6. Bölüm

KAYBOLAN YILLAR : 6

didom
didido

Ayy ben geldimm .Hepinize iyi okumalar dilerimm.

Bol bol yorum yapmayı unutmayınnn.

 

 

 

 

 

İNCİ DEMİRKAN

 

 

 

 

"Küçük Cihangir ve İnci hatrına yardım ederim ben sana"

 

 

Elimdeki su bardağıyla öylece mutfağın ortasında duruyordum.

 

 

"Sahiden yardım eder misin bana Cihangir ."

 

 

 

Sahiden bana yardım eder miydi ? Daha birkaç saat önce sana yardım edebilecek başka kimsen yok mu demişti . Şimdi ise yardım ederim diyordu .

 

 

Gerçekten yardım edeceğine inanmak istedim . Küçük İnci Tanesi'yle birlikte Cihangir'in bize yardım edeceğine canı gönülden inanmak istedik.

 

 

Belki acımıştı benim halime . Yalnızım diye bağırıp durmuştum .Belki de sırf acıdığı için yardım edecekti bana.

 

 

"Madem geçmişte bir söz vermişim sözümün arkasında dururum ben . Benim için söz ağızdan bir kere çıkar İnci ve ben koşulsuz ağızdan çıkan her bir kelimeye inanırım."

 

 

 

İnci Tanesi 'ni unutmuştu belki ama ona söylediğim sözleri unutmamıştı . Ağzımdan çıkan her bir sözü hatırlıyordu.

 

 

"Ben sözlere önem veririm ve inan ki bana söylenen her bir kelimeyi kolay kolay unutmam. Her şeyi unuturum ama bana söylenenleri unutmam ."

 

 

 

Bas bas bana söylediğin hiçbir şeyi unutmadım diyordu. Cihangir söylediklerimi unutmamıştı ben nasıl unutabilirdim ki .

 

 

Onun için unutması zordu . Benim için söylemek daha da zordu . İnsan her şeyi olarak gördüğü kişiden hiç ayrılmak ister miydi ? Onun iyiliği için yapmıştım her şeyi. Benimleyken mutlu olamayacaktı . Bensiz mutlu olmasını seçmiştim .

 

 

En azından mutlu olsun istedim . Zordu o küçük yaşımda yaşımdan büyük kararlar almak zordu benim için. Ağır geldi nefsime . Benimle mutsuz olmasındansa başkasıyla mutlu olmasını seçtim ben .

 

 

 

Unutmak zorken söylemek de zordu .

 

 

 

Bir ihtimal diyordum içimden .Bir ihtimal ilk karşılaştığımızda belki sorar diye bekledim. Neden diye sormasını bekledim ama sormadı .

 

 

Yeni bir hayat kurmuştu Cihangir ve yeni hayatında bana bir inci tanesi kadar yer ayırmamıştı.

 

 

"Cihangir "

 

 

 

Bir kez daha sormak istedim . Son bir kez daha sormak istedim. İnci tanesini tamaman unutmuş muydu ? Son kez duymak istedim .

 

 

"Hiç mi hatırlamıyorsun İnci Tanesi'ni "

 

 

Birkaç saniye gözlerime baktı . 'Hayır unutmadım ' desin istedim. Hakkım değildi ama yine de unutmadım desin istedim .

 

 

Hatırlıyorum desin istedim . Çenendeki benden tanıdım seni desin istedim . Sen İnci tanesisin desin istedim.Yine ne çok şey istemiştim öyle ...

 

 

 

Gözlerimin içine bakararak kaşlarını kaldırdı.

 

 

"Yok ,hatırlamıyorum ."

 

 

Bu kadardı işte . Ben bu kadardım . Elimdeki bardak düşmesin diye sıkı sıkı tuttum. Zaten Cihangir'e yeterince yük oluyordum bir de bardağını kıramazdım .

 

 

 

Elimde olmadan yüzüm düştü. Cihangir sadece yüzümü görebiliyordu .Bir de kalbimin kırıklarını görse ne yapardım bilemedim.

