22. Bölüm
didom / KAYBOLAN YILLAR / KAYBOLAN YILLAR 21

KAYBOLAN YILLAR 21

didom
didido

Ayy ben geldim canlarım .

 

 

4K okunmayı geçmişiz hepinize çok çok teşekkür ederim daha nicelerine diyorum.

 

 

 

Bol bol yorum yapmayı ve yıldıza basmayı unutmayın. Yorumlarınızı okumak için heyecanla bekliyorum.

 

...

 

 

 

 

İNCİ AKKOR

 

 

 

 

"Cihangir ."

 

 

 

"İnci tamam merak etme bir şey olmayacak . Bir daha böyle olmayacak korkma ."

 

 

Çok daha kötü şeyler olabilirdi . Orada her şey olabilirdi ve hâlâ Cihangir durumun ciddiyetinin farkında değildi .

 

 

İlk yardım çantasını toplayıp ayağa kalktım .

 

 

"İnci "

 

 

Odadan çıkmadan Cihangir'in seslenmesiyle ona döndüm .

 

 

"Teşekkür ederim İnci tanesi ."

 

 

 

İnci tanesi , bu hitap şeklini duymayalı çok uzun zaman olmuştu .

 

 

 

Küçük İnci hep çok severdi bu hitabı .

 

 

 

Çünkü küçük İnci ,annesinin incili kızı Cihangir'in ise inci tanesiydi .

 

 

 

Yüzümde saklayamadığım gülümsemeyle Cihangir'e baktım .Yıllar sonra yeniden İnci Tane'si olmuştum ben .

 

 

 

Bir günlüğüm olsa bütün sayfalara bugünü yazardım. Büyük harflerle belki yüzlerce kez aynı cümleyi bıkmadan ,usanmadan yazardım . Çünkü Cihangir bana İnci Tane'si diye seslenmişti .

 

 

 

Cihangir'e gönderdiğim gülümsemeli ifadeye karşılık minik bir baş selamı aldım Cihangir'den .

 

 

 

"Geç oldu sen de beni takip ederken yorulmuşsundur uyuyalım artık ."

 

 

 

Şu an o kadar mutluydum ki Cihangir'in sözlerini hiç üzerime alınıp cevap bile vermek istemedim .

 

 

 

"İyi geceler Cihangir . "

 

 

 

Cihangir yüzündeki şaşkın ifadeyle bana baktı . Büyük ihtimalle söylediklerine karşı cevap vermediğim için şaşırmıştı .

 

 

 

"İyi geceler ."

 

 

Cihangir'i salonda bırakıp yüzümdeki kocaman gülümsemeyle odama girdim . Sırtımı kapıya yaslayıp ellerimi kalbimin üzerine yerleştirdim . Kalbim minik çocuklar gibi hızlı hızlı atıyordu .

 

 

"Kalbim ,lütfen biraz yavaşla ."

 

 

 

Yeniden İnci Tane'si olmuştum ben . Yıllar sonra yeniden İnci Tane'si olmuştum .

 

 

Belki de Cihangir beni affediyordu artık . Bana olan kırgınlıkları ,kızgınlıkları yavaşta olsa siliniyordu .

 

 

Belki de artık yapayalnız kalmayacaktım .

 

 

 

Yaslandığım kapıdan ayrılıp yatağımın üzerinde katlanmış pijamalarımı giydim . Sonra bir heyecanla yatağıma yattım .

 

 

 

İçim içime sığmıyordu benim . Herkes duysun istedim .Dağlar ,taşlar ,yıldızlar ...

 

 

 

Ben İnci Tane'si olmuştum .

 

 

 

Hızlı hızlı atan kalp atışlarımı dinleyerek gözlerimi kapadım.

 

 

 

...

 

 

Çalan kapıyla birlikte gözlerim açıldı . Oda hâlâ kapkaranlıktı . Gece gece kim gelmişti ki .

 

 

 

Yattığım yerden kalkarak sarsak adımlarla odamdan çıktım. Aynı zamanda da uykulu gözlerle odasından çıkan Cihangir'le karşılaştım .

 

 

 

"Cihangir kim ki bu saatte gelen ? "

 

 

 

"Ben bakarım şimdi . Sen uykun dağılmadan git uyu ."

 

 

 

Cihangir git uyu demişti ama onu dinlemeyip peşinden gittim . Cihangir kapıyı açınca hemen kapıdaki kişilere baktım .

 

 

 

"Cihangir Akkor siz misiniz ? "

 

 

 

Polislerin bu saatte kapımızda ne işi vardı ? O kısacık anda bile aklıma binbir türlü senaryo geldi .

 

 

Cihangir'in bir adım gerisinde beklerken ,Cihangir'e biraz daha yaklaşıp koluna tutundum .

 

 

 

"Buyrun benim ."

 

 

 

"Hakkınızda şikayet aldık . Bizimle karakola kadar gelmeniz gerekli . "

 

 

 

Cihangir'in kolunu daha sıkı sıkı tuttum . Cihangir polislere cevap vermeden önce bana bakıp sorun yok dercesine başını salladı .

 

 

Ama sorun vardı .

 

 

 

"Şikayetin sebebini öğrenebilir miyim ? "

 

 

 

"Dört ayrı kişiden şikayet aldık . Şikayet edenlerin hepside darp raporu alıp gelmiş o yüzden bizimle karakola gelip ifade vermeniz gerekli . "

 

 

 

Yavuz'un işiydi bu . Ben eminim ki Yavuz yapmıştı bunları.

 

 

Cihangir'in önüne geçip konuşmaya başladım .

 

 

 

"Lütfen götürmeyin . Cihangir bir şey yapmadı . Lütfen onu götürmeyin . O suçsuz ."

 

 

 

"Hanımefendi karakola götürmemiz gerekiyor . İfadesini alacağız ."

 

 

 

Ama Cihangir bir şey yapmamıştı . O suçsuzdu . Sadece kendini korumuştu on kişiye karşı .

 

 

 

"Memur Bey iki dakika izin verir misiniz karımla konuşayım sonra gidelim karakola ."

 

 

 

Cihangir'e dönüp kolunu tuttum .

 

 

"Hayır hayır gitmeyeceksin Cihangir . Hayır gidemezsin . "

 

 

 

Cihangir bana bakıp cevap vermek yerine tekrardan polislere bakıp konuşmaya başladı .

 

 

"Sadece iki dakika istiyorum karımla konuşacağım . Sonra gidebiliriz ."

 

 

 

Hayır , gidemezdi Cihangir . Bir kez daha gizemezdi .

 

 

 

"Tamam iki dakika müsademiz var . Kapıda bekliyoruz ."

 

 

Cihangir kapıyı kapatıp ,kaç dakikadır kaçırdığı bakışlarını bana çevirdi .

 

 

 

"Hayır hayır gitme Cihangir .Nolur gitme ."

 

 

 

Gözümden düşen yaşı hızlıca silip tekrar konuşmaya başladım .

 

 

"Sen bir şey yapmadın ki sadece kendini korudun . Niye götürüyorlar seni . Gitme lütfen gitme ."

 

 

 

"İnci ."

 

 

 

Gidecekti işte . Bir kez daha gidecekti ve benim elimden yine bir şey gelmiyordu .

 

 

 

"Korkuyorum . "

 

 

 

Ben korkuyordum .

 

 

 

"Korkma ."

 

 

 

"Çok korkuyorum . "

 

 

 

"Bir şey olmayacak İnci . Gideceğim ifademi verip geleceğim . "

 

 

 

"Cihangir ben ne yapacağım yapayalnız bu evde ."

 

 

 

"Yalnız kalmayacaksın ki İnci hemen geleceğim ben ."

 

 

 

Akan gözyaşlarımla gözlerimi kapattım . Biliyordum hemen gelemeyecekti Cihangir . İşin içinde Yavuz vardı bu kadar kolay olmayacaktı .

 

 

 

"Ağlama ."

 

 

 

Kapattığım gözlerimin üzerinde tüy kadar hafif parmaklar hissettim . Sonra yavaşça akan yaşı silip götürdü o parmaklar .

 

 

 

"Cihangir iki dakikamız doldu ."

 

 

İki dakika vermişlerdi bize ve o iki dakika dolmuştu .

 

 

 

"Biliyorum , ama seni bu halde nasıl bırakıp gideceğim şimdi ."

 

 

 

Bırakıp gitmek kelimeleri çok kötüydü . O kadar kötüydükü silmek istedim her yerden .

 

 

 

"Hani hemen gelecektin . Öyle söylemiştin bana . Şimdi niye bırakıp gitmek diyorsun söyleme o sözleri bir daha ."

 

 

 

Hemen gelemeyeceğini bile bile inandım Cihangir'in sözlerine . Bile bile hemen geleceğine kandım .

 

 

 

"Gitmem gerekiyor ."

 

 

 

"Gitmesen olmaz mı bu kez ? "

 

 

 

Sekiz yıl önce o çocuk parkında beni bırakıp gitmişti .Bu sefer gitmese olmaz mıydı ?

 

 

 

"Zorundayım ."

 

 

 

Kapattığımız kapının tekrar çalınmasıyla bakışlarım kapıya yöneldi . Bizim iki dakikamız dolmuştu .

 

 

 

Cihangir beni geçerek kapıyı açtı . Artık gidiyordu .

 

 

 

Polislerle beraber birkaç adım atmıştı ki sonrasına arkasına dönüp bana baktı .

 

 

 

"Ağlama . "

 

 

 

Cihangir bana ağlama derken bile bile benim gözlerim yaşlıydı .

 

 

 

"Ağlama artık İnci Tane'si "

 

 

 

Yine İnci Tane'si diye seslenmişti . Bu sefer buna bile sevinemedim.

 

 

 

Polisler Cihangir'i kolundan tutup götürürken öylece kapının önünde kalakaldım .

 

 

 

Tıpkı sekiz yıl önceki gibi Cihangir gitti ve arkasından İnci Tane'si ağlayarak bir başına , yapayalnız kaldı .

 

 

 

...

 

 

Gecenin soğuğunda ,sokakta Şerif abi'yi bekliyordum .

 

 

"İnci ."

 

 

Şerif abi'yi görmemle birlikte akmak için bekleyen gözyaşlarım bir bir akmaya başladı .

 

 

"Abi , Cihangir'i götürdüler . O suçsuzdu ama yine de götürdüler ."

 

 

 

"Gel buraya ."

 

 

 

Şerif abi kollarını açmasıyla birkaç adımı koşarak tamamlayıp kollarına sığındım .

 

 

 

"Abi , kurtaralım Cihangir'i ."

 

 

 

"Ağlama abim . Bak ben geldim kurtaracağız Cihangir'i "

 

 

 

"Abi ."

 

 

 

"Söyle güzelim ."

 

 

 

"Abi, benim bir tane abim var ama sen olsan olmaz mı ? Benim abim olursun değil mi abi ? "

 

 

 

"Olurum , sen iste ben bir tek senin abin olurum . "

 

 

 

Faruk değildi benim abim . Benim bir tane abim vardı o da Şerif abimdi .

 

 

 

Şerif abi kollarımdan tutarak yüzüme baktı .

 

 

 

"Hadi ağlama artık . Daha kocanı kurtaracağız . Sonra unuttum sanmayın sizi sorguya çekeceğim ."

 

 

 

Gözlerimdeki yaşı silip Şerif abi'nin arabasına bindim.Kurtaracaktık biz Cihangir'i .

 

 

 

...

 

 

"İnci'm şimdi ben içeri girip durumları öğreneceğim . Sen beni bekle arabada olur mu? "

 

 

 

"Ben de gelsem olmaz mı ? "

 

 

 

"Sana beklemeni söyleyende kabahat . Depoya da girme beni bekle demiştim ama girmiştin . Orada beklememişsin burada mı beklersin sanki ."

 

 

 

Biraz istemeyerek de olsa galiba 'bu gel benimle' demekti.

 

 

Arabadan inip karakolun kapısına doğru yürümeye başladık .

 

 

Belki yanımda abim olmasaydı böyle dik yürüyemezdim. Ama yanımda abim vardı .

 

 

 

"Samet , Cihangir'in durumu ne şu anda ? "

 

 

Şerif abi kapının hemen girişinde bekleyen polisle konuşmaya başladı .

 

 

"Abi , durumlar karışık biraz . Dört ayrı kişi de ellerinde darp raporlarıyla gelmiş . İfadesi alındı bu gece nezarette kalacağı kesinleşti . "

 

 

 

"En kolay nasıl çıkartırız Cihangir'i ?"

 

 

 

"Araya raporlar ve tanıklar girince işler karıştı . En kolayı şikayetlerini geri çekerlerse çıkartırız ."

 

 

 

 

Dikkatle hem Şerif abiyi hem de polisi dinliyordum . En ufak olumlu bir şey duysam biraz da olsa içim rahatlayacaktı .

 

 

 

"Sağ ol Samet . Ben bakacağım bir şeyler ."

 

 

 

 

"Abi , Yavuz Taşkın'ın adamlarıymış yaralananlar . Yavuz'da geldi bir az önce biraz bağırdı çağırdı ."

 

 

 

Bilerek yapmıştı her şeyi . Cihangir'i depoya çağırması bile planlıydı .

 

 

 

"Bilerek yaptı . Cihangir'i de bilerek depoya çağırdı . Teke tek olacağız demiş ama on tane adam yığmış depoya .Şimdi de bilerek yapıyor her şeyi ."

 

 

 

"Sakin ol İnci'm . Ben bakacağım bir hal çaresine . Sen sakin ol ."

 

 

 

İğrençti Yavuz . Kelimenin tam anlamıyla iğrençti Şimdi bana yaptıkları yetmemiş Cihangir'e bulaşmıştı .

 

 

 

"Samet bizi Cihangir'le görüştürme şansın var mı ? "

 

 

 

"Şerif abi ."

 

 

 

"Samet , biraz olsun hatrım varsa en azında beş dakika görelim ."

 

 

 

"Tamam abi ben ayarlamaya çalışacağım . Siz bekleyin haber vereceğim size ."

 

 

 

Polis içeri girerken Şerif abi'yle ben kapının önünde beklemeye başladık .

 

 

 

"Abi görüştürürler mi bizi Cihangir'le ? "

 

 

 

"Samet olabilecek bir durumsa görüştürür bizi . Sen merak etme ."

 

 

 

"Abi bilerek yaptı her şeyi Yavuz . "

 

 

 

"Farkındayım abim . Biz de ona göre davranacağız ."

 

 

Derin bir nefes çektim içime . Bu soğuk hava da aldığım nefesler bile yetmiyordu .

 

 

 

"Şerif abi zor da olsa izin aldım . Beş dakika görebilirsiniz."

 

 

 

"Eyvallah Samet'im . "

 

 

Şimdide beş dakikamız vardı . Evdeyken iki dakikamızın aksine şimdi beş dakikamız vardı .

 

 

Şerif abiyle birlikte polisi takip ettik . Adım adım Cihangir'i görmeye daha da yaklaşıyorduk .

 

 

Nezarethanenin kapısına geldiğimizde Şerif abi beni durdurup konuşmaya başladı .

 

 

 

"İlk sen gör kocanı ben de gelirim yanınıza ."

 

 

 

"Abi ."

 

 

 

"Dediğimi yap İnci . Samet'e birkaç bir şey daha sorup geleceğim yanınıza ."

 

 

 

Şerif abi'ye onaylarcasına başımı sallayıp kapıdan içeri girdim .

 

 

Sıra sıra odacıklar vardı . Simsiyah demirlikler .Gözlerim istemsizce tekrar dolmaya başladı .

 

 

Birkaç yavaş adım attım sonra onu gördüm , Cihangir'i .Yere oturmuş sırtını da soğuk duvara yaslamıştı . Boş gözlerle öylece karşı duvarı izliyordu .

 

 

 

"Cihangir ."

 

 

Sesimi duymasıyla birlikte gözlerini kapattı . Niye gözlerini kapatmıştı ki ? Niye benden tarafa bakıp beni görmemişti ?

 

 

 

"Cihangir ."

 

 

Birkaç adım daha yaklaştım ama hâlâ benden tarafa bakmadı .

 

 

"Sus sus , nolur sus ."

 

 

 

Başını iki elini arasına alıp hafifçe vurmaya başladı .

 

 

 

"Cihangir ben geldim . Bakmayacak mısın bana? "

 

 

 

Başına vurmak için kalkan elleri öylece havada kaldı . Sonra gözlerini açıp bana doğru çevirdi bakışlarını .

 

 

"İnci ."

 

 

 

Yaslandığı duvardan kalkıp hızlı adımlarla siyah parmaklıkların önüne geldi .

 

 

 

"İnci , sen gerçeksin ."

 

 

Cihangir sanki gerçek olup olmadığımı anlamak istercesine demirlerin üzerindeki ellerime dokundu . Yetmedi elleriyle ellerimi sarmaladı .

 

 

"Gerçeksin ."

 

 

 

Ağzımı açıp bir kelime bile etmeden ellerimize baktım .Küçük Cihangir'in elleri her zaman İnci Tane'sinin ellerini sarmalardı .

 

 

Sayamadığım çok zaman sonra yine sarmalamıştı ellerimi .

 

 

 

"İnci , ellerin soğumuş senin ."

 

 

Cihangir gittikten sorna duramamıştım ki evde . Dışarıda beklemiştim .

 

 

 

"Isınır birazdan merak etme sen ."

 

 

 

Üşüyen ellerimin üstünü daha da sarmaladı Cihangir . Sanki ısıtmak istercesine sımsıkı tuttu ellerimi .

 

 

 

"Nasıl geldin sen ? Yalnız gelmedin değil mi ? "

 

 

 

"Yok abimle geldim . Görüşmemizi de o sağladı ."

 

 

 

Yeniden ağlarım diye Cihangir'in gözlerine bakamıyordum. Bakışlarım hâlâ sımsıkı olan ellerimizdeydi .

 

 

"Niye bakmıyorsun gözlerime ? "

 

 

 

Ellerimizde olan bakışlarımı kaldırıp Cihangir'in gözlerine baktım .

 

 

 

"O şerefsizle karşılaşmadın değil mi ? O da buralardaydı bağırıp çağırdı ."

 

 

 

"Yok görmedim onu ."

 

 

 

 

"İyi zaten görülmeye değer biri değil ."

 

 

 

Cihangir'i görmeden önce bir sürü şey söylemeyi planlamıştım ama şimdi konuşamıyordum .

 

 

Onu böyle gördükçe konuşmak gelmiyordu içimden sadece ağlayıp sızlanmak geliyordu .

 

 

 

Cihangir'le öylece birbirimize bakarken kapı açıldı ve Şerif abi bir kaç adımda yanımıza geldi .

 

 

 

"Geçmiş olsun abim ."

 

 

 

"Sağ ol abi ."

 

 

 

"Konuştum birkaç kişiyle halletmeye çalışıyorum . Ama bu sefer sağlam yapmışlar planı ."

 

 

 

"Abi benden şikayetçi olanları gördüm . Durumları çok kötü ama ben o kadar saldıramamıştım . Fazla kişi oldukları için ben bir şey yapamamıştım nasıl bu hale geldiler anlamlandıramadım . "

 

 

 

Her şeyi planlamıştı . Hem de her şeyi .

 

 

 

"Büyük ihtimalle kendi adamlarını dövdürdü .Sonra da şikayetçi oldurdu ."

 

 

 

"Abi adamları bir görsen neredeyse komalık gibiler . Ben birkaç yumruk ancak sallayabilmiştim . "

 

 

 

"Halletmeye çalışacağım ben abim sen merak etme . Onlar nasıl oynarsa biz de öyle oynayacağız ."

 

 

 

Şerif abi Cihangir'de alan bakışları çekip bana çevirdi .

 

 

 

"İnci hadi eve götüreyim seni . Yarın yine geliririz ."

 

 

Cihangir'in ellerinin arasında olan ellerimi zor da olsa çekip çıkardım . Şimdi ısınan ellerim yeniden üşümeye başladı .

 

 

 

"Abi sana bir şey söyleyeceğim ben ."

 

 

 

Şerif abi cebindeki anahtarı çıkarıp elime uzattı .

 

 

 

"Abicim sen geç arabaya ben de geliyorum şimdi ."

 

 

 

Açık bir şekilde benim gitmemi söylüyorlardı . Her ne kadar kalmak istesem de gitmem gerekliydi .

 

 

Uzatılan anahatarı alıp Cihangir'e baktım .

 

 

 

"Kendine iyi bak İnci ."

 

 

 

"Sen de iyi bak olur mu Cihangir . Hem de çok iyi bak ."

 

 

 

Burukça başını salladı .

 

 

 

Gözümden yaş akmadan hızlı adımlarla çıktım . Yine beni ağlayarak görsün istemedim Cihangir .

 

 

 

Neredeyse koşar adım karokoldan çıkıp arabaya bindim .

 

 

 

Şimdi ne yapacaktım ben yapayalnız evde . O koskoca evde bir başıma ne yapacaktım.

 

 

 

 

Aradan geçen bir iki dakika sonra Şerif abi de karakoldan çıkıp arabaya geldi .

 

 

 

"Merak etmiyor musun kocananın ne söylediğini ? "

 

 

 

"Duymamı isteseydi beni göndermezdi . "

 

 

 

 

"Merak etmiyorsun yani ."

 

 

 

 

Deli gibi merak ediyordum . Ama Cihangir duymamı istememişti .

 

 

 

"Merak etmiyorsun ama ben yinede söyleyeyim neler söylediğini. "

 

 

 

Merakla bakışlarımı yoldan çekip Şerif abiye çevirdim.

 

 

 

"Meltem'le seni yalnız bırakmamamı söyledi . İnci ablamın söylediklerine karşı cevap vermez sen İnci yerine cevap ver dedi . "

 

 

Şerif abi yoldaki bakışlarını birkaç saniye bana çevirip alayla gülümsedi .

 

 

"Bir de düşünceli kocan dedi ki İnci şimdi yemek yemez sen sabah ıspanaklı börek al dedi . "

 

 

Keşke Cihangir alabilseydi bana ıspanaklı böreği . Abim değil Cihangir alsın isterdim .

 

 

 

Araba apartmanın önüne geldiğinde yavaşça durdu .

 

 

 

"İnci tek başına kalabilir misin ? İstersen bize götüreyim hem Hasan amcan da sevinir ."

 

 

 

"Yok abi kalırım ben ."

 

 

 

"Tamam o zaman sabah alırım ben seni yine gideriz karakola ."

 

 

 

"Sağ ol abi ."

 

 

 

 

"Hadi dikkat et kendine . "

 

 

 

Arabadan inip yavaş yavaş merdivenlerden çıktım . Hiç istemeyerek de olsa anahtarla kapıyı açıp içeri girdim.

 

 

 

Kapkaranlık evde ışıkları açmadan salona gidip oturdum. Birkaç saat sonra gün doğacaktı . Biz de Cihangir'i ziyarete gidecektik .

 

 

 

 

...

 

 

"Abim keşke ilk kahvaltı yapsaydık şimdi Cihangir soracak kahvaltı yaptın mı diye ? "

 

 

 

 

"İlk Cihangir'i görelim sonra yaparım ben kahvaltı ."

 

 

 

 

"Tamam o zaman. Şimdi avukatla konuştum karakoladaymış ."

 

 

 

 

"Gelişme var mı ? "

 

 

 

 

"Yüzyüze anlatırım dedi . Hadi gidelim de öğrenelim ."

 

 

 

Arabadan inip birkaç saat önce bulunduğumuz karakola girdik .

 

 

 

"Avukat şurada gel yanına gidelim ."

 

 

 

Şerif abi'nin gösterdiği yönde ilerleyip sandalyeye oturduk.

 

 

 

"Son durum ne avukat ."

 

 

 

"Şu anlık durumlar karışık Şerif Bey . Şikayetlerini çekmedikleri için işler zorlaştı . Şu an en iyi ihtimlle para cezasına çevirmeyi isteyeceğiz . Ama süreç sonlanana kadar Cihangir Bey içeride kalacak ."

 

 

 

"Ne demek içeride kalacak . Çıkaramaz mıyız şimdi ?"

 

 

 

"Dediğim gibi şikayet edenlerin durumları kötü bu yüzden süreç içinde içeride kalacak ."

 

 

 

 

Oturduğum sandalye de daha da küçüldüm .

 

 

 

 

"Tamam avukat ben şikayetçilerle ilgileneceğim ben seninle haberleşiriz ."

 

 

 

 

"Sizin için görüşme ayarladım sorgu odasında . Biraz zor oldu bundan sonra bu kadar izin vermeyebilirler ."

 

 

 

 

"Sağ ol avukat ."

 

 

 

Avukat oturduğu sandalyeden iyi günler dileyerek gitti.Ben ise hâlâ oturduğum sandalyede bomboş duvarı izliyordum .

 

 

 

"Abim üzülme bu kadar . Ben bulacağım bir şeyler ."

 

 

 

 

"Avukatı duydun abi , içerde kalacak dedi ."

 

 

 

 

"Ben şikayet edenlerle bizzat iletişime geçeceğim .Hadi kalk Cihangir'le görüş sonra seni eve bırakacağım . Bir de ben göreyim şu şikayet edenleri ."

 

 

 

Oturduğum sandalyeden kalkıp koridorun sonuna doğru ilerledik .

 

 

"Abi Cihangir içeride bekliyor çok uzatmayın olur mu görüşmeyi ? "

 

 

 

"Tamam Samet sağ ol ."

 

 

 

Kapının önüne geldiğimizde ben kapıyı açıyordum ki Şerif abi tekrar konuşmaya başladı ."

 

 

 

"Sen git görüş Cihangir'le ben burada bekliyorum ."

 

 

 

"Tamam abi ."

 

 

 

Çok vaktimiz yoktu o yüzden daha fazla vakit kaybetmeden kapıyı açıp içeri girdim .

 

 

 

Odanın ortasındaki masaya oturmuş öylece kapıya bakıyordu .

 

 

 

"İnci ."

 

 

 

Cihangir'in karşısındaki sandalyeyi çekip oturdum .

 

 

 

"İyi misin ? "

 

 

 

 

"Ben iyiyim İnci ama seni iyi görmüyorun ."

 

 

 

Sensiz nasıl iyi olabilirdim ki .

 

 

 

"İyiyim ben merak etme beni ."

 

 

 

 

"Kahvaltı yaptın mı ? "

 

 

"Yaptım ."

 

 

 

"Hiç inanmadım İnci . "

 

Konuyu değiştirip başka bir soru yönelttim .

 

"Avukatla görüştün mü Cihangir ? "

 

 

"Böyle sorduğuna göre siz de konuştunuz . İnci ben iyiyim ve Şerif abi 'de uğraşacak benim için eminim ki en yakın zamanda çıkacağım ."

 

 

 

"Korkuyorum Cihangir."

 

 

 

"Korkma İnci . Her şey düzelecek ."

 

 

 

"Evde yapayalnız kalmaktan korkuyorum . Kendi odamda uyumaktan korkuyorum . Sen de yoksun ."

 

 

 

Kederli bir iç çekti Cihangir .

 

 

 

"Odanda uyumak istemezsen benim odamda uyu. Sana daha iyi gelecekse benim odamda uyu ."

 

 

 

"Rahatsız olmaz mısın ? "

 

 

 

Bir an bile düşünmeden cevap verdi .

 

 

 

"Olmam ."

 

 

 

"O zaman sen gelene kadar senin odanda uyuyabilir miyim Cihangir ? "

 

 

 

Burukça gülümsedi .

 

 

 

"Uyuyabilirsin ."

 

 

 

"Kendine dikkat et olur mu Cihangir ? Yemeklerini düzenli ye . Soğuk yere de oturma üşütürsün."

 

 

 

"Sen de aynı şekilde İnci . Kendine iyi bak olur mu ? Geldiğimde hastalanmış şekilde görmeyeyim seni ."

 

 

 

Başımı salladım onaylarcasına .

 

 

"İnci benim artık gitmem gerek ."

 

 

Oturduğumuz sandalyelerden kalktık . Cihangir arkasını dönmüş şekilde kapıya ilerlerken aklıma sadece sarılmak geldi .

 

 

 

"Cihangir ."

 

 

Adımları ilk önce duraksadı sonra yavaşça bana döndü .

 

 

 

Hedefim sadece sarılmaktı . Hedefim Cihangir'e sımsıkı sarılmaktı .

 

 

 

Aramamızdaki mesafeyı kapatıp Cihangir'e sımsıkı sarıldım.

 

Onu bırakmak istemezcesine sımsıkı sarıldım.

 

Kokusunu soluyacak kadar sıkı sarıldım.

 

 

...

 

 

 

Diğer bölümde görüşene dek kendinize iyi bakın

Bölüm : 22.02.2026 22:02 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...