11. Bölüm

9.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Meriç,her zaman olduğu gibi sabah saat 7 civarı uyandı uykusundan.Vücudu bu duruma öyle alışkındı ki,genellikle saat kurmasına bile gerek kalmazdı.

 

 

İlk iş,otel odasındaki küçük banyoya ilerleyip kısa bir duş aldı,dişlerini fırçaladı ve saçlarını dağınık bir şekilde kuruttu.Şimdi sıra giyinmekteydi.Odaya dönerek kıyafet dolabına şöyle bir göz gezdirdi.Üzerine rahat kesim gri,bisiklet yaka kısa kollu tişört,siyah kot pantolon ve yine siyah spor ayakkabılarını giydiğinde hazır sayılırdı.

 

 

Artık Hakan’ı arayabilirdi.Zira eğer yaptığı değişikliklerden onu haberdar etmezse,genç adamın teleşlanacağını biliyordu.Ayrıca sabah sabah neşeli bir ses duymak da fena olmazdı.Gerçi Hakan,tatilini uzatmaya karar verdiğini öğrendiği anda ona bir sürü soru soracak,bunun sebebini öğrenmek isteyecekti.Ama bu önemli değildi.Sonuçta onun gibi iyi bir dostu,insan öyle kolay bulamazdı.

 

 

Hemen odadaki tekli koltuğa oturarak eline telefonunu aldı ve Hakan’ın numarasına dokunup açılmasını beklemeye başladı.4-5 çalış sonrası karşı taraftan hâlâ bir ses duyulmayınca biraz meraklanmıştı.Arkadaşı onun telefonlarını genelde 2 çalışın ardından açardı çünkü.Ancak genç adamın eğlenceli bir gece geçirdiği için uyuyor,ya da spor yapıyor olabileceği aklına gelince rahat bir nefes aldı ve daha fazla beklemeden telefonu kapattı.Hakan çağrıyı gördüğünde onu nasılsa arardı.

 

 

Bu sabah genç adamın içi farklı bir heyecanla doluydu.Uzun zamandır kendini böyle hissettiğini hatırlamıyordu.Ayrıca kahvaltı salonuna indiğinde Müge’yi orada görüp göremeyeceğinden de emin değildi.Dün gece içinde 2 kupa sıcak kakaolu süt bulunan bir tepsiyle kızın odasının kapısını çaldığında,Müge ona çok teşekkür edip kupalardan birini almış,ardından

 

 

“Şimdi yorgunum,yarın sabah görüşürüz!”

 

 

diyerek kapıyı kapatmıştı.Söylediklerinde affa dair herhangi bir şey yoktu.

 

 

Genç adam ancak kız bu sabah,dün gece dediği gibi kahvaltı için masasına gelirse,affedildiğinden emin olabilecekti.Bunu öğrenmenin tek yolu da aşağı inmek ve beklemekten geçiyordu.Böyle düşünerek parfümünü sıktıktan sonra odasından çıktı,kahvaltı salonuna inmek üzere merdivenlere yöneldi.Elinde küçük bir turist rehberi vardı.Eğer birlikte kahvaltı edebilirlerse genç kıza çok seveceğini düşündüğü bir sürpriz hazırlamıştı.

 

 

 

 

Müge,çalan alarmla uyandığında saat sabah 7.30’du.Dün akşam aniden bastıran yağmur yüzünden sırılsıklam olunca,kendini hâlâ biraz yorgun ve kırgın hissetse de,genç adamın getirdiği kakaolu sıcak süt,doğrusu çok iyi gelmişti.Adam biraz kaba biri olabilirdi.Ama sezgileri kesinlikle çok güçlüydü.

 

 

Gece gece onu öyle,elinde içi 2 kupa kakaolu süt dolu bir tepsiyle kapısının önünde gördüğünde,biraz kırgınlık ama daha çok da şaşkınlıktan adamı içeri davet etmemiş,sadece teşekkür edip kupalardan birini almakla yetinmişti.Bir de

 

 

“Şimdi yorgunum,yarın sabah görüşürüz.”

 

 

dediğini hatırlıyordu.Meriç ona hem yemekte,hem de sonrasında çok nazik davranmıştı.Belli ki yaptığından fazlasıyla pişmandı.Üstelik bu pişmanlık samimiydi.Yoksa neden öyle kapısına kadar gelsindi?

 

 

Düşünmeye devam etti.Bu sabah da adamın masasına gider,onunla kahvaltı ederse hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.Bunun farkındaydı.Ama yüreği adama bir şans daha vermesini söylemişti bir kere.Onu dinlemeliydi.Zira daha önce kalbi hiç yanılmamıştı.

