5. Bölüm

5. Bölüm

Gizliyazar_1907
ay.gece

5. BÖLÜM: "ÖZGÜRLÜK"

 

 

Bir yara var orada bir yerde

Kanıyor, diniyor...

Bir çocuk var orda bir yerde

Ağlıyor susuyor...

Bir kadın var orda bir yerde

Bitmiş, tükenmiş...

 

🥀🥀🥀

 

Hastahanenin koridoru bir anda mahşer yerine dönerken Ömer sessizce doktorların girip çıktığı kapıya bakıyordu. Boğazına bir yumru oturmuş, konuşamıyordu.

Hanife Hanım ise kendini yere atmış onu tutmaya çalışan Ayça ya bile aldırmıyor beddua ederek ağlıyordu.

 

" Kızımı alıyor benden soysuzlar! Ah Erdem! Erdem! Sana güvenmeyecektim! O ite güvenmeyecektik! Sıçtı keçamin hayatına! " Diyerek ağlıyordu. Erdem ağa ise duvara yaslanmış, başını eğmiş, belli etmemeye çalışarak gözyaşı döküyordu.

 

Azat, koluna sarılarak ağlayan eşi Berfe'yi hissetmiyor aynı Ömer gibi kapıya bakıyordu.

Ö

 

merle göz göze geldiler.

 

" Hayıy! Ben Ömeyi seviyom! Çatla Azade! " Diyerek onun damarına basan kızkardeşine ve adını yanlış söyleyen uyuza bakakaldı Azat. Daha 5 yaşında olmasına rağmen Ömeri istiyordu.

 

" Bak kızım elimde kalacan ha! "

 

" Nah elinde kalır! Ben korurum onu! " Diyerek kızı arkasına çekti Ömer.

 

Azat göz devirerek Ömeri kenara itti ve Zerdayı çekti. Zerdanın bir kolundan da Ömer çekince Zerda arada kaldı.

 

" Bak oğlum canına mı susadın? " Dedi Ömer.

 

" Hee gel lan, gel. Benim kardeşim bu kız sana ne oluyor? Senin neyin? "

Azat da Ömerin damarına basınca Ömer dişlerini sıktı.

Zerda gülümseyerek " Kocaaam " Dedi.

Ömer kahkaha atarken Azat kızı kendine çekti.

 

" Lan! "

 

Ömer ellerinden kayıp giden kızı tekrar yakaladı. Bu sefer o çekti.

Azat da ona karşılık tekrar çekti.

Ömer kızın canı yanar diye serbest bıraktı.

 

" Bak Zerda seni hemen bıraktı bu it! Vazgeç bence de sen bundan. Boşa bunu. "

 

Zerda çocuk üzüntüsüyle Ömere baktı.

 

" Boşicam seni! "

 

Ömer neye uğradığını şaşırmıştı. Daha yeni evlenmişlerdi oysaki...

 

" Öyle değil Zerda, isteyerek bırakmadım. "

 

Zerda omuz silkerken Azat sırıtarak kızı kendine çekip sarıldı. Ömere dil çıkartıp " Yalan söyleme lan! Basbaya kızı isteyerek bıraktın " Dedi.

 

Ömer küçük ellerini yumruk yaparak

" Ben bırakmasaydım canı

acıyacaktı! " Dedi. Etraf sessizleşirken Zerdanın gözleri büyüdü ve hızla Ömerin kollarına atıldı. " Kocaaam "

 

" Laaan! " Diye dellenen Azat ileri atılıp Ömer'e saldırdı. İkili kavga ederken Zerda ayırmaya çalıştı.

 

Zerda yere düşünce ikisi de kavga etmeyi bırakıp ona baktılar.

Kıyamıyorlardı bu neşeli kıza...

 

Azat ve Ömer'in de aklına aynı anı canlanınca Ömerin burnunun direği sızladı. Azat dayanamayarak Berfe'nin kollarından ayrıldı ve koridoru terk etti.

 

Ömer kendisine lanet etti. Keşke onları bırakıp yurtdışına çıkmasaydı.

Belki o küçük neşeli kız hâlâ aynı kalabilirdi.

 

Doktor kapıdan çıkınca hepsi oraya toplandı.

 

" Doktor? "

 

Doktor derin bir nefes alarak

" Hastayı ameliyata alıp o kurşunu oradan çıkarmamız lazım. Kendinizi her türlü şeye hazırlayın. Geçmiş olsun. " Dedi ve gitti.

Koridor ölüm sessizliğine gömülürken ilk birkaç dakika kimse konuşamadı.

 

Ömer içini kaplayan öfke ile " Erdem Amca geliyor musun? " Dedi. Erdem ağa onun Baranın yanına gittiğini anlayarak " Seve seve " Dedi. Koridorun ucunda yere çökmüş doktoru da uzaktan duymuş olan Azat ayağa fırladı ve " O itin ecdadını sikeceğim! " Dedi.

 

Bu üçlü ve bir grup adamı Baranın tutulduğu depoya giderken hastahanede ise Hanife Hanım kuran okuyordu. Dilan bir köşede duvara yaslanmış ağlarken, Ayça da koridorun sonunda telefon görüşmesi yapıyordu. Berfe Kayınvalidesinin yanında kuran okuyordu.

 

" Durumu bu şekilde. Gelecek misin? "

 

" Gelmezsem bana da Deli Asaf demesinler! O Baran denen itin soyunu kurutacağım! Üstüne birde kuma geldiğini bana nasıl söylemezsiniz?! "

 

" Abi... "

 

" Siçturtma abinun çarkina! Geliyrum ha oraya! "

 

Ayçanın birşey demesine fırsat vermeden telefonu kapattı. Ayçanın annesi Trabzonluydu. Abisi ve annesi de Trabzon'da yaşıyordu ama Ayça burada kalmak istemişti.

 

Asafa Trabzon'da Deli derlerdi. Kafaya birini taktı mı o kişi ölürdü zaten.

 

Geri yerine giderken koridorun bir ucundan gelen Ömerin kızkardeşi Ceyda, abisi Hazarın eşi Esra ve annesi Sevda Hanım göründü.

Bir zamanlar komşu olan, kan kardeşlik olan Hanife Hanım Sevda'yı görünce kuran'ı Berfe'ye verdi ve ona doğru gelen kadına ağlayarak baktı.

 

" Böyle bir günde mi karşılşacaktık Hanife? "

 

Hanife Hanımın ve Sevda Hanımın birbirine sıkıca sarılmasını şaikınlıkla izlediler çünkü bu iki kadını hiç yanyana görmemişlerdi. Aslında Ceyda görmüştü ama hatırlamıyordu.

 

" Seninle birbirimize tutamadığımız sözler yaraladı beni bacım. " Dedi Hanife Hanım da.

 

Sevda ile tekrar sarıldılar.

 

" Geçti o günler Hanife, kızımız sağ salim bir çıksın hele. Avzem denen o karıyı da ayağımızın altına almasını biliriz. " Sevda Hanımın sözleri koridorda gerginlik havası oluşturmuştu çünkü Beyoğlu olarak Dilan vardı orada.

 

" Ne derseniz haktır. Birşey diyemem. Yalnızca ne kadar mahçup olduğumu bilin. " Diyerek başını eğen kızı yamacına çekti Hanife.

 

" O anan ve abin olacak soysuzların suçu senin değildir. Üzülmeyesin. "

 

🥀🥀🥀

 

Hazar Asrın deponun kapısında beklerken üçlü göründü.

 

" Uyanık mı Hazar? " Diye sordu Erdem Bey.

 

" Uyanık amca, bağırıp duruyor. "

 

" Daha da çok bağıracak. " Diyen Azat sinirle depodan içeri girdi. Diğerleri de onu takip ederken Baran arjası dönük bir şekilde gözüktü.

 

" Karımı getirin lan bana! Siz kimsiniz!? Soyunuzu sikerim lan! "

 

Baran delice bağırarak konuşurken Azat sandalyeyi tuttu ve yere fırlattı onunla birlikte. Ömer sıranın ona gelmesini sabırla bekleyecekti.

 

" Asıl ben seni sileceğim orospu çocuğu! " Diyerek ona bir yumruk savurdu. Erdem ağa Baranın elini çözerek sağ elini büktü. " Bu elinle mi vurdun lan kızımı?! Ha! " Diyerek bileğini ters çevirdi. İşaret parmağını da kırarken " Bu elinle mi bastın tetiğe?! " Diye bağırdı. Depo Baranın acı çıplıkları ile dolarken Ömer sakince sandalyeyi düzeltti ve Baranı geri yerine oturttu.

 

Baran elini tutup ağlarken küfür ediyordu. " Buradan illa ki çıkacağım! sizi geberteceğim. "

 

" Evet, buradan illa ki çıkacaksın ama ölü olarak. Sağ çıksan bile kendini ölü bil piç! " Diyerek öyle bir yumruk attı Ömer Baran'a ki çenesinin kırılma sesi geldi.

 

" S-sen kimsin lan? Kimsin de benim karım-"

 

" KARIM DEME LAN ONA! AĞZINA SIÇARIM SENİN! KARIN FALAN DEĞİL O SENİN " diyerek bedenini saran bir kıskançlıkla bir eliyle Baranın saçlsrını tuttu diğer eliyle boğazını sıkmaya başladı.

 

" SENİ BURAYA GÖMERİM OROSPU EVLADI. BİRDAHA ZERDA YA YAKLAŞMAYACAKSIN BİLE! "

 

Bafan mosmor olurken Hazar kardeşini geri çekti. Baran öksürükler arasında kalırken Azat bir kerpeten alarak " Önce tırnaklarına veda et. Sonra dişlerine... " Dedi.

 

Depo Baranın acı çığlıkları ile dolarken Baran hariç diğerleri bundan memnundu.

 

🥀🥀🥀

 

Ameliyat bitmiş olmalı ki doktor dışarı çıktı. Hanımlar doktorun yanına giderken merakla ve umutla doluydu.

 

" Zerda Asrın'ın yakınları sizler misiniz? "

 

" Biziz. Ben annesiyim. " Dedi Hanife Hanım.

 

Doktor gülümseyerek " Kızınız çok güçlü hanımefendi. Onunla gurur duymalısınız. Şuan durumu gayet iyi ama 24 saat müşahede altında tutacağız. Bir sıkıbtı çıkmazda sonra normal odaya alabiliriz. " Dedi.

 

Hepsi birbirine sarılıp mutluluktan ağlarken Ceyda, " Peki

görebilirmiyiz? "Diye sordu.

 

" Şuan hayır. Normal odaya alındığı zaman görebilirsiniz. "

 

" Tamam Dokyor Bey. Çok teşekkür ederiz. Hakkınız ödenmez. " Diyerek Sevda Hanım da minnettini sundu.

 

" Görevimiz " Diyerek oradan ayrılan doktorun ardından Berfe hemen telefona sarıldı. Azatı aradı.

 

Azat telefonu korkuyla açarken yanında ki adamlar da susmuştu. Baran zaten baygındı.

 

" Berfe? "

 

" Azat hemen hastaneye gelin! " Dedi Berfe coşku ve olayın heyecanıyla.

 

Azat kalbine giden krampla

" Kardeşime birşey mi oldu?! " Diye sordu. Ömer nefes alamazken Erdem Ağa kalbini tutmuştu.

 

" Oldu oldu ama iyi birşey oldu. "

 

" Kızım ne oldu çatlatma da adamı? "

 

" Ameliyat iyi geçmiş, 24 saat müşahade altında tutulduktan sonra normal odaya alınacakmış. "

 

Azat rahat bir nefes verirken telefonu kapattı. Merakla bakan insalara

" Ameliyattan çıkmış. 24 saat sonra normal odaya alınacakmış " Dedi. Ömer içinden yükselen sevinç dalgasıyla abisine sarıldı. Erdem Bey de oğluna sarıldı.

 

Ayrıldıkları zaman Azat ve Ömer göz göze geldiler. Uzun zamandır onlar da konuşmuyorlardı.

 

" Gel buraya kurre " Diyerek erkekçe bir sarılma yaptı onlar da.

 

" Küçük kızımız uyanacak ve özgür olacak " Dedi Azat.

Ömer de başını sallayarak

" Özgür ve mutlu... " Dedi.

 

--------

 

Bölüm : 15.02.2025 17:08 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...