12. Bölüm

12. Bölüm

Gizliyazar_1907
ay.gece

12. BÖLÜM: İTİRAF

 

Hayattayken insanca yaşamayı unutmayın.

Bir bakmışsın saat üç,

Bir bakmışsın saat hiç.

 

~ Özdemir Asaf

 

🥀🥀🥀

 

Sevda Hanım anneme keyifle birşeyler anlatırkem aklım öyle doluydu ki...

Davet misafirleri dağılmıştı ama annemler Sevda Hanımları salmamış birer bardak daha çay ikram edeceklerini söylemişti. Bir demliği yarılamıştık.

 

" Zerda hatırlıyor musun üniversitedeyken bir hoca vardı kırmızı saçlı. " Diyen Ceyda ya döndüm.

 

Evet o hocayı hatırlıyordum. Çok illet bir kadındı.

 

" Sence? Bana kafayı takmıştı. Çok gıcık bir kadındı. "

 

Ceyda ve diğer kadınlar dediklerime gülerken Ceyda, " Onu geçen gün burada pazarda gördüm. " Dedi.

 

O kokoş? Siirt'te? Pazarda?

Bershka veya daha iyi markalardan çıkabiliyormuymuş o?

 

" Onun burada ne işi varmış? Hem pazara girer miymiş o? "

 

" Abisi buradan bir kız beğenmiş de ona alışveriş yapıyorlardı. Seni sordu. Neden aniden bıraktığını falan. "

 

Düşüncelere dalmamak için kendini zor tutarken " Sen ne dedin? " Dedim.

 

" Ne diyeceğim canım o kadın zaten sana uyuz oluyor. Bende dedim babası karun kadar zengin birde okul mu okuyacak falan dedim kudurdu. "

 

Bende gülerken bakışlarım erkeklerin oturduğu tarafa kaydı. Ömer abimlerle sohbet ediyordu. Abim bir cümle kurdu ve Ömer güldü. Güldüğü zaman sol yanağında hafif belli olan gamzesi dikkatimi çekti. Kahverengi gözleri hafif kısılmıştı. Beni sevdiğini anladığım zamandan beri farklı bir bakış açısıyla bakıyordum ona. İstemeden de olsa dikkatimi çekiyordu.

 

Ben ona yüzümde bir tebessümle bakarken aniden bana baktı. Yüzümde bir tebessüm ile donup kalırken sırıttı ve bana göz kırptı. Abimlerle dönerek birşeyler anlatmaya başladı.

 

Bende kendime gelerek önüme döndüm. Ceyda ile lise anılarımızı anlatırken Dilan ve Ayça da bizi dinliyor bazen gülüyor bazen sinirleniyordu.

 

Vakit epey geç olunca ayaklandılar.

 

" Artık biz kalkalım. Malum Esra rahatsız zaten kız evde daha fazla tek kalmasın. " Dedi Sevda Teyze. Hepsiyle vedalaşırken çıkıp gitmişlerdi. Bizde son bulaşıkları hallettikten sonra odalara çekildik.

 

Elbisemi üzerimden çıkarıp yorgunlukla koltuğun üzerine bıraktım. Geceliğimi giyip az da olsa olan makyajımı sildim. Saçlarımı taradım ve birkaç bakım kremini cildime, saçlarıma uyguladım.

 

Çok garipti. Bundan 2 hafta önce bir cehennemi yaşarken değil makyaj malzemesi bakım kreminin ne olduğunu unutmuştum. O günleri hatırlamak istemediğim için gözlerimi sıkıca kapadım ve telefonuma gelen bildirim ile ışığı kapatıp yatağ girdim. Telefonun tuş kilidini açıp gelen bildirimi açtım. Yabancı bir numaraydı.

 

0537...: İyi geceler Zerda. Rahatsız ettiysem kusura bakma. Numaranı Esra yengemden aldım. Ben Ömer.

 

Kalbim delice atarken elim ayağım buz kesmişti. Ne diyeceğini şaşırmıştım. Ne yazsaydım acaba?

Neden aldın desem? Kaba olurdu.

Ne diyeceğim.

 

Hemen beynim devreye girerek

' sakince ilk olarak iyi geceler yazabilirsin. Yap işte birşeyler. Üniversite okumuş kadınsın. ' dedi.

 

Pekâlâ yazalım bakalım.

 

Siz: İyi geceler Ömer

 

Siz: Hayır rahatsız olmadım.

 

(0537... " Ömer Ağa" Olarak kaydedildi. )

 

Ömer Ağa: rahatsız olmadığına sevindim :)

 

Ömer Ağa: Müsait misin?

 

Siz: Evet, uyumak üzereydim

 

Ömer Ağa: Bak işte rahatsız etmişim seni.

 

Siz: Yok yok ben o anlamda demedim. Sen beni rahatsız etmezsin.

 

Ömer Ağa: hmm

 

Siz: Yani edemezsin demek istedim yanlış anlama.

 

Ömer Ağa: anladım. Bugün çok yoruldun mu?

 

Siz: Doğal olarak evet. Sende çok yardımcı oldun bize sağol.

 

Ömer Ağa: Abinin dostu olarak amca oluyor sayılırım. Yeğenimin davetinde tabiki yardım edecektim.

 

Siz: Bende hala oluyorum!

 

Siz: Çok güzel 😍💓

 

Ömer Ağa: Evet. Senden çok güzel hala olur.

 

Siz: teşekkür ederim

 

Ömer Ağa: Yarın kaçta buluşalım?

 

Siz: Sen karar ver. Ben uyarım.

 

Ömer Ağa: O halde ben seni 9 gibi alırım. Önce kahvaltı yaparız sonra çifltliğe geçip atlara falan bakarız.

 

Siz: Olur

 

Ömer Ağa: O zaman sabah görüşürüz Zerda.

 

Ömer Ağa: iyi geceler✨ 🌚⏰

 

Siz: İyi geceler

 

Ömer Ağa: Bu arada içimde kalmadan söyleyeyim.

 

Ömer Ağa: Bugün çok güzel olmuştun.

 

(Ömer Ağa kişisinin mesajına ❤ bıraktınız. )

 

Ömer Ağa: tekrar iyi geceler✨ 🌚

 

🥀🥀🥀

 

Gece sabahı nasıl ettim bilmiyorum ama o kadar huzurlu ve mutlu uyanmıştım ki... Çok heyecanlıydım.

 

Sabah kahvaltısında sadece iki zeytin yemiş ve aileme arkadaşlarla buluşacağımı söyleyip izin almıştım.

Şimdi ise odamda ne giyeceğimi düşünüyordum. Bizim kızlar bilmediği için şuan odamda değillerdi.

 

Odamın kapısının tıklatılmasıyla içeri gel demeden Ayça ve diğerleri girdi.

 

" Oo söyle bakalım kimmiş bu arkadşların. " Dedi Ayça yatağıma kendini sırt üstü atarken.

 

" Size söyleyeceğim ama ağzınızdan kaçırmayacak veya imalarda bulunmayacaksınız. "

 

" Tamam tamam hadi söyle " Dedi Dilan.

 

Bende koltuğa otururken gözlerimi kaçırdım.

 

" Ömerle çifltliğe at binmeye gideceğiz. " Dedim. Kızlar şok olurken Yengem " Oha! Bizim Ömer'e bak sen. Ateş bacayı sarmış sense hâlâ sindirmeye çalışıyorsun. " Dedi.

 

Ben utanarak elimi yüzüme attım.

 

Ayça kafama yastık atarak " Nerede, ne zaman ve nasıl konuştunuz bu konuyu anlat! " Dedi.

 

Ben olup bitenleri anlatırken Dilan benim adıma çok mutluydu. Abisinden sonra hemen düzelemeyeceğimi düşünmüştü ama bu durum onu da mutlu etmişti. Hatta bir ara 'başkasını hayatına dahil ettiğin için omuzlarımdan büyük bir yük kalktı. Abim sana bir travma yaratmamış Allah'tan ' demişti.

 

" Hadi şimdi sana kıyafet seçelim. " Diyerek dolabın kapağını açtı Ayça.

 

" Çok hevesli görünmesin. " Dedi yengem.

 

" Rahat birşeyler olsun ama etkileyici de olsun aynı zamanda " Dedi Dilan.

 

" Elbiseleri eledik. Etek ve bluz tarzı olsun. " Dedi Ayça da.

 

Ben odada sanki yokmuşum gibi onlar kıyafeti seçmiş ve beni giyinmem için odada tek bırakmışlardı.

 

Siyah volanlı bir etek giymiş, üzerine ise kahverengi bir bluz giyinmiştim. At binmeye engel değillerdi. Güzel ve şıktı. Siyah bir hırka ile çanta aldım yanıma. Saçlarımın önden iki tutamını alıp arkada bağladım. Biraz maskara ve lip balm sürdükten sonra tamamen hazırdım. Saatin kaç olduğuna baktığımda 8.50'ydi.

 

Tam o sırada telefonuma bir bildirim sesi geldi. Hemen açtım.

 

Ömer Ağa: Sizin üst sokağın başında ki siyah arabada bekliyorum.

 

Siz: geliyorum

 

 

Odadan çıkıp annemlere haber vererek konaktan da çıktım. Bizim sokağı geçip üst sokağa giriş yaptığımda bir araba bana ışıklarını yanıp söndürdü. Gülümseyerek siyah Range Rover cins arabaya ilerledim. Camdan onu gördüğümde gülümsememi hafiflettim.

 

Kapıyı oturduğu şöför koltuğundan eğilerek açtı. " Günaydın Zerda. "

 

Koltuğa yerleşirken " Günaydın

Ömer. " dedim

 

O arabayı tekrar çalıştırıp sürmeye başlayınca " Seni çok sevdiğim bir yere götürüyorum. " Dedi. Bugün siyah bir tişört, deri ceket ve siyah bir kot giymişti. Kumral tutamlarını yana yatırmıştı ama bu tarz da ona çok yakışmıştı.

 

" Çok merak ettim. Bana da söyleyebilir misin? " Dedim. Gülerek başını iki yana salladı.

" Hayır. Sürpriz olsun. "

 

Doğma büyüme Siirtli birisi olduğum için gelmediğim görmediğim yer yoktu. Beni bilmediğim nereye götürüyor olabilirdi?

 

Arabanın radyosundan güzel bir Ahmet Kaya parçası çalıyordu.

En sevdiğim şarkılardan bir tanesiydi.

 

Senin aşkın beni düşürdü dile

Nece aşık olur bülbüller güle

Senin aşkın beni düşürdü dile

Nece aşık olup bülbüller güle

 

Şarkının bu kısmına kısık bir sesle eşlik ederek camdan dışarı baktım.

 

Hasret çektim, gönül verdim

Seni sevdim ben...

Hasret çektim gönül verdim

Seni sevdim ben.

 

Öyle bir güzele, aşkını tez eyle

Şiire gazele gönül verdim şiire gazele.

Öyle bir güzele, aşkını tez eyle

Şiire gazele gönül verdim, şiire gazele.

 

Ömer bana gülümseyerek baktı ve

" Sever misin bu şarkıyı " Dedi.

 

" Evet. Çok severim. " Dedim.

 

Önüne dönerken " Bende çok

severim. " Dedi.

 

Araba da sessizlik peydah olurken kır çiçekleriyle kaplı bir arazide dırduk. Biraz ileride büyük bir ev gibi bir her vardı. Birkaç büyük ağaç vardı ve o ağaçlarda sallancaklar asılıydı.

Evet, burasını hiç görmemiştim.

 

" Ömer... "

 

Şaşkınlık ve beğeni dolu sesimi duyan Ömer kemerini çözdü ve " Hadi gidelim. " Dedi.

Bende hızla kemerimi çözüp ondan önce arabadan indim. Arkamdan gülen sesini duydum ama şuan dikkat kesilemedim.

 

Arabanın kapısının kapanma sesi geldi ve ardından " Nasıl, beğendin mi? " Diye sordu.

 

Beğeni dolu bir şekilde ona baktım.

" Beğenmek ne kelime bayıldım. Kaç senelik Siirtliyim böyle bir mekan görmedim. "

 

Gülerek yanıma yaklaştı ve

" Görmemen normal çünkü bu mekanı daha yeni açtık " Dedi. Eliyle beni ilerletti.

 

" Nasıl yani burası sizin mi? "

 

" Evet. Uzun zamandır böyle bir proje üzerinde çalışıyorduk zaten. Geçen sene ben taslakları falan gönderdim abimler burada inşaata başladı. Güzel olacağını düşünüyorduk zaten ama böylesini bende beklemiyordum" Dedi.

 

Bizim gibi onların da inşaat şirketleri vardı. Şanlı Holding'in seo'su Ömer Şanlı anlaşılan hiç boş durmuyordu.

 

Üç katlı bir mekandı. Mekanın yan cephesi resmen bütün Siirt'e kuş bakışı bakıyordu be açılıp kapanabilen terası vardı. Mekanın ön girişi ve yan tarafları gerçek rengarenk çiçeklerle doluydu. Manzaraya bakan üç beş tane ağaçlara sallancak kurulmuştu. Mekanın içine girdiğimizde bir adam hızla bizi karşıladı.

 

" Ömer Bey hoşgeldiniz. " Diyerek takım elbiseli ve buranın yöneticisi olduğunu sandığım adam el etek öpmemiş, ağam dememişti. Çünkü Ömer burada bir aşiret ağası değil, ünlü bir iş insanıydı.

 

" Hoşbulduk Semih. Sen bize terasa serpme kahvaltı gönder. " Dedi Ömer de. Hemen dibimde duruyor, kolu koluma değiyordu.

 

Semih denilen adam hızla yanımızdan ayrılırken bizde terasa ilerledik. Birkaç masa dışında diğerleri boştu. Saat daha erken olduğu için insanlar şuan burada değildi ama bir saat sonra buranın dolup taşacağına emindim.

 

Manzaraya daha iyi bakan bir yere oturduk. O benim karşıma geçerken oldukça rahattı ve gözlerini benden ayırmıyordu. Ben ise oldukça çekingendim ve gözlerimi kaçırıp duruyordum.

 

" Geçen hafta toplantı gününde ki cesaretine hayran kaldım. Özellikle o son sahne beni çok etkiledi. " Diye açıkça etkilendiğini söylediğinde affaladım. Hemen kendimi toplayarak

" Gereksiz korkaklığa gerek yoktu o gün. Ondan kurtulmuş olabilirdim ama intikam alınmalıydı. " Dedim.

 

Güldü ve " Çok iyi bir konuşma yaptın o yüzden ağalar sana hayır diyemedi." Dedi. Sessiz kalıp kahvelerinde kaybolurken öne eğildi ve ellerini masada birleştirdi.

 

" Biliyor musun Zerda, sana verdiğim silahı hayatım boyunca hiç kullanmadım fakat 26 senelik ömrüm boyunca o silah hep benimdi. " Dediğinde şaşırdı.

 

" Benim silahımı ilk ateşleyen sensin.

O kurşun oradan çıktığı anda silahım sana ait oldu sanki. " Dediğinde ellerim ve ayaklarım titremeye başladı. Onu silahını ilk ben mi ateşlemiştim?

 

Ömer kararsızlıkla birşey söyleyip söylememek arasında kaldı.

Bana düşünceyle bakıp, " Zerda... " Dedi.

 

" Efendim "

 

" Sana birşey söyleyip söylememek arasında gidip geliyorum. Söyleyeyim mi? " Dediğinde anladım. Bana açılacaktı ama kararsızdı.

 

Ne diyecektim? Ona karşı birşey hissediyormuydum? Ne cevap verecektim.

 

Kafamın içinde Asaf'ın sesi yankılandı.

 

Herşey aşkta sevgide değildir Zerda. Aşık olmasan bile çocuklarının annesinin/ babasının iyi niyetli bir insan olmasını istersin. Mesela bir kadın düşün; ona körkütük aşıksın, deliler gibi... Ama iyi kalpli değil. Kötü düşüncelere sahip. Onunla evlendiğin zaman değil çocuk yapmak bir ailede bir geçinemezsim. Aşk karın doyurmadığı gibi bazen tek başına yetmiyor da.

 

Asaf haklıydı. Aşk tek başına hiçbir işe yaramıyordu. Ömerle birlikte mutluydum, huzurluydum ve kendimi güvende hissediyordum.

En önemlisiyse uzun zamandır bana aşıktı o yani bana sadıktı.

 

Aşk tek başına ayakta kalmazdı. Onun yanında Saygı, huzur, güven ve sadakat olması lazımdı.

Aşk hariç herşey vardı Ömerle aramda. Belki de ondan hoşlanıyordum. Hatta seviyor bile olabilirim ama aşk değildi.

 

Ömer'e aşık olabilir miydim?

 

Herşeye rağmen " Söyle Ömer " Dedim kararlıkla. Ömer kararlılığımdan destek alarak derin bir nefes alıp verdi.

 

" Hani sana çocukluk aşkımdan bahsetmiştim ya. Tarif etmiştim. "

 

" Evet. "

 

" İşte o kadın sendin Zerda. Silahımın bundan sonra sana ait olduğu gibi kalbim de sen doğduğun andan beri sana ait. O küçük Ömer'in çocukluğu da senindi. Benim şuanda düşüncelerim, aklım, kalbim, herşeyim... Sana ait. Belki bu günü berbat ediyorum, belki arkadaşlığımızı baltalıyorum ama senelerdir sana olan özlemim beni yiyip bitiriyor."

 

Kalbim durma derecesinde atarken elini elimin üstüne koydu. Yüzümde ki ifade ne anlatıyordu bilmiyorum ama Ömer bundan cesaret aldı.

 

" Baran ile evlendiğini duyunca mahvoldum. Normalde buraya geçen sene dönmeyi planlıyordum ama senin evlendiğini üstelik çok mutlu olduğunu söyledikleri zaman vazgeçtim. Bir sene boyunca her gece sarhoştum çünkü benim kabus veya rüya görmemi engelliyordu. Yani seni görmemi. En son senin haberini üzerine kuma geldiği vakit aldım. İşte o zaman karar verdim dönmeye. Ben her zaman sana aşıktım ve aşık olduğum kadın o konakta acı çekiyordu. "

 

Gözümden birkaç damla yaş düşerken ne diyeceğimi bilemedim. Ne söyleyeceğimi. Zaten biliyordum bana aşık olduğunu ama birde onun ağzından bu şekilde duymak beni etkilemişti.

 

Kararımı vermiştim. Baran gibi bir iblisin ardından Ömer gibi bir kahramanın sevgisi beni iyileştirebilirdi.

 

Ömer'in elinin üzerine elimi koyup,

" Ömer bak. Ben seni hatırlamıyorum ama o günleri hissediyorum. Çocuklukta sana karşı birşeyler hissediyormuydum bilmiyorum ama ben geçmişe değil şimdiye bakarım.

Sana aşık değilim ama hoşlanıyorum. Belki aşık da olabilirim. Sana bu şansı verebilirim çünkü sana ailemden fazla güveniyorum. Senin yanında huzurluyum, mutluyum ve güvende hissediyorum. Sana şuan aşık olmamam bundan sonra da olmayacağım anlamına gelmez. " Dedim. Ömer heyecanla elimi sıkı sıkı tuttu.

 

" Ne yani bize bir şans veriyor musun? "

 

Ona gülümsedim ve diğer elimle göz yaşlarımı silerek " Evet. Bize bir şans veriyorum. Ama şuna ailelerimiz bilmesin. " Dedim. O da hemen hızla

" Sen ne istersen Zerda'm. Sen ne istersen o olsun. " Dedi.

 

Birlikte keyifli bir kahvaltı yaptık. Ardından arabaya binip çiftliğe geçtik. Birlikte yarış yaptık, çiftlik evinde bol kahkahalı bir yemek yedik. Mükemmel bir gündü benim için ve verdiğim karardan asla pişman değildim.

 

Ömer benim mutluluğumdu.

 

🌹🌹🌹🌹

 

BÖLÜM SONU

 

Bu kadar da içime sinen bir bölüm olamaz abi yağğğ! Mükemmel miyim neyim💅💅

 

Ömer ve Zerda nın kaçak göçek buluşmalarını fingirdeşmelerini falan nasıl okumak istediğinizi yazın lütfen.

 

Ay kitap resmen daha yeni başladı.

 

Neyse ben hemen gidip diğer bölümü yazayım, belki akşama da onu atarım ama çok beklemeyin belki atamam.

 

Bölüm : 15.02.2025 17:19 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...