
Üzerine siyah pamuklu gömlek, siyah normal kesim yüksek bel kot pantolon ve yine siyah postallarını giymiş genç kadını baştan ayağa beğeniyle süzdü Rengim. Boynuna sardığı yeşil pembe fuları fark edince de yüzüne mutlu bir gülümseme yayılmasına engel olamadan kendine bir masa bulup oturdu. Mevsim birazdan yanına gelirdi.
Tezgâhın üzerinde duran cam kapaklı kaplara göz gezdirip, biraz tuzlu çubukla bir dilim limonlu kek yemeğe karar verdiğinde, genç kadının sesi duyulmuştu.
“ Hoşgeldiniz Rengim Bey! Size ne getireyim?”
Yüzünde küçük bir gülümseme vardı. Rengim, soruyu neşeyle şöyle cevapladı.
” 1 porsiyon tuzlu çubuk ve 1 dilim limonlu kek iyi olur. Oldukça açım.Yanında da şöyle ince belli bardakta çay istiyorum.”
Ardından derin bir nefes alarak ekledi.
” Fular, tahmin ettiğim de çok yakışmış. Takman beni çok mutlu etti inan.”
” Tamam, birazdan istediklerini getiririm. Fulara gelirsek, gerçekten çok zevkli birisin. Büyük bir keyifle kullanacağımdan hiç şüphen olmasın.”
diyerek mutfağa doğru yürüdüğünde, yine ona “sen” diye hitap ettiğinin farkında değildi Mevsim. Genç adam kadından duyduğu güzel sözlerin etkisiyle keyifle gülümsedi. Sonra da sırt çantasından nota kağıtlarını ve kalemini çıkarıp masaya koydu.Artık çalışmak için hazırdı. Ancak birden kalp atışları hızlanmaya başlayınca biraz telaşlandı. Sabah spor yaptığı için durumu önemsememişti. Ama şimdi her şey farklıydı.Kendi kendine fısıldadı.
” Durup dururken ne oldu şimdi?”
Birkaç saniye sonra aklından
“ Kızın güzelliği beni heyecanlandırdı sanırım.”
düşüncesi geçmiş, yüzünde haylaz bir gülümseme eşliğinde notaları kağıda dökmeye başlamıştı.
Mevsim’in siparişi hazırlayıp genç adamın yanına dönmesi fazla sürmedi. Fakat Rengim çok dalgın görünüyordu. Hâlâ içeride dolu 1-2 masa olduğu için
“ Buyurun Rengim Bey! Çok dalgınsınız.”
diye seslenerek içi siparişle dolu küçük, beyaz tepsiyi masaya bıraktı. Genç adam ancak o zaman başını notalardan kaldırıp yüzüne bakmış ve gülümseyerek teşekkür etmişti. Buna rağmen bakışları her zamankinin aksine hem düşünceli, hem de yorgundu. Onun neden böyle göründüğünü merak etti Mevsim. Yoksa rahatsız mıydı? Tam soracağı sırada bir müşterinin gelmesi için kendisine işaret ettiğini fark edince
“ Afiyet olsun! Yine gelirim ben. Size iyi çalışmalar!”
diyerek yanından ayrıldı. Bunun üzerine Rengim tekrar teşekkür etmiş ve çayını yudumlamaya koyulmuştu. Bir yandan da tuzlu çubuklardan atıştırıp sonat üzerinde çalışıyordu.
Genç kadın yüzünde yorgun ama mutlu bir gülümsemeyle mutfağı gözden geçirirken, saat yine akşam 10’a yaklaşmıştı. Mutfaktan çıkarak kafe kısmına adımladı. Kalan son 2 müşteri de birazdan gidecekmiş gibi görünüyorlardı. Etrafsa oldukça derli toplu sayılırdı. Rengim’in hâlâ aynı pozisyonda çalıştığını gördüğünde,
“ Çok disiplinli biri. Her yeri tutulmuş olmalı.”
diye düşünmeden edemedi. Aynı anda genç adam ona baktığını hissetmişçesine başını Mevsim’e doğru çevirmiş, böylece bakışları kesişmişti. Bu kez
“ Ne tuhaf! Ona baktığımı hissetti mi yoksa?”
düşüncesi geçti aklından.Sonra da az önce kendisine işaret eden müşterinin masasına doğru yürüdü.
Aradan en fazla 10-15 dakika geçtiğinde, son müşteriler de hesaplarını ödeyip, bolca bahşiş bırakarak mekândan ayrılmışlardı.
Rengim durumu fark etti ve tutulan kaslarını esnetip yerinden kalkarak mutfağa geçti. Bu saatler, artık onun en sevdiği saatlerdi zira. Genç kadın raflara bakınıyor, bir yandan da önündeki kâğıda notlar alıyordu. Hiç sesini çıkarmadan kahve makinesini temizlemeye başladı genç adam. İşi biter bitmez de yönünü çay makinesine çevirdi. Yine de bir gözü hep Mevsim’in üstündeydi.
Böylelikle yaklaşık 1,5 saat süren ortak bir çalışma sonucunda mutfakta yine her şey bir düzene girdi. Birkaç saniye sonra da Mevsim’in rahatlamış sesi duyuldu.
” Doğrusu ikimiz çok başarılı bir ekip olduk. Çok teşekkür ederim Rengim.”
” Rica ederim. Seninle çalışmak gerçekten çok hoşuma gidiyor. Yoğun tempomdan sonra rahatladığımı hissediyorum.”
” Bunu duymak çok güzel! Neyse, bugün ikimiz de yoğunduk. Bu yüzden masana uğrayamadım. Ama röportaj nasıl geçti merak ediyorum.”
” Önemli değil. Röportaj da her zamanki gibiydi. Kadın önce işimle ilgili sorular sordu. Ardından konuyu ne yapıp edip özel hayatıma getirmeyi başardı.”
Mevsim, duyduklarına şaşırmamıştı. Ünlü insanların özel hayatlarının merak edilmesi normaldi. Gülümsedi.
” E yani, ünlü olunca bunda şaşılacak bir şey yok.”
Oysa Rengim’in soruya verdiği cevabı çok merak ediyordu. Bu yüzden adam sanki bunu anlamış gibi birden
“ Hayatımda şu an için biri olmadığını söyledim. Pek inanmadı, hatta beni sıkıştırmaya çalıştı.”
deyince, kaşları şaşkınlıkla havalandı. Onun bu halini gören Rengim’in bakışları merakla dolmuştu. Çok geçmeden de sordu genç adam.
” Neden bu kadar şaşkınsın Mevsim?”
Bir an düşündü genç kadın.
“ Tam şu an aklımdan geçenin cevabını verdin de ona şaşırdım.”
dese, herhalde olmazdı. Bu nedenle konuyu değiştirmeyi tercih etti.
” Sana öyle gelmiş. Hadi, çıkalım artık.”
Ardından giyindi. Rengim bir şey demeden onun gibi eşyalarını alarak hazırlanmakla yetinmişti. Birkaç dakika sonra kafeyi kapatıp kızın evine doğru yürümeye başladıklarında ilk konuşan genç adam oldu.
” Yaprak şu set partisi haberini nasıl karşıladı?”
Mevsim, konunun tekrar işe dönmesine çok sevinmişti.
” Çok mutlu oldu elbette.”
diye söze başladı, ardından biraz düşünüp devam etti.
” Ya ben Funda Hanım’la konuşurken, o heyecanla numarasını almayı unuttum. Senden alsam sorun olmaz değil mi? Ona sormak istediklerim var. Bugün malzemeleri şöyle bir gözden geçirdim aslında. Ama tam olarak kaç kişilik bir parti olacağını bilmeden eksiklerden emin olamıyorum.”
Onu duyan genç adam hemen
“ Tabii, olur. Şimdi mesaj atarım sana. Yarın konuşursunuz.”
deyip, telefonunu cebinden alarak Funda’nın numarasını genç kadına göndermiş, o da teşekkür edip numarayı hızlıca rehberine kaydetmişti.
Tüm bunlar olurken zaman yerinde durmuyordu tabi. Eve varmak üzereydiler ve Rengim’in bakışları hâlâ çok yorgundu. Genç kadın birkaç saniye
“ Neden bu seni bu kadar ilgilendiriyor ki?”
düşüncesinin zihnini işgal etmesine engel olamadı. Ancak sonra böyle düşünmesinin yanlış olduğuna karar verdi. Ne de olsa tam 10 gündür birlikte çok fazla vakit geçiriyorlardı.Bu nedenle farkında olmadan aralarında bir bağ kurulmuş, hatta arkadaş olmuşlardı. Genç adamın soru dolu bakışlarıyla düşüncelerinden uzaklaşıp konuştu.
” Bugün masana siparişini getirdiğim sırada çok yorgun görünüyordun. Şimdi de öyle görünüyorsun. Bir sorun mu var?”
Onun dikkatine hayran kalan Rengim’in karşılığı gecikmemişti.
” Yoooo, bir sorun yok. Yani, önemli bir şey olduğunu sanmıyorum. Sadece bir ara kalp atışlarım hızlandı. E bu da insanın karşısında senin kadar güzel bir kadın varken çok normal.”
Bir yandan da muzipçe göz kırpıyordu. Ama Mevsim ciddi bir ses tonuyla
” Dalga geçme lütfen! Kalp bu yani, şakaya gelmez.”
derken, gözleri dolu doluydu.Aklına babasının küçük bir öksürükle başlayan hastalık süreci gelmişti. Böylece yine yanlış bir söylediğini anladı genç adam. Ve hemen gülümsedi.
” Tamam, şu konser serisi bir bitsin, doktora gideceğim. Sen merak etme.”
Aradan en fazla 1-2 dakika geçtiğinde, birbirlerine iyi geceler dileyip vedalaşmışlardı.
Mevsim, odasındaki küçük banyoda işini çabucak bitirerek uyumak üzere yatağına uzandı. Ancak aklı yine Rengim’le meşguldü. Zira şu kalp ritmi meselesi hiç hoşuna gitmemişti. Buna rağmen, genç adamın muzipçe göz kırpıp söylediklerini hatırlayınca gülümsedi.Adam onu beğeniyordu demek. Ama bu neden hoşuna gitmişti ki? Yani sırası mıydı? Kendi kendine mırıldandı.
” Hadi, uyu artık kızım! Düşünme daha fazla. Yarın ve daha sonraki günler yığınla iş seni bekliyor.”
Çok kısa bir süre sonra gözleri kapanmış, derin bir uykuya dalmıştı.
Rengim, otele gelip odasına çıktığında genç kadının aksine şaşkın değil, mutluydu. Mevsim’in onunla ilgilenmesi hoşuna gitmişti çünkü.
“ Uzun zaman sonra aileden olmayan birinin benimle ilgilenmesi ne hoş. Üstelik bu ilgi ünlü olduğum için de değil. Ama Mevsim söylediklerinde haklı olabilir.Sonuçta babama olanları unutmamalıyım. Yani, kıza takılsam da kendime belki de konserlerden önce baktırsam hiç fena olmaz.”
diye düşünerek kısa sürede hazırlıklarını tamamlayıp yatağına uzandı. Çok geçmeden o da genç kadın gibi huzurlu bir uykunun kollarındaydı…
Herkese güneşli bir günden Mevsim ve Rengim’le merhaba 😊😊😊Umarım bölümden keyif almışsınızdır 🙏🙏🙏Bol bol yorum yapıp yıldıza dokunmayı da unutmayın olur mu🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ♥️♥️♥️Öpücükler 😘😘😘
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |
