

Canlarım bol bol yorum yapmayı unutmayın olur mu ? Sizlerle yorumlarda konuşmak bana çok çok iyi geliyor.
Hepnize iyi okumalar dilerimm.
...
İNCİ AKKOR
Yine saat gecenin bir vaktiydi ve beni uyku tutmamıştı .Acaba Cihangir ne haldeydi .
Karnı aç mıydı ? Üşüyor muydu ? O daracık yerde uyuyabiliyor muydu ?
Düşüncelerimle birlikte oturduğum koltuktan kalkıp Cihangir'in odasına doğru yöneldim . Tam o sırada kapıdan birkaç tıkırtı sesi yükseldi .
İlk anlarda biraz irkildim . Ama sonra kapıya yaklaşıp sesleri dinlemeye başladım.
"Başlarım şimdi kapısına da . Açılsana ."
Doğru mu duyuyordum bilmiyorum ama bu Cihangir'in sesiydi .
"Kızım kaç kere kilitledin bu kapıyı ."
Kendi kendine söylenip kapıyı açmaya çalışıyordu .Daha fazla dayanamayıp kapının arkasındaki anahtarla hızla kapıyı açtım .
Karşımda bitkin şekilde ayakta durmaya çalışan Cihangir vardı .
"Cihangir ."
Bahar 'ın söylediğini hatırlayıp hızla Cihangir'e sarıldım .Hem de sımsıkı sarıldım .
Bu sefer Cihangir'in elleri de hemen sırtımı bulmuştu . Artık tek taraflı değildi sarılmalarımız .
Ben Cihangir'in sinesinde doyasıya onun kokusunu solurken hissediyordum ki Cihangir de benim saçlarımın kokusunu soluyordu .
Artık tek taraflı değildi sarılmalarımız . Birbirimizin kokusunu soluyacak kadar sımsıkı sarılıyorduk.
"İnci kaç gündür yıkanamadım kirliyim ben . "
Cihangir'in elleri hızlıca belimden ayrılıp kendini bir iki adım geri çekti .
Yanılıyordu Cihangir kirli falan değildi . Her zamanki gibi temiz ve sadeydi .
"Kirli falan değilsin sen ."
Cihangir'e tekrar sarılmak için kollarımı kaldırmıştım ki birkaç adım daha geriledi .
"Kirliyim İnci . Kötü de kokuyorumdur eminim . Bana sarılıp da üzerini kirletme sen temizsin ."
Kötü hissediyordu Cihangir kendini . Daha da kötü hissettirmemek için tekrar sarılmaya çalışmadım .
Hasretle o bitkin yüzüme baktım . Gözlerinin altı morarmıştı belliki uyuyamamıştı orada . Alnından da tane tane ter damlaları dökülüyordu . İyi değildi Cihangir. Hem de hiç iyi değildi .
"Cihangir sen iyi görünmüyorsun ."
Cihangir'in inatla açtığı mesafeyi kapatıp ellerimi hızlıca sırayla ilk yanaklarına sonra boynuna koydum .
Yanıyordu Cihangir .
"Cihangir senin ateşin var . Gel bir doktora gidelim iyi görünmüyorsun ."
"Olmaz İnci . Daha yeni evimize geldim . Yine gidemem."
Bitkin bitkin söyledikleriyle içim acıdı .
"Tamam gitmeyelim . Hadi gel sen önce bir duş al sonra yemek yiyip ilaç içersin . "
Eve ilk geldiği anlardaki dik duruşu gitmişti . Zaman geçtikçe masum çocuklar gibi daha da bitkinleşiyordu .
Cihangir'in koluna girip banyoya doğru götürdüm . Artık git gide adımları bile tükeniyordu . Sanki Cihangir bütün gücünü eve gelmek için harcamış , eve gelince de bitirmişti.
"Sen bekle beni burada ben sana havlu ve kıyafet alıp geliyorum ."
Cihangir' i banyonun içinde bırakıp hızlıca odasına gittim . İlk önce temiz havlu aldım sonra da duştan sonra giymesi için ince kıyafet . En sonda biraz çekinsem de iç çamaşırı da alıp hızlıca Cihangir'in yanına gittim . Hâlâ bıraktığım yerde öylece bekliyordu .
"Hadi tutun bana Cihangir . "
Cihangir'in kolundan tutup duşakabinin içine yönlendirdim . Minik çocuklar gibi nereye çeksem oraya gidiyordu.
"Cihangir hadi kollarını kaldır . Üzerindeki kazağı çıkaralım ."
Beni duymasıyla hafif şekilde kollarını kaldırdı. Ben de hızlıca üzerindeki kazağı çıkardım .
Cihangir çoğu şeyin idrakında olmadığı için onun için bir şey fark etmiyordu ama benim için Cihangir'i üstü çıplak görmek garip duygular hissettirmişti . Daha fazla Cihangir'e bakıp oyalanmadan hızlıca suyu ılık ayarda ayarladım . Sonra da vakit kaybetmeden Cihangir'in üzerine tutmaya başladım .
Tenine temas eden suyla birlikte sanki elektirik çarpmış gibi bütün algıları açılmıştı .
"Çok soğuk İnci ."
"Ateşinin düşmesi gerek Cihangir . Biraz daha dayan ."
Cihangir'in dişlerinin birbirine çarpma sesini net şekilde duyabiliyordum .
"İnci şapmuan versene bana kirliyim ben ."
"Kirli değilsin Cihangir . Unut artık şu kelimeyi .Sen temizsin . Her zaman da öyle olacaksın ."
Soğuk suyun etkisiyle kapattığı gözlerini kısarak açıp bana baktı .
"Sahiden öyle miyim İnci ? "
"Sahiden öylesin ."
Su başlığını Cihangir'in eline uzatıp raftaki şampuanı aldım . Biraz elime döktükten sonra parmak ucuma yükselip Cihangir'in saçlarını köpürtmeye başladım .
"Suyu kendi üzerine tutsana Cihangir . Bak benim üzerimi de ıslatıyorsun ."
Söylediğimle fark etmiş gibi suyu kendi üzerine tutmaya başladı . Cihangir'in saçlarını köpürttükten sonra Cihangir'in elinden su başlığını alıp saçlarını yıkamaya başladım .
"Biraz yavaş olsana İnci . Saçımı çekiyorsun ."
Yavaş yavaş kendine gelmeye başlamıştı çakma mafyamız .
"Çok nazlısın Cihangir . Hasta olunca daha da bir nazlısın. "
"Genelde öyle söylemezler bana . İlk kez sen söylüyorsun nazlı olduğumu ."
"Yine kandırmışlar oğlum seni . Sen basbayağı nazlısın ."
Cihangir yine söylenmesin diye daha dikkatli şekilde saçlarını yıkadım . Sonra suyu kapatıp duşakabinden çıktım. Temiz havluyu da alıp Cihangir'e uzattım .
"Üzerini giyinebilirsin değil mi ? "
Umuyorum ki evet derdi Cihangir .
"Giyinirim . Senin üzerinde ıslanmış hasta olmadan gidip değiştir sen de ."
Cihangir'in söyledikleriyle başımı sallayıp hızlıca banyodan çıktım . Yine aynı hızımla odama gidip üzerimi değiştirdim .
"Cihangir giyindin mi ? "
"Hı-hı "
Galiba evet anlamında bir şeyler söylemişti ama o kadar mırıldanarak konuşuyordu ki zar zor anlayabiliyordum .
Nazlıydı işte Cihangir . Hastayken daha da nazlıydı .
Banyonun kapısını yavaşça açarak içeri girdim .Cihangir üzerini giyinmiş elindeki saç havlusuyla saçlarını kurutmaya çalışıyordu .
Ama sadece çalışıyordu . Bir etkisi yoktu havlunun saçlarına .
Elimdeki ıslanmış kıyafetleri kirli sepetine atıp yanına gittim . Sonrasında Cihangir'e bir şey söylemeden kolundan tutup odasına doğru yürütmeye başladım .
"Otur şu yatağa sen. Ben kuruturum saçlarını ."
Cihangir'i yatağa oturtup ben de önüne geçtim . Yarı açılır yarı kapanır gözlerle bana bakan Cihangir'i es geçip saçlarını kurutmaya başladım .
"Sen değiştirdin değil mi üstünü ? Sonra hasta olursun ."
Üzerimdeki kuru kıyafetleri idrak edemeyecek kadar bilinci gidip geliyordu .
"Değiştirdim ."
Sonrasında uslu çocuklar gibi susup saçlarını kurutmamı bekledi .
"Sen nasıl geldin eve ? Şerif abi hiç haber vermedi ."
"Koşarak geldim ."
Saçlarını kurulayan ellerim Cihangir'in söyledikleriyle duraksadı .
"Koşarak mı geldin onca yolu ."
"Bekleyemedim ki İnci . Biraz daha bekleyemedim . Abim beni almaya geliyordu ama abimi bile bekleyemedim ."
Onca yolu koşarak gelmişti Cihangir . Bu soğukta dakikalarca koşmuştu .
"Benim haberim olsaydı ben gelirdim senin yanına Cihangir . Yalnız bırakmazdım , seni kapıda beklerdim ."
Doğruydu söylediklerim . Yalnız bırakmazdım Cihangir'i .
"Biliyorum yalnız bırakmazdın ."
En azından Cihangir biliyordu onu yalnız bırakmayacağımı . Bu bile yeterdi benim için .
"Sen geç yatağına dinlen . Ben yemek ısıtayım sana olur mu ? "
"İnci ."
"Efendim Cihangir ."
"Bana menemen yapar mısın ? "
Cihangir'in menemen istemesiyle içim acıdı . Cihangir açlıktan bayılırken ben telefonun ucunda Cihangir'e yaptığım menemeni anlatmıştım . İçim öyle bir acıdı ki oturup sızlanarak ağlamak istedim.
"Yaparım tabii . Hem de senin sevdiğin gibi soğanlı yaparım ."
Bitkin gözlerle bana bakıp gülümsedi .
Cihangir'i odasında bırakıp mutfağa gittim . Dün gece yaptığım çorbayı ısıtırken bir taraftan da Cihangir'in menemenini hazırladım .
Her şeyi tepsiye yerleştirdikten sonra dikkatli adımlarla Cihangir'in yanına gittim .
"İlk biraz çorba iç sonra menemeni yersin olur mu ? "
İtiraz etmeden sadece başını salladı .
Bende tepsiyi alıp Cihangir'in kucağına doğru yerleştirdim .
"Kendin yiyebilir misin ? Eğer zorlanacaksan ben yediririm ."
"Yiyebilirim galiba ."
O kadar isteksiz çorbayı içmeye çalışıyorduki daha fazla dayanamadım Cihangir'in elinden kaşığı alıp kendim içirmeye başladım .
"Hadi Cihangir açsana ağzını . "
"Sen de hastaya hemem kızıyorsun ."
"Ama sen de çok nazlısın Cihangir . "
Nazlıydı işte Cihangir . Hastayken daha da nazlıydı .
"Kollarına ne oldu senin ? "
Cihangir'in bakışları kollarıma yönelince ben de istemsizce kollarıma baktım .
"Cihangir ben bir şey yaptım ."
Kollarımda Selin'in tırnak izleri doluydu . Bazıları yer yer kanamış bazıları hafif çizik şeklinde kalmıştı .
"Ne yaptın ? "
Cihangir çorbasını içmeyi bırakmış bütün odağını bana vermişti .
"Selin'le kavga ettim . Hem de apartmanın içinde . Bizi ayırmaya geldiler ."
"Kollarından başka bir yerinde bir şey var mı ? "
"Bir de biraz saçlarımı çekti ama acımıyor ."
"Kolların acıyor mu ? Bazı yerler kanamış ."
"Cihangir aslında kavga etmek niyetinde değildim . Vallahi ilk o başlattı ."
"Kolların acıyor mu İnci ? Dolapta krem vardır sürelim ."
"Bana kışkırtıcı sözler söyleyince ben de ona söyledim . Ama ilk o başlattı ."
"Ben sordum mu kavga nasıl oldu diye ? Banane kavgadan ben seni soruyorum ."
"Ama Selin -"
"Beni ne ilgilendirir Selin . Kavgayla ilgilenmiyorum sana bir şey oldu mu ? "
"Yok olmadı . Ama ben de Selin'e saldırdım . Biraz hırpalamış olabilirim ."
"Ha illa diyorsun ki sen bir de karşı tarafı gör ."
Yani aslında öyle demiyordum ama Cihangir söyleyince hoşuma gitmişti .
"Hı-hım ."
"Aferin o zaman sana ."
Cihangir kavga ettiğim için bana aferin mi diyordu yoksa ben mi yanlış duyuyordum .
"Aferin dedin bana ."
"Çünkü aferin sana . En azından sana yapılana karşılık vermişsin ."
O zaman aferin bana .
Cihangir'e çorbayı içirdikten sonra menemeni yemesini izlemeye başladım . Çorbanın aksine menemeni iştahla yiyordu .
"Sen de yemek ister misin İnci ? "
O kadar iştahla yemesine rağmen beni düşünmesi gülümsetmişti .
"Yok , ben yemeyeceğim ."
"Neden ki ? Tadı çok güzel olmuş . Sen de ye ."
Kopardığı ekmek parçasını menemene bandırıp ağzıma doğru uzattı .
"Soğanlı bu ."
"Menemen dediğin soğanlı olur ."
Cihangir'in uzattığı ekmek parçasını daha da düşünmenden yedim .
"Nasıl ? Çok güzel değil mi ."
Ağzımdaki lokmayı bitirip konuşmaya başladım.
