26. Bölüm

24.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Signoria Meydanı’nın diğer ucuna kadar yürüdüklerinde, Rönesans döneminin tüm özelliklerini taşıyan, 2 katlı ve U şeklinde tasarlanmış Uffizi Galerisi karşılarındaydı.Yapıdan çok etkilenen Müge, gözleri neşeyle parlayarak hemen elindeki rehberi açıp okudu.

 

 

”Bu bina 1560 yılında,Vassari’nin tasarımıyla yapılmaya başlanmış,1581 yılında da tamamlanmış.”

 

 

”Peki,ilk olarak ne zaman açık hava müzesi olarak halka açılmış?”

 

 

”1591 yılında.Ancak o zaman burayı sadece özel günlerde gezmek mümkünmüş.”

 

 

”Buranın yapılma emrini veren kim diye sorsam canım?”

 

 

derken Meriç’in yüzünde muzip bir ifade vardı.Genç kızın karşılığı gecikmeden gelmişti.

 

 

”Grandük Cosimo.Amacı da şehrin tüm yönetim ofislerini bir araya toplamak.Ha bu arada, “uffizi” sözcüğü,İtalyanca’da zaten “ofisler” anlamına geliyor.”

 

 

”Anlıyorum.Ya tamamen halka açık bir müze olmasını sağlayan kim?”

 

 

”Peter Leopold.Onun sayesinde müze,1769’da tamamen halka açık hale gelmiş.”

 

 

Böyle sohbet ede ede,binadan içeri girdiler. Karşılarında bir bilet gişesiyle, bir kitapçı dükkanı vardı. Meriç hızlıca 2 kişilik bilet almak üzere gişeye adımladı. Birkaç dakika içinde elinde biletlerle genç kızın yanına dönmüştü. Müge’nin elindeki rehberden okuduğuna göre,1. Katta İtalyan sanatçıların eserlerinin yer aldığı tam 45 salon bulunuyordu. 2. Katta ise, İtalyan sanatçılar yanında başka Avrupalı sanatçıların eserlerinden örnekler görmek de mümkündü.Sessizliğini ilk bozan genç kız oldu.

 

 

”Meriçççç! Keşke bütün salonları gezebilecek zamanımız olsaydı. Baksana,salonlarda sergilenen eselerin hepsi birbirinden değerli.”

 

 

Üzüntüsü, ses tonuna da yansımıştı.Meriç hemen

 

 

“Üzülme canım, nasılsa yine geliriz. Hem ben seni böyle üzgün görmeye dayanamıyorum.”

 

 

deyince,çok şaşırdı. Zira adamın çok iyi biri olduğunu biliyor ama bu kadar yufka yürekli olacağını tahmin etmiyordu. Meriç’in ona şaşkın şaşkın baktığını fark ettiği anda aklından geçenleri söze döktü.

 

 

”Bu kadar yumuşak bir yüreğin olduğunu hiç tahmin etmezdim.Ama sen öyle diyorsan,peki üzülmem.”

 

 

Buraya tekrar ne zaman, nasıl geleceklerini bilmiyordu.Sonuçta Meriç’in yoğun bir işi, onun da okulu vardı. Fakat içinden bir ses,

 

 

“Bu adam diyorsa olur.Sen ona güven.”

 

 

dediğine göre,o sese inanmalıydı.Aynı anda Meriç’in yumuşak sesi doldu kulağına.

 

 

”Bak,şöyle yapsak nasıl olur?”

 

 

”Nasıl yapsak?”

 

 

”En önemli birkaç eseri gezsek,olmaz mı?”

 

 

Müge neşeyle şöyle karşılık vermişti.

 

 

”Olur tabi. Hatta çok iyi fikir. O zaman,ilk olarak Giotto’nun Madonna’sını görelim mi?”

 

 

Bunun üzerine genç adam

 

 

“Tamam.”

 

 

deyip,rehberdeki bilgiler ışığında Müge’yi tablonun bulunduğu salona doğru ilerletti.Tabloyu görür görmez genç kız okumasına kaldığı yerden devam etmişti.

 

 

”Eser 1310 yılında, Giotto tarafından, Ognisanti Kilisesi’nin altarı için klasik Bizans stilinde yapılmış.”

 

 

”Tablo neden bu kadar önemli peki?”

 

 

”Sembolizm açısından büyük önem taşıyor çünkü.”

 

 

Genç adam, duyduklarının ardından tabloyu daha dikkatli gözlerle inceledi. Müge,eserin etkileyici olduğu konusunda haklıydı.Birkaç dakika sonra da sordu.

 

 

”Bahar tablosunu görmeye ne dersin?”

 

 

”Şu Botiçelli’nin önemli eserinden mi söz ediyorsun?”

 

 

dediğinde,Müge'nin gözleri heyecanla parlamıştı.

 

 

”Evet,öyle.”

 

 

Bu cevap üzerine genç kız

 

 

“İyi fikir!”

 

 

deyip tablonun bulunduğu salona doğru adımladı. Meriç hemen arkasında onu takip ediyordu.Kısa bir yürüyüşün ardından tablo görününce Müge yine söz aldı.

 

 

”Eser, 1477-1482 yılları arasında yapılmış. Ancak, içerdiği alegoriler sayesinde hâlâ sırlarını çözmek mümkün olmamış.”

 

 

Genç adamın karşılığı gecikmemişti.

 

 

”Ne kadar da garip! Aradan yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen, hâlâ sır dolu bir resim var karşımızda. Üstelik, teknoloji bu kadar geliştiği halde.”

 

 

”İşte bence bu,ne olursa olsun insanın teknolojiden hep üstün olacağının en önemli kanıtı.”

 

 

Verdiği cevapla Müge,bir kez daha ne kadar zeki olduğunu göstermişti. Meriç onunla gurur duydu ve neşeyle gülümseyerek konuştu.

 

 

”Çok haklısın canım.Ayrıca artık Titian’ın Urbinolu Venüs eserini görmeye gitsek iyi olur.”

 

 

”Bence de harika olur.”

 

 

derken,genç kızın Meriç’in hayran olduğu o gece gözleri mutluluktan ışıl ışıldı.Genç adam bu güzel görüntüye daha fazla dayanamadı

 

 

“Hadi,gel öyleyse!”

 

 

diyerek elini omzuna attı ve Müge’yi kendine iyice yaklaştırdı. Biraz sonra sarmaş dolaş tablonun bulunduğu salona doğru yürüyorlardı.Kısa sürede salona geldiklerinde genç adam yine sessizliğini bozdu.

 

 

”Bu eser ne zaman yapılmış,ne gibi mesajlar içeriyor?”

 

 

”Yapıldığı tarih,1538 canım. İçerdiği mesajlarsa,daha çok erotizm, sadakat ve annelik üzerine.”

 

 

”Demek öyle. Çok etkileyici bir tablo olduğu kesin. Peki, şimdi sırada ne var Cesur Kız?”

 

 

Müge, “cesur kız” sözünü duyduğu anda gülümsedi.Zira bu söz, genç adamın ona verdiği ilk isimdi ve onun için önemi büyüktü. Meriç’in “cesur kız”ı olmaya tek kelimeyle bayılıyordu.Genç adamın

 

 

“Ne oldu, neden gülümsedin?”

 

 

diye sormasıyla ana dönerek konuştu.

 

 

”Hiçççç! Cesur kız dedin ya bana,ona güldüm.”

 

 

”Seviyorsun o zaman.”

 

 

”Evet,hem de çok seviyorum Gökyüzü’m!”

 

 

”Neden seviyorsun peki?”

 

 

”Çünkü,beni böyle tarif eden ilk kişisin ve senin “cesur kız”ın olmak çok hoşuma gidiyor.Hep de “cesur kız”ın olarak kalmak isterim.”

 

 

Meriç hemen

 

 

“Kalacağından hiç şüphen olmasın canım.”

 

 

demiş,sonra da onu salonlar arasında ilerletmişti.Birkaç dakika içinde Botiçelli’nin ünlü Venüs’ün Doğumu tablosunun bulunduğu salona ulaşmışlardı.Böylece aralarında tablo konulu bir sohbet başladı.

 

 

”Tabloyu Sandro Botiçelli, 1482-1485 yılları arasında yapmış.”

 

 

”Venüs,Yunan mitolojisindeki Afrodit’in Roma mitolojisindeki karşılığı,yanılıyor muyum Müge?”

 

 

”Aynen öyle canım.Baksana,ressam Venüs’ün ergen bir kadın olarak, denizden doğup karaya çıkışını ne güzel tasvir etmiş.”

 

 

”Kesinlikle katılıyorum. Çok etkileyici bir tablo. Neden hemen hemen herkes tarafından bilindiği de,zaten buradan anlaşılıyor.”

 

 

Haklıydı Meriç.Bu eser sadece sanatseverler tarafından değil,daha pek çok insan tarafından bilinen, çok tanınmış eserler arasında kabul ediliyordu.Üstelik galerinin toplam 101 salonunda daha çok fazla sayıda gezip görülmesi gereken eser vardı.Ancak buna hem zamanları yetmezdi, hem de Müge salonlar arasında oradan oraya koşturmaktan bitap düşmüştü. Bu nedenle

 

 

“Vassari Koridoru şu an bakımda olduğu için gezemeyeceğimize göre, Caravaggio’nun Bacchus’unu görüp çıkalım artık.”

 

 

diye konuştu.Genç adam hemen

 

 

“Tamam canım.”

 

 

demiş ve onu tablonun bulunduğu tarafa yürütmüştü.Az önce bahsettikleri koridor,Eski Köprü üzerinde yer alıyor ve Eski Saray’la Boboli bahçelerini birbirine bağlıyordu.Ancak genç kızın koridorun bakımda olmasına pek üzüldüğü söylenemezdi.Zira belki de bu sayede bir kez daha Floransa’ya gelmeleri mümkün olabilirdi.

 

 

Müge’nin aklından bunlar geçerken,tablonun yanına gelmişlerdi.Meriç sessizliğini bozarak sordu.

 

 

”Ressam burada Bacchus’u idealize etmek yerine,sanki kendi arkadaşıymış gibi resmetmek istemiş.Öyle değil mi?”

 

 

”Aynen dediğin gibi canım.Ayrıca resimde bir arka plan da kullanmamış.”

 

 

”Neden peki?”

 

 

”Çünkü,karaktere yoğunlaşmak istemiş.”

 

 

”Bu da onu diğer resimlerden farklı kılıyor.”

 

 

”Haklısın.Artık burada işimiz bittiğine göre,şu meşhur gelatodan tatsak diyorum Meriç?”

 

 

Müge’nin son sözleri, çiftin bundan sonraki rotasını çok net olarak ortaya koyuyordu.Meriç sadece gülümsedi ve genç çift sarmaş dolaş bir halde önce binanın çıkışına,ardından da şehrin en önemli dondurmacılarından birine doğru ilerlediler …

 

 

 

 

Herkese 1 haftalık bir aradan sonra taptaze bir bölümle iyi akşamlar 😀😀😀Bölüm biraz fazla sanat ağırlıklı oldu farkındayım 😉😉😉Ama yazmadan önce araştırma yaparken birbirinden ilginç bilgilerle karşılaşınca paylaşmadan edemedim 🤭🤭🤭Umarım keyif almışsınızdır🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklarsanız da Meriç,Müge ve beni çok mutlu edersiniz 🙈🙈🙈Son olarak 1K okunma için hepinize çok teşekkür ederim 🥳🥳🥳Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 03.04.2025 19:12 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...