 

 

Aklından bu ve benzeri düşünceler geçerken,10-15 dakikada banyodaki işlerini bitirdi,soluğu odada,dolabının karşısında aldı.Bir tişört,bol kesim beli bağcıklı bir pantolon ve spor ayakkabılarını giydiğinde hazır sayılırdı.Çiçek kokulu hafif parfümünü sıktı,saçlarını at kuyruğu yaptı,krem hırkasını eline aldı ve çantasını omzuna asarak odasından ayrıldı.Az sonra kahvaltı salonundaydı.

 

 

 

 

Meriç,yine dün sabah oturduğu cam kenarı masaya yerleşmiş,kahvaltısının gelmesini beklerken elindeki turist rehberini incelemeye dalmıştı.Bir anda kulağına neşeli bir ses doldu.

 

 

”Günaydınnnn!”

 

 

Bir an bakışlarını rehberden alarak sesin geldiği yöne baktığında,karşında genç kız duruyordu.Üzerinde taş rengi V yaka kısa kollu tişört,bol kesim beli bağcıklı mavi-taş rengi desenli pantolon ve beyaz spor ayakkabılar vardı.Ancak bu kez saçları at kuyruğuydu.Bir insan her haliyle mi güzel olurdu?Elinde tuttuğu ince krem rengi hırkayı,omzundaki küçük kot sırt çantasını beğeniyle süzmekten kendini alamadı.Kız bu haliyle hem çekici,hem sevimli olmayı başarmıştı.

 

 

Üstelik geldiğine göre dün gece

 

 

“Yarın sabah görüşürüz.”

 

 

derken samimiydi.Keyife gülümseyip aklından geçeni dile döktü

 

 

”Günaydın,geldin demek!”

 

 

“Geldim,evet,Yoksa beklemiyor muydun?”

 

 

”Bekliyordum ama içimde az da olsa bir şüphe vardı.”

 

 

”Tam en ihtiyacım olduğu anda gelen o sıcak kakaolu süt beni epey yumuşattı diyelim.”

 

 

derken,Müge’nin yüzünde muzip bir gülümseme belirmişti.Bu küçük gülümseme genç adamın kendini çok iyi hissetmesine neden oldu.Zira o gece gözler yine mutluluktan pırıl pırıl parlıyordu ve bu Meriç’in kendini ona affettirme yolunda doğru adımlarla ilerlediğinin en önemli kanıtıydı.

 

 

Genç adamın aklından bunlar geçerken,Müge masaya gelen garsona 2 sade kruvasan ve 1 fincan filtre kahveden oluşan siparişini vermişti.Bir yandan da adamın kendini ona afettirmek için neden bu kadar çabaladığını düşünüyordu.Sonunda daha fazla dayanamadı ve sordu.

 

 

”Neden seni affetmem senin için bu kadar önemli?”

 

 

Meriç soru karşısında şaşkınlıkla ellerini saçlarından geçirmiş,ensesini hafifçe kaşımıştı.Söze nasıl,nereden başlaması gerektiğini bilmiyordu.Aslında duygularını ifade etmekte zorlanan bir insan değildi.Ama bu kız onu yalnızca bir günde alt üst etmişti ve gözlerindeki kararlı bakıştan kolay pes etmeyeceği de belliydi.Tam söze başlayacağı anda gelen kahvaltı tabağıyla rahat bir nefes aldı.

 

 

Müge birkaç dakika sadece kahvaltıya odaklanmış,ancak sonra

 

 

“Sorumu unuttum sanma.Şimdi değilse bile,bugün senden bir yanıt istiyorum.”

 

 

diyerek ne kadar kararlı olduğunu bir kez daha göstermişti.

 

 

Genç kız,gerçekten ne istediğini bilen,isteklerinden kolay vazgeçmeyen cesur biriydi ve bu durum Meriç’in çok hoşuna gidiyordu.Gülümsemeye devam edip konuştu.

 

 

”Biliyorum.Ama şimdi ikimiz de kahvaltımızı bir an önce bitirelim ki,sana hazırladığım sürprize geç kalmayalım.”

 

 

”Öyle mi?Peki,bu nasıl bir sürpriz öğrenebilir miyim?”

 

 

”Adı üstünde işte sürpriz!Söylersem olmaz yani.”

 

 

”Tamam,senin dediğin gibi olsun bakalım Meriç Bey!”

 

 

derken,Müge’nin gece gözleri sevinç ve heyecanla parlamaya başlamıştı bile…

 

 

 

 

Yaklaşık 1 haftalık bir aradan sonra herkese taptaze bir bölümle iyi günler arkadaşlar 😀😀😀Umarım keyifli okuduğunuz bir bölüm olmuştur 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklarsanız da çok sevinirim 🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️öpücükler 😘😘😘Bu arada haftasonu Zencefil Cafe ye yeni bir bölüm yazmaya çalışacağım 😊😊😊Bir aksilik olursa panomda mutlaka belirtirim 😍😍😍

 

 

 

Bölüm : 08.01.2025 15:56 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...