34. Bölüm

KAYBOLAN YILLAR 29

didom
didido

 

 

 

Ben geldim canlarımm . Çok fazla lafı uzatmıyorum .Hepinize iyi okumalar dilerimm .

 

 

 

_

 

'Ah yalan dünya - Selda Bağcan

'Böyle ayrılık olmaz - Nilüfer

'Bak -Pilli Bebek

'Beyaz Giyme - Halil Sezai

'Olsun -Halil Sezai

_

 

Ben yazarken bana eşlik eden şarkıları siz okurken de eşlik etsin diye ekledim tekrardan iyi okumalar dilerim.

 

Bol bol yorum yapmayı unutmayınn . Yorumlarda ağlayabiliriz birlikte .

 

...

 

CİHANGİR AKKOR

 

 

Çıkmaz bir sokaktaydım . Kelimenin tam anlamıyla çıkmaz sokaktaydım .

 

 

"Abi , ne yapacağım ben bir şey söyle bana ? "

 

 

Sıkıntıyla Şerif abi'ye baktım . Bir şey söylesin de onu kabulleneyim istedim . Bir şey söylesin de onu yolum kabul edeyim istedim .

 

 

"Abi ben nasıl söylerim İnci'ye . Annesinin komada olduğunu nasıl söylerim . "

 

 

Mutluydu İnci'm . Şu bir aydır mutluydu . Şimdi çıkıpta annesinin canıyla savaştığını nasıl söylerdim . Dahası annesinin yerini bile bilmiyorken ona nasıl söylerdim .

 

 

"Abi, yerini bile bilmiyoruz . İnci'ye söylesem ben nasıl durduracağım onu . Annesinin yanına gitmek isteyecek ama yerini bilmiyoruz ."

 

 

Ellerimi başımın arasına alıp kederli bir of çektim . Çıkmazdaydım . Çıkmaz bir sokaktaydım .

 

 

"Şerefsiz Faruk ,İnci'yi suçluyor abi . Annesinin komada olmasının sebebini İnci'den biliyor . Şimdi gidip İnci'ye saçma sapan konuşacak sonra İnci kendini suçlayacak ."

 

 

 

Korkuyordum .

 

 

İnci'nin kendini suçlumasından korkuyordum . Bunca yıl haksız yere ben suçlamıştım bir de Faruk suçlarsa diye çok korkuyordum .

 

 

"Ne diye İnci'yi suçluyor o şerefsiz ? "

 

 

Şerif abi'nin sorusuyla eğdiğim başımı kaldırdım .

 

 

"Geçen gün bütün kinini kusmak için İnci'yi aradı ama ben açtım telefonu . İnci hayatına devam ederken annesi devam edememiş , İnci annesini bir an bile düşünmezken annesi İnci'nin hasretinden yataklara düşmüş daha bir sürü şey söyledi abi . Daha ağır onlarca şey saydı . İnci duysa kahrolur abi . Kendini suçlar . "

 

 

Suçlu değildi İnci . Yıllar önce suçlu olmadığı gibi şimdi de suçlu değildi .

 

 

Vallahi de billahide İnci masumdu . İnci zaten hep masumdu .

 

 

İnci hiç annesini düşünmeden yapabilir miydi ? Yapamazdı ki . İnci annesini hep düşünürdü .

 

 

"Abi Faruk'un yerini bulmamız lazım . Sonrasında söyleyeceğim İnci'ye ."

 

 

"Araştırıyorum abim . Bulacağım en kısa sürede ."

 

 

Söyleyeceğim diyordum da nasıl söyleyecektim bilmiyorum . Annen komada İnci diye nasıl söyleyecektim bilmiyorum .

 

 

Üzülecekti , ağlayacaktı en çok da kendini suçlayacaktı bilirdim . Yine masumken kendini suçlayacaktı .

 

 

Masanın üzerindeki telefonumun çalmasıyla eğdiğim bakışlarımı kaldırdım .

 

 

"Efendim abla ."

 

 

"Cihangir ,İnci senin yanında mı ?"

 

 

"Hayır , benim yanımda değil abla . Evde olması gerekiyordu evde değil mi ? "

 

 

"Şimdi sizin kapıdayım ama evde kimse yok gibi duruyor ."

 

 

Oturduğum koltuktan telaşla ayaklandım .

 

 

"Tamam abla ben arayacağım İnci'yi . Kapatıyorum ."

 

 

Hep haber verirdi İnci . Evden çıkarken hep haber verirdi şimdi niye vermemişti ki .

 

 

"Ne oldu Cihangir ? "

 

 

"İnci evde değilmiş . Hep haber verirdi evden çıkarken şimdi haber vermedi abi ."

 

 

"Dur bir sakin ol . Telefonla arayalım açar belki."

 

 

Ceketimin cebine koyduğum telefonu telaşla çıkarıp İnci'yi aradım . Açar diye sabırla bekledim ama açmadı .

 

 

Nereye gittiğimi bilmezcesine kapıya yöneldim. İnci'yi nerede arayacaktım bilmiyordum ama duramadım yerimde .Şerif abi arkamdan sesleniyordu ama dönüpte cevap vermedim .

 

 

Klinikten çıkıp caddeye indiğimde adımlarım duraksadı .Cadde üzerinde bir kalabalık vardı . Neden herkes oraya toplanmıştı bilmiyordum ama benim İnci'yi bulmam gerekiyordu .

 

 

"Amca herkes neden oraya toplanmış ?"

 

 

Yanımda benim gibi kalabalığa bakan amcaya seslenip konuştum . Yoğundu kalabalık . Sanki mahşer yeri gibi yoğundu .

 

 

 

"Bir kadına çarpmışlar oğlum . Pek de gençmiş yavrucak Allah ailesine kavuştursun ."

 

 

İçim acıdı . O an kadına içim acıdı .

 

 

İnşallah dedim içimden .İnşallah ailesine kavuşurdu .

 

 

"Ambulansı aradılar mı amca ? "

 

 

"Aradılar oğlum . "

 

 

Eğer ambulansı arayan olmadıysa ben arayacaktım . Ama aramışlardı artık benim burada yapabileceğim bir şey kalmamıştı .

 

 

Artık kalabalığa bakmayı bırakıp İnci'yi aramam gerekiyordu .

 

 

"Cihangir ."

 

 

"Efendim abi ."

 

 

"Benim arabayla gidelim İnci'yi aramaya.Otoparka kadar yürümeyelim şimdi . Şu köşede benimki ."

 

 

"Tamam abi ."

 

 

Kalabalığa doğru yürümeye başladık . Hemen bu kalabalıktan sıyrılıp gitmek istiyordum ama istemsizce gözlerimi de kalabalıktan alamıyordum .

 

 

"Trafik kazası mı olmuş ? "

 

 

"Evet abi . Kadına çarpmışlar ."

 

 

Kalabalığın içinden yavaş adımlarla ilerliyorduk Şerif abiyle birlikte . Gözlerimi yerden kaldırmamaya çalışıyordum ama engel olamadım kendime yine kalabalığa çevirdim bakışlarımı .

 

 

O an yerde yatan kadını gördüm . İlk bedenini sonra o kadının yüzünü gördüm .

 

 

Sonrasında zaman durdu benim için . Sanki zamanla birlikte kalbim de durdu . Kalbim kriz geçirircesine ağrımaya başladı .

 

 

Tek bir kelime çıktı ağzımdan . Tek bir kelime haykırdım cadde boyunca .

 

 

"İnci . "

 

 

O kalabalığı yarıp nasıl İnci'nin yanına ulaştım bilmiyordum . Kaç kişiyi ittirmiştim onu da bilmiyordum .

 

 

"İnci ."

 

 

Aklım yerinde değildi sanki . Ne yapmam gerekiyor bilemiyordum . Elimden sadece İnci'nin ismini haykırmak geliyordu .

 

 

Ellerim İnci'yi sarıp sarmalamak istiyordu ama insanlar izin vermiyordu bana. İnci'yi kucaklayıp evimize götürmek istiyordum ama insanlar izin vermiyordu .

 

 

"Abi , gözlerini neden açmıyor ? "

 

 

Şerif abi iki kolumdan tutmuş beni yerden kaldırmaya çalışıyordu .Ama ben oturduğum yerden bir milim bile kıpırdamıyordum . İnci yerde öylece yatarken nasıl kalkabilirdim ki .

 

 

"Cihangir , ambulans geliyor . Hadi kalk abim ."

 

 

"Niye açmıyor gözlerini . O yeşil gözlerini niye açmıyor abi ."

 

 

Israrla soruyordum . İnci gözlerini neden açmıyor diye ısrarla soruyordum .

 

 

"İnci , hadi kalk ."

 

 

İçimden haykırmak geliyordu .Ama İnci'yi korkutmamak için sesimi sakin tutuyordum.

 

 

"Hadi kalk evimize gidelim ."

 

 

Kalkmıyordu . Sesim yalvarırcasına çıkıyordu ama İnci kalkmıyordu .

 

 

"Nerede kaldı bu ambulans ! "

 

 

Şerif abi panikleyen sesiyle bağırıp çağıyordu ama ben sadece İnci 'ye bakıyordum .

 

 

"İnci , hadi kalk . Bir daha öpmeyeceğim o yeşil gözlerinden . Hadi ne olur kalk ."

 

 

Gözlerimden öpme ayrılık getirir demişti .

 

 

Keşke öpmeseydim .

 

 

Keşke İnci'nin yeşil gözlerinden öpmeseydim .

 

 

Ayrılık getirmişti bize . Keşke öpmeseydim .

 

 

 

"İnci ."

 

 

Bir elim İnci'nin yere savrulmuş elini buldu .

 

 

Dokunma diyorlardı . İnci'ye sarılmama izin vermiyorlardı ama korkardı İnci . Bensiz çok korkardı .

 

 

Yumruk olmuş elini tuttum . Sıkı sıkı yumruk yapmıştı elini .

 

 

"İnci , korkma olur mu ? Ben buradayım korkma."

 

 

Sanki sesimi duymuş gibi yumruk yaptığı eli yavaşça açıldı . Sonra elinden beyaz bir çubuk yere düştü .

 

 

 

"İnci ."

 

 

Sesim artık yalvarmanında ötesindeydi .

 

 

"Hayır ,hayır hayır olamaz . Düşündüğüm olamaz .İnci hadi kalk ."

 

 

Sesimi artık bastıramıyordum . İnci'yi sesimle belki korkutuyordum ama sesimi bastıramıyordum .İçimdeki çığlıkları bastıramıyordum .

 

 

 

"Cihangir , sakin ol ."

 

 

En son ne zaman ağladım hatırlamıyordum . Ya da en son ne için ağladım bilmiyordum .

 

 

Vallahi de billahi de en son ne zaman ağladım bilmiyordum .

 

 

Şimdi ise haykırarak ağlıyordum . Bütün caddeyi inletircesine ağlıyordum .

 

 

"Abi ."

 

 

İnci'nin elinden düşen test çubuğunu alıp avucumun içine aldım .

 

 

"Abi , ben ne yapacağım . Söyle şimdi ben ne yapacağım . Beni bırakıp giderlerse ne yapacağım ."

 

 

Daha İnci'ye yeni kavuşmuşken beni bırakıp giderse ben ne yapacaktım.

 

 

Daha doğmamış bebeğime kavuşamadan beni bırakıp giderse ben ne yapacaktım .

 

 

"Bir şey olmayacak oğlum . Korkma ikisine de bir şey olmayacak . Ambulans nerede kaldı ! "

 

 

Şerif abi çöktüğü yerden kalkıp yine bağırmaya başladı. Yakınlardan siren sesleri geliyordu ama dönüpte bakamıyordum . O dört gözle bekledigimiz ambulans geliyordu ama dönüpte bakamıyordum.

 

 

"İnci , beni bırakmayın . İnci yalvarırım ikiniz de beni bırakmayın . Ölürüm İnci . Siz de giderseniz ölürüm . Bırakmayın beni . "

 

 

Ölürdüm ben . Eğer beni bu dünya da bırakıp giderlerse ölürdüm .

 

 

İnci'de bebeğimde beni bırakıp giderse ölürdüm .

 

 

Vallahi de billahi de bir dakika düşünmez ölürdüm .

 

 

...

 

 

Koskoca hastahaneye sığamıyordum . Vallahi de billahi de ben hastahane koridorlarına sığamıyordum . Şerif abi bir köşede ben diğer köşede dolanıp duruyordum .

 

 

"Cihangir ."

 

 

Koridorun başından gelen titrek sesle birlikte bakışlarımı yerden kaldırıp o tarafa çevirdim .

 

 

"Abla ."

 

 

Ablam hızlı adımlarla yanıma gelip kollarını açtı . O an o kadar küçük hissettim ki kendimi . Oturup saatlerce ablamın dizinde ağlamak istedim .

 

 

Hatırlardım küçükken İnci bisikletten düşmüştü . Yine böyle ablam vardı yanımda ve yine hastahane koridorlarında ağlıyordum . O zaman da saatlerce ağlamak istiyordum . O zaman da ablamın dizine yatıp saatlerce ağlamak istiyordum .

 

 

 

"Abla , ben ne yapacağım ? "

 

 

Beni bırakıp giderlerse ben ne yacapacaktım . O kadar çaresiz hissediyordum ki kendimi .

 

 

"İyi olacak ablam . Korkma İnci iyi olacak ."

 

 

O ameliyathane masasında sadece İnci yatmıyordu . İnci'yle beraber bebeğimizde canıyla savaşıyordu .

 

 

"Abla , İnci tek değil ki . Biliyor musun bizim bebeğimiz olacak abla ."

 

 

Gözümden yaşlar düşe düşe son cümlemi tamamladım .

 

 

Bizim bebeğimiz olacaktı . Bizim İnci'yle bir bebeğimiz olacaktı .

 

 

"Cihangir ."

 

 

Ablamda sanki daha içli ağlıyordu artık . Tıpkı benim gibi ablam da daha içli ağlıyordu .

 

 

Avucumun içinde sıkı sıkı tuttuğum test çubuğunu ablama doğru uzattım .

 

 

"Bu test çubuğunu sıkı sıkı tutuyordu abla . Öylece yerde yatarken bu çubuğu sıkı sıkı tutuyordu . Bana haber vermeye geliyordu abla. Bana bebeğimiz olacağının haberini vermeye geliyordu . Ama veremedi abla ."

 

 

Niye verememişti ki . Keşke İnci bu haberi bana mutlulukla verebilseydi . Niye verememişti .

 

 

"Abla niye veremedi bu mutlu haberi bana. Biz niye sarılıp kutlayamadık abla ."

 

 

Hakkımız değil miydi ? Bizim mutlu olmak hakkımız değil miydi ?

 

 

En azından İnci mutlu olsa olmaz mıydı ? Bırakın beni İnci mutlu olsa olmaz mıydı ?

 

 

 

"Ablam ."

 

 

"Yerde yatıyordu abla . Öylece yerde yatıyordu . Onu öyle görünce kalbim durdu zannettim abla."

 

 

Acı çekercesine konuşuyordum . Ağzımdan çıkan her bir kelime acı içinde çıkıyordu ağzımdan .

 

 

"Amcaya sordum ben . Dedim ki amca neden herkes toplanmış diye amcaya sordum . O da dedi ki kadına çarpmışlar oğlum . Çok da gençmiş Allah ailesine kavuştursun dedi . "

 

 

O an içim acımıştı benim . O kadına içim acımıştı .

 

 

"O an içim acıdı kadına abla . Dedim ki içimden inşallah ailesine kavuşur dedim . Abla o kadın İnci'ymiş . Benim içimin acıdığı kadın İnci'ymiş abla ."

 

 

Şerif abi'den kederli bir iç çekiş duyuldu .

 

 

"Korkuyorum abla . Onlara bir şey olacak diye korkuyorum . O kadar çaresizim ki elimden bir şey gelmiyor . Onlar orada yaşam savaşı verirken benim elimden hiçbir şey gelmiyor ."

 

 

Keşke dedim içimden keşke ben yatsaydım o ameliyathane masasında . İnci yerine keşke ben yatsaydım .Yemin ederim üzülmezdim .

 

 

"Korkma Cihangir . Bir şey olmayacak duydun mu ? Ne İnci'ye ne de bebeğe bir şey olmayacak ."

 

 

"İnanırım abla . Beni kandırma ben inanırım ."

 

 

Ablam ne dese inanırdım şu an . Bırakın ablamı yoldan biri gelip İnci iyileşecek dese inanırdım. İnanmak istiyordum . Ben ikisine de bir şey olmayacağına inanmak istiyordum .

 

 

"Gel ablam otur biraz . "

 

 

Ablamın yardımıyla birlikte sandalyeye oturdum . Belki ablamın dizine yatıp küçük çocuklar gibi ağlayamıyordum ancak omzuna yaslanmıştım .

 

 

"Bir şey olmayacak onlara değil mi abla ? "

 

 

"Olmayacak ."

 

 

"Ne İnci'ye ne de bebeğe bir şey olmayacak ."

 

 

Soru değildi bu sefer benim sözlerim . Bu sefer böyle olacak dercesine kararlıydı .

 

 

"Abla , ben yaşayamam . Onlara bir şey olursa yaşayamam ki . Ölürüm ben ."

 

 

"Sus Cihangir . Öyle konuşma ."

 

 

Kızmıştı ablam sözlerime . Sesinin tonundan anlamıştım ama ben doğruyu söylüyordum . Yaşayamazdım .

 

 

"Abla , ben İnci'nin yaşadığını bilirken bile yaşayamıyordum . Ben sekiz yıl yaşayamadım abla . O zaman İnci'nin yaşadığını biliyordum şimdi söyle bana ben ona bir şey olursa nasıl yaşarım ? "

 

 

Ben İnci yaşarken ayrıyız diye yaşayamadım . Şimdi söyleyin bana İnci'ye bir şey olsa ben nasıl yaşarım .

 

 

Yaşayamam . Vallahi de billahi de yaşayamam .

 

 

"Konuşma öyle Cihangir . Kötü düşünme olur mu ? İnci bırakmaz seni . Bunca yıl bırakmamış şimdi bırakır mı sanıyorsun ? "

 

 

Bırakmazdı beni İnci . Ne İnci ne de bebeğim bırakmazdı beni .

 

 

"Bebeğimiz de bırakmaz bizi . Abla ben daha onu hissedemedim . Bir kez olsun elimi İnci'nin karnına koyup bebeğime seslenemedim . Bırakmasın bizi .Ne olur bırakmasın ."

 

 

Bir kez olsun seslenemedim bebeğimize . Bir kez olsun elimi İnci'nin karnına koyup hissedemedim onu . En azından bir kez yapabilseydim olmaz mıydı ? Bir kez olsun bebeğimize seslensem , onu hissetsem olmaz mıydı? Bir kerecik baba olacağım diye sevinsem , İnci'ye sarılsam olmaz mıydı ?

 

 

"Cihangir."

 

 

"Abla , bırakmasın bizi . Bir şey yap bırakmasın bizi ."

 

 

Sesim yalvarmanında ötesindeydi . Sesim o kadar acizdi ki .

 

 

Aradan kaç dakika geçmişti ya da saatler olmuş muydu bilmiyordum . Zaman algım yok olmuştu sanki .Ameliyathanenin kapısında öylece bekliyorduk .Şerif abi koridor boyunca bir ileri bir geri yürüyüp duruyordu . Ben de ablamın omzuna yaslanmış öylece duvarları izliyordum .

 

 

 

Yıllar sonra yeniden bir hayal kurdum . Ben yıllar sonra yeniden bir hayal kurdum . Doktorun o kapıdan çıkıp bize güzel haberler vermesinin hayalini kurdum .

 

 

Benim bir hayalim vardı o da sonsuza kadar hayal olarak kalmıştı . Benim İnci'yle İstanbul'da üniversite okuma hayalim vardı o da sonsuza kadar hayal olarak kalmıştı .

 

 

Bu kez hayalim gerçekleşse olmaz mıydı ? Bu kez hayalim sonsuza kadar hayal olarak kalmasa olmaz mıydı ?

 

 

Sonunda o beklediğimiz ameliyathane hızla kapısı açıldı . O hayallerimi süsleyen kapı açıldı. Ama anladım ben bir şey olmuştu . İçerideki hemşirelerin telaşla koşuşturmasından anlamıştım bir şeyler olmuştu .

 

 

"Bir şey oldu . Abla bir şey oldu ."

 

 

Oturduğum yerden hızla kapıya koştum ama kapılar bir bir yüzüme kapandı . İnci de o kapalı kapılar ardında kaldı .

 

 

"İnci ."

 

 

Bağırıyordum . İnci sesimi duyar belki diye var gücümle bağırıyordum .

 

 

"İnci , bırakmayın beni ."

 

 

Şerif abi kolumdan tutup beni çekip çıkarmak istiyordu ama izin vermiyordum . O ameliyathane kapısından bir milim bile kıpırdamıyordum .

 

 

"İnci , yalvarırım bırakmayın beni . Ben yaşayam . Bu kez de gidersen ben yaşayam . Ben bu kadar güçlü değilim İnci . Ben hâlâ küçük Cihangir'im , ben güçlü değilim ."

 

 

Ben güçlü değildim . Ben bu kadar güçlü değildim . Ben hâlâ küçük Cihangir'dim .

 

 

O kapının önüne öylece çöktüm . Ben güçlü değildim . Ben vallahi de billahi de güçlü değildim .

 

 

O an anladım ben . O an benim hayal kurmaya hakkım olmadığını anladım . Benim hayallerim sonsuza kadar hayal olarak kalmaya mahkumdu . İşte o ameliyathane kapısında anladım .

 

 

Hayallerim vardı ...

 

 

Hayallerim vardı ... Benim sonsuza kadar hayal olarak kalmaya mahkum hayallerim vardı .

 

 

 

...

 

Beyaz giyme tanırlar .

Seni yolcu sanırlar .

Zaten ben de talih yok .

Seni benden alırlar .

 

 

Ah Cihangir'im . Benim canım ciğerim . Küçük Cihangir'im ...

 

 

Bölümü beğendiyseniz yıldızımızı parlatmayı unutmayınn.

 

Bir de canlarım beni takip etseniz hesabımızı büyütsek olmaz mı ? Bence çok çok güzel olur. Beni ve kitabımızı takip etmeyi unutmayınn.

 

Diğer bölümde görüşene dek kendinize çok çok iyi bakın. Ayrıca yeni kurgum Efsunkâr'a da şans vermeyi unutmayınn. Mutlaka orada da sizleri görmek isterimm.

Bölüm : 25.03.2026 19:19 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...