26. Bölüm

26. Bölüm

Gizliyazar_1907
ay.gece

Sana yılculuk yapmak istiyorum.

Kes yüreğine giden bir bilet; "Can'' kenarı olsun...

 

~Cemal SÜREYA

 

🥀🥀🥀

 

Dilan yatağın ucuna bir misafir gibi oturmuş gelecek olan eşini bekliyordu. Aylardır tek kelime edemediği eşini.

 

Herşey sanki onun yüzünden olmuş gibi hep kendini suçlamıştı. Ama o adamın onlarla bir ilgisi olmadığını duyunca az da olsa rahat bir nefes almıştı.

 

O adamın o ailelerle bir bağlantısı bile yoktu.

 

Odanın kapısı açıldı ve içeriye Asaf girdi. Aylar sonra ilk defa bu kadar rahat bir şekilde giriyordu bu odaya.

 

Karısı ona melül melül bakarken o onun gözlerine dalıp gitti. Kapıyı kapattı ve sırtını kapıya yasladı.

 

" Bitti mi sessizlik grevin hatun? "

 

Dilan utanarak başını aşağı eğdi ama bıyık altından da gülüyordu. " Bitti. "

 

Asaf sırıtarak gömleğinin düğmelerini çıkarmaya, ona yaklaşmaya başlamıştı. Dilan kafasını kaldırdı ama birşey demedi. O birşey demeyince Asaf'ın elleri düğmelerde durdu.

 

" Arkanı dönmeyecek misin? " Dedi şaşkınlıkla.

 

" Döneyim mi? " Dedi saf bir masumiyetle Dilan.

 

Asaf yüzünde derin bir tebessüm ile ona yaklaştı ve sıkıca sarıldı. Dilan Asaf'ın geniş göğsünde kaybolurken

" Ben seninle ne yapacağım hatun? " Dedi dertli dertli.

 

" Seveceksin Asaf. Seveceksin. " Dedi Dilan.

 

Asaf başını Dilan'ın saçlarından kaldırdı ve yüzünü eşitledi.

 

" Ha o fuşkiyi zaten yeduk! Senun bu masum hallerun ölüme sürükler ballisi. "

 

Dilan güldü ve " Şuan ki halime gülüyorum. " Dedi. Asaf kaşlarını çatarak " Neden? " Diye sordu.

 

" Hep bir kürdün çavreşası olacağımı sanırdım. Bir lazın ballisi olacağımı tahmin etmemiştim. " Dedi Dilan. Asaf göz devirerek güldü.

 

" Babam Kürt ve aşiretin ağasıydı, hatırlatırım. Sen benim hem çavreşam, Hemde ballimsim. Bu arada şunu söylemek isterim; kürtler havaya karadenizliler kafaya sıkar. " Dedi ve Dilan'a göz kırptı.

 

Dilan " Bak sen... Sen şimdi bizi küçümsüyormusun? " Dedi.

 

Asaf kendini sırt üstü yatağa atarken,

" Hiç öyle şey olur mu hatun, benim babam da Kürt. Sadece gerçekler budur, can yakar. " Dedi. Dilan gülümseyerek onun yanına yan bir şekilde uzandı.

 

" Sen hangisi oluyorsun. "

 

Asaf onun gözlerinin içine kenetlenmişken, " Nasıl yani? " Dedi.

 

" Yani havaya mı sıkarsın,

kafaya mı? "

 

Asaf bir eliyle Dilan'ın yüzüne gelen saçlarını geri attı.

"Genelde kafaya onyarım ama şu net bir bilgidir ki... Bizde çekilen silah ateşlenmeden durmaz. Sadece kafaya sıkmak biraz yürek ister. "

 

Dilan nutku tutulmuş bir şekilde ona bakarken Asaf iyice onun üzerine eğilmişti. Dudakları arasında az bir mesafe varken, " Ben her zaman kafaya sıkan taraftım ama bir çavreşanın kalbime sıkacağını hiç tahmin etmemiştim. " Dedi.

 

Ve aylardır beklenen an geldi.

Birbirlerinin hasreti ile yanıp tutuşmuş dudaklar birbirine temas edince sanki herşey durdu. Zaman zaten Asaf bu odaya girdi vakit durmuştu. Ha birde ikisinin de kalbi durmak üzereydi.

 

Asaf ve Dilan aralarında olan tüm duvarları yıkıp gerçek bir karı-koca olmuşlardı.

 

🥀🥀🥀

 

Zerda yüzüğünü okşarken oraya dalmış vaziyetteydi. Konağa geleli 1 hafta oluyordu. Herşeyin eskisi gibi olması imkansızdı, kayıplar vardı ama herşey düzelecekti.

 

O adamın kim olduğunu sadece Ömer biliyordu. Herkes merakla ondan cevap beklerken o birşeyleri daha açığa çıkarmak için zaman istemişti. Ve o zaman yarım akşam ailecek yenilecek yemekte son bulacaktı.

 

Zerda psikolojik destek alıyordu. Bu hafta iki kez gitmişti ve her defasında Ömer onu getirip-götürmüştü.

 

Bir an önce evlenmek istiyorlardı ama evden bir cenaze çıktığı için bir-iki ay daha bekleyeceklerdi.

 

Zerda daldığı yerden kapısının tıklatılması ile sıyrıldı. Tahmin ettiği gibi yengesi ve Ayça gelmişti.

 

" Müsait miydin? " Dedi Berfe. Eski neşesini geri almış gibiydi. Keza Ayça da öyle.

 

" Tabiki. Gelin. " Dedi Zerda. Ayça her zamanki gibi geldi ve kendini Zerda'nın yatağının üzerine attı.

 

Zerda gülümserken Berfe de yine her zamanki gibi camın önünde ki tekli koltuğa oturmuştu.

 

" Şuan şu odada tek eksik Dilan. Sahi o nerede? " Dedi Zerda. Berfe bilmediğimi gösterircesine omuz silkti.

 

Ayça ise sırıtarak " Abim ile hasret gideriyor. " Dedi. Berfe kahkaha atarken Zerda'nın gözlerim büyümüştü.

 

" Tövbe tövbe o nasıl laf kız? Sen onları mı dinliyorsun? " Dedi Zerda.

 

Ayça omuz silkerek " Hayır tabiki canım. Ne dinleyeceğim. Sadece tahmin etmek zor değil. " Dedi.

 

Hepsi pişkin pişkin gülerken Berfe karnına yediği tekmelerle susmak zorunda kaldı. " Ay bir tanesi tekme atsa neyse. İkisi birden tekme atıyor birde. "

 

İkizler çok hareketliydi. Sürekli içeride Berfe'yi rahatsız ediyorlardı.

 

" Adı üzerinde yenge İkizler." Dedi Ayça ve kendi yaptığı espriye kendisi güldü.

 

Zerda ve Berfe ona ' delidir ne yapsa yeridir. ' bakışı atarken susmak zorunda kaldı.

 

Zerda en son, " İsim konusunda bir karar verdiniz mi? " Dedi.

 

" İsimlerini Fırat ve Dicle nehirlerinden almalarını istiyoruz. O yüzden oğlumuzun adı Fırat, kızımızın adı Dicle olacak. " Dedi Berfe. Dalgın dalgın karnını okşarken çok mutlu görünüyordu. Bebeklerinin odasını bile hazırlamıştı. Bir duvarı pembeye bir duvarı maviye boyamıştı. Kızının olduğu duvarda güneş, fiyonk desenleri falan varken oğlunun olduğu duvarda ay ve ağaç resimleri falan vardı.

 

" İsimler çok güzel. Sizi de yansıtıyor. " Dedi Zerda.

 

Kızlar aralarında sohbet ederken Zerda'nın telefonuna üst üste bildirimler geldi. Zerda telefonu eline alıp mesajlara baktı.

 

" Kim atmış kızz! " Dedi Ayça.

 

Zerda gülümseyerek " Ömer.. " Dedi.

 

Berfe ve Ayça göz göze gelip imayla sırıtırken Zerda mesajlara girdi.

 

Ömer'im: Zümrüt Gözlüm bizim çiftliğe gidelim mi?

 

Ömer'im: Vakit geçiririz.

 

Ömer'im: Karayel ve Akkız da bizi özlemiştir.

 

Ömer'im: gidelim mi? Hı?

 

Siz: Tamam gidelimm

 

Siz: Ne zamana gelirsin?

 

Ömer'im: Şuan şirketteyim. Eve geçeceğim şimdi. Yarım saate hazır ol sen. Ben gelince yazarım sana.

 

Siz: Tamam, görüşürüz.

 

Ömer'im: Tabi görüşeceğiz Zerda'm.

 

(Ömer'im isimli kişinin mesajına ❤ bıraktınız)

 

Zerda gülümseyerek ayağa kalktı.

" Hadi giydirin beni! "

 

" Nereye kız? "

 

" Ömer beni onların çiftliğine götürecek. At bineceğiz. "

 

" Sadece at mı bineceksiniz? " Dedi Ayça son derece arsız bir şekilde. Berfe'nin gözleri büyürken Zerda anlamamıştı bile.

 

" Yok canım! Yemek de yeriz, sohbet falan ederiz. " Dedi saf saf. Berfe ve Ayça kahkaha atarken " Ne oldu ki? " Diye sormuştu.

 

Zerda'nın aklına fesatlık sokmak istemeyerek " Yok canım. Bilmez misin Ayça'nın her zamanki boş boğazlıkları. " Dedi Berfe.

 

Sonra akıllara bir soru takıldı.

Saat epey geç olmuştu. Yani onlara göre geçti çünkü saat daha akşam altıydı.

 

" Akşam oldu ama! O gelene kadar yedi olur bile. Gece orada mı kalacaksınız?! " Dedi Ayça.

 

Zerda da merakla telefonu eline geri aldı. " Şimdi öğreniriz. "

 

Siz: Ömer!

 

Siz: Saat altı olmuş bile.

 

Ömer: ee?

 

Siz: sen gelene kadar yedi olur.

 

Ömer: beni çok mu özledin kız yoksa. Merak etme hasretini dindireceğim senin.

 

Siz: Sen iyice edepsizleştin.

 

Ömer: Ne var canım? Edepsizsem de bir sana edepsizim, sorun mu var?

 

Siz: Hele başkasına edepsiz ol da gör!

 

Ömer: ne yaparsın?

 

Ömer: Yolar mısın onu?

 

Siz: Yolmam.

Siz: Hemcinsimin acı çekmesini istemediğim için onu vururum. Sonra da seni!

 

Ömer: Amazon kadını mısın kızım sen? Ne öyle raconlar falan?

 

Siz: İlk olarak Amazon kadınları değil mafyalar racon keser. İkinci olarak ise ben doğu kızıyım koçum. Ayağını denk al!

 

Ömer: Emredersin Abi...

 

Siz: ha şöyle yola gel.

 

Ömer: Yüz yüzeyken de böyle cüretkar olabilecek misin acaba?

 

Siz: Neden olmayayım?

 

Ömer: Normal canlı sen ile mesajlaşırken ki sen arasında ki farkı görsen anlardın.

 

Siz: Nasılmış?

 

Ömer: Mesajlarda çok cüretkar ve baskın oluyorsun.

 

Siz: canlı?

 

Ömer: Canlıyken... Seni sürekli öpmek istediğim doğru ama konumuza gelelim. O zaman çok tatlı ve hanım hanımcık oluyorsun. Kıyamıyorum sana...

 

Siz: Bak sen! Yani şimdi bana kıyarsın.

 

Ömer: Aslında canlıyken de kıyabilirim ama o biçim kıyma değil ;)

 

Siz: EDEPSİZ!

 

Ömer:Büyük harflerle yazınca bağırmış olmuyorsun güzelim.

 

Ömer: Sürekli yanlış anlayan sensin!

 

Ömer: Sadece güzel iltifatlarımdan bahsetmiştim. Hemen yatak anlıyorsun.

 

Siz: ÖMER SUS!

 

Ömer: konuşmuyorum şuan aşkım. Yazıyorum.

 

Siz: 😒

 

Ömer: Biliyor musun sinirliyken de çok güzelsin. Utanırken de..

 

Siz: onu nerden görüyon?

 

Ömer: Sana her dakika aşık olman için görmem mi gerek. Nefes alman yeterli. Sadece hayal ediyorum.

 

Siz: Sana trip atacaktım ama hemen aldın gönlümü

 

Siz: Aferin

 

Ömer: Becerebildim mi?

 

Siz: biraz daha prova yapmalısın

 

Ömer: tamam. Acaba hangi kıza yazsam prova yapmak için. Düşüneceğim biraz.

 

Siz: Ömer! Allahın cezası!

 

Siz: Karşıma çıkacaksın illa Ömer Şanlı! O klavyede dolaşan parmaklarını tek tek kırmazsam..!

 

Ömer:ahahahah

 

Ömer: Sakin ol yavrum.

 

Ömer: rehberimde yalnızca 5 kadın Kayıtlı. Sen, Ceyda, annem, yengem ve ablam.

 

Siz: İlla rehberinde kayıtlı olması mı gerekiyor?

 

Siz: günde kaç kişi çıkıyor biliyor musun Müge'ye instagramdan evlenenlerin, aldatanların?

 

Ömer: kaç kişi?

 

Siz: Ne bileyim ben! Çıkıyor işte.

 

Siz: o lanet sosyal medyadan da yaparsın provanı!

 

Ömer: Hayatım, Zümrüt Gözlüm..

 

Siz: Ne var Ömer Ağa! Bu sefer gönlümü alamayacaksın

 

Ömer: Önce şu konuya açıklık getireyim.

 

Ömer: Ben sosyal medya kullanmıyorum.

 

Siz: şaka yapma

 

Ömer: ciddiyim.

 

Ömer: normalde whatsapp bile kullanmazdım ama şimdi seninle daha iyi konuşabileyim diye kullanıyorum.

 

Siz: yaa

 

Ömer: 🤗🤗

 

Siz: ☺☺

 

Ömer: 😘😘😘

 

Siz: 😍😍😍

 

Ömer: ❤❤‍🔥

 

Siz: Ya ben sana ne soracaktım.

 

Ömer: ne soracaktın?

 

Siz: Şimdi saat de geç oldu ya biz nasıl gideceğiz çiftliğe?

 

Ömer: Arabayla?

 

Siz: Allah allah ya ben uçakla gideriz diye plankamıştım.

 

Ömer: Yavrum Şannlılara ait uçaklarımız, jetletimiz mevcut. Her zaman emrine amadeler. Fakat çiftliğe öyle bir pist yaptırma gereği duymadık.

 

Siz: Ömer ciddi ol!

 

Ömer: Tamam.

 

Ömer: Ben abinden izin aldım, bu gece çiftlikte kalmamıza izin verdi. O yüzden gece giyeceğin kıyafetleri de al yanına.

 

Siz: vazgeçtim ya sen ciddi olma.

 

Ömer: Neden?

 

Siz: Bana cümle arasında yavrum, gülüm demediğin zaman bir boşluk hissediyorum.

 

Ömer: Bende daha ne kadar dayanabilirim diye düşünüyordum yavrum.

 

Siz: Ya inanamıyorum beraber kalacağız!

 

Ömer: Konu sen olunca nato başkanından bile izin alırım yavrum, abin çerezlikti.

 

Siz: ne söyledin abime?

 

Ömer: Biraz duygu sömürüsü yaptım hemen kandı o da.

 

Siz: Abim şuan mesajları okuyor bu arada

 

Ömer: şaka yapma bitanem

 

Siz: ne şkasjndan bahsediyursyn ulan! Yok sna Zerda filan!

 

Ömer: Azat?!

 

Ömer: lan vallahi şaka yaptım.

 

Ömer: ŞAKA

 

Siz: ahahahaha

 

Siz: Asıl şaka böyle yapılır.

 

Ömer: Ama nasıl? Yazım yanlışların bile Azat'ın aynısıydı.

 

Siz: Ey 24 senelik abim, tanımasam ayıp olurdu.

 

Ömer: Bunun cezasını buluşunca keseceğim.

 

Siz: ne yapacaksın ki?

 

Ömer: O zaman görüşürüz hatun

 

Siz: Görüşeceğiz Ömer Şanlı

 

(Ömer Şanlı mesajınıza ❤ bıraktı)

 

Zerda mesajlara kâh gülüyor kâh kaş çatıyordu. Neredeyse 10 dakika boyunca bu sürdü. Tüm bunlar olup biterken Berfe ve Ayça da Zerda ile aynı tepkileri veriyordu mesajları görmese de.

 

Zerda en sonunda başını kaldırdığında sırıtan ikili ile göz göze geldi.

 

" Ne oldu? "

 

" 10 dalikadır konuştuğunuz önemli konuyu biraz bize de açar mısın canım? " Dedi Berfe.

 

Zerda saate bakarak yutkundu.

 

" Azat abimden izin almış Ömer. Bu gece orada kalacakmışız. "

 

Kızlar şaşırdı ama birşey demedi.

 

" Ne yani 10 dakikadır kâh gülüp kâh kaş çattığın mevzu bu muydu? " Dedi Ayça. Zerda utanıp ayağa kalkarken Berfe, " Sanane canım! Aaa ne anlarsın sen bizim halimizden. " Dedi. Ayça, " Amaaan sizin vıcık vıcık ilişkiniz çok da sikimde. Bekarlık sultanlıktır net! " Dedi.

 

Zerda ve Berfe olumsuzca başını sallarken dolaba yöneldiler.

 

🥀🥀🥀

 

Ömer kalçasını arabanın kaputuna yaslamış elinde ki sigarayı içerken yere dalmış vaziyetteydi. Zerda elinde minik bir çanta ile çıkınca bakışları hızla ona döndü. Göz göze gelirlerken yüzlerinde bir gülümseme peydah olmuştu.

 

" Yavrum? " Dedi Ömer. Zerda emin adımlarla tam karşısında durunca " Efendim? " Demişti.

 

" Çok güzel olmuşsun. " Dedi Ömer. Zerda'nın genelde giydiği kıyafetlerden di oysa. Hiçbir numarası yoktu.

 

" Hayırdır Ömer Ağa? Telefonda sarfettiğin sözlerin affını mı istiyorsun? "

 

Ömer erkeksi sesiyle gür bir kahkaha atarken sigara olan elini Zerda'nın yanağında gezdirmişti. " Güzele güzel demezsek ayıp olur. "

 

Zerda utansa da geri durmadı. " Yaa. Demek her güzele böyle iltifat ediyorsun. "

 

Ömer sırıtarak, " Benim güzelim sensin Zümrüt Gözlüm. Diğerlerinin kimin güzeli olduğu umrumda değil. Her kadın güzeldir elbette ama ben birtek kadına iltifat ederim. " Dedi. Zerda hemen yumuşamıştı.

 

" Sen bu işi biliyorsun Ömer. Neyse bu seferlik böyle olsun. " Dedi Zerda. Bakışları Ömer'in elinde duran sigaraya kaydı sonra. Sigarayı onun elinden aldı ve " Ne zamandan beri içiyorsun? " Dedi.

 

" 23 Ocak'tan beri... "

Sen gittiğinden beri...

 

Zerda sertçe yutkunurken Ömer'in yüzünü avuçları arasına aldı.

 

" Bu şeyi içmeni istemiyorum artık. "

 

Ömer sigarayı onun elinden alıp yere savururken " Artık bir anlamı kalmamıştı zaten. Benim asıl uyuşturucum yanımda. " Demişti.

 

Zerda onun gövdesine sıkıca sarılırken Ömer de ona sarılmıştı.

 

" Seni seviyorum. İyi ki hayattasın. "Dedi. O son söylediği cümle onun için artık o kadar önemliydi ki. Hayat iyi ki yanımdasın değil de iyi ki hayattasın dedirtmişti ona.

 

Çünkü artık yanında olması önemli değildi. Zerda uzakta olsa da görürdü, nefes aldığını bilirdi Ömer.

Asıl önemli olan şey Zerda'nın hayatta olmasıydı. Yanında olmasa da olurdu. Yeter ki Zerda hayatta olsundu.

 

 

🥀🥀🥀🥀🥀🥀

 

Bölüm : 03.04.2025 17:14 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...