15. Bölüm

KAYBOLAN YILLAR 14

didom
didido

Bugün boşluğum vardı size sürpriz yapmak için hemen tamamladım bölümüü.

Bol bol yorumlarınız bekliyorumm haberiniz olsunnn.

Bölümü ben hep hüzünlü şarkı eşliğinde yazdım . Sizde hüzünlü şarkı eşliğinde okuyabilirsiniz :(

 

Ay yine uzattım hadi yorumlarda görüşürüz.

 

...

 

 

 

İNCİ AKKOR

 

 

Cihangir'in dairesinin önüne geldiğimizde anahtarla kapıyı açıyorduk ki bir ses duyuldu koridorun başında .

 

"Cihangir ."

 

Meltem abla'nın sesiydi .

 

Hâlâ Cihangir'in kucağındaydım . Orada yok olup gitmek istedim .

 

"Cihangir ne oluyor ? Niye İnci'yi kucağında taşıyorsun . Hem siz niye böyle giyindiniz ."

 

Meltem abla'nın sesi bütün apartmanı inletiyordu . Eminim çoğu komşu kapının arkasında bizi dinliyordu.

 

"Hemen açıklayayım abla ."

 

Cihangir elimde tuttuğum evlilik cüzdanını havaya kaldırdı.

"Tanıştırayım karım İnci Akkor ."

 

"Ne saçmalıyorsun Cihangir ."

 

Meltem abla'nın öfkeli sesi bariz şekilde hissediliyordu .

 

Cihangir yavaşça beni kucağından indirip kapıyı açtı .

 

"İnci sen içeri gir dinlen .Ben ablamla konuşup geleceğim."

 

"Ama Cihangir- "

 

"İnci lütfen ."

 

Cihangir daha hazla konuşmama fırsat vermeden kapıyı suratıma kapattı .

 

İçeri girip dinlen demişti Cihangir ama dinlemeyecektim onu . Yüzüme kapatılan kapıya daha da yaklaşıp kulağımı yasladım .

 

Ne duymayı bekliyordum bilmiyorum ama hiçbir şey duyulmuyordu çelik kapıdan .

 

Biraz daha yaklaştım kapıya artık kapıyla bir bütün olmuştum.

 

Aradan en az on dakika geçti ama hâlâ Cihangir gelmemişti . Ben de on dakikadır kapıya yaslanmış şekilde konuşmaları duymaya çalışıyordum . Belki bir şeyler duyarım diye bir an bile ayrılmamıştım.

 

Kapıya yaklaşan adım seslerini duyunca panikle doğruldum beklediğim yerden .

 

Ardıma bile bakmadan salona doğru yürüyordum ki dış kapı açıldı .

 

Yine arkama bakmadan salondaki koltuğun birine gidip oturdum .

 

"Kapıyı dinliyordun ? "

 

Cihangir'in konuşması doğruydu fakat eksikti . Kapıyı dinlemeye çalıştım ama bir şey duyamamıştım.

 

"Dinlemiyordum. "

 

Gerçekten de bir şey duymamıştım.

 

"İnanmıyorum şu an sana ."

 

"Cihangir gerçekten hiçbir şey duymadım ."

 

"Yani dinlediğini kabul ediyorsun ."

 

Nasıl bu kelime oyununa düşmüştüm bilmiyorum .

 

"Cihangir , Meltem abla biliyorsun hamile umarım ona göre konuşmuşsundur ."

 

"Merak etme ben nasıl konuşmam gerektiğimi biliyorum ablamla ."

 

Yine çakma mafyamızın gıcıklık yapacağı tutmuştu .

 

"Ablam konuyu kapattım dedi ama biliyorum kapatmadı. Bana gelip de birşey söylemez ama sana söyler İnci .Bu yüzden ablam bir şey söylerse gelip bana söyle olur mu ? "

 

Gidipte Cihangir'e söylemezdim ama yine de başımı salladım onaylarcasına .

 

"Geç oldu sen de yorulmuşsundur . İstersen önceden kaldığın misafir odasında kalmaya devam et. Ya da istersen benim odamda kalırsın ben misafir odasında kalırım. "

 

"Ben kalırım misafir odasında . Hem eşyalarımda orada."

 

"İnci ."

 

"Efendim."

 

"Aynı odada kalmıyor olabiliriz ama eşyalarımız aynı yerde dursunlar . Eve gelen giden olduğunda fark edilmesin ayrı odalarda kaldığımız ."

 

O zaman artık benim de diş fırçam ve macunum banyoda olacaktı . Ya da geçen sefer odanın köşesine fırlattığım kıyafetler artık dolapta olacaktı .

 

En çok da beyaz pandufumun yeri artık özgürce Cihangir'in terliklerinin yanında olacaktı .

 

"Olur . Ben yerleştiririm kimse de anlamaz ayrı odalarda kaldığımızı ."

 

"Tamam o zaman yardıma ihtiyacın olursa yardım ederim."

 

"Yok zaten çok eşyam yok burada . Hemen hallederim ben."

 

Doğruydu bu . Benim çok eşyam yoktu burada . Benim evim değildi ya o yüzden az eşyam vardı.

 

Birkaç parça kıyafetim vardı . Birkaç toka ve tarağım vardı . Diş fırçam ve macunum vardı . Bir de son olarak beyaz pandufum vardı.

 

Cihangir'in terliklerinin yanında yeri olan bembeyaz bir pandufum vardı .

 

Başka da hiçbir şeyim yoktu .

 

Cihangir kıyafet dolabında benim kıyafetlerime yer açarken ben de diş fırçamı banyoya koydum.

 

Benim mor diş fırçam ve Cihangir'in siyah diş fırçası yan yanaydı artık .

 

Kalacağım odaya gidip üzerimdeki beyaz elbiseyi çıkarttım.Sonra da üzerime pijamalarımı giydim .

 

Kıyafet poşetlerini elime alıp Cihangir'in odasının önüne geldim.

 

Bir elimdeki poşeti yere bırakıp kapıyı tıklattım.

 

"Cihangir , müsait misin ? "

 

"Gelebilirsin İnci ."

 

Yavaşça kapıyı açıp içeri girdim . Cihangir de dolabın önünde ayakta bekliyordu.

 

"Senin kıyafetlerin için yer ayırdım . Eğer yetmezse söylersin biraz daha yer açarım ."

 

Çok kıyafetim yoktu ki benim o yüzden yeterdi Cihangir'in ayırdığı yer .

 

"Ben mutfakta bir şeyler hazırlayayım bize .Sen de kıyafetlerini yerleştir ."

 

Cihangir odadan çıkınca poşetteki kıyafetleri tek tek dolaba yerleştirdim .

 

Nikahta giydiğim elbiseyi de askıya asıp Cihangir'in bugün giydiği takım elbisenin yanına astım .

 

Beyaz elbise ve siyah takım ne kadar zıt gibi dursalarda belli bir uyumları vardı .

 

Dolabın kapağını kapatıp odadan çıktım .

 

"Ben de sana seslenecektim İnci . En hızlı çorba yapmak geldi aklıma içersin değil mi ? "

 

"Hı-hım içerim ."

 

"Sen otur daha fazla ayakta durma . Ben çorbaları kaselere koyayım. "

 

Cihangir'in dediğini dinleyip sandalyeye oturdum.

 

"Yürürken acıyor mu ayakların ? Doktorla konuştuğumda yavaş yavaş üstüne basabilir demişti ."

 

"Yok çok acımıyor . Ama hâlâ küçük adımlar atabiliyorum."

 

"İlaçlarını aksatmadan iç . Ben ilaç kutuların üstüne ne zaman içmen gerektiğini yazdım ."

 

Çorba kaşığını ağzıma götürürken ellerim duraksadı.

 

"Sen mi yazdın onları . Ben hemşire yazdı zannetmiştim."

 

"Ben yazdım ."

 

Cihangir bir duraksayan elime baktı bir de ona bakan gözlerime.

 

"Ne bakıyorsun İnci . İçsene çorbanı soğutmadan ."

 

Gıcıktı işte çakma mafya .

 

Hem de çok gıcık.

 

İyi ki de mafyalar seni aralarına almamışlardı . Oh olsun dedim içimden .

 

Ben çorbamı içerken Cihangir'de mutfağı topladı .

 

"İnci sabah ben kliniğe gideceğim haberin olsun ."

 

"Kaçta gideceksin ?"

 

"Sekizden önce çıkarım . Sen sabah kahvaltını yap sonra da ilaçlarını iç ."

 

Sürekli aynı şeyleri tekrar ediyordu Cihangir . Sanki bir kere söyleyince anlamıyordum .

 

"Sana bir tane hat aldım . Televizyonun yanına koymuştum oradan alırsın . Yarında bir şey olursa beni ararsın ."

 

"Tamam."

 

"İyi geceler o zaman ."

 

"İyi geceler ."

 

Saçma bir diyaloğun içine girmiştik . Cihangir kendi odasına giderken ben de televizyonun yanına bırakılan hattı alıp odama geçtim .

 

Çantanın en küçük cebine koyduğum telefonu çıkarıp hattı taktım .

 

Cihangir bana numarasını vermemişti ama ben biliyordum . Meryem teyze'nin penceresinde asılı olan kağıtta Cihangir'in numarası yazılıydı.

 

İstemsizce ezberlemiştim ama ezberlemiştim . O gündür de unutmamıştım .

 

Hemen Cihangir'in numarasını yazıp 'Cihangir ' diye kaydettim .

 

Sonrasında Cihangir ismini silip 'Çakma Mafya ' yazıp tekrardan kaydettim.

 

Böyle daha güzel olmuştu .

 

Daha güzel olmuştu ama Cihangir görmese daha iyi olurdu . Sonra çakma mafyamız sinirleniyordu .

 

Sabır üstüne sabır çekiyordu .

 

Sonra annemin numarasını kaydettim . Yaklaşık on gündür annemin sesini duyamamıştım. Kim bilir nasıl da merak etmişti beni.

 

Saat geç olduğu için yarın uyanır uyanmaz annemi arayacaktım .

 

Artık anneme Muğla'da olmadığım gerçegini söylemek zorundaydım . Hatta Cihangir'le evlendiğimi de söylemeliydim.

 

Çok kızacaktı bana . Ona yalan söylediğim için çok kızacaktı . Ama biliyordum annem anlardı beni .

 

Ne kadar kızsa da sinirlensede anlardı beni . Hemencecik affederdi .

 

Ben onun biricik İnci'li kızıydım .

 

Yarın sabah annemin sesini duyacağım için heyecanla uykuya daldım .

 

İnci'li kız annesinin sesini duyacaktı .

 

Annesinin merhametli sesi ona iyi gelecekti.

 

...

 

 

Kalbim sıkıştı . Ellerim daha rahat nefes almak ister gibi kalbimin üzerine yerleşti .

 

Bağırıyordum ama duymuyordu kimse beni .

 

"Anne ."

 

Annem ellerimi tutmadan kayboluyordu . Oysa benim annem hep tutardı ellerimi .

 

Şimdi niye tutmuyordu .

 

"Anne tut ellerimi ."

 

Tutmuyordu işte annem ellerimi .

 

Yüzüde gülmüyordu artık . Ağlıyordu benim annem.Hem de çok ağlıyordu .

 

"Anne tamam tutma ellerimi ama ağlama . "

 

Annem ağlarsa dayanamazdım ki ben .

 

Beni dinlemedi annem ağlamaya devam etti . Ne ellerimden tuttu ne de ağlamayı bıraktı .

 

Annem son bir kez gözlerime bakıp kayboldu . Arkasından çok bağırdım ama gelmedi bir daha.

 

"Anne ."

 

"Anne gitme ."

 

"Anne İnci'li kızın sensiz ne yapar sonra .Nolur gitme ."

 

Çıldırmış gibi ağlıyordum .

 

"Gitme anne ."

 

"Sen bari beni bırakıp gitme ."

 

Vücudum kontrolden çıkmışçasına titriyordu .

 

"İnci aç gözlerini ."

 

Gerçeklik algımı kaybetmiştim . Biri bedenimi sarsıyordu ama algılayamıyordum.

 

"İnci gözlerini aç ."

 

"Hadi aç gözlerini ."

 

Gözlerimi açmak nasıl bir eylemdi onu bile ayırt edemedim . Biri gözlerini aç diyordu ama bende onu yapabilecek güç yoktu sanki .

 

"İNCİ AÇ GÖZLERİNİ."

 

Sanki bu bağırış beni gerçek dünyaya döndürmüştü .

 

Refleks olarak gözlerim açıldı ama yemin ederim bilinçli açılmadı gözlerim .

 

Bende gözlerimi açacak güç yoktu çünkü .

 

"Rüya gördün sadece sakin ol tamam mı ?"

 

Rüya görmemiştim ben her şey gerçekti .

 

"Ağlama artık sadece rüya gördün geçti ."

 

Cihangir rüya diyordu ama rüya değildi . Anneme bir şey oldu biliyordum bu rüya değildi.

 

"Annem'e bir şey oldu Cihangir ."

 

Kalbim sıkıştı . Ellerim sanki kalbimi rahatlatmak istecesine üzerine kapandı .

 

"Annem'e bir şey oldu . Rüya değildi bu biliyorum ben ."

 

Annem beni çağırmıştı . Annem İnci'li kızını çağırmıştı.

 

"Annem'e bir şey oldu hissettim ben . Bir şey oldu . Ellerimi de tutmadı . Anne ellerimi tut dedim yine de tutmadı . Anne ağlama dedim ama yine de ağladı ."

 

Krize girmiş gibi söylenip duruyordum . Ne titrememe engel olabiliyordum ne de ağlamamı durdurabiliyordum.

 

"Bir şey olmadı annene sakin ol tamam mı ?"

 

Kandırıyordu Cihangir . Hissetmiştim ben anneme bir şey olmuştu .

 

"Bir şey oldu . Benim anneme bir şey oldu ."

 

"Arayalım mı anneni ? O zaman iyi olduğunu kendi kulaklarınla duyarsın ."

 

"Hı-hım."

 

Eğer annemin sesini duyarsam inanacaktım ben .

 

Cihangir elime telefonunu uzatınca beklemeden numarayı tuşladım.

 

Çaldı... çaldı...çaldı ...

 

Ama açılmadı telefon belki bir ihtimal numarayı yanlış yazmışımdır diye kontrol ettim ama doğru yazmıştım.

 

Bu annemin numarasıydı.

 

"Bak açmıyor telefonunu . Bir şey oldu ben söyledim sana bir şey oldu benim anneme."

 

Cihangir elimdeki telefonu alıp numaraya tekrar tuşladı.

 

"ANNE."

 

"ANNE ."

 

Annemin adını haykırırcasına ağlıyordum .

 

Benim anneme gitmem gerekliydi . Annem İnci'li kızını beklerdi.

 

"Ben anneme gideceğim. Annem beni bekliyor . Beni hep bekler zaten . O yüzden gideceğim. "

 

Yataktan acele şekilde kalkmıştım . Bu kadar hızlı kalkmam yaralarımı acıtmıştı . Ama anneme gitmeliydim .

 

"İnci bir sakin ol . Götüreceğim seni annene ama önce bir sakin ol ."

 

Cihangir anneme götürecekti beni .

 

"Hemen götür beni ."

 

Ne yaptığımı bilmezcesine Cihangir'in ayaklarına kapandım.

 

Yalvaracaktım ben Cihangir'e . Beni anneme götürmesi için yalvaracaktım.

 

"Nolur beni anneme götür Cihangir ."

 

Cihangir eğilip oturduğum yerden beni kaldırdı.

 

"Bir daha bunu yapma İnci ."

 

Annem içinse yine yapardım.

 

"Bir daha kimsenin ayaklarına kapanıp yalvarma .Duydun mu beni? "

 

Gerekirse tekrar yapardım . Yine ayaklarına kapanıp yine yalvarırdım.

 

"Üzerini değiştir içeride bekliyorum seni . Sonra çıkacağız."

 

Cihangir odadan çıkar çıkmaz vakit kaybetmeden üzerimi değiştirdim. Odadan çıktığımda Cihangir telefonla konuşuyordu.

 

"Sağ ol Şerif abi . "

 

Benim odadan çıktığımı görünce birkaç bir şey daha söyleyip telefonu kapattı.

 

"Hadi çıkalım uçağa yetişemeyeceğiz sonra."

 

Bu kadar kısa sürede nasıl uçak ayarlamıştı ya da bu saatte nasıl bulmuştu bilmiyordum.

 

Ama anneme gideceğim için mutluydum . Bir kerecik görsem annemi içim rahatlayacaktı. Söz veriyorum bir kerecik .

 

...

 

 

Güneşin ilk ışıklarıyla İzmir'e inmiştik . Cihangir bir taksi çağırınca hızlıca taksiye binip evin adresini verdim .

 

Kaç saatlerdir kalbim sıkışıktı . Kalbimin huzursuzluğu bir türlü geçmemişti .

 

Taksi tanıdık sokaklardan geçerken heyecanım arttı .Ben annemi görecektim .

 

Taksi durduğunda beklemeden kapıyı açıp indim. Ayağımdaki sargılardan dolayı ayakkabı giyemiyordum.

 

Şu an ayağımda bana kaç numara büyük olduğunu bilmediğim Cihangir'in terlikleri vardı.

 

Yavaş adımlarla bahçe kapısını açıp zile bastım. Cihangir'in tam arkamdaki varlığını hissediyordum.

 

Kapının arkasından annemin çıkmasını bekledim .Yine çok şey beklemiştim . Karşımdaki Faruk'u görünce daha iyi anladım bunu.

 

"Ooo kimler gelmiş buraya. Kaçak gelin sen gelir miydin buralara?"

 

"Annem nerede ?"

 

"Bırak bu ayakları İnci . Annemi merak ediyormuş gibi yapma şimdi ."

 

Cihangir'in arkamda hareketlendiğini hissettim. Sonrasında Cihangir'in kolundan tutup durdurdum onu.

 

"Annem nerede Faruk ?"

 

"Çok mu merak ediyorsun annemi ? Dur babamı çağırayım o izin verirse görürsün ."

 

O iğrenç sırıtmasıyla babama seslendi .

 

"Baba bak kimler gelmiş. "

 

Kapının önünden öylece beklerken babam çıktı içeriden.

 

Oysa ben sadece annemi görmek istemiştim . Ne Faruk'u ne de babamı . Ben sadece annemi görmek istemiştim.

 

"Niye geldin ? "

 

"Annemi görmeye geldim."

 

"Sen bu evden bir kere çıktın bir daha da giremezsin."

 

Eve girmek değildi niyetim .Bir kerecik annemin iyi olduğunu görsem yetecekti bana.

 

"Beş dakika annemi göreyim sonra gideceğim."

 

"İzin vermiyorum şimdi al şu kocanı da defol git ."

 

Cihangir'i tutamadım bu sefer. Önüme doğru atıldı.

 

"Düzgün konuş ."

 

"Noldu zoruna mı gitti . Al tepe tepe kullan İnci'yi . Bizim ailede artık İnci'ye yer yok."

 

Daha önce var mıydı ki baba. Söylesene daha önce bu evde bana yer var mıydı ?

 

"Cihangir ,bulaşma boş ver .Ben annemi göreceğim sadece onun için geldim . "

 

"İnci-"

 

"Cihangir sadece arkamda dur yeterli benim için."

 

Cihangir'in kolundan tutup biraz arkaya doğru itekledim.Yoksa kavaga çıkacaktı ve ben annemi göremeyecektim.

 

"Annemi görmeme izin ver sonra gideceğim dedim ."

 

"Ben de sana bu ailede yer yok dedim . "

 

"Önceden sanki yer varmış gibi konuşma baba."

 

"Onu kaçıp gitmeden önce düşünecektin İnci . Sen bu evden kaçtığın gün bu ailedeki yerin silindi ."

 

Ben keyfimden kaçmıştım sanki . Ben sanki keyfi şekilde annemi bırakıp kaçmıştım.

 

"Keyfi mi kaçtım ben .Senin bu şefersiz oğlun beni zorla bir sapıkla evlendirecekti ."

 

"Düzgün konuş abinle ."

 

Hâlâ abinle düzgün konuş diyordu .

 

"Bir kere de gözünü açsaydın baba . Bir kere de oğlunun ne halt olduğunu görseydin ."

 

"Düzgün konuş dedim sana İnci ."

 

Hani kız çocukları daha çok babasına bağlı olurdu . Yalandı işte benim için bu yalandı.

 

"Keşke benim içinde bir güncük baba olsaydın . Benim de babam olsun çok isterdim ."

 

"Ben bir babayım zaten . Benim bir tane oğlum var . Başka da çocuğum yok ."

 

Küçük İnci'li kız ağlıyordu içimde . Hem de çok ağlıyordu ve bir türlü susmuyordu.

 

"Keşke hiç doğmasaydın İnci . "

 

Küçük İnci'yle beraber ben de ağlıyordum . Bir baba evladına keşke doğmasın der miydi ?

 

Demezdi değil mi ? O zaman benim babam niye bana öyle demişti .

 

Cihangir'in kollarını bedenimde hissediyordum.

 

"İnci ."

 

"Duydun mu Cihangir keşke doğmasaydın dedi bana ."

 

Cihangir'in koluna sıkı sıkı tutundum.

 

"Öldürseydin o zaman baba . Rahat ederdin . Gerçi oğlun beni bıçakladığında kesin ölsün diye dua etmişsindir içinden. Söylesene baba dua ettin mi öleyim diye ."

 

"Faruk şu kızın bütün çöplerini at . Tek bir tane bile çöpü kalmasın evde ."

 

Etmişti işte .Ölüp kalayım diye dua etmişti .

 

Faruk bunu bekliyormuş gibi içeri girdi. Aradan bir kaç dakika sonra pencere açıldı .

 

Sayamadım ama bir sürü poşet atıldı bahçeye .Hepsi de benim eşyalarımdı .

 

Evde tek bir çöpüm bile kalmamıştı .

 

Sonra atılan poşetlerden bir cam kırılma sesi geldi . Minik adımlarla gidip poşeti açtım .

 

Annemle benim resmimizin olduğu çerçeve kırılmıştı .

Yavaşça yere oturdum . Çerçeveyi ellerimle sıkı sıkı tuttum.

 

Bu çerçeveden ne istemişlerdi ki . Bana her şeyi söylemişlerdi yetmemiş miydi ?

 

Arkamda bir bağrışma sesi duyunca çöktüğüm yerden yavaşça kalktım.

 

"Beş dakika dedik sadece . Beş dakika İnci'nin annesini görmesine izin vereceksin ."

 

Cihangir babamım yakasına yapışmıştı . Hiç ayırasım gelmedi . Kılımı bile kıpırdatmadım. Öylece bekledim.

 

"Bırak tamam . Sadece beş dakika dediniz ."

 

Cihangir babamı ittirerek bıraktı . Sonra da babam arkasına bakmadan içeri girdi .

 

Öylece kapıya baktım boş gözlerle .

 

Annem belki o kapıdan çıkar diye hep kapıya baktım.

 

Bu sefer beklediğim oldu annem çıkmıştı kapıdan .

 

"Annem."

 

Annemi görür görmez gözlerimdeki yaşlar akmaya başladı.

 

"İnci'li kızım ."

 

Koşa koşa geldi yanıma annem . Ben bir adım bile atamadım ama annem koşa koşa geldi .

 

"İnci'm iyisin değil mi kızım ? "

 

Keşke doğmasaydın demişti babam bana . Nasıl iyi olabilirdim ki annem .

 

Babam ben ölüp kalayım diye dua etmişti anne söylesene ben nasıl iyi olayım.

 

"Anne izin vermediler seninle görüşmeme ."

 

"İnci'm git buradan olur mu ? Gelme bir daha buraya."

 

Tek bir çöpüm bile kalmamıştı zaten anne .

 

"Beni merak etme ben iyiyim . Aklım sende kalmasın İnci'm git buralardan ."

 

Acı çekercesine konuştum.

"Anne sen de gel benimle ."

 

"Gelemem İnci . Bırakmaz peşimi baban . Ben iyiyim burada . Bir şey yapmıyorlar bana ama sen git kızım ."

 

Doğru söylemişti babam bir bana yer yoktu burada .Herkese vardı bir bana yoktu .

 

"Poşetlerin arasına biraz daha altın koydum . Onlar seni biraz daha idare eder kızım ."

 

"Anne ."

 

"İnci'li kızım annen seni çok seviyor bunu unutma olur mu ? Ben her şeyden çok seni seviyorum .Ama gitmem gerek şimdi . Baban beş dakikayı geçerse ben aşağı gelirim dedi ."

 

"Anne gitme ."

 

"Gitmem gerek İnci'm ."

 

Annem de ben de içli içli ağlıyorduk.

 

"Anne biz ne zaman kavuşacağız ."

 

"Bilmiyorum İnci'm inan bu sorunun cevabını bilmek isterdim ama bilmiyorum . Ama ben hep seninleyim .Benim kalbim hep seninle İnci'li kızım ."

 

Annem hep benimleydi .

 

"Hadi gidin kızım ."

 

Annem yavaşça ellerimi bırakıp araksına bakmadan içeri girdi . Biliyordum bir kez arkasına baksa gidemeyecekti .

 

"İnci ,hadi eşyalarını alıp gidelim ."

 

Yanılıyordu Cihangir . Eşya falan değildi onlar .

 

Onlar benim çöplerimdi . Elimdeki fotoğraf çerçevesi haricindeki her şey benim çöpümdü .

 

Ben öylece köşeye oturup bekledim . Cihangir ise bütün poşetleri tek tek topladı .

 

Elimdeki çerçeveye bir kez daha baktım . Kırılmıştı işte .

 

"İnci ,hadi kalk gidelim."

 

Yer yoktu zaten burada bana Cihangir . Koskoca evde bana bir parça bile yer yoktu .

 

"Baksana Faruk çerçeveyi kırdı ."

 

Cihangir gösterdiğim fotoğrafa baktı .

 

"Kırılmış yerden tutma İnci .Elini keseceksin ."

 

"Boş versene Cihangir kesilsin ."

 

Elim kesilmiş çok muydu ?

 

"Yeni çerçeve alır mıyız ? Benim param da var ben de alabilirim ."

 

"Alırız İnci ."

 

Cihangir çerçeve almasa ben alırdım . Ama Cihangir çerçeveyi evine koymama izin vermezse o zaman bir şey yapamazdım.

 

"Cihangir ,bu çerçeveyi evine koysam izin verir misin ?"

 

"Veririm ."

 

Ama üç yere kormak istiyordum . Her baktığımda görmek içi üç yere koymak istiyordum .

 

Birincisini kendi yatağımın yanına koyacaktım . İkincisini de Cihangir'in yatağının yanındaki komodine koyacaktım.Cihangir'in odasına da girdiğimde görecektim çerçeveyi.Sonuncusunu da salonda Cihangir'in fotoğraları koyduğu köşeye koyacaktım .

 

"Ama üç yere koyabilir miyim ? "

 

"İstediğin yere koyabilirsin ."

 

"Yok üç tane hakkım olsun . Başka da hak verme bana ."

 

"Tamam üç hakkın olsun . Gidince ben çerçeve alırım hem de fotoğrafıda çoğalttırırım . Sen de istediğin üç here koyarsın ."

 

İzin vermişti Cihangir fotoğrafı koymama .

 

Cihangir oturduğum yerden beni kaldırdı . Ben her ne kadar poşetlere çöp desem de Cihangir özenle hepsini taşıdı .

 

Bu sefer yine gidiyordum . Artık bu evde bana yer olmadığını bile bile gidiyordum .

 

Keşke doğmasaydın diye düşünen bir babam olduğunu bile bile gidiyordum .

 

Ölüp gideyim diye dua eden babam olduğunu bile bile gidiyorum .

 

...

 

 

 

Diğer bölümde görüşene dek kendinize iyi bakınnn.

Bölüm : 03.02.2026 20:11 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...