
7. BÖLÜM: ÖZGÜRLÜĞÜN MELTEMİ
Bir rüzgar savurur saçlarımı
Bir rüzgar olda okşa tenimi
Huzur ver, ferahlat yüreğimi.
Bir yağmur yağar düşer bedenime
Bir yağmur damlası olda düş bedenime;
Bir rüzgar misali okşa tenimi,
Bir yağmur misali temizle bedenimi.
🥀🥀🥀
1 HAFTA SONRA
Konağımızın kapısından içeri girdiğimiz vakit içim o denli acıdı ki bu tarif edilemez bir duyguydu. Buraya, gençliğimin geçtiği yere gelmeyeli o kadar çok olmuştu ki...
Çok özlemiştim burayı ve verdiği hissi.
Zaten konağa adımımı atar atmaz o huzurlu ve mutlu aile kokusunu almıştım çoktan.
Konağımızın daimi çalışanı olan Fadime abla ve kızı Rojin de gözüme ilişti. Hızla yanımıza koşarlarken
" Hoşgeldiniz hanımım. " Diyerek annemin elini öptüler. Sonra ise bana özlemle baktılar. " Geçmiş olsun küçük hanım. " Diyerek dolu gözlerle bana bakan Fadime ablaya sarıldım. Üzerinde emeği çoktu. Annem kadar emeği vardı bende.
" Saol ablam. "
Onun kızı Rojin benden bir yaş küçüktü. Yani 21 yaşındaydı. Çok akıllı ve zeki bir kızdı. Esmer teni ve kötü kahve gözleri ile tam buraların kızına benziyordu. Güzel...
Babamların da desteğiyle burada hukuk fakültesi okuyordu. En son duyduğuma göre dersleri de gayet iyiymiş.
Benimde öyleydi. Eğer evlenmeseydim mimarlık fakültesi'nden derece ile mezun olabilirdim. Hocalarım ve orada ki arkadaşlarım beni çok severdi.
Keşke, keşke ailemi dinlemeyip tekrar Siirt'e gelmeseydim.
O zaman belki Baran'ı görmez ve onun tatlı yüzüne kanmazdım.
" Kızım ayakta kalma, Fadime ablana odanı hazırlattık hadi seni yatıralım. " Diyerek annem beni kolumdan tutunca irkildim.
" Tabi "
Ayça ve Berfe bir Beyoğlu olan ama kendi kanlarındanmış gibi davranan Dilan'a yabancılık çektirmemek için
" Hadi gel sana da gösterelim odanı " Diyerek koluna girdiler.
Dilan minnetle gülümseyerek en son 4 ay önce ailecek geldikleri eve baktı.
Onu yanımda görmekten memnundum. O evde gelin olduğum sürece sanki onların hiçbirşeyi benim ise kızkardeşim gibi davranmıştı.
Berfe yengem ve Ayça'ya minnetle gülümsedim bende. Bu derece iyi kalpli ailem varken ben nasıl olur da o adama kanmıştım?
Annem ile konağın üçüncü katında bulunan odama girdik. İlk katta mutfak ve görevlilerin odası bulunuyordu. İkinci katta ise yemek salonu ve büyük şark odasıyla birlikte babamla abimin çalışma odaları vardı. Bu katta yani üçüncü katta ise ev ahalisinin odaları vardı.
Konağın dördüncü katı açık terastı, gözümün önünde yaz akşamları çay eşliğinde bol kahkahalı yaptığımız sohbetler gelince düşünmeyi bıraktım.
" Banyo yapacaksın? "
Annemin sesiyle tekrar irkildim ve başımı aşağı yukarı salladım.
" Evet anne. "
" Yardım edeyim? "
" Gerek yok anne birşey olursa seslenirim ben sana. "
Annem bana sıkıca sarıldı ve ayrılınca alnıma bir öpücük kondurdu.
" Dolabında kıyafetler var. Sen hastahanedeyken Berfe ve Ayça alışverişe çıkmışlar, zevkine uygun şeyler almışlar. Hele bir iyi ol birlikte çıkarız, eksiğin isteğin varsa alırız he mi yavrum? "
Anneme kocaman gülümsedim ve deq olan yanağından öptüm. Evet annemin sağ yanağında kulağıyla gözünün hizasında güneş amblemli bir deq vardı. Deq bu taraflara özgü bir nevi yöresel dövme gibi birşeydi ama malzemesi farklıydı.
" Herşey için teşekkür ederim annem. "
Annemin gözleir doldu ve kapıya doğru yürüdü. Eli kapının kolundayken " Asıl ben herşey için özür dilerim keçamin. Beni affet olur? " Diyerek hızla çıktı. Arkasında gözlerim dolarken kendimi daha fazla tutamadım. Sırtımj kapıya yasladım. Göğsüm sıkışırken Baran'ın beni vurması değildi acıtan.
Benim salaklığımdı.
Olan olmuş, biten bitmişti ama bende bitmiştim.
Daha 22 yaşında olmama rağmen sanki 40 yaşındaymış gibi hissediyordum. Siirt'te milletin diline düşmüştüm, ben önemsemezdim böyle şeyleri ama 1 sene önceye kadar benim arkamdan ne kadar güçlü ve güzel bir kadın diye bahsederlerken şimdi ise üstüne kuma gelmiş Ezik bir kadın diye bahsediyorlardı.
Kuma demişken, Ayşe?
Ayşe'ye ne olacaktı acaba. Baran o kızı o konaktan sağ çıkarmazdı.
Odadan çıktım abime seslendim. Hızla yan odadan çıkan abim " Ne oldu gülüm, ağrın sızın var? " Diye sordu.
" Sana birşey söylemem lazım ama sende bana yardım edeceksin. "
" De hele gurban, ne istersen. "
Abime gülümsedim ve odamı işaret ettim. Abim odaya girdi ve camın önünde ki krem rengi tekli koltuğuma oturdu. Bu odada hiçbirşey değişmemişti. Krem rengi başlığa sahil çift kişilik yatağım, aynı renkte komodinlerim ve makyaj masam. Hatta bir duvarı kaplayan kitaplığım ve çalışma masam bile duruyordu.
" Söyle güzelim. "
Abimin yanında ki koltuğa oturdum.
" Hani benim üstüme kuma bir kız gelmişti ya. Ayşe. "
Abim şimdiden sinirlenmeye başlamıştı.
" Adı her haltsa işte sanane o kadından. " Diye sinirle soludu.
" O kız daha 18 yaşında abi. Lütfen ona da yardım edelim Baran-"
" O zaman kumayı kabul etmeyecekti Zerda, ne diye üstüne geldi o vakit senin? "
" Abi işler hiç bildiğin gibi değil, bir dinle hele beni. "
Abim derin bir nefes aldı ve yüz ifademe dayanamayıp " Tamam anlat. " Dedi.
" Kızın amcasının oğlu kıza tecavüz etmiş. Bunu öğrenen aile de ya kuma gidersin yada seni gebertiriz demişler. Yani akıllarınca kızı Baran'a yamamışlar. "
Abim kaşlarını çattı ve " Baran anlamadı mı kızın tövbe tövbe " Diyerek sabır çekti. Bende ciddiyetle
" Anlamadı çünkü kızın yanına hiç gitmedi. Kız o kadar yardıma muhtaç ki benim vurulduğum gece benden yani kuma olduğu kadından yardım almayı bile göze aldı. " Diye devam ettim. Abim gülümseyerek elimi tuttu ve " Korkma abicim Baran o kızın tecavüze uğradığını asla anlamayacak ama onları ayıramam da. " Dedi.
" Nasıl anlamayacak? "
Abim geri doğru yaslanarak " Ömer organını kesti. " Diyince " Oha! " Diyerek gözlerimi belerttim. Tepkime kahkaha atarak gülünce " Neden bunu yaptı? " Diye sordum.
Abim sırıtarak " Dokunmaması gereken bir şeye dokunmuş Baran ondan kesti. " Dedi. Ne olduğunu anlamazken üstünde çok durmadım.
Ayşe'nin bu yönden kurtulmasına sevindim.
" Ben çıkayım artık abicim, belki Ayşe'yi de kurtarırız o çukurdan. "
" İnşallah abim. "
Abim bana sarılarak veda etti ve odadan çıktı. Bende duşa girdim ve yaramı kanatmadan güzelce yıkandım.Bornoza sarılıp odama girince kapı çaldı.
" Kim o? "
" Kız biziz Berfe yengen, Ayça ve Dilan. "
Üstün müsait değildi ama onlar yabancı olmadığı için " Gel " Dedim.
Odaya ilk önce Ayça girdi.
" Oo kızlar size iyi ki odaya çıkalım dedim, baksanıza neler kaçırıyorduk. " Diyerek yanağımdan bir makas alan Ayça' nın eline hafifçe sırıtıp vurdum.
" Pislik. "
Dilan gülerek yatağın ucuna oturdu. Berfe yengem ona bakıp " Kız hemen kalkacak gibi ne deyi uca oturdun? " Diye sordu. Dilan gülerek kendini ortalarda doğru kaydırdı.
Kendine dolaptan önce iç çamaşırı çıkardım. Kıyafet bölümüne uzandım.
" Akşam Şanlı ailesi bize geçmiş olsuna yemeğe gelecekmiş, ona göre giyin az kaldı zaten akşama " Dedi yengem. Elim askıda dururken kalbim nedensizce hızlandı.
" Ömer ağalar mı? "
Ayça imayla sırıtarak " Bak hele şuna eli ayaği dolaşti. Hamsi. Nasil de heyecanlanayi. " Diyerek dalga geçti benimle.
Berfe Ayça'ya senden adam olmaz bakışı atıp " Evet canım onlar gelecek " Dedi.
Zerda anladığını belli ederek dolaptan kahverengi yazlık bir elbise çıkardı. Ayak bileklerine kadar uzanıyordu. Her tarafı kapalıydı ama Zerda da öyle olsun istiyordu zaten. Vucudunda o kadar iz vardı ki kimse görmesin istiyordu.
Şuan üzerinde ki bornoz kollu olduğu için kızlar da hâlâ görmemişti ve Zerda'nın göstermeye niyeti yoktu.
" Hadi arkanızk dönün de giyineyim."
" Aa sende olan bizde de var kız! Ne saklıyon yenicez herhalde. " Diyen Ayça'ya göz devirdim.
" He Ayça bende yersin belki diye düşündüm. "
Kızlar gülerken arkalarını döndüler. Fırsattan istifade hemen iç çamaşırlarımı giydim. Elbisemi geçireceğim vakit Ayça bana döndü ve " Bu arada abim gel-" Diye bir cümle kuruyordu ki bedenimde ki morlukları ve çürükleri görünce
" Aman yarabbi " Diyerek yanıma koştu. Hızla elbiseyi üstüme geçirmeye çalışıken ellerimi tuttu.
Berfe yengemler de dönünce Berfe yengem " Hii " Diyerek karnınu tuttu. Gebeydi. " Yenge iyi misin? "
" Kız allah canını almasın ben iyiyim de bunlar ne?! " Diyerek o da yanıma geldi. O sırada gözlerim Dilan ile buluştu. O zaten biliyordu bu izleri. Daha fazlaları olmaması için zamanında önüme siper olmuşluğu da vardı. Kafasını pişmanlıkla eğince gözlerim doldu. Utanıyordu ama bende utanıyordum.
" Uyy! Bok yiyenun uşağu ne etmuş kiza?! "
" Yengeeem neler yaptı o soysuz sana "
Onların bana üzülmesine daha fazla dayanamadım ve hızla elbiseyi giyindim.
" Yok birşey iyiyim ben " Dedim ama sol gözümden bir damla yaş aktı.
Bana onlar sıkıca sarıldı ama tepki veremedim. Utanıyordum. Ailemden birilerinin o yarayı görmesinden o kadar çok utanmıştım ki...
" Biraz yalnız kalabilir miyim? Misafirler gelince haber ederseniz. " Dedim. Yengem göz yaşını silerek başını salladı ve gelirken getirdiği poşeti yatağın üstüne attı.
" Tamam kuzum" Diyerek çıkarlarken söyleyecek söz bulamıyor gibiydiler.
" Yenge " Diye seslendim. Hepsi bana dönerken gözlerimi kaçırdım ve
" Kimse bilmesin " Dedim. Yengem dilini ağzına kapatıp hıçkırırken başını hızla aşağı yukarı salladı.
Diğerleri de ağlayarak odayı terk ederken kendimi yatağa otururken buldum.
Ağlamaktan sıkılmıştım. Zaten eskisi kadar da akmıyordu göz yaşlarım. Kurumuş olabilir miydi?
🥀🥀
Saçlarımı kurutup dalgalı bir şekil verdim. Gözlerimin altı morlaştığı için kapatıcı sürmüştüm. Çok yavan kalmasın diye birde maskara sürdüm.
Elbisem ile aynı renk buralara özel yazmayı gelişi güzel attı saçıma. Normalde de kapalı bir insan değildim ama buralarda adettendir diye takıyordum.
Birkaç fıs parfüm sıktığım sırada kapım çaldı. " Zerda Şanlılar geldi yengem, ın istersen bir hoşgeldin de. "
" Tamam geliyorum yenge. "
Kapıyı açtığım vakit yengemi gördüm.
" Maşallah benim kardeşime. Şu güzelliğe bak. " Diyerek koluma girdi. Birlikte bir aşağı kata misafir odasına indik. Kadın erkek normalde ayrı otururdu ama aile dostumuz oldukları için hepsi karışıktı.
Odaya girdiğimiz vakit tüm gözler bize döndü. Gözlerim nedensizce hemen Ömer'in ela hareleri ile bulışunca garip bir his yayıldı içime.
" Cümleden Hoşgeldiniz. " Diyerek onları selamladım. Erkekler
" Hoşbulduk bacım " Derken kadınlar ayaklanmıştı. Sırasıyla hepsine sarıldım.
" Geçmiş olsun kardeşim " Diyerek bana sarıldı sıkıca Ceyda. " Saol
canım "
Ardından Sevda Hanım ile kucaklaştık.
Ömerin abisi Hazar'ın eşi Esra'ya da sarıldım. Ceydanın ablası ve düğününde vurulduğum Mehri de buradaydı. Yanlarında tanımadığım bir kadın daha vardı. Sevda Hanım yaşlarında duruyordu. Onu tanımadığımı belli etmişim gibi Nehri hemen " Annemin kardeşi, teyzem olur kendisi " Diyerek onu bana tanıttı. " Memnun oldum efendim " Diyerek onun da elini öptüm. Memnuniyet dolu bir şekilde Sevda Hanıma baktı. Gözlerinde muzır parıltılar vardı.
Onlardan ayrılıp annemin yanına oturduğum zaman kadınlar hemen sohbete başlamıştı.
" Ee Sevdacım ne yapıyorsun? Nasıl gidiyor. " Diye sordu annem. Sevda Hanım ilgiyle " Ne olsun Hanifecim konaktayım sabahtan akşama kadar. İşte bacım geldi de az vakit geçirebiliyorum. Eskiden olsa sen vardın yanımda. Şimdi emsalim da yok. " Diyerek dert yandı.
Ceyda yan taraftan " Aşk olsun anne ben ne işe yarıyorum evde? " Dedi.
Annem gülerek " İlahi Ceyda kızım seninle bizim yerimiz bir mi? " Diyerek konuya açıklık getirdi.
" Hadi sofrayı kuralım biz " Diyerek Ayça' ya fısıldayan Berfe yengeme baktım.
" Bir misafirimiz daha gelecek yenge 5-10 dakikaya burada olur. " Dedi Ayça da. Yengem ve ben merakla ona bakarken kapıdan içeri giren iri bir nedenle şok üstüne şok geçirdim. Hatta herkes şok olmuştu.
Bu Deli Asaftı. Ayçanın abisi ve benim de amcamın oğlu...
Ta Trabzon'dan buralara gelmişti.
" Selamunaleyküm uşaklar, nörüyonuz? "
Galiba şok geçiriyorduk.
----------
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |