22. Bölüm

20.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Genç adam,odasına gelir gelmez banyoda elini yüzünü yıkadı,üzerine rahat bir şeyler giyip tabletini eline alarak yatağına uzandı.Akşam 8’de buluşacaklarına göre tam 2 saat zamanı vardı.

 

 

Bu kez Müge’yi bir biftek restoranına götürecekti.Zira Floransa şaraplarının yanında biftekleriyle de ünlüydü.Arama motoruna “Floransa’nın En Ünlü Biftek Restoranları”yazdı ve beklemeye başladı.Saniyeler içerisinde bilgiler ekranda görünmüştü Ekranı kaplayan fotoğrafları dikkatlice incelemeye koyuldu.Birkaç dakika sonra içlerinden bir tanesi yüksek tavanı,geniş mermer sütunları ve koyu kahverengi deri sandalyeleriyle hoşuna gitmişti.

 

 

Zemini krem rengi yer karolarıyla döşeli,geniş pencereleri sayesinde iyi ışık alan bir mekândı burası.Zemin gibi krem rengi duvarlarını büyük aynalar ve birkaç tablo süslüyordu.Çabucak 2 kişilik rezervasyon yaptırdı,tableti hemen yatağın yanındaki komidinin üzerine bıraktı ve kısa bir uykuya daldı.

 

 

Uyandığında,telefonundaki saat akşam 7.30’u gösteriyor,kendini gayet zinde hissediyordu.Bu kısa uyku bile,enerjisini tazelemesine yetmişti.Yataktan kalkıp banyoda dişlerini fırçaladı.Şimdi sıra giyinmekteydi.Odaya döndü,küçük gardroptan siyah bisiklet yaka bir tişört,haki yeşil bir pantolon ve siyah spor ayakkabılarını alarak üzerine geçirdi.Parfümünü sıktığında,neredeyse hazır sayılırdı.Ayna karşısına geçip saçlarını şöyle bir kontrol etti.Hiç fena görünmüyorlardı.

 

 

Haki yeşil montunu eline aldı,lobiye gitmek üzere odasından çıktı.Ancak yarı yolda aklına gelen şey,geri dönmesine sebep olmuştu.

 

 

 

 

Müge,sıçrayarak uyandı uykusundan.Zira gördüğü rüyada Meriç onu çok güzel bir restorana götürmüş,yemeğin sonlarına doğru da ona aşık olduğunu itiraf etmişti.İtirafın ardından olanlar en az okuduğu romantik kitaplarda yazanlar kadar,hatta belki de onlardan çok daha güzeldi.

 

 

O görüntüler bir kez daha gözlerinin önünde canlandığında,yüzü utançtan hafifçe pembeleşti.Fakat bir yandan da zihninde genç adamla ilgili binbir hınzır soru dolanmasına engel olamıyordu.Sonunda kendi kendine mırıldandı.

 

 

”Rüya bu kızım!Yani fazla kaptırmasan iyi olur.”

 

 

Aynı anda gözü komidinin üzerinde duran telefonuna kaymış,saatin akşam 7.30’a yaklaştığını fark etmişti.Artık hazırlanması gerekiyordu.Bu kadar uyku şimdilik yeterliydi.Yataktan kalkarak banyoda yüzünü yıkadı,dişlerini fırçaladı ve saçlarının uçlarını hafifçe dalgalandırıp serbest bıraktı.

 

 

Şimdi sıra kıyafet seçimindeydi.Odasındaki küçük dolaba şöyle bir bakındı,ardından dizin biraz üstünde biten,boyundan bağlamalı çiçekli elbisesini giymeye karar vererek elbiseyi askıdan aldı ve üstüne geçirdi.Krem deri babetleriyle çok hoş olmuştu.Çiçek parfümünü sıktı,krem rengi ince hırkasını eline aldı ve yine krem rengi küçük deri sırt çantasını omzuna astı.Artık işi bitmişti.Yani lobiye inebilirdi.

 

 

Fakat bir sorun vardı.Gördüğü rüyanın ardından yemeğin nasıl geçeceğini çok merak ediyor,Meriç’in yüzüne nasıl bakacağını bilmiyordu.Sonra düşündü.O,21 yaşında,sağlıklı genç bir kız,Meriç’se muhtemelen kendisinden yaşça epey büyük,yakışıklı genç bir adamdı.Üstelik son 3-4 gündür birlikte çok fazla vakit geçirmişlerdi.Bu durumda Müge’nin ondan etkilenmesi gayet normaldi.Hele de ateşlendiği gece kendisi için yaptıklarından sonra.

 

 

Ara ara yüzü utançla kızararak da olsa düşünmeye devam etti genç kız.Daha önce hiç aşık olmamıştı.Sadece lise döneminde,sinemaya gidip birlikte film izlemek ya da bir hamburgercide yemek yemekten öteye gitmeyen,birkaç flört denemesi vardı.Oysa bu kez durumun farklı olduğunu hissediyordu,Belki ilk tanışmaları pek hoş değildi.Ancak zamanla Meriç’e ısınmış,ne kadar ilgili,sevecen ve planlı bir adam olduğunu fark etmiş,onun içindeki naif ruhu görmüştü.

 

 

Galiba hayatında ilk kez,gerçekten aşık oluyordu.Gördüğü rüyanın başka bir açıklaması olamazdı.Peki,ya genç adamın duyguları onunkilerle aynı değilse?Mesela 2 gün sonra ülkeye dönünce Meriç’i bir daha göremezse?İşte o zaman çok üzülürdü.Gerçi içinden bir ses son günlerde sürekli ona

 

 

“Bu adam seni geleceğin.”

 

 

diye fısıldıyordu.Fakat gerçek hayatta hiçbir şeyin garantisi yoktu.Son aklından geçenler,yüzünün asılmasına,gözlerinin dolmasına neden olmuştu.Gözlerini kırpıştırıp yaşların akmasını engelledi hemen.Ardından fısıldadı.

 

 

”Hadi Müge!Böyle şeyler düşünmeyi bırak ve yemeğin tadını çıkar.”

 

 

Bir yandan da kapıya ilerliyordu.Tam açacağı sırada kapı tıklatılınca durup seslendi.

 

 

”Kim o?”

 

 

”Benim,Meriç.Açar mısın lütfen?”

 

 

Duyduğu nazik ses,neredeyse anında neşesini yerine getirmişti.

 

 

“Daha 4 gün önce varlığından bile habersiz olan birinin seni böyle mutlu etmesi ne tuhaf?”

 

 

diye düşünerek kapıyı açtı.Karşısında dağınık sarı saçları,siyah tişörtü,haki pantolonu ve siyah spor ayakkabılarıyla Meriç duruyordu.Kolunu girmesi için ona uzatmıştı.Genç adamın ışıl ışıl parlayan mavilerini gördüğünde,rüyasını hatırlamadan edemedi Müge.Yüzünün yine kızdırdığından emindi.

 

 

”Yüzün biraz kızarmış sanki.Ne oldu?”

 

 

Meriç’in sesiyle toparlanıp

 

 

”Önemli değil,iyiyim.Ama bir an önce çıkalım olur mu?Çok acıktım çünkü.”

 

 

diyerek koluna girdi.

 

 

Genç adam bu akşam onda farklı bir heyecan olduğunu fark etmiş olsa da,üstüne gitmeyecekti.Zira onun için önemli olan tek şey,Müge’yle mümkün olduğunca fazla zaman geçirmekti.Bu nedenle

 

 

“Sen nasıl istersen.”

 

 

diye gülümsemekle yetindi.

 

 

Az sonra otelden çıkmış,kol kola restorana doğru yürürken ikisinin de içini,tıpkı ilk tanıştıkları gün olduğu gibi tuhaf bir heyecan dalgası sarmıştı…

 

 

 

 

Herkese taptaze bir bölümle iyi akşamlar arkadaşlar 😀😀😀Bu bölümde platform kuralları gereği epey bir değişiklik yapmak zorunda kaldım maalesef 🥺🥺🥺Buna rağmen keyifle okuyacağınız bir bölüm yazabilmişimdir umarım 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklarsanız da Meriç,Müge ve beni çok mutlu edersiniz 🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 06.03.2025 17:07 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...