"Yani fena değil . Ama soğansız daha güzel ."
"Senin hiç damak zevkin yok İnci ."
Cihangir beni es geçip tekrar iştahla yemeğini yemeğe devam etti .
"Yoo aslında genelde damak zevkin var derler bana ."
"Kandırmışlar kızım seni ."
Seviyordum .
Cihangir'le bu şekil konuşmayı seviyordum .
"Ben ilaç getireyim . İlaç içtikten sonra da uyursun ."
Cihangir'in kucağındaki tepsiyi alıp mutfağa götürdüm . Sonra da birkaç ilaç ve bir bardak su alıp tekrar Cihangir'in yanına gittim .
"Nasıl hissediyorsun şimdi kendini ? "
"Bilmem hâlâ bitkin hissediyorum ama bitkinliğimin aksine mutluyum . Çünkü evimize geldim ."
Dilerdim mi Cihangir hep mutlu olurdu . Çünkü Cihangir benim gözümde hep mutlu olmayı hak ediyordu .
Cihangir getirdiğim ilaçları içtikten sonra yatağına iyice yerleşti . Ben de yanı başına gidip yeniden ellerimi alnına yerleştirdim .
"Sanki biraz düşmüş ateşin . Ama sen yine de yorganı örtme üzerine Cihangir ."
"Ya uyurken örtersem. "
"Ben gece seni kontrol etmeye gelirim ."
"Ama unutma gel tamam mı İnci ? Ben yoksa yorganı üzerime örterim ."
"Geleceğim mutlaka . Ben gideyim sen de uyu güzelce ."
"Ama gel yanıma unutma olur mu ? "
Cihangir 'e geleceğim dememe rağmen inatla bıkmadan usanmadan sormaya devam ediyordu .
"Geleceğim dedim ya Cihangir ."
Tekrar tekrar sormasın diye odanın ışığını kapatıp odadan çıktım.
Cihangir koşarak geldim demişti . Abime haber versem iyi olabilirdi . Sonra bize kızıyordu haber vermeyince.
"Abi ."
"Nerede o senin kocan ? Ver telefonu da medeni şekilde bir konuşayım ."
Eminim ki çok medeni bir konuşma olacaktı .
"Ateşi vardı şimdi yemek yedi uyuyor ."
"İyileşsin bir de ben hasta edeyim onu .Karakoldan koşarak eve gelmek nedir ya ! Bu kaçıncı seviye kaçıklık ? "
"Ama abi - "
"Savunma kocanı bana . Bak dedim ki bekle on dakikaya geliyorum seni evine götüreceğim . Ama durur mu senin kocan ? Durmaz ! Hadi beni bekleyemedin bir taksiye bin git . Koşarak gitmek nedir ya ! "
"Haklısın abi ."
"Hiç bana katılıyormuş gibi yapma abicim . Sen ölümüne savunursun kocanı . Boş yere yalan laf söyleme ."
Haklıydı abim . Ben ölümüne savunurdum Cihangir'i .
"Çok mu hasta olmuş ? "
Kızıyor ama dayanamıyordu bir de .
"Biraz ama şimdi daha iyi ."
"Tamam abicim sen git kocanla ilgilen . Yarına iyileşmesse hastahaneye götürürüz ."
"Abi !"
"Tamam çok kızmayacağım kocana ."
"Abi ben teşekkür edecektim . Her şey için teşekkür ederim ."
"Abiler bugünler için vardır İnci . Bunu unutma olur mu ? Abiler bugünler için vardır ."
Gülümsedim . Hem de kocaman gülümsedim .
Abiler bugünler için vardı .
...
Aradan bir saate yakın bir süre geçince Cihangir'i kontrol etmeye gittim .
Tam da beklediğim gibi boğazına kadar örtmüştü yorganı.
Cihangir'i uyandırmamaya dikkat ederek yavaşça yorganı üzerinden aldım . Sonra da bir elimi Cihangir'in alnına yerleştirdim . Biraz ateşi yükselmişti .
"İnci ."
"Örtme demiştim yorganı .Niye dinlemiyorsun beni bak ateşin yükselmiş ."
"Gitme o zaman sen de . "
O kadar bitkin bitkin konuşuyorduki bazı kelimelerini seçemiyordum .
"Cihangir ."
"Bak yorganı örtme diyorsun ama ben dinlemeyip örtüyorum . O zaman gitme sen de . Sen gitmezsen yorganı örtmeme izin vermezsin ."
"Gitmeyeceğim . "
Yıllar önce gitmiştim şimdi gitmeyecektim . Cihangir bana git diyene kadar gitmeyecektim .
"Ben ıslak bir bez alıp geliyorum tamam mı ? "
"Hani gitmeyecektin ."
"Ateşin yükselmiş Cihangir . Hemen ıslak bir bez alıp geliyorum . "
Cihangir daha da bir şey söylemeden hızlıca banyoya gidip küçük bir havluyu ıslattım . Küçük bir kaba da soğuk su alıp tekrar Cihangir'in odasına ilerledim .
Elimdeki ıslak havluyla birlikte yatağın boş kısmına çıkıp Cihangir'in yanına oturdum .
"Geldin . "
"Geleceğim demiştim ."
"Bunca zaman niye gelmedin İnci ? Niye şimdi ki gibi hemen gelmedin? "
Biliyordum Cihangir hasta haliyle bunları bilinçle söylemiyordu . Ama kalbindekileri söylüyordu .
"Gelemedim . İnan ki gelemedim ."
Gelememiştim ki Cihangir . Ben sekiz yıl gelememiştim . Şimdi ki gibi hemen gelmeyi çok isterdim ama gelememiştim.
"Gelebilecek olsan gelir miydin ? "
"Bir dakika bile durmazdım . İnan bana koşarak gelirdim."
"O zaman inanıyorum ben sana . Gelebilecek olsan gelirdin ."
Her şeyden öte Cihangir inanıyordu bana . Tıpkı küçük Cihangir gibi bana inanıyordu .
Gözümden akan yaşı hızlıca sildim . Üzüntüyle karışık mutluluğun yaşıydı bunlar .
"Ağlama İnci tanesi ."
"Ağlamıyorum ki ."
"Kötü bir yalancısın . Gözlerim kapalıyken bile anladım ağladığını ."
Anlıyordu Cihangir artık beni .
Bu hayatta en zor şeylerden biri de anlaşılamamaktı . İnsan anlaşılamayınca o kadar çaresiz hissediyor ki .
Bağırıyorsun duymuyorlar , için kan ağlıyor görmüyorlar sessizce ölüp gidiyorsun bir hoşçakal bile demiyorlar ...
Ama Cihangir anlıyordu beni . Artık o kadar da çaresiz hissetmiyordum .
"Havlu biraz soğuk ama ateşini düşürecek ."
Cihangir 'in alnındaki havluyu belirli aralıklarla değiştirmeye başladım .
"İnci ."
"Bir şey mi istiyorsun ? Söyle ben getireyim ."
"Hani bana dedin ya çok nazlısın diye . Bundan rahatsız oldun mu ? "
"Olmadım . "
" Ben hastalanınca kendim iyileşirim İnci . Ablamın kendi ailesi var gelip de bir de bana baksın isteyemem . O yüzden ben hep kendim iyileşirim . Sen yorganı üzerine örtme dersin ama ben hastalanınca yorganın altında yatarım . Sen yemekten sonra ilaç içirirsin ama ben hastalanınca aç karnıma içerim . "
"Cihangir . "
Daha da konuşup kendini üzsün istemedim . Zaten hastaydı bir de bunları düşünüp üzülsün istemedim .
"Normalde yemin ederim nazlı değilim İnci . Sen benimle hasta halimle ilgilenince ne yapacağımı bilemedim . "
"Cihangir konuşma böyle yalvarırım . "
Cihangir konuştukça içim acıyordu .
Bir süre ses gelmedi Cihangir'den .Gözleri de kapalı olduğu için uyuduğunu düşünüyordum . Alnındaki ıslak havluyu alıp komodinin üzerine koydum .
"İnci , gidiyor musun ? Hani gitmeyecektin ."
"Gitmiyorum . Sadece alnındaki havluyu aldım. "
Kısıkça açılan gözleri tekrar kapandı .
Daha fazla durmadım ayakta yavaşça Cihangir'in yanına doğru uzandım . Cihangir'e temas etmiyordum ama çok yakınındaydım . Aldığı nefes seslerini işitebilecek kadar yakınındaydım .
"Gitmeyeceğim" diye fısıldadım .
Gitmeyecektim ben . Cihangir bana git diyene kadar gitmeyecektim . Hem belki Cihangir bana git demezdi .Böylece sonsuza kadar burada kalabilirdim .
Hem de sonsuza kadar burada ,Cihangir'le kalabilirdim.
...
Bölümü beğendiyseniz yıldızımızı parlatmayı unutmayalımm.
" Bunca zaman niye gelmedin İnci ? Şimdi ki gibi niye hemen gelmedin ? "
Ah benim biriciğim Cihangir'im .Hangisine daha çok üzülsem bilemiyorum .
Diğer bölümde görüşene dek kendinize çok çok iyi bakın .
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |