
11. Bölüm: Yer Altından Gün Yüzüne
"'Benim' için"

●●●
Duruşma saati yaklaşırken, adliyenin o soğuk koridorunda Dalya ile yan yana oturuyorduk. Dalya'nın elleri dizlerinin üzerinde birbirine kenetlenmişti; bembeyaz kesilen parmak boğumları, içindeki fırtınayı ele veriyordu. Bakışlarım, çantamın içinden ucu görünen o nadir kitaba kaydı. Jung...
"Dalya," dedim sesimi sadece onun duyabileceği bir fısıltıya çekerek. "Abin bu kitabı nereden bulduğunu söylemedi ama... Bu bir koleksiyon parçası. Sadece bu mesleğin en içinden gelenler, tozlu rafların arkasındaki bu değeri bilir. Pamir... O sadece bir 'antifan' olamaz. O, bu dili konuşuyor."
Dalya yutkundu. Gözlerini benden kaçırdı, yerdeki karolara dikti. "Ateş," dedi sesi titreyerek. "Sana söyleyemediğim o kadar çok şey var ki... Abim sadece senden nefret etmiyordu. O, aynaya baktığında gördüğü o 'diğer adamdan' kaçıyordu. O kitap... O kitap onun geçmişinin, asla dönmek istemediği o eski hayatının en kıymetli parçasıydı. Onu sana verdiyse, artık saklanacak bir yeri kalmamış demektir."
"Ne demek istiyorsun?" diye sordum, kalbim bir kuş kanadı gibi çırpınmaya başlarken.
Tam o sırada mübaşirin sesi koridorda yankılandı: "Ateş İkra - Pamir Miran duruşması için içeri!"
Salona girdiğimde hava buz gibiydi. Hakim kürsüde, kanunların o soğuk ve duygusuz zırhına bürünmüş bekliyordu. Karşı tarafta, sanık kürsüsünde Pamir duruyordu. Üzerine tam oturan lacivert bir takım elbise giymişti; her zamanki o dik ve mağrur duruşu yerindeydi ama ela gözlerinde, kütüphaneden kalma o yorgun hüzün asılıydı.
Göz göze geldik. Salonun uğultusu, avukatların fısıltıları, kameraların flaşları... Her şey bir anda silindi. Sadece o ve ben kaldık. Birbirimize bakarken hiçbir şey söylemiyorduk ama bakışlarımız kütüphanedeki o dar raf aralığında, o söylenmemiş itirafların ortasında asılı kalmıştı. "Neden?" diyordum bakışlarımla. "Neden beni mahvederken, şimdi beni kurtarmak için buradasın?"
Onun bakışları ise bir veda mektubu gibiydi. Sessizce, "Çünkü sen haklıydın," diyordu sanki. "Ben sadece yas tutan bir adamım ve senin ışığını söndürerek kendi karanlığımı aydınlatmaya çalıştım."
Hakim tokmağı vurdu. Duruşma başladı. Karşı tarafın avukatı, o kurgulanmış videoları, montajlanmış ses kayıtlarını birer birer ekrana yansıttı. Her görüntü, kariyerime atılan bir başka düğümdü. Selin (avukatım) savunmaya geçtiğinde, mektupları sunduğunda bile hakimin yüzündeki o şüpheci ifade dağılmadı.
"Söyleyecek bir şeyiniz var mı Pamir Bey?" dedi hakim otoriter bir sesle. "İddialarınızın arkasında mısınız?"
Pamir yavaşça ayağa kalktı. Salon bir anda derin bir sessizliğe gömüldü. Bakışlarını benden ayırıp hakime döndü. Elinde siyah bir zarf tutuyordu.
"Sayın Hakim," dedi, sesi salonun her köşesine, her bir tuğlasına işleyecek kadar net ve tok bir tondaydı. "Bugüne kadar sunduğum tüm o kanıtlar... Hepsi bir amaca hizmet ediyordu. Ateş İkra'yı mesleğinden etmek, onu insanların gözünde küçük düşürmek. Ama bugün burada, elimdeki asıl kanıtı sunmak istiyorum."
Sustu. Bana döndü. O an kalbim duracak gibi oldu. Gözlerinden geçen o saniyelik parıltıda, kendisini ateşe atmaya hazır bir adamın kararlılığını gördüm.
"Bu zarfın içinde, o videoların asıl ham kayıtları ve bu kurguyu benimle birlikte planlayan, Ateş Hanım'ın en yakınındaki sızıntının itirafları var. Ben... Ben intikam hırsıyla, bir insanın onurunu nasıl ayaklar altına aldığımı kabul ediyorum. Ateş İkra suçsuzdur. O videolar bir kurgudur ve bu kurgunun baş mimarı benim."
Salonda bir uğultu koptu. Gazeteciler notlar alıyor, flaşlar patlıyordu. Hakim dosyayı incelerken ben sadece Pamir'e bakıyordum. Kendini ihbar ediyordu. Beni kurtarmak için, kendi itibarını, belki de özgürlüğünü feda ediyordu.
"Bunu yapma," diye fısıldadım dudaklarımla, kimsenin duyamayacağı bir tonda.
Pamir bana baktı. Hafifçe gülümsedi; ilk kez bu kadar samimi, bu kadar hüzünlü... Bakışlarıyla, "Sadece bir refleks Ateş," der gibiydi. "Psikolog refleksi değil... Bir adamın, geç kalmış bir özrü."
O an anladım; o kitap bir tesadüf değildi. O, gömdüğü o "diğer Pamir'i", benim için yeryüzüne çıkarmıştı.
🌚
Kütüphaneden sonra boş geçen zamanı sizinle paylaşmadım xlemdlsmd
Bölümleri genel olarak orta uzunlukta. Sizce daha uzatmalı mıyım?
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 183 Okunma |
132 Oy |
0 Takip |
23 Bölümlü Kitap |