
Ayy ben geldimm. Hepinize iyi okumalar dilerimm.
Bol bol yorum yapmayı unutmayınn heyecanla yorumlarınızı cevaplamayı bekliyorumm
...
İNCİ DEMİRKAN
Zilin çalmasıyla yerimden hızlıca kalkarak kapıya koştum.Kapıyı açtığımda Cihangir karşımdaydı .
Gözlerim korkarak bedeninde gezindi yaralanmış mı diye ? Ama yara yoktu bedeninde . Şükürler olsun ki yarası yoktu .
"İnci , hiçbir yere gitmiyorsun duydun mu beni ? "
"Sen benden yardım istedin ben de kabul ettim ."
"O yüzden hiçbir yere gitmiyorsun . "
Gitme diyordu Cihangir . Ben daha Cihangir'e gelememişken nasıl giderdim . Gitmem için gelmem gerekmez miydi ?
"Cihangir " dedim fısıldayarak .
"Bir kere söylesen bile ben güvenirim sana . "
Cihangir bir söz verdi mi hep tutardı sözünü . Canı pahasına olsa bile tutardı sözünü .
"Şimdi yardım ederim sana dedin ve güvendim ben sana . Güvenimi kırma olur mu ?"
"Kırmam . "
"Ama Faruk vazgeçmez ki benden ."
" Ben vermem seni onlara . Bir kere söz verdim ben tutarım sözümü .Seni vermem kimselere.
Cihangir vermeyecekti kimselere beni . Bir kere söz verdi mi tutardı Cihangir . Seni vermem onlara demişti ve vermeyecekti .
Cihangir'e o kadar odaklanıştım ki kapını önünde bekletiyordum .Adamı kendi evine bile almamıştım.
"Kapıda beklettim seni ." diye mırıldandım heyecanımın aksine
İçimdeki heyecanımı bir bilseydiniz böyle sakin olmama şaşırdınız.
Cihangir ayakkabılarını çıkarıp içeri girecekken asansörün kapısı açıldı .
Kapıya doğru baktığım da bir kadın çıktı asansörden .Hani hissederdik ya bazen. Sebepsiz yere hissederdik. Hissetmiştim ben o kadın Selin'di .
Cihangir'i seven Selin'di .Cihangir'i benim aksime mutlu edecek Selin'di .Ben söylememiştim bunları Meltem abla söylemişti .
Asansörden çıkan güzel kadın Selin'di hissetmiştim ben . Çok güzeldi . Prenses gibiydi benim aksime .
Küçükken güzelliğinden bayıldığım ablalara benziyordu ve eminim benim aksime karnında çirkin bir yara yoktu.
Elinde üstü peçeteyle kapalı tabakla Cihangir'in yanına geldi .
"Cihangir , bugün gitmemişsin kliniğe ."
"Önemli bir işim vardı . Randevuları iptal ettim ."
Göz ucuyla da bana bakıyordu Selin . Rahatsız hissettim bakışlarından . Sanki' bu kim Cihangir ?' dermişçesine bakıyordu bana .
"Arabanı otoparkta görünce geleyim dedim. Sabah patatesli börek yapmıştım ."
Elindeki tabağı Cihangir'e uzattı .
Cihangir patatesli börek sevmezdi ki Cihangir ıspanaklı börek severdi benim gibi . Biz küçükken sadece ıspanaklı börek severdik .
Her şeyin değişmesi gibi bu da değişmişti. Artık Cihangir benim gibi ıspanaklı börek sevmiyordu .Artık o patatesli börek seviyordu .
"Zahmet etmişsin Selin ."
"Ne zahmeti canım .Sen seviyorsun diye getireyim dedim."
Sonrasında tamamıyla dönüp bana baktı .
"Misafirin var galiba ? "
Bakışları hiç iyi bakmıyordu sanki . Üzerimdeki Cihangir'in kıyafetlerine hiç iyi bakmıyordu .
"Evet , misafirim var .Bir süre burada kalacak ."
Sonrasında elini uzattı selamlaşmak için .
"Merhaba ben Selin . Daha önce hiç görmedim sizi . Burada yaşamıyorsunuz galiba ."
Uzattığı eli nazikçe tuttum .
"İnci ben de . Burada yaşamıyorum ."
"Anladım Cihangir'in ziyaretine geldiniz galiba ."
Cihangir'i ziyarete falan gelmemiştim .Ben Cihangir'den yardım istemeye gelmiştim .
Ben konuşamadan Cihangir konuşmaya başladı.
"Selin börek için tekrar teşekkürler .İnci burada olacak bir süre sonra tanışırsınız."
Cihangir'in konuşmasıyla Selin mesajı almış gibi konuşmaya başladı.
"Ben gideyim o zaman Cihangir . Canım istediğinde söyle ben yaparım börek sana . "
Sonrasında bana döndü .
"Tanıştığıma memnun oldum tatlım . Seninle oturup konuşmak isterim ."
Ben ister miydim bilmiyorum ? Cihangir'i sevdiğini bile bile seninle oturup konuşmak istemezdim . Kalbim dayanmazdı ki .Ben o kadar güçlü değildim .
Selin'e cevap vermek yerine başımı sallamakla yetindim .
Sonrasında geldiği gibi asansöre binip gitti . Selin belki gitmişti ama etkisi kalmıştı ben de.
Cihangir içeri girdiğinde ben de kapıyı kapatıp içeriye geçtim .İlk öncelikle elindeki tabağı masanın üzerine bıraktı .Sonrasında dolaptan bir bardak alıp su içmeye başladı.
Mutfak kapısında durmuş öylece Cihangir'i izliyordum . Leyla abla'nın koluma dokunmasıyla kendime geldim.
"Selin mi geldi yine ?"
"Evet, abla börek getirmiş ."
Cihangir çok susamış olacak ki bir bardak daha su doldurdu.
" Cihangir ,alıştı sürekli börek yapıp getiriyor Selin ."
"Farkındayım abla ."
"Yüz buluyor getirdiğin yemekleri alınca ."
"Ne yapayım abla ,getiyor o kadar .Geri mi çevireyim nimet sonuçta . "
Sonrasında mutlaftan çıkıp yatak odasına gitti .Selin yüzünden Faruk'u da soramamıştım .
"Leyla abla ."
"Efendim İnci'm "
"Cihangir patatesli börek çok mu seviyor ?"
Sevmiyor desin istedim . Selin getirince geri çeviremedi o yüzden aldı desin istedim. Cihangir ıspanaklı börek sever desin istedim . Yine ne çok şey istemiştim öyle ...
"Sever , Cihangir patatesli börek sever . Selin de bunu öğrendiği için sürekli yapıp getiriyor."
Gülümsedim burukça . Artık ıspanaklı börek sevmiyordu Cihangir . Kim bilir daha neler değişmişti hayatında .
Cihangir hakkında bir şeyler öğrenmek iyi gelmiyordu bana. Onun ne kadar değiştiğini görmek kalbimi acıtıyordu .
"İnci , ben eve gideyim artık .Serdar 'ı göremedim kaç saattir . Bir şey olursa arayın beni ."
Benimle uğraşmaktan kadın evine gidememişti .
"Kusura bakma Leyla abla , benimle uğraşmaktan evine gidemedin."
"Ne kusuru İnci .Sen düşünme öyle şeyler . Artık korkma da kimseden olur mu ? Güvendesin burada ."
Cihangir söz vermişti ya korkumuyordum artık.
"Seni eşimle de tanıştıracağım en kısa sürede . Bir tane de abi olacak ."
Abim vardı aslında benim .Abi demeye bin şahit isteyen abim vardı . Keşke olmasaydı dediğim bir abim vardı .
Sonrasında Cihangir'in odasının kapısı açıldı. Üzerini değiştirmişti Cihangir.
"Cihangir gidiyorum ben .Bir şey olursa ararsınız ."
"Tamam abla her şey için sağ ol . Bugünkü randevuları iptal ettim en kısa zamanda aralara sıkıştıralım olur mu?"
"Ben hallederim yarın sen merak etme ."
Leyla abla vedalaştıktan sonra gitmişti . Şimdi Cihangir'le salonda otuyorduk .Ama ikimizden de ses çıkmıyordu . İki yabancı gibi oturuyorduk .
"Cihangir "
Diye konuşmamla bakışlarını telefonundan kaldırıp bana baktı .
"Faruk'u soracaktım sana ."
"Soracak bir şey yok İnci .Bilmen gereken bir şey olursa söylerim ben sana ."
"Ama buraya geldi dedin .Her yerde seni arıyor dedin ?"
"Şimdi de endişelenecek bir durum yok diyorum .Merak etme sen ."
Cihangir endişelenecek bir durum yok diyorsa inanıyordum ona .
"Cihangir ."
"Efendim İnci ."
"Ben nerede kalacağım . Benim kalacak bir yer bulmam gerekiyor ."
"Bir yere gitmiyorsun dedim ya İnci . Burada kalacaksın."
"Ama burası senin evin ."
"Ben klinikte kalacağım .Sen de burada kalacaksın ."
"Olmaz ki öyle . Senin evin burası benim gitmem gerek ."
" Olmaz dedim ya İnci .Sen burada kalırsın hem Leyla abla da var yalnız kalmazsın .Ablam da burada ."
Ablan beni burada istemiyordu ki Cihangir . Haklıydı da . Beni istememekle haklıydı. Meltem ablayı hiçe sayıp burada kalmıştım .
"İkimizin aynı evde kalması uygun olmaz . Hem rahat edemezsin . "
"Ama Cihangir -"
"İnci konuyu kapat lütfen . Burası en güvenli yer senin için."
Konuyu kendi içinde kapatmıştı ve benim birkaç kelime etmeme bile izin vermiyordu .
"Senin için biraz alışveriş yapalım .Bugün kliniğe gitmeyeceğim .En azından ihtiyaçlarını alalım vakit varken . Mutfak da çok yemek yapmadığım için çok bir şey yok dolapta markete de uğrarız ."
Bütün düzenini bozmuşken bir de alışveriş yapalım diyordu .
Birkaç gün burada kalabilirdim ama hep kalamazdım ki burada . Benim acil bir çözüm bulmam gerekliydi.
"Cihangir , benim çantam nerede ?"
İçinde annemin verdiği birkaç bilezik ve altınlar vardı . Alışverişten önce biraz bozdurabilirdim .
"Girişteki dolaba koymuştum ."
Cihangir montunu giyerken ben de çantanın içinden beyaz mendili alıp kabanımın cebine koydum .
Üzerimi değiştirmem gerekliydi . Cihangir'in kıyafetleriyle gidemezdim .Birkaç parça kıyafet çantamda vardı .
"Üzerimi değiştirmem gerekli birkaç dakika bekleyebilir misin?"
"Niye , rahat edemedin mi ?"
Rahat edemememle alakalı değildi ki konu. Konu üstümde bana ait olmadığı belli olan kıyafetler vardı .
"Onunla alakalı değil .Üzerimdekilerin benim olmadığı belli ya ondan dedim ."
"Üzerindekilerin senin olup olmaması kimseyi ilgilendirmez .Eğer rahatsan değiştirmeden gidelim ."
Sanki kötü bir şey demiştim. Niye durup dururken sinirlenmişti ki .
Cihangir'e cevap vermeden kabanımı giydim. Sonrasında kapıyı açıp evden çıktık . Cihangir asansörü mü tercih ederdi bilemedim ama ben merdivenlere yöneldim. Arkama baktığımda Cihangir'in de arkamdan geldiğini gördüm .
Dün gece sesli ağlamamak için hızlı hızlı indiğim merdivenleri şimdi yavaş yavaş iniyordum.
Apartmandan çıktığımızda nereye gideceğimizi bilmediğim için yavaşlayıp Cihangir'i bekledim. Arabasına doğru yöneldiğinde ben de sessizce arkasından takip edip ön koltuğa oturdum.
Cihangir arabayı çalıştırdığında Cihangir'e dönüp konuşmaya başladım.
"İlk önce kuyumcuya uğrayabilir miyiz ?"
"Neden ?"
"Sadece uğrayabilir miyiz diye sordum nedenini sor diye sormadım ?"
"Neden ?"
"Boş versene nedenini .Uğrayabilir miyiz ?"
"Hayır ."
"Ama benim altın bozdurmam gerekli . Yanımda para yok çünkü ."
"Senden para istediğimi hatırlamıyorum İnci ."
"Senin isteyip istememen önemli değil .Benim bozdurmam gerekli ."
"Tamam bir ara bozdurursun .Şimdi uğrayamayız kuyumcuya ."
"Ama Cihangir-"
"Geldik İnci .Hadi inelim vakit kaybetmeden .
Cihangir arabadan indiğinde ben de arkasından söylenerek indim. Büyük bir alışveriş merkezine gelmiştik.
Alışveriş merkezine girdiğimizde ilk önce kıyafet mağazasına doğru yöneldi Cihangir .
"Ben bekliyorum mağazanın dışında ihtiyacın olan her şeyi al ."
Sonrasında cüzdanından kart çıkarıp bana uzattı.
"Kabul edemem bunu . Zaten yeterince yük oluyorum .Bir de bunu kabul edemem."
"İnci alır mısın şunu ? "
"Alamam işte Cihangir ."
Sonrasında beni mağazanın dışında bırakarak içeri girdi. Görmeyeli iyice gıcık olmuştu Cihangir .
Cihangir'in arkasından ben de girdim mağazaya .Bulduğu koltuğa oturmuş beni bekliyordu .
"Gidip ihtiyacın olanları almazsan bekleriz burada sabaha kadar ."
Kesinlikle gıcık bir şey olmuştu .
Sonrasında Cihangir'i arkamda bırakarak mağazada dolaşmaya başladım.
Gözüme güzel gelen kıyafetlerden almaya başladım. Ama Cihangir ödeyeceği için almaya içim el vermiyordu.
Kucağımdaki kıyafetlerle Cihangir'in yanına gittim . Cebimdeki beyaz mendilden bir tane altın çıkarıp Cihangir'in avucuna koydum.
"Sen ödeyeceğin için alamıyorum ."
"Bunun karşılığında bir tane altın vermeyi düşündün ."
"Hı-hım "
"Altını alınca rahat yapabilecek misin alışverişi ?"
"Yapacağım tabiki sonuçta altın verdim sana ."
"Tamam o zaman altını aldığıma göre git hadi alışverişini yap bekliyorum burada ben ."
Rahatlamıştım vallahi .Şimdi içim el veriyordu bir şeyler almaya. Sonuçta o kadar altın vermiştim Cihangir'e .
Mağazadan çıkarken iki dolu poşetle çıkmıştık. Cihangir öderken toplam tutara bakmıştım . Neyseki altından daha pahalı tutmamıştı .
"Ben kendim taşırım poşetlerimi."
"Taşıyamazsın diye bir şey söylediğimi hatırlamıyorum."
"Yani poşetlerimi vermen için söyledim Cihangir ."
Beni duymuyormuşçasına yürümeye devam etti .
Alt kata indiğimizde büyük bir markete girmiştik . Cihangir alışveriş arabası alıp markette dolaşmaya başladı.Ben de arkasından annesini takip eden çocuk gibi takip ediyordum .
Alışveriş arabası şimdiden dolmuştu .Cihangir ne görüyorsa arabaya atıyordu .
"İstediğin bir şey varsa al ."
"Marketteki her şeyi aldın zaten ."
"Abartıyorsun şu an İnci . Temel ihtiyaçları aldım"
"Avakado sosu çok gerekliydi zaten ."
İşine gelmeyen şeyler söylediğimde yürümeye devam ediyordu. Bal gibi de her şeyi almıştı . On farklı sos almıştı . Ben hayatımda o kadar sos görmemiştim.Gelmiş bir de temel ihtiyaçları aldım diyordu.
Cihangir'in arkasından söylenirken bembeyaz bir panduf görmüştüm . Cihangir'in evinde sadece kendi terlikleri vardı .Geçen gün de kirli çoraplarımla giyerek kirletmiştim zaten .
Terliklerin olduğu kısıma giderek beyaz pandufu elime aldım . Panduf'un yanındaki koyu gri terliği de alıp Cihangir'in yanına gittim. Yine arabaya bir şeyler doldurmaktam benim yokluğumu fark etmemişti .
"Cihangir ."
Bana bakmadan önündeki raflarla ilgileniyordu.
"Bunu da alabilir miyim ?"
Raflara bakan başını kaldırıp bana baktı.
"Hani dün senin terliklerini giymiştim ya hem de kirletmiştim . Bir daha seninkileri giymiyeyim diye istedim. Ama istemezsen yerine koyarım hemen ."
"İstediğini alabilirsin."
O zaman elimdeki pandufu alacaktım .Hem Cihangir'i de düşünmüştüm . Ona da terlik almıştım terliklerini kirlettiğim için .
"Terliğin numarası büyük değil mi senin için ?"
"Bunu sana alıyorum .Dün kirlettim ya terliğini onun için."
"Terliğim falan kirlenmedi İnci .Almana gerek yok ."
Kirli çoraplarımla giymiştim o yüzden kirlenmişti Cihangir'in terlikleri . Cihangir'e cevap vermeden alışveriş arabasının uç kısmıma koydum elimdekileri.
Bu sefer de ben Cihangir'i ardımda bırakarak yürümeye başladım. Alışveriş arabasının sesinden arkamdan geldiğini anlamıştım .
"İnci , çoğu şeyi aldık . Diş fırçası falan kaldı ."
Hâlâ çoğu şeyi aldım diyordu . Almadığımız bir şey kalmamıştı ki.
Diş fırçalarının bulunduğ reyona doğru gittik . Bana kalsa rastgele bir şey alırdım ama Cihangir'e sormak istedim.
"Hangi fırça iyi Cihangir benim bilgim çok yok ."
Sanki ona sormam hoşuna gitmiş gibi aradığı fırçayı bulmaya çalıştı .
Sonrasında elinde bir diş fırçası ve macunla geri geri geldi.
"Ne farkı var bunların diğerlerinden."
"Madem sorgulayacaktın niye sordun bana ."
"Siz dişçiler de hep alınıyorsunuz bu konularda."
"Diş doktoru demek istedin galiba İnci ."
Cihangir klasik dişçi olmuştu .Hemen ona dişçi dediğim için itiraz etmişti . Küçükken diş doktoru olacağını bilseydim hep dalga geçerdim Cihangir'le.
"Taman ya sen seçtiysen iyidir bunlar . Sonuçta diş doktorusun. Sen bilmeyeceksin de ben mi bileceğim hangisin iyi olacağını ."
Diş doktoru dememden memnun olmuş olacakki .Minicik bir gülümseme belirdi dudağında .
"İnci ,bu reyonda ihtiyacın olabilecek şeyler var.İstediklerini al ben kasaya doğru gidiyorum ."
Cihangir'in gitmesiyle gördüğüm ilk tarağı aldım . Birkaç kişisel ürün de aldıktan sonra Cihangir 'in yanına gittim.
Elimdekileri de kasaya bıraktıktan sonra aldıklarımızı poşete doldurmaya başladık. O kadar çok şey almıştık ki yüklü bir miktar tutmuştu . Cihangir'e bir altın daha vermem gerekliydi .
Çok poşet olduğu için birkaç poşeti de ben alıp arabaya doğru gittik . Poşetleri bagaja yerleştirdikten sonra arabaya bindik .
Cebimdeki beyaz mendilden bir altın daha çıkarıp Cihangir'e uzattım.
"Yine mi altın ? Sen hep böyle altın mı vereceksin bana ?"
"Yok hep veremeyeceğim çünkü bu gidişle hemen bitecek altınlarım . "
"Tamam kendi ihtiyaçlarını aldın kendi paranla. Bu market alışverişini ben yaptım . O yüzden alamam altını ."
"Cihangir -"
"İnci ,koy o altını çıkardığın yere .En kısa zamanda da gideriz bir kuyumcuya merak etme ."
İyi keyfi bilirdi o zaman .Zorla altın falan verebilecek halde değildim. Altını beyaz mendile geri koydum ve camdan dışarı izlemeye başladım.
Sanki Cihangir'le hiç ayrımamışta beraber evimiz için market alışverişi yapmış gibi hissettim.
Böyle bir şey olması için her şeyimi verirdim. Hem de her şeyimi....
....
Artık patatesli börek seven Cihangir'e ve İnci'ye sormak istedikeriniz olursa hemen bu satırdan sorabilirisinizz.
Diğer bölüm görüşmek üzere kendinize iyi bakınnnn.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |