyerek, muzipçe göz kırptı. Bu hareketi Mevsim’i kahkahalara boğmuştu. Biraz sakinleşince konuştu genç kadın.

 

 

” Bilmem ki annecim, belki de! Ha bu arada Arda’yla Başak da uğradı bu akşam.”

 

 

Aynı anda telefonundan mesaj sesi gelmişti. Hemen çantasından çıkarıp baktı. Mesajın Rengim’den geldiğini anlayınca da şaşırarak ekledi.

 

 

” Annecim, sohbetimize kahvaltıda devam etsek olur mu?”

 

 

Oysa Esma Hanım duyduklarına hiç şaşırmamıştı. Bu yüzden sadece

 

 

“ Tabii, canım.Sen keyfine bak! Başak’a da selam söyle.”

 

 

demekle yetindi. Zira mesajın Başak’tan geldiğini sanıyordu. Mevsim hemen

 

 

“ Anlayışın için sağ ol annecim! Söylerim tabii. Tekrar iyi geceler!”

 

 

demiş, ardından salondan çıkıp odasına ilerlemişti. Ancak kalbinin heyecanla küt küt atmasından hiç memnun değildi.

 

 

” İyi ki annem bir şey anlamadı da mesajın Başak’tan geldiğini sandı.”

 

 

diye mırıldanarak üzerine pijamalarını giydi ve yatağına uzandı. Az sonra kendini tutamayıp genç adamın mesajına kısa bir karşılık yazmış, merakla gelecek cevabı beklemeye başlamıştı…

 

 

 

 

Yaklaşık 10 günlük bir aradan sonra taptaze bir bölümle merhaba 😀😀😀Umarım bölümden keyif almışsınızdır🙏🙏🙏Bol bol yorum yapıp yıldıza dokunmayı da unutmayın olur mu🙈🙈🙈Gerçi yeni güncellemede insanın oy verip vermediğini anlaması biraz zor 🥺🥺🥺En kısa sürede düzelmesi dileğiyle 🙏🙏🙏Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 31.08.2025 15:48 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...