54. Bölüm

51.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Genç adam, açık ve koyu kahve tonların hakim olduğu salona adım attığında, etrafını beğeniyle süzdü.İçeride bir 2’li 2 de tekli açık kahve koltuk, 2’li koltuğun karşısındaki duvarda oldukça büyük bir Led Tv, ortada ceviz ağacından üzerine birkaç küçük süs objesi konmuş bir sehpa vardı. 2’li koltuğun arkasında kalan krem rengi taş duvar dışındaki duvarlar beyaza boyalı, zemin açık kahverengi parkeyle kaplıydı. Koltuklarda çiçekli yastıklar, bir köşede 4 kişilik hazırlanan bir yemek masası ve evin üst katına çıkan merdivenler, diğer köşede küçük, üzerinde 2 çiçek saksısı bulunan bir başka ceviz sehpa ve cam kenarında karşılıklı yerleştirilmiş 2 berjer koltuk göze çarpıyordu.

 

 

Duvarlara birkaç küçük tablo serpiştirildiğini fark ettiğinde, Müge’nin annesinin ne kadar zevkli bir kadın olduğunu anladı. Günışığı’nın zerafetini kimden aldığından artık emindi. Fakat yemek masasında onları bekleyenlerden birinin kim olduğunu görünce şaşırdı ve o şaşkınlıkla dilinden şu sözler döküldü.

 

 

” Mete Beyyyy!”

 

 

Onu duyan Müge, bakışlarını şaşkınlıkla Meriç’e çevirmişti. Genç adamın babasıyla ne zaman, nasıl tanıştığını merak ediyordu.Kendini en çabuk toparlayan Mete Bey oldu ve gülümsedi.

 

 

” Hoşgeldiniz Meriç Bey! Doğrusu çok hoş bir tesadüf oldu bu.”

 

 

Genç kız sormadan duramamıştı.

 

 

” Babacım, siz ne zaman tanıştınız?”

 

 

” Meriç Bey, bizim büro için gerekli programı hazırlıyor canım. Tanışalı çok olmadı.”

 

 

Babasının cevabı genç kızı rahatlattı. Bu nedenle

 

 

“ Öyle mi? Ne güzel!”

 

 

derken gülümsüyordu. Sonra

 

 

” Annem Suna canım, annecim Meriç.”

 

 

diyerek annesiyle Meriç’i tanıştırdı. Suna Hanım, mavi gözleri mutlulukla ışıl ışıl parlayan genç adamdan daha ilk anda hoşlanmıştı. Meriç,

 

 

” Sizinle tanıştığıma çok sevindim Suna Hanım. Müge’nin güzelliğini ve zerafetini kimden aldığı belli oluyor.”

 

 

dediğinde, genç adamın uzattığı lilyum buketini aldı, elini sıkıp gülümsedi.

 

 

” Biz de sizi tanıdığımıza çok sevindik Meriç Bey! Güzel sözleriniz için de çok teşekkür ederim.”

 

 

Genç adam hafifçe tebessüm ederek araya girmişti.

 

 

” Bey demenize hiç gerek yok efendim. Meriç yeterli.”

 

 

Böylece Mete Bey

 

 

” Haklısın Meriç, geç, otur da yiyelim artık. Aç olmalısın.”

 

 

deyip elini sıktı genç adamın. Saniyeler sonra herkes sofrada yerini almıştı.

 

 

Suna Hanım her zamanki gibi patlıcan kebabı başta olmak üzere tüm yemeklerden tabaklara servis eder etmez, herkes çeşit çeşit meyve sularının eşliğinde birbirinden lezzetli yemeklerin tadını çıkarmaya başladı. Bu nedenle sofrada huzurlu bir sessizlik hakimdi. Meriç, genç kızın ailesine ısındığını fark ederek, onlar hakkında yanılmadığı için sevindi. Patlıcan kebabını sevdiğini Müge söylemiş olmalıydı ve yemekte onun sevdiği yemekleri ikram etmiş olmaları çok ince bir davranıştı.

 

 

Yemek bittiğinde elinde içi çikolatalı muhallebi kâseleriyle dolu bir tepsiyle

 

“ Afiyet olsun efendim!”

 

 

diyen Reyhan Hanım salondan içeri girdi. Ardından tepsiyi masaya bırakıp mutfağa geri dönmek üzere kapıya doğru adımladı. Bu sırada hepsi bir ağızdan ona teşekkür etmişlerdi. Masada yalnız kaldıklarında Mete Bey eşinin tatlıyı servis etmesini bekledi, sonra da sohbeti başlattı.

 

 

” Evet Meriç, artık biraz bize kendinden bahsetsen ve biz de seni daha yakından tanısak iyi olur sanırım.”

 

 

Bir yandan da tatlının tadına bakıyordu. Genç adam gülümsedi.

 

 

” Nasıl isterseniz efendim. Önce, ……… Üniversite’sinde Bilgisayar Mühendisliği okudum.Daha sonra ……… Üniversite’sinde bilgisayar programcılığı ve yazılım üzerine master için Amerika’ya gittim.”

 

 

Hem Suna Hanım, hem de Mete Bey, onun eğitim geçmişinden çok etkilenmişlerdi.Bunu bir ağızdan ifade etmekten de çekinmediler.

 

 

” Bravo doğrusu Meriç! Bahsettiğin okulların her ikisi de çok önemli okullar zira.”

 

 

Müge, anne ve babasını duyunca gerçekten rahat bir nefes almıştı. Her şey tam da hayal ettiği gibi gidiyor, ailesi Meriç’i kabul etmiş görünüyordu.Sessizce konuşmaları dinlemeye devam etti. Suna Hanım

 

 

“ Peki, biraz da bize ailenden bahseder misin lütfen?”

 

 

diyerek sohbete dahil olduğunda, genç adam ona dönmüştü.

 

 

” Babam Kemâl Arhan, mimar, Büyükannem Semiha Hanım’da emekli ilkokul öğretmenidir efendim. Dedem öldüğünden beri büyükannem babamla aynı evde yaşıyor.”

 

 

” Anladım. Ya kardeşin var mı Meriç?”

 

 

” Hayır, Suna Hanım. Ben de Müge gibi tek çocuğum.”

 

 

Genç adamın cümlesi bittiğinde, Mete Bey’in sesi duyuldu.

 

 

” Demek baban, ünlü mimar Kemâl Arhan. Babanı şahsen değil ama, ismen oldukça iyi tanıyorum.Hatta onunla 1-2 yemekli toplantıda karşılaşmışlığımız da var.”

 

 

Kemâl Bey, toplum içinde oldukça sert, fakat çok başarılı bir mimar olarak bilinirdi.Dolayısıyla Meriç duyduklarına hiç şaşırmamıştı. Gülümsedi.

 

 

” Bunu duyduğuma çok sevindim efendim. Öyleyse yarınki akşam yemeğinde selamlarınızı iletirim kendisine.”

 

 

Mete Bey, olumlu anlamda başını salladığı sırada Reyhan Hanım bir kez daha kapıda belirmişti. Bu kez elinde kahve tepsisi vardı. Kadın tepsiyi orta sehpaya bırakıp çıkınca herkes masadan kalkarak kahveleri içmek üzere salondaki koltuklara dağıldı.Az sonra salondan keyifli bir sohbetin sesleri yükseliyordu.

 

 

Müge’nin ailesiyle konuşmak genç adama iyi hissettirmişti. Dolayısıyla kolundaki saate göz atıp, neredeyse 11’e yaklaştığını fark ettiğinde, şaşırdı. Demek 3 saattir buradaydı ve zaman çok hızlı geçmişti.Gülümseyip koltuktan kalktı.

 

 

” Mete Bey, Suna Hanım bu güzel akşam ve sohbet için çok teşekkür ederim. Saat epey geç olmuş, malum yarın iş günü. Ben gitsem iyi olacak. İyi geceler size.”

 

 

Mete Bey ve Suna Hanım’ın karşılığı gecikmemişti.

 

 

” Biz de seni evimizde misafir edip, daha yakından tanıma fırsatı bulduğumuz için teşekkür ederiz Meriç. Yine gel lütfen.”

 

 

Bir yandan da onu geçirmek için ayağa kalkıyorlardı. Meriç ikisiyle de son bir el sıkıştı ve Müge’yle birlikte kapıya adımladı.Suna Hanım ve Mete Bey’in tercihi ise, salonda kalarak gençleri yalnız bırakmaktı.

 

 

Evin kapısına geldiklerinde Meriç sıkıca sarıldı genç kıza.

 

 

” Her şey için hem annen, hem de yardımcınıza tekrar teşekkür et, güzelim.Patlıcan kebabı en az büyükannemin ki kadar lezzetliydi.”

 

 

Onun o çiçeksi kokusunu içine çekmeye tek kelimeyle bayılıyordu. Birkaç saniye sonra ekledi.

 

 

” Yarın yine konuşuruz Meleğim!”

 

 

Bu arada Müge’yi yanağından öpmeyi ihmal etmemişti. Genç kız son sözlerin ardından Meriç’e bir kez daha sarıldı ve kapıyı açarak genç adamın arabasına binmesini bekledi. Genç adam arabaya biner binmez kontağı çevirmiş, ardından Müge’ye el sallamıştı.

 

 

Müge, tıpkı onun gibi el sallayıp evden içeri girerken, kendini çok iyi hissediyordu. Bu gece, tam da Reyhan Hanım’ın dediği gibi harika geçmişti. Tekrar salona döndüğünde Suna Hanım ve Mete Bey’in yatmak üzere merdivenlere yöneldiklerini gördü,

 

 

” İyi geceler annecim, iyi geceler babacım!”

 

 

diye seslendi. Az sonra o da ailesi gibi merdivenleri tırmanıyordu. Odasının kapısını kapatmadan önce son duyduğu sözler,

 

 

” Sana da iyi geceler güzelim!”

 

 

oldu.Kısa sürede hazırlıklarını tamamladı, pijamalarını giydi ve günün tatlı yorgunluğuyla kendini huzurlu bir uykunun kollarına bıraktı.

 

 

 

 

Meriç, 40-45 dakika kadar sonra eve geldiğinde, tıpkı genç kız gibi odasına çıkıp uyumak için hazırlanmıştı. Fakat yatağına uzandığında aklı onun için sürprizli başlayan ama hiç ummadığı kadar güzel sonuçlanan geceyle meşguldü. O kadar ki, çekindiği yaş konusu bile hiç açılmamıştı.Sonra zihni istemsizce yarın akşam baba evinde yenecek yemeğe kaydı. Acaba o yemek de bu kadar başarılı olur muydu? Ne yazık ki babasını düşününce bundan pek emin olamıyordu.

 

Zira Kemâl Bey, her an yemekte sözleriyle Müge’ye zehirli oklar gönderebilir, genç kızı köşeye sıkıştırmak için soru bombardımanına tutabilirdi. Ancak Büyükannesi Semiha Hanım’ı hatırlayınca biraz rahatladı,

 

 

“ Babam bu düşündüklerimi yapmaya kalkışsa bile, Büyükannem onu durmanın bir yolunu bulur mutlaka.”

 

 

diye geçirdi içinden. Çok geçmeden derin bir uykuya dalmıştı …

 

 

 

 

Herkese Meriç ve Müge’yle bir kez daha merhaba 😀😀😀Umarım bölümden keyif almışsınızdır 🙏🙏🙏Bol bol yorum yapmayı ve yıldıza tıklamayı da unutmayın lütfen olur mu🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

Bölüm : 25.05.2026 13:44 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...