
– 13 Mart 2006 –
Gece vakti yollar neredeyse boştu. Sokak lambalarının sarı ışıkları asfaltın üzerinde kayıp gidiyordu. Selim direksiyona odaklanmış şekilde arabayı sürerken, arka koltukta oturan beş yaşındaki Atlas heyecandan yerinde duramıyordu. Kısa süre sonra bir kardeşi olacaktı. Hem de bir kız kardeş. Duygu karnını tutarak hafifçe gülümsedi. Hastaneler gündüzleri kalabalık olduğu için kontrole gece gitmişlerdi. Her şey yolundaydı. En azından birkaç dakika öncesine kadar.
Selim dikiz aynasına baktığında arkalarındaki farları fark etti. Aynı araba uzun süredir peşlerindeydi. İçine tarif edemediği bir huzursuzluk çöktü. Gazı biraz daha bastı.
Tam o anda siyah, lüks ve normal arabalardan biraz daha uzun bir araç hızla önlerine kırdı. Fren sesi gecenin sessizliğini yırttı.
Arabadan siyah takım elbiseli adamlar indi. Bir tanesi camın önüne gelip silahını doğrulttu.
“Borcunu öde!” diye bağırdı.
Selim’in boğazı kurudu. Ne kumar borcunu ödeyebilecek parası vardı ne de bu adamlarla yüzleşecek gücü. Ama asıl korkusu kendisi için değildi. Karısı ve oğlu için korkuyordu.
“Yüzüme öyle bakmayı kes! Ya borcunu öde ya da öl!” Atlas annesine sımsıkı sarıldı. Küçük bedeni titriyordu.
“Selim, bunlar kim?!” diye fısıldadı Duygu.
“Anlatacak zamanım yok. Kurtulunca anlatırım,” dedi Selim dişlerini sıkarak.
Direksiyonu kırdı ve arabayı ormana doğru sürdü. Takım elbiseli adamlar da arabalarına atlayıp peşlerine düştü. Camdan sarkıp ateş etmeye başladılar.
Kurşun sesleri geceyi parçaladı.
“Selim, arabayı durdur! Suyum geldi!” dedi Duygu panikle. Selim frene bastı. Hiçbir şey olmadı. Tekrar bastı. Yine durmadı.
“Durmuyor Duygu… Fren tutmuyor!”
Duygu’nun gözleri korkuyla doldu ama bir an için aklı başka bir yere kaydı.
“Selim… Kızımıza isim bulamamıştık ya…”
“Şimdi sırası mı bunun?” dedi Selim.
“Gece… Gece olsun adı.” Selim, saniyelik bir bakış attı karısına.
“Gece olsun… Eminim senin kadar güzel olacak.”
Atlas annesinin elini daha sıkı tuttu. Babasının yüzündeki korkuyu ilk kez görüyordu. Önlerindeki ağacı fark ettiklerinde artık çok geçti. Araba büyük bir gürültüyle ağaca çarptı.
Metal ezildi. Camlar parçalandı. Kıvılcımlar etrafa saçıldı. Alevlerin arasından bir siluet yürüyerek yaklaştı.
Mafya lideri, Fırat.
Yüzünde soğuk bir ifade vardı. Yanan aracın içine baktı.
“Bunu sen istedin,” dedi kendi kendine. Alnına küçük bir alev sıçradı. Sinirle sövdü.
“Demek Gece ha… Sizin işiniz bitti. Şimdi sıra onlarda.”
Sinsi bir gülümsemeyle arkasını dönüp uzaklaştı. Arabanın içinde ise ağır bir sessizlik vardı. Selim ve Duygu, başlarını direksiyona ve koltuğa yaslamış, hareketsizdi. Ama arka koltukta küçük bir çocuk ağlıyordu.
“Anne… Hadi uyan…” Atlas devam konuşmaya devam etti, hâlâ ağlamaya devam ediyordu.
“Baba, anneme bir şey söyle…” Cevap gelmedi.
“Anne! Baba!”
Yarım saat sonra bölgeden geçen bir polis memuru sesi duydu. Ormana doğru ilerlediğinde gördüğü manzara yüreğini sıktı: İki cansız bedenin arasında kalan küçük bir erkek çocuğu. Atlas, polisi görünce umutla doğruldu.
“Polis amca lütfen annemle babamı hastaneye götür… Hasta olmuşlardır belki… Konuşmuyorlar…”
Polis memuru Yusuf’un gözleri doldu. Yine de görevini yaptı. Hepsini hastaneye götürdü. Hastane koridorunda telefonu çaldı. Arayan karısı Seda’ydı.
“Alo?”
“Yusuf, eve gelmiyor musun?”
“Kaza bölgesindeyim… Hastanedeyim. Bora’dan birkaç yaş küçük bir oğlan var burada. Ama anne ve babası… Kurtulamadı. Annesi sekiz aylık hamileydi.” Seda derin bir nefes aldı.
“Anladım… Kendine dikkat et.”
Telefon kapandı. Bir süre sonra iki doktor yanlarına geldi.
“Adamı kaybettik,” dedi doktorlardan biri. “Kadın da maalesef kurtarılamayacak. Ama bebeği kurtarabiliriz. Müdahale edelim mi?”
Yusuf’un yüzü sertleşti.
“Bu nasıl soru? Tabii ki kurtarın. Daha doğmamış bir bebeğe nasıl kıyarsınız siz?”
Saatler sonra bir bebek ağlaması hastane koridoruna yayıldı. Yusuf, kimlik işlemleri için Atlas’ın yanına diz çöktü.
“O gözyaşlarını sil bakalım küçük adam… Kardeşinin adı ne?”
Atlas gözlerini kapadı. Anne ve babasının az önceki konuşması kulaklarında yankılandı.
“Gece olsun kızımızın adı…”
Gözlerini açtı.
“Gece… Kardeşimin adı Gece olacak.”
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |