

Hepinize iyi okumalar dilerimmm.Bol bol yorum yapmayı unutmayınnn.
GÜNÜMÜZ~
İNCİ DEMİRKAN
İşten çıkmış yorgun argın otobüs durağına yürüyordum.Havalar hafiften soğumaya başlamıştı. Üzerimdeki cekete daha da sığındım. Otobüs durağına geldiğimde köşeye geçip otobüsü beklemeye başladım. İzmir'in trafiği yoruyordu beni.
Otobüsümün gelmesiyle otobüse binip eve gitmenin hayaline daha da yaklaştım. Nihayetinde sıkışık otobüs yolculuğundan sonra apartamanın önüne gelebilmiştim. Merdivenleri hızlı hızlı çıkarak zili çaldım.
"Hoşgeldin annem."
"Hoşbuldum annem ."
"Gel sıcak çorba yaptım üşümüşsündür yollarda .İçini ısıtır."
"Faruk evdeyse ben odama geçeyim anne ."
"Yok gelmedi daha abin .Hemen iç çorbanı sonra odan da dinlenirsin."
Ceketimi askılığa astım. Sonrasında ellerimi yıkayıp mutfağa geçtim.
"Kızım dinle beni işte bir kere daha çalış şu sınava atanırsın bu sefer belki."
"Anne denedim işte olmadı .Ben de isterim mağazda çalışmaktansa öğretmenlik yapmayı."
"İçime doğuyor kızım bak olacak bu sefer ."
"Yine deneyeceğim anne meraklanma sen. Biraz dinleneyim ders çalışırım."
Ben çorbamı içerken annem de benim yanımda beni bekliyordu.
"Babam para istemedi değil mi tekrar senden?"
"Yok istemedi o günden sonra ."
"Bir daha isterse bana söyle anne ben hallerim tamam mı?"
"İncili kızım benim .İyi ki varsın annem ."
"Sen de iyi ki varsın annem .Ellerine sağlık çorba güzel çok olmuş ."
"Afiyet olsun kızım .Sen git odana dinlen. Ben abinle babana izin vermem rahatsızlık etmelerine."
Her gün aynı senaryoyu yaşıyorduk .İşten yorgun şekilde geliyordum .Bir de yetmezmiş gibi şerefsiz Faruk'la uğraşıyordum. Kendi yetmezmiş gibi bir de kendine benzeyen arkadaşlarını eve getiriyordu.
Odama geçip kapıyı kilitledim . Sonrasında üzerimi değiştirip yatağa uzandım. Gözlerim kapanmak için yer arıyordu .Engel olamadım gözlerime yavaşça kapandılar.
Evdeki bağırışma seslerinden dolayı sıçrayarak uyandım. İlk aklıma gelen annemdi .Annem niye bağırıyordu ki.
Kapının kilidini açıp bağırışların geldiği salona koştum.
"Anne ." sesim sakinlikten bir hayli uzaktı.
"Sonunda uyanabildiniz İnci Hanım ."
Gözlerimi annemden çekip Faruk'a baktım.
"Ne diye annem bağıyordu . Ya o kadın annen senin annen .Seni dokuz ay karnında taşıyan kadın. Babana gösterdiğin saygıyı azıcık annene de göstersen keşke."
"Sana mı soracağım anneme nasıl davranmam gerektiğini."
"Bana bak Faruk karşında küçük İnci yok artık. Haddini bil yoksa ben bildiririm ."
"Yürek mi yedin kızım sen .İki gramlık canın var zaten . Düzgün konuş benimle ."
Faruk'u ittirip annemin yanına gittim.
"İyi misin annem ? Yine ne dedi de ağlattı seni ?"
"Dur dur annem yorulmasın ben söyleyeyim. Evleniyorsun annem de mutluluktan ne yapacağını şaşırdı."
"Ne saçmalıyorsun sen ?"
"Doğru söylüyorum kardeşim .Evleniyorsun ."
Anneme döndü bakışlarım.
"Anne ne saçmalıyor bu . Bir şey söyle şuna lütfen anne ."
"Merak etme kardeşim sana yakışıklı bir koca buldum . Hem de zengin ."
Adımlarım Faruk'un yanına yöneldi.
"Dur sen meraklanmadan söyleyeyim . Benim arkadaşım Yavuz'la evleneceksin ."
"Delirdin mi sen . Daha ne kadar alçalabilirsin pislik herif."
Ellerimi kaldırıp ittirmeye çalıştım .
"Senin boktan işin yüzünden evimizi bırakıp buraya geldik. Sırf senin boktan işin yüzünden ben çocukluğumun geçtiği evi bırakıp buraya geldim."
Sesim titreye titreye konuşmaya çalışıyordum.
"Yeter artık ya bıktım anlıyor musun bıktım. Usandım artık sizden . Senin yüzünden benim hayatım karardı . Her şeyimi kaybettim ben her şeyimi ."
Cihagir'i kaybetmiştim ben.
Ellerim yumruk olup göğsüne vuruyordu. Annemin ağlama seslerini arkadan duyuyordum .
"Senin arkadaşın dediğin sapık . Bildiğimiz sapık utanmadan evleneceksin diyorsum bir de .Bunca zaman zorla yaptırdınız her şeyi ama ölürüm de evlenmem. Duyuyor musun beni ."
"Çok geç İnci anlaşma yaptık Yavuz'la .Artık ortağız onunla evlenmek zorundasın."
Her konuştuğunda başımdan aşağı kaynar sular dökülüyordu .Hayatımda ilk kez keşke dedim keşke doğmasaydım.
"Evlenmem dedim . Ne yaparsan yap evlenmem ."
"Büyük konuşuyorsun kardeşim .Çok büyük konuşuyorsun.İster zorla ister isteyerek evleneceksin."
"Keşke annem seni doğurmasaydı .Duydun mu beni . Keşke doğmasaydın ."
Yediğim tokatla yüzüm yana savruldu .Zoruna gitmişti böyle konuşmam. Annem önüme siper oldu . Faruk'u üzerimden atmaya çalışıyordu.
"Haddini aşma .Bir dahaki sefer bu kadar ucuz kurtulamazsın. "
Sonrasında anneme bakarak konuşmaya başladı.
"Şu çocuğuna terbiye ver anne .Yoksa ben kendi yöntemlerimle eğiteceğim."
"Faruk çık git .Allah aşkına çık git şuradan."
"Peki annem sen istersin de gitmez miyim ? Kızını da alıştır artık evleneceğine ."
Sonrasında kapının kapanma sesi geldi .
"İnci'm ,canım kızım ."
"Anne ne dedi duydun mu ? Anne evleneceksin diyor ."
Salonun ortasında annemle birbirmize sarılarak ağlıyorduk. En çok da çaresizce ağlamak canımı yakıyordu.
"Anne Yavuz sapığın teki .Anne evlenmem ben onula . Ölürüm de evlenmem."
"Kızım ,canımın içi ."
"Anne beni verme ona .Yalvarırım verme ."
"Vermem kızım canım pahasına olsa da vermem seni."
"Anne Faruk'u duydun .Ortaklık falan dedi. Ciddi düşünüyor ."
Benim çıkış yolu bulmam gerekliydi. Evlenemezdin ben.
"Anne polise gidelim diyeceğim ama sıyrılıyorlar işin içinden .İki üç hafta rahat duruyorlar sonrası aynı . Ne yapacağım ben anne ?"
"Kaçacaksın kızım. Kurtaracaksın kendini ."
"Kaçamam anne seni bırakıp nasıl giderim ."
"Bunu söylemekten utanıyorum ama İnci'm benim yuvam burası ."
"Ben ne olacağım anne .Tek başıma mı kalacağım ?"
"İkimiz de kaçamayız kızım .Ben artık kaçıp gidemem . Ama sen gideceksin ."
"Anne ne yaparım ben tek başıma .Nereye giderim ?"
"İnci'm başka çaremiz yok annem . Engel olamam diye korkuyorum .Ne yapıp ne edip evlendirler seni engel olamam diye korkuyorum ."
Annem oturduğumuz yerden kalkıp yatak odasına gitti . Elinde beyaz bir mendille geri geldi yanıma.
"Burada birkaç bilezik ve altın var .Çok bir şey yapmaz ama en azından bir süre idare eder seni kızım."
"Anne babam öğrenir bana verdiğini ."
"Öğrense bile bir şey yapamaz bana.Faruk koruyor beni babana karşı ."
Keşke beni de korusaydı hem kendinden hem de babama karşı .
"İnci'm gece uyuyunca gizlice çık kapıdan .Ben kilitlemeyeceğim kapıyı sessizce çık git."
"Nereye gideceğim anne ? Anne ben yalnız başıma korkarım ki ?"
"Muğla'ya git kızım .Meryem teyzenin yanına git . Ben babanları oyalarım"
"Anne nasıl gideyim Meryem teyzenin yanına. Torunu benim yüzümden gitti gelmedi bir daha. Cihangir gittikten sonra Meryem teyze sevmedi ki beni ."
"İnci'm anlat derdini Meryem teyzeye anlar o seni ."
"Hadi babanlar gelmeden git odana .Uyuyor diyeceğim ben. "
"Anne biz bir daha ne zaman görüşebileceğiz ?"
"Sen iyi olacaksın ondan sonra.İncili kızım ."
"Anne korkuyorum ."
"İnci'm korkma kızım . İyi olacak her şey en azından Meryem teyze korur seni ."
Elindeki mendili elime tutuşturdu .
"Hattını da çıkarıp çöpe at .Bana da yeni hat alır almaz haber ver kızım ."
"Tamam annem merak etme sen .Haber veresem de kötü düşünme.En kısa zamanda haber vereceğim sana."
"Allah'a emanetsin kızım ."
Yanaklarımdan öpüp sıkıca sarıldı annem .
"Sen de Allah'a emanetsin annem."
Annemle sarıldıktan sonra odama geçtim . Başka çarem yoktu ki kaçmam gerekliydi başka çare bırakmamışlardı.
Çok korkuyordum bir başıma ne yapardım bilmiyordum.Ya Meryem teyze istemezse beni ? O zaman ne yapardım.
İstemese de haklıydı . Cihangir benim yüzümden gitmişti.
Keşke küçük Cihangir benim yanımda olsaydı. O ne yapıp ne eder korurdu beni .O severdi yaşından büyük işlere kalkışmayı .Ama yoktu küçük Cihangir .Kendi ellerimle yok etmiştim ben .Şimdi de istemeye hakkım yoktu.
Yatağın üstünde sessizce otururken dış kapının açılma sesi geldi.Büyük ihtimalle.babamlar gelmişti . Anneme beni sorduklarını duyuyordum .
"Ağlayıp ağlayıp uyudu İnci ."
"Tamam anne söyle bir an önce kabullensin ."
Sonrasında ses gelmemişti .Sessizce sırt çantamı açıp içine birkaç parça kıyafet koydum .Annemin verdiği mendili de en iç kısmına yerleştirdim .Artık hazırdı çantam . Birkaç saat sonra gidecektim bu evden .
Zaman ben düşünmekten mi hızlı geçmişti anlayamamıştım.Artık gitme vaktim gelmişti . İlk önce ceketimi giydim .Sonrasında sırt çantamı takıp sessizce odadan çıktım.Ses yapmamak için parmak ucumda yürüyordum . Ayakkabılarımı alıp dış kapıyı açtım sessizce .
Apartmandan çıktığımde derin bir nefes verdim .Çıkabilmiştim evden . Hemen ana caddeden boş taksiye bindim .
"Abi otogara götürür müsün ?"
Taksinin arka camından akıp giden yolları izledim.Şimdi ne yapacaktım .Bir bilinmezliğin içinde yolumu bulmaya çalışıyordum .
Otogara geldiğimde abiye parayı uzatıp indim.Muğla'ya olan ilk bileti alıp beklemeye başladım .Gündoğumunda Muğla'da olacaktım .
Otobüs saati geldiğinde geçip koltuğa oturdum. Dört yıl olmuştu Muğla'dan ayrılalı.Tam dört yıldır hiç gidememiştim.
Yarı uykulu yarı huzursuz şekilde yolculuğu tamamlayıp Muğla'ya gelebilmiştim. Güneş doğmuştu bugün .Turuncu ışıkları her yeri aydınlatıyordu . Sırtımda sırt çantamla beraber Meryem teyzenin evinin yolunu tutmuştum.
Adımlarım o tanıdık mahalleye geldiğinde gözümden engelleyemediğim yaşlar düşmeye başladı.
Keşke her şey çok başka olsaydı .Keşke Cihangir'le hiç ayrılmasaydık . Keşke Cihangir'le İstanbul'da okuyabilseydik ....
Meryem teyzelerin evine geldiğimde bahçe kapısını açıp zili çaldım .Biraz erken bir vakitti ama Meyem teyze hep erken kalkardı sabah namazı için .O yüzden mutlaka uyanmış olmalıydı .
Bir kez daha çaldım zili ama kapı hâlâ açılmamıştı. Kapının açılmasını beklerken bakışlarım bahçede gezindi.Küçükken hep Cihangir'le bu bahçede oyun oynardık. Küçücük bir halımız vardı hep onun üstüne oturup ödevlerimizi yapardık. Sonrasında bakışlarım kurumuş meyve ağaçlarında gezindi .Biz küçükken hep bu ağaçlar meyve doluydu şimdi ise kurumuşlardı.İçim acıdı
Tekrar zili çaldım belki de Meryem teyze evinde değildi . Tam kapının önünde beklerken yan binadaki Necip abiyi gördüm.
"Günaydın abi .Tanıdın mı beni ."
"Tanımaz olur muyum hiç .İnci kızımız gelmiş."
Beni tanımasıyla dudaklarımda bir gülümseme belirdi.
"Abi Meryem teyzeye bakmıştım ama evde yok mu acaba?"
"Senin haberin yok mu kızım ?"
"Neyden haberim yok mu abi ?"
"Meryem teyze üç sene önce vefat etti."
Duyduklarımla kalakaldım. Kulaklarım sanki doğruyu duymak istercesine daha da dikkat kesildi .
"Ne diyorsun abi ?"
"Kalp krizi geçirdi Meryem teyze birkaç gün hastahanede yattı ama iyileşemedi ."
Meryem teyze de bırakıp gitmişti . O da artık yoktu . Kim bilir Cihangir ve Melek abla nasıl üzülmüşlerdi.
Üç yıl oldu demişti Necip abi ,belki de istemeyerek de olsa alışmışlardı Meryem teyzenin yokluğuna.
Necip abi selam verip gittikten sonra öylece oturdum kapını önüne.Şimdi ne yapacaktım. Bir başıma ne yapacaktım ? Nereye gidecektim ?
...
Bir sonraki bölümde yıllar sonra küçük Cihangir ve İnci karşılacak bakalım kim bilir neler olacak ...
Diğer bölümde görüşmek üzere kendinize iyi bakınnn.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |