
“Seni seviyorum Cesur Kız!”
Cümle,öyle alçak bir ses tonuyla söylenmişti ki,genç kız doğru duyduğundan emin olamayıp heyecanla sordu.
”Ben doğru mu duydum Meriç?Sen az önce beni sevdiğini mi söyledin?”
O sırada genç adam da heyecan açısından ondan pek farklı sayılmazdı.Zira asıl niyeti buradaki son gecelerinde,yani yarın akşam ilk yemek yedikleri pizza restoranında Müge’ye hislerinden bahsetmekti.
Fakat ortam ve gelişen sohbet işleri çok farklı bir noktaya getirince ne olduğunu bile anlamadan kendini yıllar sonra birine aşkını ilan ederken buluvermişti.Bu nedenle bir süre sorulara nasıl cevap vermesi gerektiğini düşündü.Bir yandan da Müge’nin yüzündeki ifadeden ona kızıp kızmadığını anlamaya çalışıyordu.Sonunda her zaman olduğu gibi dürüst olmaya karar vererek konuştu.
”Evet,doğru duydun Müge.Seni seviyorum ama sen aynı duyguları paylaşmıyorsan,söylediklerimi unut lütfen.Çünkü,senin dostluğun benim için az önce de söylediğim gibi çok değerli.Bu sözlerden sonra seni kaybetmek istemem.”
Gözlerindeki ifadeden,sözlerinde ne kadar samimi olduğu ve Müge’yi kaybetmekten ne kadar korktuğu çok net anlaşılıyordu.Genç kız rahat bir soluk aldı.Duygularının Meriç’te bir karşılığı olmadığı konusundaki endişeleri artık silinmişti çünkü.Adamın merakla ondan bir cevap beklediğini fark edince neşeyle gülümseyip söze başladı.
”Bence söylediklerini unutmamıza hiç gerek yok Meriç.”
Genç adam yüzünde küçük bir tebessümle araya girmişti.
”Nasıl yani?Bu bana kızmadığın anlamına mı geliyor?”
”Aynen öyle.Hem sana neden kızayım?Dürüstçe duygularından bahsettin sadece.”
”Anladım.Peki,sen bana karşı ne hissediyorsun Cesur Kız?Bir şansım var mı?”
Sorularını bir birbiri ardına sıralarken,Meriç’in yüzünde tıpkı bir yavru kediyi andıran masum bir bakış belirmişti.Genç kız kısacık bir an onun boynuna sarılmayı düşündü.Fakat sonra kendini toparlayıp şöyle karşılık verdi.
”Ben de sana karşı dürüst olacağım Meriç.İlk tanıştığımızda bana olan tavırlarına öyle şaşırdım ki,senin tam bir “hödük”olduğunu düşündüm.Hatta sana bunu söyledim de.Ama sonraki günlerde seni yavaş yavaş tanıdım,aslında ne kadar nazik ve naif bir adam olduğunu fark ettim.O sert tavrın,sadece güzel kalbini saklayan bir maskeydi.”
Müge konuşurken,onu dikkatle dinliyordu genç adam.Yüzünde hayranlık ve biraz da hayret karışımı bir ifade vardı.Zira gencecik bir kızın kendisini bu kadar kısa zamanda böylesine iyi tanımış olması gerçekten inanılmazdı.Müge’nin sözleri bittiğinde aklından geçeni dile getirmekten de çekinmedi.
”Sana ne diyeceğimi inan bilemiyorum Cesur Kız.Ama çok kısa zamanda beni bu kadar iyi tanıman ve anlaman çok başka,paha biçilemez bir şey.”
Genç kızın cevabı hiç bekletmeden gelmişti.
”Ben de senin yanında az önce söylediğin gibi hissediyorum işte.Senden hiçbir şey saklayamamak,hem çok güzel hem de biraz ürkütücü.”
”Anlıyorum,peki beni sevebilme ihtimalin var mı Müge?”
Genç adamın yeni sorusu karşısında kendini tutamayıp gülümsedi genç kız.Meriç’in alacağı karşılıktan ne kadar çekindiği gözlerinden çok net okunuyordu zira.
”Bu bir ihtimal değil ki!”
diye söze başladı.Genç adam mavileri bulutlanarak
“Lütfen daha açık olur musun?Ben yine söylediklerinden hiçbir şey anlamadım.”
deyince de yutkunup ekledi.
”Çünkü,ben de seni seviyorum!”
Duydukları,Meriç’in keyfini yerine getirmişti.Demek duyguları karşılıklıydı.Boş yere korkmasına gerek yoktu.Son birkaç dakikadır yüreğini saran sıkıntı bir anda dağıldı ve rahatladı.Ardından genç kıza yaklaşıp başını ellerinin arasına aldı.Saniyeler içinde nefesleri birbirine karışmıştı.Müge kısa bir şaşkınlık yaşadı ama hemen toparlandı.Zira genç adam ona karşı çok nazikti ve her şey rüyasından kat kat güzel ilerliyordu.Dahası Elif,tatile çıkmadan önceki son gece,telefonda aşk hakkında söylediklerinde haklı çıkmıştı.
Birkaç dakika sonra genç adam ondan uzaklaştığında,birbirlerine gülümsediler.Sonra Meriç bir kez daha kollarını genç kıza sardı ve Müge’nin bayıldığı çiçek kokusunu doya doya içine çekti.Artık bir şeyden kesinlikle emindi.Müge’den ne olursa olsun asla vazgeçmeyecek,bu ilişkiye devam edebilmek için ne gerekiyorsa yapacaktı.
O anlarda genç kızın aklından da benzer şeyler geçiyordu.Bu yemeğe gelirken içinde bambaşka bir heyecan olduğu doğruydu.Fakat o bu heyecanı gördüğü rüyaya yormuş,gecenin sonunda rüyasının gerçeğe dönüşeceğini hiç tahmin etmemişti.Sonra düşünceleri ailesine kaydı.Acaba duruma ne tepki vereceklerdi?Şimdiye kadar verdiği her kararda yanında olmaları,onu desteklemeleri Müge’yi biraz rahatlatıyordu.Ancak yine de belli olmazdı.Belki Meriç’in ondan yaşça epey büyük olması ailesini rahatsız edebilirdi.
Sahi kaç yaşındaydı genç adam?Soyadı,hatta telefon numarası neydi?Bunlar hakkında hiçbir fikri yoktu.Ama fikri olmaması önemli değildi.Tek bildiği Meriç’e çok aşık olduğuydu.Genç adamın da kendisine ne kadar aşık olduğunu,onu mutlu etmek için her şeyi yapabileceğini az önce o okyanusu andıran maviliklerde çok net görmüştü.Bu nedenle içi rahattı.Elbette ilişkilerinde küçük sorunlar olacaktı.Hangi ilişkide sorun yoktu ki?Önemli olan sorunları çözmek istemek,bunun için birlikte çabalamaktı.Gerisi zaten kendiliğinden gelirdi,değil mi?
Böyle düşünerek Meriç’in kollarında hafifçe kıpırdandı.Aslında genç adamın kollarında olmak çok huzurlu ve rahattı ama o baldan tatlı uyku maalesef romantizm falan dinlemiyordu.
”Şeyyyy,beni yanlış anlamazsan artık gidelim mi Meriç?”
diye fısıldadı.Cevap hemen gelmişti.
”Uykun var,değil mi Cesur Kız?”
İşte yine aynı şey olmuş,Meriç söylemesine gerek kalmadan durumu anlamıştı.Artık buna alışsa iyi olurdu.
”Evet ve artık buna alışsam iyi olacak galiba.Çünkü sen yine söylememe gerek kalmadan anladın zaten.”
diyerek kıkırdadı.Genç adam
“E hadi o zaman otele dönelim bir an önce.Bu arada yarın için aklında bir yer var mı?”
dediğinde de konuşmasına şöyle devam etti.
”Bilmem,inan hiç düşünmedim.Ona da yarın kahvaltıda birlikte karar veririz.”
Müge haklıydı.Şimdi bunu konuşmanın hiç zamanı değildi.Zira genç kızın yorgunluğu gözlerine yansımıştı.Hemen
“Heyecan ve mutluluktan saçma bir soru sormuş olabilirim.Kusura bakma lütfen.”
diyerek kolunu Müge’nin omzuna atıp onu kendine iyice yaklaştırdı.Az sonra sarmaş dolaş bir halde ağır adımlarla otele doğru yürürken,her ikisi de ilişkilerinde yepyeni bir dönem başladığı için çok mutluydular …
Öncelikle hepimizin 18 Mart Deniz Zaferi kutlu olsun 🇹🇷🇹🇷🇹🇷Umarım bölümü keyifle okumuşsunuzdur 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklarsanız da çok sevinirim 🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️🩷Öpücükler 😘😘🥺
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 5.42k Okunma |
1.87k Oy |
0 Takip |
52 Bölümlü Kitap |