19. Bölüm

KAYBOLAN YILLAR 18

didom
didido

Ayy ben geldimm hepinize iyi okumalar dilerim.

 

 

En çok motivasyon kaynağım olan yorumlarınızı yapmayı unutmayın . Bol bol yorum bekliyorumm.

 

 

...

 

 

 

 

 

İNCİ AKKOR

 

 

 

Aynanın karşısına geçmiş dikkatlice kendime bakıyordum.

 

 

Leyla abla yeni gelin gibi giyinmem konusunda beni uyarmıştı . Ama ben yeni gelin nasıl olunur bilmiyordum ki.

 

 

Üzerime acı kahve bir elbise giymiştim . Saçlarımı da önlerden küçük bir tutam alıp incili tokamla tutturmuştum .

 

 

Ama hâlâ üzerimdekilerden emin değildim . Artık çok vaktimde kalmamıştı bir an önce Leyla abla'nın evine gitmeliydim .

 

 

Belki Cihangir yeni gelin nasıl olur bilirdi . Odamdan çıkıp salonda oturan Cihangir'in yanına gittim .

 

 

"Cihangir ."

 

 

Okuduğu kitaptan başını kaldırıp bana baktı .

 

 

"Cihangir sence ben yeni gelin gibi olmuş muyum ? "

 

 

 

"Yeni gelin gibi olmak nasıl oluyormuş ? "

 

 

 

"Bilmem ki Leyla abla gelirken yeni gelin gibi giyin gel dedi . Apartmandaki teyzeler beni merak ediyormuş ."

 

 

 

Aslında Leyla abla telefonda Cihangir'in karısını merak ediyorlarmış diye söylemişti . Ama Cihangir'e böyle diyemediğim için beni merak ediyorlarmış demiştim .

 

 

 

"Bilmem olmuştur bence . Ama senin kolunda bilezik eksik . Yeni gelinler altın bilezik takar ."

 

 

 

Ama benim bileziğim yoktu ki . Bir tek annemin verdiği iki bilezik vardı . Belki onları takabilirdim .

 

 

 

Cihangir oturduğu koltuktan kalkarak kendi odasına gitti ben de öylece arkasından bakakaldım . Çok vakit geçmeden elinde siyah bir kutuyla geri geldi .

 

 

"Bunlar senin ."

 

 

 

Cihangir'in uzattığı kutuyu alıp açtım . Kutudaki gördüklerimle gözlerim şaşkınlıkla açıldı .

 

 

"Ben kabul edemem bunları ."

 

 

Tam sayamamıştım ama ona yakın bilezik vardı kutuda .Hem de hiçbiri ince sayılmazdı .

 

 

 

"Bunlar senin hakkın İnci . Mehir olarak istemiştin ben de sana hakkını veriyorum ."

 

 

 

"Ama ben bu kadar istememiştim ki . Ben azıcık istemiştim ."

 

 

 

"Ben sana bu kutuyu veriyorum gerisi sana kalmış . İster tak istersen sakla . "

 

 

Elime kutuyu tutuşturup az önce kalktığı koltuğa geri oturdu .

 

 

"Bence bileziklerden takmanı öneririm . Apartmandaki teyzeler Cihangir sana bilezik almadı mı diye seni darlayacak çünkü ."

 

 

 

"Çok mu konuşurlar bana ."

 

 

 

"Muhtemelen . Ama istemezsen gitmeyebilirsin. "

 

 

Bu durumdan kaçamazdımki . Artık yüzleşmem gerekliydi .

 

 

"Yok gideceğim ben ."

 

 

 

Kutudan birkaç bilezik çıkarıp koluma taktım . Kolumda şıngır şıngır ses çıkartmaları hiç benlik değildi .

 

 

"Ayten teyze 'den uzak dur olur mu İnci ? Elini uzatırsan kolunu kaptırırsın . "

 

 

Aşağıda neler bekliyordu beni bilmiyordum . Ayten teyze'den mi uzak duracaktım yoksa Meltem abla'dan mı ? Ya da Selin'in o iğneleyici laflarından mı kaçacaktım .

 

 

Aşağısı kurtlar sofrasıydı ben de kuzuydum .

 

 

 

"Bir de kendini ezdirme . Onlar büyüğüm susayım diye düşünme kim olursa olsun hakkını savun ."

 

 

Cihangir 'de beni savaşa hazırlıyordu . Umarım en az hasarla bugünden kurtulurdum .

 

 

 

"Niye cevap vermiyorsun bana İnci ? "

 

 

 

"Düşünüyorum sadece ."

 

 

 

"İstersen ben ararım Leyla abla'yı gelemeyeceğini söylerim . Gitmek zorumda değilsin ."

 

 

 

"Yok gideceğim ben . "

 

 

 

Kolumdaki bileziklere bir kez daha bakıp aynada üzerimi kontrol ettim .

 

 

Artık hazırdım gidebilirdim .

 

 

..

 

 

 

Leyla abla'nın kapısına geldiğimde derin bir nefes alarak zile bastım .

 

 

"Hoşgeldin İnci'm "

 

 

"Hoşbulduk abla ."

 

 

"Gel gel herkes seni bekliyor . Sabahtır Cihangir'in karısı nerede kaldı diye sorup duruyorlar ."

 

 

Çekine çekine ayakkabılarımı çıkarıp içeri girdim . Odadan bir sürü ses geliyordu .

 

 

Yine aynı çekingenliğimle odanın girişinde durdum .

 

 

"Evet canım teyzelerim sabahtır bana sorduğunuz yeni gelinimiz geldi ."

 

 

Her kafadan o kadar ses çıkıyordu ki kimi dinlesem bilemedim .

 

 

Kimisi maşallah diyordu . Kimisi ne kadar da zayıf , kemikleri sayılıyor diyordu . Kimisi yeşil gözlerine bak diyordu .

 

 

Daha fazla ayakta duramayacağımı anlayarak konuşmaya başladım .

 

 

"Kusura bakmayın biraz geciktim ."

 

 

Sonrasında bana en yakın kişiden başlayıp teyzelerin ellerini öptüm . En son da hespiyle sarıldıktan sonra kendime oturacak bir yer aradım .

 

 

"Gel yeni gelimiz benim yamacıma otur ."

 

 

Beni çağıran teyzenin yanına gidip oturdum.

 

 

"İnci'ydi adın demi kızım ."

 

 

"Evet teyze adım İnci . Sizin adınız neydi ?"

 

 

 

"Ayten benim adım kızım ."

 

 

 

Tam da oturulmayacak kişinin yanına oturmuştum . Cihangir o kadar da Ayten teyze 'den uzak dur demişti .

 

 

 

"Memnun oldum teyzem ."

 

 

 

"Maşallah kızım gözlere bak yemyeşil ."

 

 

Ne diyeceğimi bilemeyip sadece gülümsedim .

 

 

 

Odanın içine göz gezdirdiğimde Meltem abla ve Selin'i görememiştim .

 

 

Bu benim için iyi bir şeydi . En azından biraz daha az gergindim .

 

 

"Görümcen gelmeyecek mı kızım ? Biz beraber gelirsiniz diye düşündük ."

 

 

Cihangir kesinlikle beni uyarmakta haklıydı . Ayten teyze şimdiden başlamıştı .

 

 

 

"Geldim Ayten teyze . Selin'le birlikte gelecektik o yüzden geciktik ."

 

 

Bakışlarım odanın girişinde bekleyen Meltem abla ve Selin'e döndü .

 

 

Asıl olay şimdi başlıyordu .

 

 

"Hoşgeldin kızım . Ben de gelininizle konuşuyordum ."

 

 

Meltem abla birkaç saniye bana bakıp tekrar Ayten teyzeye döndü .

 

 

"İyi yapıyorsun teyze . Sen konuş gelinimizle ."

 

 

Gelinimiz kelimesini o kadar bastırarak söylemiştiki sesindeki imayı anlamamak mümkün değildi .

 

 

Selin'le birlikte Meltem abla kapının girişindeki koltuğa oturdular .

 

 

 

Daha fazla onlara bakmaya dayanamayıp önüme döndüm .

 

 

"Ee kızım bir duyduk ki evlenmişsiniz . Hiç haberimiz olmadı ."

 

 

 

"Biraz öyle oldu Ayten teyze . Düğün yapmadık sade bir nikah yaptık ."

 

 

 

"Doğruyu söyle Cihangir mi yapmadı düğün ? "

 

 

"Yok beraber istemedik . "

 

 

"Düğünsüz evlilik mi olur canım . Gelin dediğin anlı şanlı babasının evinden gelinlikle çıkar . "

 

 

Ne gelinlik giymiştim ne de baba evinden çıkmıştım.Ben nikahıma hastahane odasına hazırlanmıştım .

 

 

Hakkım değildi ki benim anlı şanlı düğün yapmak .İnci'nin hakkı da değildi .

 

 

"Annen baban nasıl razı oldular sadece nikah yapmanıza . Her anne baba kızını gelinlikle evinden çıkarmak ister ."

 

 

 

Belki annem isterdi beni gelinlikle görmek ama babamın umrunda olmazdım ki .

 

 

Sadece annem isterdi .

 

 

 

"Ben ısrar edince bir şey söylemediler Ayten teyze ."

 

 

 

"İyi kızım hayırlısı olsun ."

 

 

 

"Ben Leyla abla'ya yardım edeyim Ayten teyze ."

 

 

Daha orada otursam eminim ki bir sürü şey söyleyecekti.Oturduğum yerden kalktığım gibi mutfağa gittim .

 

 

"Leyla abla'm yardım edeyim sana ."

 

 

"Ay İnci görümcen falan ama alınma olur mu ? Meltem ve Selin'i görünce moralim bozuldu . Onları görmek bile moralimi bozuyor benim ."

 

 

"Yok Leyla abla niye alınayım ."

 

 

Selin'i görünce benim de moralim bozuluyordu. Hele Cihangir'e aşık olduğunu bile bile görmek sinirlerimi bozuyordu .

 

 

"Böyle hevesle kapıyı açtım suratları beş karış, mutsuz mutsuz içeri girdiler . İkisi de birbirini bulmuş ."

 

 

 

Meltem abla Selin'i istiyordu gelin olarak . Beni istemiyordu tabiki de birbirlerini seveceklerdi .

 

 

"Oh olsun Selin'e . Meltem 'le yakınım diye Cihangir'le evleneceğini falan düşünüyordu . Ama bak noldu sen evlendin . "

 

 

Ay bir de Cihangir'le evlilik hayali mi kuruyormuş ?

 

 

"Vallahi şimdi o nasıl kudurmuştur . Aman İnci'm sen onunla tenhada yalnız kalma . Bir de üstüne falan atlar kurtaramayız seni ."

 

 

Ah Leyla abla'm tek sorun Selin de değildi ki şu an bu evdeki bulunan herkes benim için potansiyel tehlikeydi .

 

 

"Tamam abla dikkat ederim ben ."

 

 

 

"Hadi şu tabakları götürelim .Şimdi içeridekiler söylenmeye başlar ."

 

 

 

Masanın üzerinde hazırlanmış gün tabaklarını Leyla abla'yla birlikte içeri götürdük .

 

 

"İnci'm sen otur ben çayları getireyim ."

 

 

Leyla abla'nın bana konuşmasıyla Ayten teyze'nin yanındaki yerime oturdum .

 

 

"Al kızım sen de ye . İncecik kalmışsın Cihangir sana yemek yedirmiyor mu ? "

 

 

"Yok yiyorum ben Ayten teyze . "

 

 

"Az daha ye . "

 

 

Ayten teyze beni izledikçe ben yiyemiyordum ki . Bütün işini bırakıp beni izliyordu .

 

 

Bu sefer de bakışları kolumdaki bileziklere takıldı .

 

 

"Cihangir bu kadar mı bilezik aldı sana ? "

 

 

"Yok ben hepsini takmadım . "

 

 

 

"İyi aferin kızım hepsini takma. Göz var insanlarda nazar değer ."

 

 

 

Benim bir an önce Ayten teyze'nin yanından kurtulmam gerekliydi .

 

 

 

Çalan kapıyla tam ayaklanacaktım ki Selin açmaya gitti .Ben de Ayten teyze'nin tekrar bana soru sormasıyla ona döndüm .

 

 

Bu sefer de Cihangir'in ne kadar altın aldığını soruyordu .

 

 

"Afiyet olsun herkese ."

 

 

O kadar Ayten teyze'yle konuşmaya dalmıştım ki Cihangir'in sesini duymamla bakışlarım direkt kapıya yöneldi .

 

Cihangir'in geleceğini bilseydim Selin'den önce ben koşardım kapıya . Şimdi Selin açmıştı kapıyı . Kim bilir neler konuşmuşlardı şu kısacık sürede .

 

"Musadenizle karımı almaya geldim ."

 

 

Cihangir beni almaya mı gelmişti ?

 

 

"Birkaç saat karın olmadan duramıyor musun Cihangir ?"

 

 

 

Bir konuşan Ayten teyze'ye bir de kapıda bekleyen Cihangir'e baktım .

 

 

 

"Duramıyorum Ayten teyze ."

 

 

 

Cihangir'in cevabıyla odadaki teyzeler gülmeye başladı .

 

 

"Kız Ayten bıraksana çocukları . Onlar daha yeni evli .Her anlarını birlikte geçirmek isterler."

 

 

 

"Doğru dedin Şükran teyze . Ben karımla vakit geçirmek istiyorum . O yüzden musadenizle karımı alıyorum ."

 

 

Cihangir gelip oturduğum yerden beni kaldırdı . Hâlâ Cihangir'in burada olduğuna inanmıyorudum .

 

 

Cihangir'le el ele odadan çıkarken Meltem abla ve Selin'in bakışlarını görebiliyordum . Bana hiçte iyi olmayacak bakışlarla bakıyorlardı .

 

 

 

Daha fazla onlara bakmamak için başımı çevirdim .Mutfaktaki Leyla ablaya da veda edip evden çıktık.

 

 

Cihangir hâlâ elimi bırakmamıştı .

 

 

Merdivenlerden çıkarken yavaşça Cihangir'in elini bıraktım. Elimi bırakmamla birlikte bana döndü .

 

 

 

"Cihangir ya neden geldin .Şimdi kim bilir hakkımızda ne düşünecekler ."

 

 

 

"Çok meraklıysan teyzelerin sorularına geri gidebilirsin İnci ."

 

 

 

"Meraklı değilim ama -"

 

 

"Ee o zaman boş versene İnci . Kim ne düşünürse düşünsün . Hem herkes bizim evli olduğumuzu düşünüyor . Bu durumda karımla vakit geçirmek istemem normal bir durum ."

 

 

 

Doğru söylüyordu Cihangir . Herkes bizim evli olduğunuzu düşünüyordu .

 

 

Biz haricindeki herkes bizim evli olduğumuzu düşünüyordu .

 

"Cihangir sen direkt salona geldin değil mi ?"

 

"O ne demek İnci ? "

 

"Yani demek istediğim . Kapı açılır açılmaz bizim yanımıza geldin değil mi ?"

 

"Odaya geldim işte . Başka ne yapabilirdim ."

 

O zaman Cihangir Selin'le konuşmamıştı .

 

" İnşallah kapıda beklememişsindir diye sordum . "

 

Cihangir bana tuhaf bir bakış atıp merdivenlerden çıkmaya devam etti .

 

Çakma mafyayı düşünmekte suçtu . Ben kapıda beklemesin diye onu düşünüyordum başka da amacım yoktu .

 

 

Cihangir anahtarla kapıyı açınca eve girdik . Adımlarım direkt salondaki koltuğu buldu .

 

 

"Ayrıca ben seni Ayten teyze'den uzak dur konusunda uyarmıştım İnci . Sen de gitmişsin kadının yanına oturmuşsun ."

 

 

Ben o kadının Ayten teyze olduğunu nasıl bilebilirdim ki .O masum yüzüyle beni yanına oturtmuştu .

 

 

"Bilmiyorum ki Ayten teyze olduğunu ."

 

 

"Masum yüzüne kandın değil mi ? Başta bende kanıyordum ama artık kanmıyorum ona ."

 

 

Vallahi de o tonton haline kanmıştım .

 

 

"Lahmacun aldım bize kesin sen aşağıda utandığından bir şey yiyememişsindir ."

 

 

Utandığımdan bir şey yiyemediğim doğruydu . Ama Cihangir'in bunu bilmesine gerek yoktu .

 

 

"Yoo yedim ben . Niye utanayım öyle biri miyim ben ?"

 

 

 

"Yemek yedin yani ."

 

 

 

Başımı salladım onaylarcasına .

 

 

 

"O zaman ben yanlış düşünmüşüm . Sen tok olduğuna göre ben yiyeyim o zaman ."

 

 

 

"Sen ye o zaman ."

 

 

 

"Salonda yesem sorun olur mu senin için ? Sen toksun ya sorun olmaz diye düşündüm ."

 

 

Mutfakta yeseydi işte . Hem ben de görmezdim yediğini.

 

 

"Mutfakta yesene solanda rahat edemezsin ."

 

 

"Yok yok rahat ederim ben . "

 

 

Anlaşıldı illa gözümün önünde yiyecekti .

 

 

 

"O zaman istediğin yerde ye . Hem ben de zaten kitap okuyacaktım ."

 

 

Yani okuyabilirdim sonuçta .

 

 

Cihangir yemeğini salondaki masaya getirirken ben de sehpanın üzerindeki kitabı aldım . Bu Cihangir'in sabah okuduğu kitaptı .

 

 

Kitabın kapağına baktığımda kocaman harflerle ' Ağız hastalıkları tanısı ve tedavi ' yazıyordu .

 

 

Bula bula okumak için bu kitabı mı bulmuştum . Görünürde başka kitap göremediğim için mecbur bunu okuyacaktım .

 

 

Kitabın rastgele sayfasını açıp yüzüme doğru tuttum .Bir taraftan da Cihangir'e bakıyordum .

 

 

İnsan biraz utanırdı . Cihangir hiç utanmadan iştahla lahmacun yiyordu .

 

 

Aniden bakışları bana dönünce gözümü kitaba indirdim .

 

 

"İnci "

 

 

"Hı "

 

 

 

"Ne kadar da geliştirmişsin kendini . "

 

 

 

Kim bilir neyden bahsediyordu bu çakma mafya .

 

 

"Ben sabah kitabı düz okuduğumda bile anlamakta zorlanıyordum . Sen kitabı ters bile okuyormuşsun ."

 

 

 

Böyle bir hata yapmış olamazdım değil mi ? Kitabı ters tutacak kadar salaklık yapmış olamazdım .

 

 

Kitaba baktığımda tam olarak da böyle bir salaklık yapmıştım .

 

 

 

"Aslında ben de anlamıyordum da belki ters okursam anlarım diye düşündüm . Hem ben ne bileyim ağız hastalıklarını bunları senin bilemen gerekli . O yüzden vazgeçtim ben okumaktan ."

 

 

Kitabın kapağını kapatıp tekrar eski yerine koydum .

 

 

 

"İnci ."

 

 

Kim bilir yine neyi ters yapmıştım . Artık sormaya utanıyordum .

 

 

"Efendim Cihangir ."

 

 

 

"Biliyorum sen toksun ama ben fazla lahmacun almışım yer misin ? "

 

 

 

"Kaç tane aldın ki ? "

 

 

 

"Sekiz tane aldım . Dört tane sana dört tane bana ."

 

 

 

Hastahanedeyken de sekiz tane almıştı . Ama o zaman beş tanesi benimdi üç tanesi Cihangir'indi . Şimdi ise dört tane bana dört tane de kendisine almıştı .

 

 

"Aslında çok toktum ama sen ısrar ettiğin için yiyebilirim. Hem ziyan da olmasın ."

 

 

Oturduğum koltuktan kalkıp Cihangir'in yanına gidip oturdum .

 

 

Galiba yine komik bir şey söylemiştim . Bu çakma mafya gülümsüyordu .

 

 

 

"Neden gülüyorsum ? Aslında tokum ben ama sen ısrar ettiğin için yiyeceğim ."

 

 

 

"Hiç öylesine güldüm . "

 

 

 

Daha fazla Cihangir'le oyalanamayacaktım çünkü karnım çok açtı .

 

 

Cihangir'in aldığı şişe ayranı da açıp lahmacunla birlikte yemeğe başladım . Tam tamına üç tane lahmacunu zorlanmadan yemiştim .

 

 

 

"İyi ki tokmuşsun İnci . Yoksa aç olsan lahmacunlar yetmeyecekti bize ."

 

 

 

Kendini komik mi zannediyordu bu Cihangir . Öyleyse kandırıyordu kendini .

 

 

"Kaç defa söyleceğim sana Cihangir . Kendini komik mi zannediyorsun ? "

 

 

 

"Sen haricindekiler genelde öyle söyler ."

 

 

 

Ayranımın dibinde kalan son yudumu da içip arkama yaslandım .

 

 

"O zaman sana üzücü bir haberim var . Seni kandırmışlar oğlum ."

 

 

 

"İnci ."

 

 

 

"Efendim ."

 

 

 

 

"Hoşlanmıyorum o kelimeden söyleyip durma ."

 

 

 

"Hangi kelimeden bahsediyorsun yoksa oğlum dememden mi hoşlanmıyorsun ."

 

 

 

"Bilerek yapıyorsun ."

 

 

 

"Aaa kuru iftira . İnsanlar hakkında böyle yorumlar yapma oğlum . Herkes benim gibi sakin karşılamaz ."

 

 

 

"İnci ."

 

 

 

Daha fazla gülmemi tutamadım . Şu an keyfim yerindeydi . Karnım da toktu zaten .

 

 

Ben gülmeye devam ederken masanın üzerindeki telefonum çalmaya başladı .

 

 

Ekrana baktığımda bilinmeyen numaraydı .

 

 

"Alo ."

 

 

 

"İnci'm "

 

 

 

"Kimsiniz ? "

 

 

 

"Tanıyamadın mı beni İnci'm ? Yavuz ben . Evlendiğin için senden vazgeçeceğimi zannediyorsan yanılıyorsun müstakbel karım."

 

 

...

 

 

Diğer bölümde görüşene dek kendinizd iyi bakınnn.

 

 

 

 

 

Bölüm : 14.02.2026 21:23 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...