 

 

Olabildiğince gülümsemeye çalıştım .Bütün acılarımı saklayarak gülümsedim.

 

 

 

"Anladım "

 

 

Başka bir şey diyemiyordum .Bir kez daha ağzımı açsam yine gözlerimden yaşlar boşalacaktı .

 

 

 

Küçükken hep ağlayınca Cihangir ağlak çocuk diye dalga geçerdi benimle . Sırf dalga geçmesin diye ağlamazdım ben. Gerçi Cihangir hatırlamıyorum demişti. Küçükken de ağlak olduğumu hatırlamazdı zaten.

 

 

"Ben kliniğe gideceğim şimdi .Yarın öğleden sonra gelirim . Nasıl yardım edebilirim sana konuşuruz olur mu?"

 

 

Gece gece neden kliniğe gidiyordu ki evi varken. Benden mi rahatsız olmuştu . Belki de benimle aynı ortamda bulunmak istemiyordu .

 

 

"Neden gidiyorsun ki gece gece ?"

 

 

 

"Siz rahatsız olmayın . Ben klinikte kalırım orada da bir oda var zaten.Siz Leyla ablayla rahat rahat kalın burada ."

 

 

Rahatsız hissetmem diyemedim .Ben Cihangir'den nasıl rahatsız olabilirdim ki .

 

 

Her koşulda ona sığınan benken .Ondan nasıl rahatsız olabilirdim .

 

 

 

"Bir ihtiyacın olursa Leyla abladan istersin ."

 

 

 

Başımı salladım onaylarcasına . Sonrasında bakışları ellerime kaymıştı .İstemsizce ben de baktım ellerime. Eskisi kadar kızarık değillerdi. Avuç içlerim de sızlamıyordu artık.

 

 

"Ben gidiyorum bir şey olursa ararsınız beni . Ben gittikten sonra da kapıyı kilitle arkadan . "

 

 

Sonrasında bir şey demeden kapıyı açıp gitti . Arkasından bakakaldım .Tıpkı sekiz yıl önceki gibi. Hiçbir şey yapamadım .

 

 

Gidip camın önüne oturdum . Cihangir de birkaç saniye sonra apartmandan çıkmıştı . Sanki pencerenin arkasından onu izlediği biliyormuşçasına pencereye baktı.

 

 

Geri çekilmedim büyük ihtimalle görmüştü beni .

Sonrasına hızlıca arabasına binip uzaklaştı. Hem de çok uzaklaştı göremedim onu .

 

 

 

Ne istemişlerdi ki bizden .İkimiz de sadece birbirne iyi gelen çocuklardık . Saftı bizim sevgimiz .Masumduk biz .

 

 

Ne istemişlerdi ki bizden . Bizim zararımız yoktu kimseye . Biz birbirimize iyi gelmekten başka bir şey yapmıyorduk.

 

 

Benim bütün dertlerime Cihangir dermen olmuştu .O küçük haliyle yaşından büyük işlere karışıp hep bana derman olmuştu .

 

 

"Ne istediniz bizden ." diye fılısdadım .

 

 

"Bizim kimseye zararımız yoktu ."

 

 

"Söylesinize ne istediniz bizden. "

 

 

 

Hep abime ah etmiştim . Ama bugün daha fazla etmek istedim .

 

 

Mutlu olmuş muydu abim .Sonunda ayırmıştı bizi sonsuza kadar .Unutmuştu beni Cihangir. Silmişti beni hayatından. Amacına ulaşmıştı işte .Kesin mutludur şimdi .

 

 

"Mutlu ol Faruk ,amacına ulaştın işte ."

 

 

"Sonunda yok ettin bizi ."

 

 

Dizlerimi kendime çekip daha da küçüldüm oturduğum yerde .Yine gözlerim dolmuştu . Artık Cihangir 'de ağlak diye alay etmeyecekti benimle .Bu yüzden istediğim kadar ağlayabilirdim .

 

 

Bir zamanlar her şeyim olan Cihangir'le şu an yabancı gibiydik .

 

Gibi fazlaydı biz artık Cihangir'le birer yabancıydık.

 

 

Biz İstanbul'da üniversite okuyacaktık . Okul çıkışında vapura binecektik . Sahilde dolaşacaktık .Galata'ya bile çıkacaktık . Çok görmüşlerdi bunu bize . Birazcık mutluluğu çok görmüşlerdi.

 

 

Sabaha kadar oturdum öylece camın önünde. Arada iç çeke çeke halimize ağladım .Arada sızlana sızlana konuştum.Ama gözüme bir damla uyku girmedi .

 

Çok görmüşlerdi bize mutluluğu .

 

Azıcık mutluluğu bize çok görmüşlerdi.

 

 

...

 

 

Sabah saatlerinde kapını çalmasıyla gerildim. Cihangir öğleden sonra geleceğim demişti . Aklıma direkt abim gelmişti yoksa bulmuş muydu beni ?

 

 

Oturduğum yerden kalkarak korka korka kapıya gittim . Kapı deliğinden baktığımda kim olduğunu görememiştim . Yavaşça kapıyı açtım. Kaşımda Meltem abla vardı . Tanımıştım hemen onu .

 

 

 

"İnci "

 

 

Meltem abla da hemen beni tanımıştı . Bir Cihangir tanıyamamıştı zaten beni .

 

 

 

"Ne işin var senin burada ? Cihangir nerede ?"

 

 

 

"Meltem abla " dedim içimdeki minicik hevesle .

 

 

 

Tanımıştı ya beni mutlu olmuştum.En azından Meltem abla silmemişti beni .

 

 

 

"Cihangir nerede İnci ? Niye geldin bunca yıl sonra ?"

 

 

 

 

Beni istemediğini saklama gereği duymadan konuşmaya başladı . Haklıydı onca yıl sonra aniden gelmiştim .Ne dese haklıydı .Ama gidicek başka yerim yoktu ki benim. Başka kimsem yoktu benim .

 

 

"Abla bir dinle beni lütfen ."

 

 

"İnci ,bak ben kardeşimi yeni yeni toparladım. Yeni bir hayata adım attı .Yeni başlangıçlar yaptı. Tekrar eski haline dönmesine izin vermem ."

 

 

"Abla "

 

 

 

"İnci sen sekiz yıl önce söyleyeceğini söyledin ve bitti . O defter kapanalı çok oldu . Sakın bir şeyler söyleyip Cihangir'in aklını bulandırma. Duydun mu beni ben kardeşimi bir daha o hallerde görmek istemiyorum ."

 

 

 

Meltem abla konuşuyordu ve ben sadece dinliyordum.

 

 

"Selin, Cihangir'i seviyor . Selin mutlu edecek senin aksine Cihangir'i .Eğer biraz olsun Cihangir'i düşünüyorsan geldiğin gibi geri gidersin .Ona bu mutluluğu çok görme İnci .O bunca acıdan sonra hak ediyor mutluluğu ."

 

 

Beynimde sadece bir cümle yankılanıyordu Selin ,Cihangir'i seviyordu . Bu kadar üzülmeye hakkım var mıydı bilmiyorum ama üzülmüştüm.Cihangir'e kırılmaya hakkım yoktu ama yine de kalbim söz dinlemeyip kırıldı .

 

 

 

Kapının ağzında Meltem abla konuşuyor ben duyduklarımı sindirmeye çalışıyordum.

 

 

'Selin ,Cihangir'i seviyordu .Cihangir'i benim aksime mutlu edecekti .Ben mutlu edememiştim Cihangir'i ama Selin Cihangir'i mutlu edecekmiş öyle söylemişti Meltem abla.

 

 

Sornasında Meltem ablayla beklemediğimiz ses duyuldu koridorun başından .

 

 

"Abla "

 

 

Cihangir 'in sesiydi bu .

 

 

 

"Cihangir ,İnci'nin ne işi var senin evinde ."

 

 

 

 

"Hayırdır abla ,evime gidip gelenin hesabını mı soracaksın ?"

 

 

 

 

"Cihangir düzgün cevap ver bana ."

 

 

 

"Gayet düzgün cevap verdim abla .Evime gidip gelen için hesap mı vereyim sana ?"

 

 

 

"Cihangir ,Selin görse ne düşünür hiç düşündün mü ?"

 

 

 

"Abla ,inan Selin 'in ne düşündüğü umrumda değil .Siz kendi kendinize gelin güvey oluyorsunuz ."

 

 

 

 

"Cihangir ."

 

 

 

"Abla sonra konuşalım olur mu ? Hem sinirlenip durma yeğenim de sinirli olacak sonra ."

 

 

 

Cihangir ,Meltem ablanın beline destek vererek asansöre doğru yönlendirdi . Meltem abla itiraz etmek istiyordu ama Cihangir konuşturmadı .

 

 

 

Meltem abla gittikten sonra hiçbir şey olmamış gibi yanımdan geçip eve girdi .

 

 

 

"Kapıda mı bekleyeceksin İnci ?"

 

 

 

Ben duyduklarımı sindirmeye çalışırken dalıp gitmiştim.Acı çekti demişti Meltem abla .Ben acıdan başka bir şey vermiyordum Cihangir'e .

 

 

Halkıydı Meltem abla ben sekiz yıl önce konuşup bitirmiştim her şeyi . Hak ediyordu Cihangir mutlu olmayı.Herkesten çok hak ediyordu .

 

 

Yapamazdım .Yine Cihangir'in hayatına giremezdim . Yalnış yapmıştım.Buraya gelmekle çok büyük hata yapmıştım .Gitmem gerekliydi benim. Cihangir'in hayatını mahvetmeden gitmem gerekliydi.

 

 

"İnci ,duymuyor musun beni ?"

 

 

Kapıyı kapatıp Cihangir'e döndüm . Gitmem gerekliydi benim .

 

 

"Cihangir ,benim gitmem gerekli ."

 

 

 

"İnci , sen hep gitmeyi mi bilirsin ?"

 

 

Gülümsedim burukça .Haklıydı ben hep gitmeyi bilirdim.

 

 

 

"Abin , Ordu'ya gelmiş deli gibi seni arıyomuş ortalıkta ."

 

 

 

Yine gelmişti işte .Yine mahvetmişti beni .

 

 

 

"Abinden mi kaçıyorsun İnci ? "

 

 

 

İnsan abisinden kaçar mıydı ? Ben kaçıyordum .

 

 

 

"İnci bir şey söylesene neden kaçıyorusun Faruk'tan ."

 

 

 

Çünkü zorla ,istemediğim biriyle evlendirecekti . Beni bir ortaklık uğruna sapık biriyle evlendirecekti . Ben bir çiçeği bile emanet etmezdim Yavuz'a ama abim beni ona vercekti .

 

Kardeş olmak canının canı olmak değil miydi ? Kardeş olmak eline diken batsa kendi canı yanmış gibi üzülmek değil miydi ?

 

Öyle değildi biz de ? Hiçbir zaman da öyle olmadı ? Hiçbir zaman da olmayacaktı .

 

 

"Çünkü zorla evlendirecekti beni .Ben de kaçtım .Gidecek başka da kimsen yoktu sana geldim .Biliyorum gelmeye hakkım yoktu ama sana geldim . Çünkü bilirdim ki küçük Cihangir hep korurdu beni ."

 

..

 

 

Bölümü umarım sevmişsinizdirr .

 

Cihangir ve İnci'ye sormak istediğiniz sorular varsa bu satırdan hemen sorabilirsiniz .

 

Yarın akşam yeni bölümı atacağım ,diger bolumde göruşmek üzeren kendinize iyi bakın.

Bölüm : 17.01.2026 20:50 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...