

Hepinize şimdiden iyi okumalar dilerimmm.Bol bol yorum yapmayı unutmayınnn.
.....
İNCİ DEMİRKAN
Gözlerimi açmak istiyordum ama tavandaki ışık bunu engelliyordu . Zor da olsa elimi gözüme doğru siper ederek açtım gözlerimi .
Sonrasında kolumda hissettiğim ağrıyla gözüm koluma doğru kaydı . Sol koluma serum takılmıştı .
Bakışlarımı kolumdan çekip odaya göz gezdirdim. Kimse yoktu odada .
Çok korktum yine Cihangir'i kaybettim diye çok korktum. Daha beni tanıyamamamıştı bile . Kendimi tanıtamadan yine onu kaybetmekten çok korktum.
Yattığım yerden doğruldum .Ayakkabılarıma bakındım ama ortalıkta yoktu . Şimdi ayakkabılarım önemli değildi ki Cihangir gitmeden onu yakalamam gerekliydi .
Sekiz yıl önce durduramadığım Cihangir'i şimdi durduramam gerekliydi .
Tam ayağa kalktığım an da odanın kapısını açıldı. Belki Cihangir gelmiştir diye heyecanla baktım ama gelmemişti . Klinikte olan kadın girmişti odaya . O bile buradayken Cihangir'in olmayışına kalbim dayanamadı.
İçimden gelen bir hınçla elimdeki serumu çıkarttım. Ayakkabım yoktu ayağımda .Yalın ayak gidecektim.Yeter ki Cihangir beni hatırlamadan gitmesindi .
En azından bir kere beni tanısaydı . Benden nefret etmesine belki dayanabilirdim ama beni hiç hatırlamamasına dayanamazdım ki ben .
"İnci ,dur düşeceksin kızım ."
Hâlâ adını bile bilmediğim kadın beni durdurmaya çalışıyordu .İki kolumdan da tuttu beni ama benim durmaya gücüm yoktu . Cihangir gidiyordu çünkü .
Kollarımı tutan ellerini ittirerek yürümeye başladım.Koridora çıktığımda bir sürü insan vardı .Ama Cihangir onların arasında yoktu .
Herkes içerideki hastasını beklerken Cihangir gitmişti.Küçük Cihangir olsa oysaki hiç elimi bırakmazdı .
İnsanlar bana garip şekilde bakıyordu ama ben hâlâ bir umut Cihangir bulabilirim diye düşünüyordum.Niye bu kadar canım acıyordu ki . Canımı bu kadar yakan şey neydi ?
Elimin tersiyle yüzümdeki yaşları sildim. Koridor boyu ilerliyordum ama yoktu işte Cihangir . Sonrasında öylece çöktüm koridorun köşesine .
Başımı duvara yaslamış şekilde oturdum. Gitmişti Cihangir .Sonrasında hâlâ adını bilmediğim kadın geldi yanıma. Dizleri üzerine çöküp ellerimi tuttu.
"İnci ,Duyuyor musun beni ? Ablacım duyuyor musun beni ?"
"Cihangir"
"Tamam gelecek Cihangir .Çağırdım ben onu gelecek buraya tamam mı ?"
Gelecek miydi sahiden ? Gelmesi için gitmesi gerekiyordu .Sahiden de gitmişti .Beni bırakıp gitmişti. Hâlâ gitmediğini umut ediyordum ama gitmişti işte .
"İnci ,hadi konuş benimle ."
Bir taraftan benimle konuşmaya çalışırıyordu diğer taraftan birine sesleniyordu .
"Bak biz seninle daha tanışamadık .Benim adım Leyla ."
Sonunda öğrenebilmiştim adını . Teşekkür etmem gerekliydi .Sonuçta ben hastayken başımda beklemişti.
"Ama ben senin ablan yaşındayım .Leyla abla diyebilirsin olur mu İnci ."
Benden büyük olduğunu ilk gördüğüm an da anlamıştım.
"Teşekkür ederim Leyla abla .Her şey için ."
"Ah be İnci ne diye çıkardın serumu . Her an yine bayılacaksın diye korkuyorum ."
Sonrasında benden bakışlarını çekip yüksek sesle bağırmaya başladı.
"Yardım edebilir misiniz odaya taşıyalım. "
Gözlerim arada açıp kapanıyordu .Başımı da dik tutmakta zorlanıyordum.
Birkaç kişinin bize yaklaştığını görebiliyordum. Büyük ihtimalle beni odaya götürmek için yardım edeceklerdi.
Leyla ablanın da yardımıyla ayağa kalkabilmiştim .Zor da olsa bir adım atıyordum ki Cihangir'in sesini duydum.
"Teşekkürler ,ben yardım ederim ."
Niye beni bırakıp gittin diyemedim .Biraz daha iyi olsaydım o zaman gitseydin diyemedim.
İnci tanesini hâlâ hatırlamıyor musun diyemedim ?
Sol kolum tutan adam , kolumu bırakmasıyla vücudum büküldü. Sonrasında beklemediğim an da Cihangir'in kucağında buldum kendimi.
Hâlâ beni niye bırakıp gittin diye bağırmak istiyordum.
Cihangir yürürken başım geriye doğru savruldu. Boynumu dik tutamıyordum. Artık bilincimi de tam açık hissetmiyordum . Konuşmalar kulağıma boğuk boğuk geliyordu .
"Abla boynunu tutsana "
Boynumun altında bir destek hissetim.Boynum artık sabit kalabiliyordu fakat gözlerimi açık tutamıyordum.
"Ayağında niye ayakkabı yok ?"
"Bir de soruyorsun Cihangir . Kız kolundaki serumu fırlatıp yalın ayak çıktı koridora. Engelleyemedim bile."
Bedenim yumuşak bir yerle buluştuğunda artık tamamen kapanmıştı bilincim. Yine uyanmaya korkuyordum.
Yine hasta yatağında tek başıma uyanacağım diye korkuyordum. Cihangir beni hatırlamayacak diye korkuyordum. Ne çok korkularım vardı benim öyle ...
...
Yine gözüme gelen ışıkla rahatsız oldum . Dejavu yaşıyordum sanki .
Sol koluma baktığımda yine serum vardı .Ama bu sefer serumun bitmesine çok az kalmıştı.
Bakışlarımı odanın içine çekmeye korkuyordum.Yine kimsenin olmasına , Cihangir'in beni hatırlamadan gitmesinden korkuyordum.
Gözlerimi açtığım gibi geri kapattım. Yine aynı şeyleri yaşamak istemiyordum.
"İnci , iyi misin ablacım ?"
Kapattığım gözlerimi aralayarak bakışlarımı sesin geldiği yöne çevirdim. Yine Leyla abla vardı yanımda . Cihangir yine yoktu .
"Doktoru çağırayım ben .Uyanınca haber verin demişti ."
Bir şey söyleyemeden odadan çıktı .
Artık kabullenmiştim .Ben Cihangir'i sonsuza kadar kaybetmiştim. Ben Cihangir'in hatıralarından silinip gitmiştim.
Dolan gözlerimi kırpıştırdım .Ağlamamalıydım ki . Ağlamaya hakkım yoktu benim. Sekiz yıl önce ben seçmiştim bu durumu .Şimdi çıkıpta ağlayamazdım.
Gözümden düşen yaşları sildim hızlıca . Sonrasında kapı açıldı .İçeri ilk önce orta yaşlarda olan beyaz önlüklü doktor girdi . Arkasından Leyla abla'nin girdiğini görmüştüm. Bakışlarımı doktora yönelttiğimde kapı hâlâ kapanmamıştı . Tekrar kapıya doğru baktığımda onu görmüştüm. Gitmemişti bu sefer .Odanın girişinde öylece ayakta bekliyordu.
Ben bakışlarımı Cihangir'den alamazken o doktora bakıyordu. Bir kere bile gözlerimiz kesişmedi .
"Nasıl hissediyorsunuz İnci hanım ?"
Doktorun bana doğru konuşmasıyla Cihangir'den bakışlarımı çektim.
"İyiyim ben .Sadece aninden başım dönünce kontrol edemedim kendimi ."
"Birkaç tahlil yaptık ciddi bir şey görünmüyor . Sadece kan değerleriniz biraz düşük kalmış onun dışında iyisiniz."
Başımı salladım onaylarcasına .Odada ben ve doktordan başka kimseden ses çıkmıyordu.
"Bayılmanızın sebebi de yüksek ihtimalle açlık. .En son ne zaman düzgün bir öğün yediniz ?"
Saat şu an kaçtı bilmiyorum ama hava çoktan kararmıştı. Ben en son dün sabah Necip abilerle kahvaltı yapmıştım. Neredeyse 2 gündür bir şey yememiştim.
"2 gün önce galiba."
"Yuh be kızım İnci .İki gün ne demek hiç mi aklına gelmedi yemek yemek ."
Leyla ablanın araya girmesiyle bakışlarım ona çevrildi . Bir adım arkasında da Cihangir vardı . İşte bu sefer kesişmişti gözlerimiz .Yine yabancı gibi bakıyorlardı .
"Serum bitmek üzere sonrasında çıkabilirsiniz. Beslenmenize dikkat edin .Geçmiş olsun tekrardan ."
Doktor odadan çıkınca oda sessiz kalmıştı. Sonrasında Leyla abla yanıma gelerek konuşmaya başladı.
"İyisin değil mi İnci ?"
"İyiyim ."
"Sen niye dikkat etmiyorsun ki yemene içmene. Ya yollarda düşüp bayılsaydın ?"
"Pek fırsatım olmadı .Sonrasında da aklımdan çıkmış yemek yemek ."
Leyla abla bana üzgünce bakarken Cihangir konuşmaya başladı.
"Abla ben arabayı getireyim hastahanenin önüne siz inersiniz ."
Başka söz söylemeden Cihangir odadan çıkmıştı . Ben arkasından bakarken Leyla abla konuşmaya başladı.
"Hadi gel güzelim kabanını giyelim .Ordu soğuktur sizin oralara benzemez."
Bitmiş serumu kolumdan çıkarttıktan sonra Leyla abla'nın yardımıyla kabanımı ve ayakkabılarımı giydim .
Yavaş yavaş merdivenlerden indikten sonra hastahanenin girişine çıkabilmiştik .Leyla abla beni siyah arabaya doğru yürütürken Cihangir'in arabası olduğunu anlamıştım.
İkimiz birlikte arka koltuğa geçtikten sonra Cihangir arabayı çalıştırdı.
Şimdi ne yapacaktım .Nereye gidecektim ? Gidecek yerim yoktu ki benim ? Belki beni bir otole bırakabilirlerdi.
Yol boyunca düşüncelerle boğuşurken bir apartmanın önünde durmuştuk . Çok yüksek bir bina değildi ama yine de yüksekti .En üst katta açık teras vardı .Eminim ki gün doğumunda çok güzel gözükürdü manzara .
Leyla abla ve Cihangir kapıyı açıp indiklerinde arkalarından ben de indim .
Cihangir önden ilerlerken Leyla abla da benim yanıma gelip koluma girdi .Beraber Cihangir'i takip ediyorduk.
Cihangir asansöre binip dördüncü katın tuşuna bastı .Asörde de kimseden ses çıkmıyordu.
Ben de konuşmaya hakkım yokmuş gibi susuyordum . Nereye gidiyorduk hiçbir bilgim yoktu . Asansörden indikten sonra Cihangir 14 numaralı dairenin kapısını açtıp geri çekildi .
Leyla abla ayakkabılarını çıkararak içeri girdi . Ama ben giremezdim ki çoraplarım kirlenmişti. Yalın ayak koridorda dolaşmıştım. Şimdi Cihangir'in evini kirletemezdim .Cihangir temiz ve sadeydi . Önem verirdi böyle şeylere .
"İnci girsene ablacım ."
"Abla benim çoraplarım kirlendi .Şimdi halıyı kirletmeyeyim . Terlik varsa verebilir misin ?"
Uzun zamandır sesini duymadığım Cihangir konuşmaya başladı.
"Sorun olmaz girebilirsin içeri . O kadar önemli değil benim için ."
Sekiz yılda değişmişti .Eskiden olsa çoraplarımı çıkartmadan izin vermezdi girmeme .
Sorun yok demesine rağmen giremedim.Küçük Cihangir'i düşünüp kirli çoraplarla giremedim.
"Abla lütfen varsa terlik verebilir misin ? "
Leyla abla beni duymasıyla kapının girişindeki dolaptan bir terlik uzattı .Cihangir'in terlikleri olduğu belliydi . Bu sefer de terlikleri kirlenecekti ama sonrasında yıkardı terlikleri .
Terlikleri giyip içeri girdim .Nereye geçmen gerektiğini bilmiyordum.
"Abla siz oturun ben bir çorba falan alıp geleyim ."
"Olur ablacım .Acıktık biz de "
Cihangir kapıyı kapatıp gitti. Leyla ablayla hâlâ girişte bekliyorduk.
"Ev sıcaktır kabanını çıkar ablacım ."
Kabanımı çıkarıp en son askılığa astım .Birkaç askı Cihangir'in ceketleriyle doluydu .Belki kabanımı asmamdan rahatsız olur diye en sona astım. Ceketlerinden en uzak askıya astım.
Sonrasında minik adımlarla Leyla ablayı takip edip salona geçtim .
"Az daha dayan ablacım şimdi Cihangir yiyecek bir şeyler getirir .Sonrasında daha iyi hissedersin ."
"Leyla abla ?"
"Efendim İnci ."
"Neden kim olduğumu sormuyorsun ? "
" İnci ,bunları sormak benim haddime değil . İlk Cihangir konuşsun sonra ben konuşurum seninle."
Sonrasında kocaman gülümseyerek konuşmaya devam etti.
"Ama sen sorabilirsin bana kim olduğumu .Ben tanıtırım sana kendimi ."
"O zaman sen kimsin Leyla abla ?"
"Ay kız böyle' dan 'diye sorunca şaşırdım."
"Sen sor deyince sordum kusura bakma abla ."
"Şaka yapıyorum İnci biraz daha rahat ol diye yaptım.Ben Cihagir'in yanında çalışıyorum asistan olarak .Eşim Serhat, Cihangir'le çok yakınlar .Serhat sayesinde tanıştım Cihangir'le. Ama kardeşimden farklı değil benim için ."
Aklıma bir şey gelmiş gibi kocaman gülümsedi
"Sağ olsun o da beni ablası gibi sayar .Gerçi Meltem benden pek haz etmiyor ama Cihangir ablası gibi seviyor beni."
"Meltem abla da burada yaşıyor değil mi?"
"Evet hemen alt katta kalıyor . Meltem'i de tanıdığına göre uzun zamandır tanışıyorsunuz Cihangir'le."
Başımı salladım onaylarcasına.
"Benim evimde burada biliyor musun ? Başka apartman yokmuş gibi hepimiz buraya toplandık .Ben de bir alt katta kalıyorum ."
"Ne güzel birlikte yaşıyorsunuz ."
"Bakma sen söylendiğime seviyorum böyle birlikte yaşamayı .Meltem ve Selin 'le çok anlaşamasak da . Cihangir için değer ."
Meltem abla Cihangir'in ablasıydı ama Selin kimdi peki?
"İnci ben küçükken erkek kardeşimi kaybettim.Sonrasında da kardeşim olmadı benim .Cihangir benim kardeşim oldu .Çok değerlidir benim için ."
"Başın sağ olsun abla ."
"Bu gidişle bir de benim kız kardeşim alacak gibi ."
"Kim, ben mi ?"
"Tabiki sen İnci başka kim olsun .Hele Selin' den falan Allah korusun."
Tam Selin kim diye soracakken zil çaldı . Leyla abla ayaklanarak kapıya doğru gitti.
"Hoşgeldin ."
"Hoşbuldum abla .Hadi mutfağa geçelim ."
Leyla abla kapıdan bana bakarak 'gel ' işareti yaptı. Oturduğum koltuktan kalkarak Leyla ablaların yanına gittim.
"Geç otur bakalım İnci .Hemen bir şeyler ye sen ."
Önüme koyduğu çorba kasesiyle karnımın acıktığını hissetmiştim. Cihagir karşıma oturuken Leyla abla da yanıma oturdu .
"Hadi başla hemen çorbanı içmeye ."
Leyla abla o kadar abla gibi davranıyordu ki . Daha beni birkaç saat önce tanımıştı oysaki ama hiç öyle yabancı hissettirmiyordu Cihangir'in aksine.
Elime kaşığı alıp yavaş yavaş çorbamı içmeye başladım. Uzun zamandır mideme birşey girmediğinden midir bilmem çorba çok iyi gelmişti.
"İnci ekmek de koy çorbanın içine ablacım."
Cihangir tam ağzını açıp bir şey söyleyecekken sustu. Bir şey söylesin diye bekledim ama sadece sustu.
"Abla ben ekmekle yiyemiyorum çorbayı ."
"Niye yiyemiyormuşsun, karnın doymaz öyle ."
"Bilmem küçüklükten beri yiyemiyorum ."
Leyla abla daha sonrasında ısrar etmedi .
"Cihangir ,Serhat eve gelmiş ben yemekten sonra eve gideyim."
Cihangir sadece başını sallamakla yetinmişti. Leyla abla çorbasını içtikten sonra ayaklandı .
"Ablam ben gidiyorum bir ihtiyaç olursa arayın olur mu ?"
"Tamam abla bir şey olursa ben ararım .Abime selam söyle ."
Dış kapının kapanma sesi gelince içimi garip huzursuzluk kapladı . Ne konuşacaktım Cihamgir'le .Beni hatırlamamıştı bile .Yardım etmek istemezdi belki.
"Cihangir " fısıltıya benzer sesimle konuşmaya başladım.
"Efendim."
"Hatırladın mı beni ?"
Tek bir dileğim vardı o da beni hatırlamasıydı. Bana bir yabancı gibi bakmasına dayanamıyordum.
"Hatırlıyorum .Küçükken arkadaştık galiba ."
Yüzümdeki hayal kırıklığını görmemesi imkansızdı. İstemsizce gözlerim dolmaya başladı.
Arkadaştık. Cihangir için küçükken sadece arkadaştık. Başka hiçbir şey değildik biz .
"Neden geldin buraya ?"
"Sen hatırlamazsın ama ' bir gün bana ihtiyacın olursa küçük Cihangir ve İnci hatrına sana yardım ederim demiştin.' "
Gözümden bir damla yaş süzüldü .
"Söylesene Cihangir .Küçük Cihangir ve İnci hatrına bana yardım eder misin ?"
...
Umarım beğenmişsinizdir bölümü. Diğer bölümde görüşmek üzere kendinize iyi bakınnn.
Cihangir 'in bu aralar en sevdiği şarkıdan kesit "Unuttum "desem de inanma bana Anılarla yazdım seni kalbime .
Müslüm Gürses -Seni yazdım
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |