

Ay ben geldim canlarım . Mesajlarınız için çok çok teşekkür ederim şimdi daha iyiyim.
Bol bol yorum yapmayı unutmayın hepinizie iyi okumalad dilerim..
...
2 HAFTA SONRA
İNCİ AKKOR
Hazırladığım meyveli pastayı dolaba kaldırdım. Artık geriye sadece salata yapmak kalmıştı . Bir de tabi Cihangir'in gelmesi beklemek .
Dolaptan çıkardığım sebzeleri güzelce yıkarken kapı çalmaya başladı . Tanırdım bu çalış şeklini. Cihangir'di gelen .
Anahtarı vardı yanında ama her gün kapıyı çalardı . Usul usul ama heyecanlı şekilde kapıyı çalardı .
"Cihangir ."
"İnci tanem ."
"Niye hep kapıyı çalıyorsun senin anahtarın yok mu ? Bak daha salatayı yapamadım ."
Kapıyı açtığımdan değildi sitemim . Sadece salatayı yetiştiremediğimdendi .
"Sen kapıyı açınca mutlu oluyorum ben . Anahtarım var ama sen aç istiyorum kapıyı . "
Böyle masum konuştukça Cihangir'e sarılıp hiç bırakmayasım geliyordu . Onu içime alıp orada sonsuza kadar yaşatmak istiyordum .
"Benim bir tanecik dişçim . "
Kollarımı kaldırıp Cihangir'in boynuna sardım . Seviyordum ben . Cihangir'le ilgili her şeyi seviyordum .Tıpkı Cihangir'i öpmeyi sevdiğim gibi sarılmayı da çok seviyordum .
"Sen kapıyı açınca ben evimize geldiğimi anlıyorum İnci. Sen hep kapıyı aç olur mu ? Bir gün bile bana kapıyı açmaktan vazgeçme ."
Açardım . Ben hep kapıyı Cihangir'e açardım .
"Cihangir ."
"Bir tanem ."
"Hadi gel yemek yiyelim ."
Böyle içten konuşunca korkuyordum . Yine bir gün ayrılacağız diye korkuyordum . Yine bizi ayıracaklar diye korkuyordum .
"Olur ,yiyelim ."
Cihangir üzerini değiştirmeye giderken ben de hızlıca salatayı yapıp masayı kurdum .
"Klinik nasıl geçti bugün ? "
"Yoğundu bugün . Hele senin gibi hastalar daha da yoğundu ."
Kaşığı çorba kasesinin içine bırakıp Cihangir'e baktım .Benim gibi hastalar kısmını merak etmiştim . Hem de fazlasıyla merak etmiştim .
"Benim gibi hastalar derken ? "
"İşte senin gibi nazlı ."
Hiç utanması yoktu bu Cihangir'in . Kendine bakmadan bir de bana nazlı diyordu .
"Ben nazlı mıyım Cihangir ? "
Tamam belki geçmişte diş ağrısı için ortalığı ayağa kaldırmış olabilirdim . Ama nazlı olduğumdan değildi sadece dişimin çok ağrımasındandı .
Kesinlikle nazlı olduğumdan değildi .
"Değilsin ."
"Lafı çevirme şimdi nazlısın dedin ."
"İnci tanem ."
"Dinliyorum Cihangir ."
Merakla dinliyordum hem de .
"Nazlısın ama bir benim nazlımsın . Ve inan bana ben senin nazlı bir çocuk olduğun halleri çok seviyorum . Bana küçüklüğümüzü hatırlatıyor . O zaman da hep nazlıydın İnci ve ben o zamanda çok seviyordum bu hallerini ."
Nazlıydım ben . Cihangir'in nazlısıydım .
"Şikayetçi değilsin yani ."
"Şikayet etmek ne haddime . "
Böyle içimizden geldiği gibi bir şey saklamadan gizlemeden konuşmak , Cihangir'le doyasıya vakit geçirmek , Cihangir'in yanından bir an bile ayrılmamak , her akşam Cihangir'in koynunda uyumak , her sabah Cihangir'le güne başlamak tarifi olmayan bir histi .
Hayal edemeyeceğim türden bir histi . Asla doyamayacağım , bir an bile şükretmekten vazgeçmeyeceğim bir histi .
Küçük İnci tanesine de bir o kadar yabancı bir histi .
"İnci ."
Yine uzaklara dalmış şekilde düşüncelere dalmışken Cihangir'in seslenmesiyle bakışlarımı ona çevirdim .
"Ablamlar bebeğin cinsiyetini öğrenmişler ."
Heyecanlıydı Cihangir . Dayı olacağı için çok heyecanlıydı.
"Söylesene Cihangir ."
"İnci , ablamın bir kızı olacak . Ben dayı olacağım İnci ."
Yürekten sevinmiştim bu habere . Yemin ederim yürekten sevinmiştim .
"Sağlıkla gelsin bu dünyaya Cihangir . "
"İnşallah İnci . Her şey güzel olsun onun için ."
Bu iki haftalık süre içinde sadece iki kez karşlılaşmıştım Meltem abla'yla . Ama sanki eskisi gibi kızgın bakmıyordu gözleri . Ya da her an beni suçlayacak sözler sarf etmiyordu bana . Yine soğuk davranıyordu ama en azından artık beni görünce yüzü düşmüyordu .
"Cihangir bebişe kıyafet alalım mı ? Sen de aldıklarımızı götürüp ablana veririsin ."
"Niye ben veriyorum . Beraber veririz ."
Belki o kadar da görmek istmezdi Meltem abla beni .
"Sen götürürsen daha çok sevinir ."
"Olur mu öyle şey İnci ? Ben götürünce sevinecekse sevinmesin . Ben senden ayrı biri değilim . Beraber götüreceğiz aldıklarımızı . "
Cihangir benden ayrı biri değildi .
"O zaman yemekten sonra gidelim mi bebişe kıyafet bakmaya ? Yarın da Meltem ablaya gidip veririz . "
"Gideriz . Sen iste gideriz ."
...
"Baksana Cihangir , buradaki kıyafetler çok güzel ."
Alışveriş merkezine girer girmez karşımıza çıkan ilk bebek kıyafetleri olan mağazaya girmiştik .
"Çok güzel değil mi Cihangir ? "
Parlayan gözbebeklerimle renk renk kıyafetlere baktım .Hepsi birbirinden ayrı güzeldi .
"Çok güzel İnci ."
Cihangir'in de benden farkı yoktu . O da parıldayan gözlerle kıyafetlere bakıyordu .
"Kız olacak ya Cihangir tatlı kıyafetler alalım . "
"Erkek olsaydı tatlı kıyafet almayacak mıydık İnci ? "
"Lafın gelişi dedim ."
"Niye , sen erkek çocuk istemez miydin ? "
Cihangir'in sorusuyla kıyafetlerdeki bakışlarımı Cihangir'e çevirdim .
Sen erkek çocuk istemez miydin diye sormuştu.
Cihangir sorana kadar hiç düşünmemiştim ki ben . Hatta bir çocuğumun olabileceğini bile düşünmemiştim . Çünkü Cihangir yoktu benim hayatımda . O zaman evlilikte yoktu düşlerimde çocukta .
Benim bir hayalim bile yoktu .
Ben yıllar önce bir hayal kurmuştum Cihangir'le o da gerçekleşmemişti . Sonra da saçma geldi hayaller . Zaten gerçekleşmiyordu o zaman niye hayal kuruyordum ki .
"Düşünmedim hiç . Sen ister miydin erkek çocuk ? "
Cihangir benim aksime düşünmeden cevap verdi .
"İsterdim . "
Hayaller gerçekleşmiyordu ama yine bir hayal düştü zihnime . Cihangir ve benim bir çocuğumuzun olma hayali .
Ama kız belirmedi hayalimde . Cihangir'e benzeyen bir erkek çocuğu belirdi . Tıpkı küçük Cihangir gibiydi ve o an bir hayal daha kurmak istedim .
Cihangir'e benzeyen bir erkek çocuğu hayali .
"İnci daldın gittin ."
Hayallere dalmıştım ben . Belki yeniden gerçekleşmeyecek biricik hallerime dalmıştım .
"Hadi kıyafet alalım bebeğe . Sonra oyuncak da alalım ."
Cihangir'e benzeyen bir erkek çocuğu hayali . Cihangir'in baba benimde anne olduğum tarifsiz bir hayaldi .
"Bu nasıl sence İnci ? "
Cihangir'in elinde nereden baksan iki yaşında çocuğun giyebileceği bir elbise vardı .
"Cihangir bu çok büyük . Sen çocuk doğduğunda bu kadar büyük mü doğuyor zannediyorsun ."
"Bilmem daha önce yeni doğan bir bebek görmedim . Bundan daha mı küçük doğuyorlar ? "
Bundan daha küçük mü dediği iki yaşındaki bir bebeğin giyebileceği bir kıyafetti .
"Cihangir onlar ilk doğduklarında minicik oluyorlar ."
Raftaki yeni doğan tulumunu alıp Cihangir'e doğru uzattım.
"Bak işte bu kadar minicik oluyorlar ."
"Ama bu çok küçük İnci . Hem de çok küçük ."
Cihangir bir elimdeki kıyafete bakıyor bir de gözlerime bakıyordu .
"Evet , ilk doğduklarında minicik oluyorlar . Tutmaya korkuyorsun canını acıtırsam diye ."
Bana yabancı değildi bu hisler . Mahalledeki bir ablamız yeni doğum yapınca ona yardım etmiştim . Ama Cihangir'e yabancıydı .
"Hadi gel oyuncak da alalım Cihangir ."
Cihangir elinden tuttuğum gibi oyuncak reyonuna doğru götürmeye başladım .
"İnci ."
"Hı ."
"Senin de buna benzer bir oyuncağın vardı hatırlıyor musun ? Hep mahallede yanında gezdirirdin ."
Hatırlamaz olur muydum hiç ? Tabi ki hatırlardım sonra o oyuncağa neler olduğunu da hatırlıyordum .
"Oyuncağı hatırlıyorsan o oyuncağa ne olduğunu da hatırlıyorsundur Cihangir ."
"Yok hatırlamıyorum . "
Bal gibi de hatırlıyordu . Bir de hatırlamıyorum diye yalan söylüyordu .
"Yalancısın oğlum sen ."
"Genelde öyle demezler aslında ."
"Yine kandırmışlar oğlum seni . Sen bildiğin yalancısın ."
O oyuncağa neler yaptığını tabiki de hatırlıyordu .
"Madem hatırlamıyorsun ben hatırlatayım sana . Sen ne yaptın o ayıcığa biliyor musun ? Mahalledeki çocukların kafasına fırlatıp paramparça yaptın ."
Bir kıskançlık uğruna benim ayıcığımı çocukların kafasına atıp paramparça yapmıştı .
"Ama ne söylediler duymadın mı ? Hele o Emirhan sadece ben sinir olayım diye ben İnci'yle evleneceğim diyordu ."
"E bu ayıcığımı parçalamana sebep miydi ? Ne kadar ağladım ben biliyor musun ? "
"Bu ayıcık İnci'yle benim çocuğum olacak diyordu çocuk ne yapsaydım İnci . Bir altın alıp hayırlı olsuna mı gelecektim ."
Yok yok hâlâ haklı görüyordu kendini . O zaman nasılsa hâlâ haklı görüyordu .
"Ama sonrasında sana yeni bir oyuncak almıştım .Hani barışmıştık ."
"Ama ben çok seviyordum o ayıcığı sen de gözümün önünde çocuklara fırlattın cani ."
"Oh az bile yapmışım . "
Yok . Mümkünatı yok hatasını kabul etmeyecekti .
"Sana bu ayıcığı alayım barışalım mı ? Hem seninkinden bin kat daha güzel ."
"Ya yine birilerine fırlatırsan ayıcığı ? "
"Ben Emirhan ,İnci'yle evleneceğim dedi diye fırlatmıştım. Şimdi bunlara gerek kalmadı .Farkındaysan ben evlendim seninle . "
Emirhan' a ne kadar sinirliyse o siniri hâlâ taptazeydi .Öyle nispetle ben evlendim seninle diyordu ki . Duymanız gerekliydi .
"Demek sen evlendin benimle ."
"Evet , parmağındaki yüzüklere bakıp tekrar hatırlatabilirsin kendine ."
Cihangir'le ben evlenmiştik . Güzel şartlar altında evlenmemiştik belki ama iyi ki evlenmiştik .
"O zaman bu ayıcığı yine sinirlenip birilerinin kafasına fırlatma sakın . "
"Sinirlenince artık niye ayıcığı kullanayım İnci . "
"Ha illa diyorsun çakma mafyalığımı göstereceğim ."
"Ya kaç kere dedim sana İnci . Çakma mafya nedir Allah aşkına ."
"Sen ister sev ister sevme . Ben çakma mafya diyeceğim sana . Hatta bu ayıcığın ismini de çakma mafya koyacağım ."
"Hani sadece bana diyecektin çakma mafya diye ."
Hem beğenmiyordu hem de bir ayıcıktan kıskanıyordu .
"Hani beğenmiyordun . Şimdi niye kıskanıyorsun ayıcıktan ."
"Tamam vazgeçtim sen sadece bana seslen çakma mafya diye . Bu ayıcığa da başka bir isim bul ."
"Bak emin misin ? Sonra söylenme ."
"Tamam söylenmeyeceğim ."
Bundan sonra Cihangir dünya ahiret benim çakma mafyamdı .
Benim bir tanecik çakma mafyamdı hem de .
...
"İnci."
"Hı ."
"Gidiyorum ben ."
Yine nereye gidiyordu bu çakma mafya . Gitmese olmaz mıydı ?
"Nereye gidiyorsun ."
"Kliniğe gidiyorum yavrum . Sen uyumaya devam et uyanınca konuşuruz seninle ."
O kadar uykum vardı ki gözümü açıpta Cihangir'e bir el bile sallayamadım .
"Tamam git ."
Kliniğe gidiyorsa gidebilirdi .
"Sen bütün gece bu ayıcığa mı sarıldın ? "
"Ya gitsene Cihangir ."
Hem gideceğim diyordu hem de gelmiş benim uykumu dağıtıyordu .
"Keşke almasaydım bu ayıcığı sana ."
"Öyle deme ben onu çok sevdim ."
Gözlerim hâlâ kapalıydı ama Cihangir'e cevap vermekten de kendimi alıkoyamıyordum .
"Beni mi daha çok seviyorsun yoksa bunu mu ? "
Neyi kıyaslıyordu bu çakma mafya ? Bir oyuncakla kendini mi kıyaslıyordu ?
"Seni ."
"Beni başınsan göndermek için yalan söyleme ? "
"Seni seviyorum . Bu dünya da en çok seni seviyorum."
Cihangir ne haldeydi bilmiyorum ama ben gözlerim kapalı Cihangir'le iletişim kurmayı geliştirmiştim .
"Açmayacak mısın o yeşil gözlerini ? "
"Yok ."
Açmaya niyetim hiç yoktu . Hem de hiç .
"İyi uykular bir tanem . Uyanınca beni ararsın ."
Cihangir'ın sıcak dudaklarını ilk önce alnımda sonra dudaklarımda hissettim .
Sonra Cihangir'in ilk dudakları sonra da sesi kayboldu . Anlaşılan çakma mafya beni bırakıp işe gitmişti .
..
Elimdeki çöp poşetini konteynerine atıp aynı yavaş adımlarımla merdivenlerden çıkmaya başladım .
Merdivenlerden çıkmaya devam ederken Meltem ablanın kapısını görünce istemsizce gülümsedim . Doğacak bebişe çok güzel şeyler almıştık . Ben çok beğenmiştim aldıklarımızı belki Meltem abla 'da beğenirdi .
Yine aynı gülümsememle kapının önünden geçip gidecekken bir çığlık sesi duydum .
"Meltem abla ."
Panikle kapıya vurdum ama içeriden ses gelmiyordu .
"Meltem abla duyuyor musun beni ? "
Acı dolu bir çığlık duyduğuma emindim . Bir şey olmuştu . Meltem abla'ya bir şey olmuştu .
Panikle etrafa bakarken kapının üzerindeki anahtarı fark edip içeri girdim .
"Meltem abla ! "
Adımlarım hızlı hızlı odaların içinde dolaşırken yerde acı içinde kıvranan Meltem abla'yı fark ettim .
"Abla , abla duyuyor musun beni ? "
Bir eli karnını sarmış acı dolu inlemeler çıkıyordu ağzından .
"Sakin ol abla , şimdi ambulansı arıyorum sakin ol tamam mı ? "
Meltem ablayı sakinleştirmeye çalışıyordum ama ben hiç sakin değildim . Panikle ambulansı ararken bile neler dediğimi bilmiyordum .
"İnci ."
"Abla aradım hemem gelecek ambulans meraklanma sen ."
"İnci , bebeğim ."
"Bir şey olmayacak bebeğine abla . Ona bir şey olmayacak ."
"Korkuyorum ."
Bebeği onu bırakıp gitmesin diye sıkı sıkı tutuyordu karnını .
"Korkma abla . O yaşayacak hem dayısı ona bir sürü kıyafet aldı biliyor musun ? "
"Yaşayacak değil mi ? "
Şu an her şeyden çok bebeğin yaşamasını isterdim . Hem de her şeyden çok.
"Yaşayacak tabi ."
İnanmak istiyordu Meltem abla . Bebeğinin yaşayacağına inanmak istiyordu .
Ambulans gelip hastahaneye gidene kadar Meltem abla sadece bir soru sormuştu .
O da bebeğim yaşayacak mı ?
Gözleri kapanıp bilinci gidene kadar sadece bir soru sormuştu o da bebeğinin yaşayıp yaşayamayacağıydı .
"İnci , İnci ablam nerede ? İyi mi o ? "
Çöktüğüm duvar kenarından kalkıp Cihangir'e sarıldım .
"İyi değil mi o ? Bebeği de iyi değil mi ? "
"İyi olacaklar Cihangir ."
Korkuyordu Cihangir . Ablasına bir şey olmasından deli gibi korkuyordu .
"İnci o da gitmesin . O da beni bırakıp gitmesin . Ben dayanamam İnci ."
"Gitmeyecek Cihangir . Ablan da bebeği de iyi olacak ."
"İnci bebeğine bir şey olursa yaşayamaz o . "
Cihangir'in yüzünü alıp omzuma yatırdım . Şu an dayanağa ihtiyacı vardı .Cihangir'in ağlayacak bir omuza ihtiyacı vardı .
Kaç saat bekledik ya da o kadar saatler geçmiş miydi bilmiyordum ? Oturduğumuz sandalye de Cihangir omzuma yaslanmış şekilde öylece duvarları izliyordu .
"Cihangir , eniştene haber verdin mi ? "
"Verdim . Şehir dışında toplantıdaymış . Apar topar Ordu'ya geliyordu ."
Bana cevap verdikten sonra kaldırdığı başını yeniden omzuma yatırdı .
"Meltem Hanım'ın yakınları siz misiniz ? "
İçeriden çıkan doktorlar birlikte hemen ayaklandık .
"Ablam iyi mi ? "
"Ablanızın durumu gayet iyi ."
Cihangir sormaya korktuğu soruyu çekine çekine sordu .
"Peki , bebeği iyi mi ? O da yaşıyor değil mi ?"
"Evet , anne de bebekte sağlıklı şu anda . Ama bundan sonra Meltem Hanım'ın daha dikkatli olması gerekiyor ."
Cihangir'in o heyecanını bir görebilseydiniz ah bir görebilseydiniz .
"Görebilir miyiz peki ? "
"Çok yormadan iki dakika görebilirsiniz ."
Doktordan aldığımız izinle beraber heyecanla Meltem abla'nın kaldığı odaya ilerledik .
"Abla ."
Cihangir hızla Metlem ablanın yattığı yatağa yönelirken ben de kapının girişinden mutlulukla onlara baktım .
"Cihangir ."
"İyisin değil mi abla ? "
Meltem abla bir elini alıp karnının üzerine yerleştirdi .
"Ben de bebeğim de iyiyiz dayısı ."
O an gözümden düşen yaşa engel olamadım . Şükürler olsun ki bebeğe de Meltem abla'ya da bir şey olmamıştı .
Mutlulukla Cihangir ve Meltem abla'ya bakarken ,Meltem ablanın sesiyle kendime geldim .
"İnci , ne diye kapının girişinde bekliyorsun . Gelsene yanımıza ."
...
Bölümü beğendiyseniz yıldızımızı parlatmayı unutmayınn.
Hızınızı kesmeden sizi EFSUNKÂR'A davet ediyorum. Eminim onu da beğeneceksiniz .
Diğer bölümde görüşene dek kendinize çok çok iyi bakın ..
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |