
Canlarımm ben geldimm .Hepinize iyi okumalar dilerimm.
Bol bol yorum yapmayı unutmayınnn.
...
İNCİ AKKOR
Sessizce kapıyı açıp içeri girdim . Odada annemin kalp atış sesleri yankılanıyordu .
Bundan çok değil daha birkaç gün önce ilk kez bebeğimin kalp atış seslerini duymuştum . Şimdi ise hasta yatağında yatan annemin kalp atış seslerini işitiyordum.
"Annem ."
Hemşire defalarca kez uyarmıştı beni temas etmemem konusunda . Ne kadar çok annemin elini tutup kokusunu içime çekmek istesem de durdurdum kendimi . Dokunamadım anneme .
Ne elini tutabildim ne de kokusunu soluyabildim . Uzansam dokunabilecektim ama uzaktı annem bana .Dokunamayacağım kadar uzaktı .
"Anne hadi kalk . Bak İncili kızın geldi.Sarılmayacak mısın bana ? "
Annem ben ağlayınca üzülürdü hep . Akıtma o incilerini derdi kızardı bana .
Keşke şimdi de ağlıyorum diye kızsaydı bana .
"Anne , İncili kızının bir bebeği olacak . Artık kızın anne olacak ."
Annemin eline uzanmamak için zor durdurdum kendimi .
"Hadi kalk anne . İncili kızına anne olmayı öğret."
Annem uyanıp kalkacak diye gözlerine bakıyordum ama açmıyordu gözlerini . Belki de duymuyordu beni .
"Anne sana ihtiyacım var . Sen her ihtiyacım olduğunda yanımdaydın . Şimdi de yanımda ol anne ."
Bana verilen süre hızla bitip tükeniyordu . Yine ayıracaklardı beni annemden . Her zaman olduğu gibi yine ayıracaklardı .
"Yine ayıracaklar bizi anne . Hadi uyan da bizi ayırmasınlar ."
Ne desem boş geldi o an gözüme . Zaten bana verilen sürede bitmişti . Oturduğum sandalyeden yavaşça ayaklandım .
Duymamıştı annem beni . Oysa her zaman duyardı beni ama bu kez duymadı .
"Hoşçakal anne ."
Son kez o güzel yüzüne baktım annemin .Kaç aydır hasret kaldığım yüzüne son kez içim gidercesine baktım.
"İncili kızın seni bekliyor çok bekletme olur mu? O sensiz yapamaz ."
İncili kız annesiz yapabilir miydi hiç ? Yapamazdı . Bir annesiz yapamazdı bir de Cihangir'siz .
"İnci ."
Sonra bir fısıltı duyuldu odada . Sonra da annemin yeşil gözleri çıktı ortaya . O hasret kaldığım yeşil gözleri kısıkça açıldı ve İncili kızına baktı .
"İncili kızım ."
Duymuştu annen seni İnci . Annen her zamanki gibi duymuştu .
Zaten annesi İncili kızını hep duyardı . Hem de hep .
"Annem ."
Gözümdeki yaşlara aldırmadan hızla annemin yanına ilerledim .
"Annem duydun beni ."
Annemin gözleri kısıkça tavana bakıyordu . Hâlâ tam ayılabilmiş değildi ama ağzından sadece bir kelime çıkıyordu .
"Kızım ."
Annem'in bilinci yerinde değildi ama yinede kızını ağzından düşürmüyordu . O an anladım ben anneliği .
Vallahi de billahide anladım anneliği.
"İyi olacaksın anne . Hiç merak etme iyi olacaksın . Ben şimdi doktar'a haber vereceğim tamam mı ? "
"Kızım ."
Sadece bana sesleniyordu . Başka kimselere değil sadece bana sesleniyordu annem .
Telaşlı adımlarım hızla kapıya yöneldi . Koridorda beni merakla bekleyen Cihangir ve Faruk vardı .
"Annem-"
Heyecandan elim ayağıma dolaşmıştı .
"Bir şey mi oldu anneme ? "
Faruk'un telaşlı sorusuyla başımı onaylamazcasına salladım .
"Annem uyandı ."
Bir görseydiniz o anki mutluluğumuzu . Ah bir görseydiniz . En son Faruk'la beraber mutlu olduğumuz an bizden çok çok uzaktaydı . İnanın çok uzaktaydı .
Annem ikimize babamdan gizli bisiklet almıştı . İşte biz o zaman Faruk'la birlikte mutluyluk . Zaten ondan sonra da hiç Faruk'la mutluluğumuz bir olmamıştı .
Babam girmişti aramıza . Sonra Faruk'u almıştı benden. Beni kendi sevmediği yetmemiş bir de Faruk'u da almıştı . Bana baba olmadığı yetmemiş abimi de almıştı.
"Uyandı mı ?"
"Hı hı doktor'a haber verelim ."
Faruk hızla doktor'a haber vermeye giderken ben de güvenli limanıma sığındım . Cihangir'e .
"İnci'm ."
"Annem uyandı Cihangir . Annem beni bırakmadı ."
Üzüntümü paylaştığım gibi mutluluğumu da doyasıya paylaştım Cihangir'le .
Üzgün olduğumuz anlar ne kadar yavaş geçiyorsa aksine mutlu olduğumuz anlar hızlıca geçip gidiyordu . Doktor ,Faruk'la beraber gelip annemin durumunu kontrol etti . Doktor odadan çıkar çıkmaz heyecanla doktor'a yöneldik .
"Annemin durumu nasıl "
"Annenizin durumu şu an gayet iyi ama birkaç gün daha gözetimimiz altında kalması gerek . Gün içinde de gerekli testleri gelip yapacağız .
"Peki, görebilir miyiz ?"
"Normal odaya alınacak . Sonrasında dilediğiniz kadar görebilirsiniz ."
Mutlulukla doktor'u dinleyip annemin normal odaya alınmasını bekledik . Faruk'da da bende de minik çocuklar gibi heyecan vardı . Adımlarımız yerinde durmuyor bir oraya bir buraya ilerleyip duruyordu .
Sonunda hemşire güler yüzüyle annnemin odasından çıktı . O beklediğimiz an nihayetinde gelmişti .
"Görebilir miyiz artık annemi ?"
"Tabi görebilirsiniz . Geçmiş olsun ."
Adımlarımız hızla annesine kavuşmak isteyen çocuklar gibi odayı buldu .
"Annem ."
Biz ne kadar annemize kavuşmayı bekliyorsak annem de aynı şekilde çocuklarına kavuşmayı heyecanla bekliyordu. Hasta haline aldırmamış yattığı yerden doğrulmuştu .
"Kızım ."
Annemin açtığı kollarının arasına girdim . Sıkıca sarıldım anneme . O anne kokusunu soluyacak kadar sıkıca sarıldım .
Bir annem ağlıyordu bir ben . Bir annem öpüyordu kızını bir de ben öpüyordum annemi . Ayırmışlardı bizi ama kavuşmuştuk biz .
"Faruk "
Annem benden ayrılmadan bir kolunu da Faruk'a ayırdı . Anne kalbiydi işte . İkimize de yeri vardı .
"Yavrularım , ah benim biricik yavrularım ."
Niye hepimiz birlikte sarılınca böyle hissetmiştim ki . Niye kalbime yabancıydı bu his . Keşke yabancı olmasaydı ama yabancıydı.
"Anne , iyisin değil mi ? "
Normalin aksine yine endişeliydi Faruk'un sesi. Tıpkı annesi için endişelen bir oğlan çocuğuydu .
"İyiyim oğlum . Sizleri gördüm ya nasıl iyi olmayayım ."
İyiyidi annem . Çocuklarını gördü ya nasıl iyi olmazdı ki ?
"O nerede , baban ? "
Benim kaç saatlerdir aklıma gelmeyen adam annemin hemencecik aklıma gelmişti . Doğru ya benim annem canıyla şavaşırken babam neredeydi ?
"Boş ver anne, anma onun adını . Biz varız yanında yetmez mi ? "
Zaten ne zaman annemin yanında olmuştu ki babam ? Şimdi yanında olması bekliyorduk da hiç annemin yanında olmuş muydu sanki ?
"Benim çocuklarım yanımda olsa yeter bana . Başka da kimseye ihtiyacım olmaz benim ."
"Anne , o eve dönmeyeceğiz bundan sonra . İkimiz yaşayacağız ama o eve dönmeyeceğiz tamam mı ? O adamın hayatımızda yeri yok artık ."
"Faruk ."
"Anne , tamam mı ? Bir daha İzmir'e dönmeyeceğiz . Sen nerede yaşamak istersen orada yaşarız . İsersen Muğla'ya geri döneriz . İstersen Ordu'da yaşarız ."
Babam'la Faruk arasında ne olmuştu bilmiyorum ama Faruk kaç yıllardır itaat ettiği adamı bir kalemde silmişti .
"Oğlum ."
"Annem , biliyorum babamın gözüne girmek için çok yanlışlar yaptım ama sildim ben o adamı . Şimdi de sen hastahaneden çıkınca yeni bir hayat kurarız sen nasıl istersen öyle yaparız olmaz mı annem ?"
Niye benim Faruk konuştukça gözlerim yaşarıyordu ki . Kesin hormonlardandı . Başka bir açıklaması olamazdı . Ben Faruk'tan nefret ediyordum . Başka açıklaması olamazdı . Sadece hormonlardandı .
"İnci'm ,güzel kızım . Duydun mu yeni bir hayatımız olacak bizim ."
En çok da ben mutluydum . Annem o adamdan kurtuldu diye en çok da ben mutluydum .
"Duydum anne . Artık ayrı da kalmayız değil mi? Artık bizi ayırmazlar ."
Bizi ayıran Faruk ve babamdı . Artık ayırmazlardı değil mi?
"Ben bir dışarı çıkayım . Yani kapının önüne çıkayım ama geleceğim ."
Faruk oturduğu yataktan kalkıp telaşla odadan çıktı .
"Sana verecek bir cevabı olmadığı için çıktı ."
"Ben ondan pişmanlık falan istemiyorum anne.Sadece bizi ayırmasınlar yeter . Yoksa Faruk pişman olmuş olmamış benim umrumda değil ."
Abimdi o benim .
Yıllarca abilik namına bir şey yapmayan abimdi. O yüzden umrumda falan değildi onun pişmanlığı .
Böyle konuştukça kalbim acıdı sanki .
Yalancısın İnci dedim içten içe .Kendimi bile inandırmaya çalışıyordum . Faruk'a dair içimde bir gram sevgi olmadığına inandırmaya çalışıyordum .
"Kızım-"
"Annem , Faruk'un pişmalığı umrumda değil benim . Ne bunca yıl o beni kardeşi gibi gördü ne de ben onu abi olarak gördüm . Ya o babasına yaranmak için bana neler yaptı anne . Bunca yıl bana yapmadığı bir şey kaldı mı ?O babası ne derse onu yaptı . Sırf babasından bir aferin duymak için neler yaptı . "
Bakışlarım Cihangir'le kesişti .
"Cihangir'le beni ayırdılar . Yetmedi beni o iğrenç arkadaşıyla evlendirmeye çalıştı . Ya ben hâlâ karnımda onun açtığı izi taşıyorum . Karnımda kocaman bıçak yarası var ."
Sevmiyorsun dedim kendi kendime . Bunca yapılan için içinde bir gram sevgi olmamalı dedim .
O sevgi vardı ama olmamalıydı ...
"O yüzden Faruk benim gram umrumda değil anne . Benim için yabancıdan farkı yok onun . Sadece sana olan sevgisinin hatrına katlanıyorum ona dahası da yok bende ."
Sözlerimle birlikte içimdeki sevgi yok olur zannettim . O bir gram sevgi de uçup gider zannettim ama gitmedi .
"Şey ben doktor'un yanına gideyim belki annemin durumu hakkında detaylı bir şeyler öğrenirim ."
Duyduğum sesle birlikte bakışlarım aralık olan kapıya yöneldi .
Duymuştu söylediklerimi . O yüzündeki ifadeden anladım her bir keliyemeyi duymuştu.
Bizden bir cevap beklemeden kapıyı kapatıp gitti . Doktor'un yanına falan da gitmemişti . Odanın penceresinden görmüştüm onu . Bir banka oturmuş yarım saat oyunca sigara içmişti ...
...
"Annem ."
Annemin yemeğini yedirmiştim şimdide sıra içimde daha fazla tutamadığım haberi vermeye gelmişti .
Faruk ve Cihangir'in oturduğu koltuğa gidip Cihangir'in elinden tuttum . O heyecanlı adımlarımızla birlikte annemin yanına ilerledik.
"Bir şey mi oldu İnci ? Korkutma beni ."
Yüzümdeki gülümsemeyle başımı salladım .
"Bir şey oldu annem. "
"İnci ."
Annemin yüzündeki telaşı görünce daha fazla uzatmadım lafımı.
"Anne , Cihangir'le bizim bebeğimiz olacak ."
Annem ilk birkaç saniye algılayamadı ama sonrasında hızla gözleri doldu .
"İnci'm ."
"Anne artık İncili kızın anne olacak . Onun da bir bebeği olacak ."
"Tebrik ederim çocuklarım . Ah benim çocuklarımın bebeği olacak . Şükürler olsun Allah'ım ."
Annem çocuklarım dediği an Cihangir elimi daha sıkı tuttu. Cihangir'in annesi yoktu ama benim annem ona da anne olacaktı .
"Anneannemi olacağım şimdi ben ."
Annem vallahi de billahi de hastalığını unutmuştu . Bir bana bir Cihangir'e sarılıp sadece şükrediyordu .
"Evet , hazırlan bakalım Feride sultan anneanne oluyorsun ."
Annem bebeğin anneannesi olacaktı .Ben annesi , Cihangir'de biricik babası olacaktı .
Odadaki koltukta sessizce bizi izleyen Faruk'ta dayısı olacaktı . Belki bebeğimle hiç dayı yeğen ilişkisi olmayacaktı ama yinede dayısıydı .
" İnci'm sen hiç kendine bakmıyor musun ? Hiç kilo olmamışsın ."
Diyemedim anneme . Kızın da torunun da canıyla savaştı diyemedim . Bize arabayla çarptılar diyemedim .
"İyiyim ben anne . Daha iki gün önce bebeğimizin kalp atışlarını dinledik Cihangir'le biliyor musun ? Çok güzeldi hem de tarif edemeyeceğimiz kadar güzeldi ."
Ben anlattım annem ağlayarak dinledi . Ben anlattım Cihangir sıkı sıkı sarıldı bana .
"Cinsiyeti ne zaman öğreneceksiniz İnci'm ."
"Bir ay sonra ancak öğrenebilirmişiz doktor öyle söyledi ."
"Bence kızın olacak senin İnci'm . Öyle hissettim ben ."
"Değil mi Feride anne ? Ben de kızımız olacak gibi hissediyorum . Böyle İnci'ye benzeyen bir kız çocuğu çok güzel olmaz mı ?"
Annem de Cihangir'de heyecanla tahminlerini yapıyorlardı . Sonra odada kısık bir ses duyuldu.
"Bence erkek olacak ."
Üçümüzünde bakışları Faruk'a yöneldi . Sesinin duyulmadığını düşünüyor olacakki bizim bakışlarımızla hızla bakışlarını kaçırdı .
"Sağlıkla gelsin bebeğim ama ben de erkek hissediyorum. Rüyamda onu gördüm ben anne diye sesleniyordu bana ."
O ameliyathane masasında görmüştüm ben onu . Cihangir'in küçüklüğüne benzeyen bir oğlan çocuğuydu . Anne diye sesleniyordu bana .
"Kız olsun ya da erkek olsun fark etmez kızım . Sağlıkla gelsin torunum . Ben ona ne yelekler öreceğim hele bir çıkayım hastahaneden ."
"Anne doktoru duydun bundan sonra dikkat etmelisin yorma kendini ."
"Torunuma yelekler öremeyeceksem nasıl bir anneanneyim ben . Hem örgüden yorulmam ben meraklanmayın siz ."
Ben ne desem de dinlemeyecekti . O yelekleri örmeden de rahat etmeyecekti .
"Dinlemeyeceksin beni hiç değil mi ?"
"Yok dinlemeyeceğim . Ben torunuma her şeyden öreceğim ."
"Bana örmemişsindir bu kadar . Bakıyorum da torunun gelmeden pabucumuz dama atıldı ."
"Olur mu hiç İnci'm size de örerdim ben . Abinle takım örerdim ikiz gibi de giydiridim sizi ."
O zamanlar Faruk abimdi işte . O zamanlar babam girmemişti aramıza .
"Hatta mahalledekiler hep kıskanırdı sizi ikiz gibi giydirdiğim için ."
Annem anlattı biz dinledik . Meğer o zamanlar güzelmiş benim hayatım . Daha bebekmişim ya güzelmiş .Babam yine sevmezmiş belki beni ama Faruk başımdan ayrılmaz hep beşiğimi sallarmış .
Meğer benim abim bir zamanlar gerçekten abimmiş şu ankinin aksine...
Annem anlatmaya devam ederken yine zamansız mide bulantısıyla oturduğum yerden kalktım .
"Miden mi bulandı yine ? "
"Hı hı ."
"Ben de geleyim yanında ."
"Yok, gelme Cihangir . Ben geliyorum iki dakikaya ."
Adımlarım hızla lavaboya yöneldi . Alışmıştım artık nazlı bebeğime . Tıpkı babası gibi nazlı bebeğime de şimdiden alışmıştım .
"Daya iyi misin ? Doktor'a gidelim mi ?"
Cihangir'e kalsa her mide bulantımda doktor'a gidecektik. Vallahi de billahi de her seferinde doktar'a gidecektik .
"Yok, iyiyim geçer birazdan ."
Yavaşça gidip koltuğa oturdum . Bulantı tam geçmemişti hâlâ benimleydi .
"Ah İnci'm ilk aylar çok bulanır miden de sonra rahatlarsın kızım. "
"Alıştım anne artık . "
Cihangir 'de gelip yanıma oturdu . Hâlâ alışamamıştı mide bulantılarıma endişeli endişeli bakıyordu .
"İyiyim Cihangir'im merak etme ."
Bir elimi karnıma yerleştirip bulantının biraz daha geçmesini bekledim .
"Su ister misin ? Yani istersen benim yanımda var. Miden bulanıyor ya iyi gelir belki istersen."
Kucağıma doğru uzatılan suya baktım . Faruk ne dediğini bilmez şekilde telaşla kendini açıklamaya çalışıyordu.
"Teşekkür ederim ."
Uzatılan suyu alıp birkaç yudum içtim . Cihangir'de annem de garip bir şekilde bir bana bir Faruk'a bakıyorlardı.
"Niye öyle bakıyorsunuz ."
İkisi de aynı anda cevap verdi.
"Hiç ."
"O zaman önünüze bakın suyumu içemedim ."
Benim dediğimi önemsemeyip hâlâ bakmaya devam ettiler ben de garip bakışlar altında suyumu içmeye çalıştım . Diğer bir taraftan da telefonum çalmaya başladı .
"Efendim Şerif abi ."
Şerif abi diye seslenmem Cihangir ve annemin umrunda olmamıştı belki ama Faruk'un dikkatli bakışları üzerimdeydi .
Kendisine ismiyle seslendiğim için başkasına abi diye seslenmem dikkatini çekmişti . Üzülmüş müydü bilmem ama dikkatle bana bakıyordu .
"Cihangir yanında mı abiciğim ? "
"Hı hı yanımda abi . "
"Telefonunu aradım ama ulaşamadım bir verebilir misin ?"
"Veriyorum abi ."
Telefonu kulağımdan uzaklaştırıp Cihangir'e uzattım .
"Efendim abi bir sorun mu var ? "
Cihangir kaçamak bakışlarla bana bakıp koltuktan kalktı.
"Yavuz mu ? "
Kısık sesle söylemişti ama duymuştum Yavuz'dan bahsettiğini .
"İnci ben iki dakika konuşup geliyorum kapının önünde .Sen burada bekle tamam mı ? "
Bir kere duymuştum o ismi bir daha içim rahat etmeyecekti . Cihangir kapıdan çıktığı an ben de ayaklandım arkasından .
"İnci ."
Faruk'un seslenmesiyle arkama dönüp baktım .
"Yavuz'la ilgili bir durum mu var ? "
Onaylarcasına başımı salladım .Sonrasında kapının önünde telefonla konuşan Cihangir'in yanına gittim .
"Cihangir ."
Telefonu kapatıp sorun yok dercesine kolumu okşadı .
"Bir şey oldu bana da söyle ."
"İnci ."
"Cihangir sen söylemezsen ben kafamda kuracağım söyle ne oldu ? "
"Bulamıyoruz Yavuz'u . Saklanmış bir şekilde bulamıyoruz . Sana çarptığı kazayı da başka biri üstlenmiş ."
Bu kadar kolay olmamalıydı . Ben bebeğimi kaybetme raddesine gelmiştim bu kadar kolay kurtulmamalıydı .
"Yavuz , İnci'ye mi çarptı ? "
Faruk'un sesi bu sefer sakin değildi . Bu sefer sesinde saf sinir vardı .
"Senin aşağılık arkadaşın benim karıma çarpıp kaçtı . Az kalsın ben hem bebeğimi hem karımı kaybediyordum ."
Cihangir ani sinirle birlikte Faruk'un yakasına yapıştı . Engel olamadım bir anda boğazına yapıştı .
"Lan benim karım bana bebeğimizin haberini vermek için heyecanla bana gelirken senin o aşağılık arkadaşın çarpıp kaçtı ."
Yavuz'u bulamamanın sinirini Faruk'tan çıkarıyordu .Bir an bile düşünmeden Faruk'un yüzüne bir yumruk geçirdi .
"Cihangir ."
"İnci yaklaşma . "
Ben engel olamadan bir kez daha yumruk attı . Hadi ben engel olamıyordum da Faruk neden kendini korumuyordu . Hiçbir şekilde Cihangir'e engel olmak için bir şey yapmıyordu .
"Cihangir bırak , bak hastahanedeyiz lütfen bırak ."
Cihangir sinirle Faruk'u ittirerek bıraktı . Tam göremiyordum ama Faruk'un dudağı patlamıştı.
"Senin o aşağılık arkadaşın kaçıp gitti . Yaptıkları yanına kaldı kaçtı gitti ."
Faruk çarptığı duvardan doğruldu sonrasında kanayan dudağını sildi .
"Ben yardım ederim size . Yavuz'u bulmanıza yardım ederim . Saklanabileceği yerleri az çok biliyorum yardım ederim ."
...
Yıldızımızı parlatmayı unutamayınn ...
İnci'yle Faruk her şeyi bırakıp tekrar abi kardeş olamazlar. Bunca şey yaşandı ve küçük şeyler değil bunlar . Abi kardeş olamasalar bile en azından birer yabancı olmazlar birbirlerine ...
Az çok bölümde de okuduk Faruk'un çok sucu var . Büyüdükten sonra bunları yapmayı seçmesi onun kararı . O anlarda babasını suçlayamayız ama küçükken her şeyi başlatan babasıydı . O zamanlar Faruk' u o tarafa çeken babasıydı . Babasından biraz daha sevgi ve ilgi gormek icin babasına tam bir şekilde itaat etti . Dedigim gibi abi kardeş olamazlar çünkü büyüdükten sonra bunları yapan Faruk'tu . Ama en azından birer yabancı olmazlar belki...
Bir de ben Feride'mi çok özledim .O yüzden İnci'nin annesine Feride'nin ismini verdim ...
Diğer kurgum Efsunkâr'a da bir şans vermeyi unutmayın diyorum ve kaçıyorum . Diğer bölümde görüşene dek kendinize çok çok iyi bakınn..
Yavaş yavaş Kaybolan Yıllar'ımızın sonuna da yaklaşıyoruzz ...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |