
Canlarımm ben geldimmm .
Size dopdolu bir bölümüyle geldimmm. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olur mu sanmam ?
Neyse şimdi uzatmayayım . Bölüm sonunda görüşürüz ..
Bol bol yorum yapmayı unutmayınnn. İyi okumalar dilerim .
...
İNCİ AKKOR
Cihangir hızla Metlem ablanın yattığı yatağa yönelirken ben de kapının girişinden mutlulukla onlara baktım .
"Cihangir ."
"İyisin değil mi abla ? "
Meltem abla , bir elini alıp karnının üzerine yerleştirdi .
"Ben de bebeğim de iyiyiz dayısı ."
O an gözümden düşen yaşa engel olamadım . Şükürler olsun ki bebeğe de Meltem abla'ya da bir şey olmamıştı .
Mutlulukla Cihangir ve Meltem abla'ya bakarken ,Meltem ablanın sesiyle kendime geldim .
"İnci , ne diye kapının girişinde bekliyorsun ."
Bedenimdeki heyecanla birlikte minik adımlarla yatağın yanına ilerledim .
"Geçmiş olsun Meltem abla ."
Meltem ablanın acılı ifadesinin yanına dolan gözleri de eklendi .
"Teşekkür ederim İnci . Ben çok teşekkür ederim ."
"Olur mu öyle şey abla ? Teşekkür edilecek bir durum yok ."
Ben yapmam gerekeni yapmıştım . Ben teşekkür edilecek bir şey değil , yapmam gerekeni yapmıştım .
"İnci ."
Artık adımı sinirle söylemiyordu sanki . Tıpkı küçük İnci'nin Meltem ablası gibi sesleniyordu bana .
"İnci beni affet . "
Meltem ablanın gözünden akan yaşlarıyla benim de istemsizce gözlerim dolmaya başladı.
"İnci , beni affedebilir misin bilmiyorum ama beni affet İnci ."
"Abla ."
"Affet beni İnci . "
Ben kızmamıştım ki Meltem ablaya . Yemin ederim kızmamıştım .
O sadece kardeşini korumak istemişti . Bir daha kardeşini kaybetmemek için sadece korumak istemişti . Bir daha Cihangir'in hayatı mahvolmasın diye korumak istemişti .
O bir ablaydı ve sadece kardeşini korumak istemişti . Ben yemin ederim kızmamıştım Meltem ablaya .
"Ben sana kızmadım ki abla . Sana yemin ederim ben kızmadım sana ."
"Öyle söyleme İnci . Sen bana kız bağır çağır . Ama böyle söyleme ."
"Sen sadece kardeşini düşündün abla . Ben kızmadım sana ."
O kadar çok sitemim vardı ama benim sitemim Meltem ablaya değildi .
Vallahi de billahide Meltem ablaya değildi .
"Ağlama abla ."
Meltem abla karşımda içli içli ağladıkça dayanamıyordum.
"Sen çok ağladın İnci . Ben bu kadar ağlamışım çok mu ? Sen çok ağladın . Benim gözümün önünde çok ağladın ."
Kendini suçluyordu Meltem abla . Ama o da suçlu değildi. Tıpkı benim gibi o da suçlu değildi .
"Meltem abla ."
Küçükken hep Meltem ablaya sıkıca sarılırdım. Cihangir'i kıskandırmak istercesine sürekli sarılırdım.
Küçük İnci'nin bir Meltem ablası vardı . Cihangir'i sürekli birlikte sinir ettikleri bir Meltem ablası vardı .
"Sarılalım mı bir kez abla ? Hani küçükken sarılırdık ya . Yine sarılalım mı ? "
Küçük İnci çok özlemişti . Küçük İnci Meltem ablasını çok özlemişti .
Vallahi de billahide çok özlemişti .
"Gel buraya ."
Gözümden düşen yaşlarla birlikte Meltem ablanın kollarının arasına girdim .
Tıpkı küçükken olduğu gibi sıkıca sarıldı bana .
"Ben gelemedim İnci . Utandım senin karşına çıkmaya . Bir haftadır her gün gelmek istedim ama gelemedim İnci . Senin karşına çıkacak yüz bulamadım ."
"Abla ."
"Bana abla deme diye kızmıştım sana . Özür dilerim İnci'm . Ben çok özür dilerim . "
Hatırlıyordum . Meltem ablanın bana söylediklerini hatırlıyordum . Ama yemin ederim üzülmüyordum artık .
"Bundan sonra abla olacağım İnci . Bir abla nasıl olursa söz veriyorum öyle olacağım ."
Küçük İnci'nin artık Meltem ablası vardı .
Vallahi de billahi de küçük İnci'nin artık Meltem ablası vardı .
Meltem ablanın kollarından ayrılıp geri çekildim . İkimizinde ağlamaktan gözleri kızarmıştı .
"İnci tanem ."
Cihangir'in elimi tutmasıyla burukça gülümsedim . Cihangir de tıpkı benim gibi buruk ama mutluydu .
"Abla , küçükken bize yaptığın makarnadan yapar mısın ?"
Biz Cihangir'le her gün koşa koşa okuldan gelirdik . Meltem abla da her okul çıkışı bize salçalı makarna yapardı .
O zamanlar mutluyduk biz . Cihangir'le tek derdimiz hangimiz daha fazla makarna yiyecek diye kavga etmek olurdu .
O zamanlar vallahi de billahide biz mutluyduk .
"Yaparım tabii . Hem de bu sefer çok yaparım ."
Belki o zamanlara asla geri dönemeyecektik . Belki yeniden Cihangir'le sınıf arkadaşı olamayacaktık ama yine Meltem abla bize makarna yapacaktı .
Tıpkı küçük Cihangir ve İnci'ye yaptığı gibi bize makarna yapacaktı .
...
1,5 AY SONRA
"Cihangir hadi gel yemek hazır ."
Cihangir'e kaç kez seslenmiştim sayamamıştım .
"Cihangir kime diyorum ? "
Sinirli adımlarla mutfaktan çıkıp salona yöneldim . Niye cevap vermiyordu bu Cihangir ?
"Cihangir ."
Koltukta masumca uyuyakalan Cihangir'i görünce sinirli çıkışım aniden sönmüştü .
Bu birkaç gündür garipti Cihangir . Kaç kere sormuştum neyi olduğunu ama klinikle ilgili bir sorun diye geçiştirip durmuştu . Ama ben eminim ki farklı bir şey vardı Cihangir'de .
Bana söylemiyordu ama bir şey vardı . Anlamıştım ben .
"Cihangir ."
Cihangir'in yanına gidip eğildim . Sonra yavaşça saçlarını okşamaya başladım
"Bir tanem hadi uyan ."
"Hı ."
"Cihangir'im hadi uyan yemek hazır . Yemekten sonra uyursun ."
Gözlerini kısıkça açıp bana bakmaya başladı .
"Akşam film izleriz diye söz vermiştim sana ."
"Olsun , başka zaman izleriz ."
"Üzülmez misin film izlemedik diye ? "
Yorgundu Cihangir . Gözlerinin çöküklüğünden belliydi yorgunluğu .
"Üzülmem ."
Film izleriz diye plan yapmıştık ama Cihangir yorgundu .Ben üzülürüm desem bilirdim ki Cihangir yorgunluktan ölse bile ses çıkarmadan filmi izlerdi .
"Hadi kalk sen elini yüzünü yıka . Ben de Meltem ablaya çorba götürüp geleyim ."
Cihangir onaylarcasına başını sallayıp koltuktan kalktı . Ben de bir kaba koyduğum çorbayı alıp Meltem abla'nın kapısına gittim .
"İnci'm her gün her gün zahmet ediyorsun ."
"Ne zahmeti abla . Bizim bebişle sen yemek zor yapabiliyorsun . "
"Sorma ya gün geçtikçe daha da hareketleniyor."
Karnı belirgin şekilde büyümüş Meltem abla'ya baktım gülümsercesine .
"İnci ."
"Efendim abla ."
"Sen dediğimi düşündün mü ? "
Düşünmemiştim . Çünkü öyle bir ihtimal yoktu.
"Düşünmedim abla çünkü öyle bir ihtimal yok ."
"Ne demek yok . Benim şu kadarcık bir bilgim varsa sen hamilesin İnci . "
Sadece birkaç kere midem bulandı diye hamilesin diyordu Meltem abla .
"Abla hamile falan değilim . Sadece birkaç kez midem bulandı o kadar . Bak iki üç gündür bulanmıyor da ."
"İnci sen beni dinle ablam . Bir test yapalım . Değilsen de en azından içimizde şüphe kalmaz."
Umutlanmak istemiyordum . Daha çok erkendi bizim için umutlanmak istemiyordum .
"Umutlanmak istemiyorum abla ."
"İnci'm bir yapalım test ona göre bakarız ."
Bir tarafım umutlanmak istiyordu diğer tarafım daha erken diyordu .
"Cihangir hâlâ aynı mı ? "
Onaylarcasına başımı salladım .
Cihangir birkaç gündür çok dalgındı . Ne doğru düzgün yüzünü görebiliyordum ne de sohbet edebiliyordum .
"Abla çok dalgın . Soruyorum neyin var diye söylemiyor da . Klinikle ilgili diye geçiştiriyor beni ."
"Tamam İnci sen endişelenme . Ciddi bir şey olsa söylerdi . "
Benim öğrenmem gerekliydi . Cihangir'in derdini öğrenip derman olmam gerekliydi .
"Bilmiyorum abla . Kaç gündür doğru düzgün ne yüzünü görebiliyorum ne de konuşabiliriyorum . "
"İnci'm sen kötü düşünme . Yarın test yapalım ona göre Cihangir'le konuşursun . "
Aklımda hiç şüphe yokken durduk yere şüphe girmişti .
"Ama çok ümitlenme abla . Çünkü ben biliyorum sonucu ."
"Tamam sen hele bir yap da sonrasını düşünürüz ."
Heyecanlıydı Meltem abla . Sanki bir şeyler belirliymiş gibi heyecanlıydı .
"Abla ben gideyim Cihangir yemek yemek için beni bekliyordu ."
"Tamam canım . Tekrar sağ ol çorba için . "
Meltem abla'ya kocaman gülümseyip içimdeki şüphelerle merdivenlerden çıkmaya başladım .
Ya gerçekten hamileysem diye düşündüm . O zaman ne yaparım bilemedim.
Vallahi de billahi de ne yaparım bilemedim .
"Hamile misin ? "
Düşüncelerime o kadar dalmıştım ki karşımda dolu gözlerle beni bekleyen Selin'i fark edememiştim .
"Çekil ."
Yanından geçip gitmek isterden kolumdan tutup beni durdurdu.
"Hamile misin dedim ? Cihangir ' den hamile misin ? "
"Seni ne ilgilendirir Selin ? Kocamla aramızdakiler seni ne ilgilendir . Hem sen niye geldin ki yine . Bir ay önce çekip gitmiştin şimdi yine niye geldin ."
Meltem abla'nın hastahaneden çıktığı gün Selin eşyalarını toplayıp gitmişti . O gün bugündür de geri gelmemişti . Şimdi niye gelmişti ki .
"Öylece çekip gitmekle hata yaptım İnci . Meltem ablayı da kendi tarafına çekmiş olabilirsin ama bu beni yıldırmaz İnci . "
"Sen ne diyorsun be . Sen o küçük aklınla hâlâ Cihangir'in seni sevebileceğini mi düşünüyorsun ?"
Hastaydı bu kız . Kesinlikle hastaydı .
"Düşünmüyorum İnci . Öyle olacak biliyorum ."
"Hastasın kızım sen . Senin tedavi olman gerekli . Gelmiş hâlâ Cihangir diyorsun ."
Şu an yine Selin'e yapışmamak için kendimi zor tutuyordum kendimi.
Yine sinirle bir şeyler söyleyecekken Cihangir'in sesiyle birlikte susmuştu .
"İnci , "
Cihangir'in evde beklediğini unutup Selin'le tartışmaya dalmıştım .
"İnci ,nerede kaldın bir tanem ."
Cihangir ayağına giydiği terliklerle Selin'in yanından geçip yanıma geldi .
"Ben de evimize geliyordum ."
"Merak ettim seni İnci . Telefonunu da yanına almamışsın. "
Cihangir elini belime sarıp iyice yaklaştı bana . Cihangir belki Selin'e bakmıyordu ama ben an ve an yüzündeki değişimleri izliyordum .
"Hadi gel evimize gidelim çorbalarımız soğuyacak ."
"Gidelim canım kocam ."
Canım kocam kullandığım bir tabir değildi ama Selin'e inat kullanasım gelmişti .
Hem yalan da değildi . Cihangir benim canım kocam değil miydi ? Öyleydi .
Selin'i öylece merdivenlerde bırakıp evimize doğru yürümeye başladık . Cihangir'ın kısık sesli gülüşünü yürürken duyabiliyordum .
"Gülme ."
"Gülmüyorum canım karım . "
Bir de dalga geçiyordu benimle çakma mafya .
"Ama sen yine de hep canım kocam diyebilirsin bana . Selin'e inat demene gerek yok İnci'm ."
Bir taraftan benimle konuşurken diğer taraftan evin kapısını açtı . Yanından geçip mutfağa gidecekken Cihangir'in kolumdan tutmasıyla sırtım kapıya yaslandı .
"Sevdin mi canım kocam diye seslenmemi ? "
"Hı-hı "
Cihangir'in nefesleri yine nefeslerime karışmaya başlamıştı .
"Çok mu sevdin ? "
"Çok ."
Canım kocam çok sevdiyse o zaman ben de hep öyle seslenirdim .
"Canım kocam ."
"Hım ."
"Sen de bir şey söyle ."
Hiç itiraz etmeden konuştu .
" Sen benim canımın cananısın İnci ."
Canımın cananı ne güzel bir sözdü öyle . Cihangir'in canından çok sevdiği olmak , varlığın sebebi olmak, en sevdiği olmak ne güzeldi öyle.
"Sen benim canımın canısın duydun mu ? "
Duymuştum ben Cihangir'in canının cananıydım .
...
Cihangir'in kliniğe gitmesini heyecanla bekliyordum . Sonrasında ben de eczaneye gidip test alacaktım . Aklımdaki şüpheleri yok etmek için test alacaktım .
"Sen niye kalktın bu saatte ? "
Bugünde canım kocamın çok soru sorası tutmuştu .
"Spor yapacağım ondan ."
Cihangir'in şaşkın bakışlarıyla pişman olmuştum . Kesinlikle daha yaratıcı bahane bulmam gerekiyordu .
"Spor yapacaksın ?"
"Evet Cihangir olamaz mı ? Seni görende hiç spor yapmadığımı zannedecek ."
Yapmış mıydım ki ?
"Sen spor yapabiliyor musun İnci ? Yani hiç göremedim de merakımdan sordum ."
"Yapabiliyorum tabii . "
Yani bundan bir beş sene önce falan yapabiliyordum bir şeyler
"Ne yapabiliyorsun tam olarak beni de bilgilendirmek ister misin ? "
Aklınca çakma mafya benimle dalga geçiyordu.
"İstemem . Ben spor bilgilerimi herkesle paylaşmam ."
Olmayan bilgilerimi tabiki de herkesle paylaşamazdım .
"Aşk olsun bir tanem ben herkes miyim ? "
"Herkes değilsin de olsun seninle de paylaşamam Cihangir ısrar etme ."
"Tamam tamam . Seninle kalıp doyasıya vakit geçirmek isterdim ama kliniğe gitmem gerekiyor şimdi ."
"Cihangir ."
"Hı ."
"Cihangir bir sorun yok değil mi ? "
Vardı . Cihangir'in bir derdi vardı ama söylemiyordu bana.
"Yok İnci tanem . Her şey yolunda merak erme ."
Yine söylemiyordu . Yine derdini söylemiyordu.
Cihangir bana yaklaşarak ilk önce yanaklarımı öptü sonrasında gözlerime yönelecekti ki geri çekildim .
"Gözlerimden öpme ayrılık getirirmiş ."
Söylediklerimle birlikle Cihangir'in yüzü düştü . Sanki birkaç gündür üzerinde olan huzursuzluğu yine bedenini esir almıştı .
"Bu yeşil gözler öpülmez mi İnci ? "
Yüzündeki huzursuzluğa inat yeşil gözlerimden öptü .
"Kötü şeyler düşünme İnci ? Duydun mu beni kötü şeyler düşünme ? "
Düşünmemeye çalışacaktım . Nasıl olacaktı bilmem ama kötü düşünmemeye çalışacaktım .
"Akşam görüşürüz bir tanem ."
"Görüşürüz."
Belki de gözlerden öpmek ayrılık getirmezdi . Hem Cihangir bu yeşil gözler öpülmez mi demişti ? Demek ki benim gözlerim öpülmeye layıktı .
...
Eczaneye gidip nasıl test aldığımı hatırlamıyordum . İnanın bana gram hatırlamıyordum .O kadar heyecanla çıkmıştım ki evden yolda görenler eminim beni deli zannetmişti .
Şimdi de pek farkım yoktu gerçi . Heyecanla banyoda bir ileri bir geri hareket edip duruyordum .
Korkuyordum . Nedeni bilinmez kormuyordum . Testin negatif çıkmasından mı yoksa pozitif çıkmasından mı bilinmez kormuyordum .
Test çubuğu öylece tezgahın üsündeydi ama cesaret edip de bakamıyordum .
"Sakin ol İnci ."
"Sakin ol ."
Hamile değilsem ç üzülmeyecektim . Belki de bizim için daha erkendi o yüzden üzülmeyecektim .
Peki hamileysem işte o zaman ne yapacağımı bilemiyordum .
Çocuğumun olma hayali bana uzaktı eskiden . Hayal edemezdim . Ama şimdi hayal edebiliyordum . Cihangir'le benim çocuğumu düşlerimde hayal edebiliyordum .
Cihangir'e benzeyen küçük bir erkek çocuğu hayal edebiliyordum .
Daha fazla belirsizliğe dayanamayarak hızla tezgahın üstündeki teste baktım .
Kalbim atıyordu .
Kalbim çok hızlı atıyordu .
Kalbim kalp krizi geçirircesine atıyordu .
Gözlerim testin üstündeki çift çizgide takılı kalırken ellerim heyecanla titremeye başladı .
Anne olacaktım ben .
Cihangir'le bizim bebeğimiz olacaktı .
Belki bizim için erkendi . Belki beklenmedikti ama bizim bir beneğimiz olacaktı .
Ellerim korkarcasına karnımın üzerini sardı .
Bizim bebeğimiz olacaktı .
O kadar ne yapacağımı bilememiyordum ki testi elime alır almaz dışarı attım kendimi .
Tek bildiğim şey vardı o da Cihangir'e gitmek .
Ben zaten hep Cihangir'e gitmeyi bilirdim . Her koşulda her şartta bir Cihangir'e gitmeyi bilirdim .
Şimdi de Cihangir'e gidecektim . Bu sefer heyecanla gidecektim Cihangir'e .
Avucumun içine sakladığım testle birlikte taksiye bindim . Cihangir'e gidecektim ben .
Bütün yol boyunca kalbim durdurak bilmeksiniz heyecanla atmaya devam etti .
Cihangir'le benim bir bebeğimiz olacaktı .
"Kızım iyisin değil mi ? "
Taksici abinin sözleriyle olumlu şekilde başımı salladım.
İyiydim ben . Hem de çok iyiydim .
"Abi , benim bir bebeğim olacak biliyor musun ?"
Artık içimdeki heyecanı o kadar taşıyamadım ki taksici abiye söylemek istedim . Daha Cihangir öğrenememişti ama taksici abi bebeğimiz olacağını biliyordu artık .
"Allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin kızım . Güzel bahtı olsun ."
Taksici abinin duasıyla kocaman gülümsedim .
"Babası biliyor mu kızım ? O da çok sevinmiştir."
Daha bilmiyordu babası . Cihangir bir bebeğinin olacağını daha bilmiyordu .
"Ona söylemeye gidiyorum abi . Henüz haberi yok ama birazdan söyleyeceğim ."
"Desene ilk ben öğrendim ."
Tıpkı taksici abinin dediği gibi ilk o öğrenmişti . Bizim Cihangir'le bebeğimiz olacağını ilk taksici abi öğrenmişti .
Kliniğin sokağına yaklaştığımızda taksici abiye söyleyip indim . Az kalmıştı Cihangir'e ulaşmama hem de çok az kalmıştı .
Elimdeki test çubuğunu herkesten sakınmak istercesine sıkı sıkı tutup hızlı adımlarla yürümeye başladım .
Bir cadde kalmıştı Cihangir'e ulaşmama sadece bir cadde kalmıştı . Sonra kavuşuyordum Cihangir'e .
Heyacanla yolun karşısısana geçmek için adımlarımı attım . Artık Cihangir'le aramazıda mesafe kalmamıştı . Ya da ben öyle sanıyordum .
Yanılmıştım .
Vallahi de billahi de yanılmıştım .
Bedenimdeki tarifsiz acıyla birlikte gözlerim sımsıkı kapandı . Sonrasında dayanılmaz bir acı yayıldı her bir zerreme .
"Kadına araba çarptı . Yardım edin ."
"Bilerek çarptılar . Kadına bilerek çarptılar sonra kaçtılar . Ambulansa haber verin ."
"Vah vah yazık kıza . Bilerek çarpmışlar ."
İnsanların bağırış seslerini duyabiliyordum ama tepki veremiyordum . Sadece tek bir şey yapabiliyordum o da elimdeki test çubuğunu sıkı sıkı tutmak .
Sadece bunu yapabiliyordum .
Ne ellerimi karnıma sarıp bebeğimi koruyabiliyordum . Ne de Cihangir'e bebeğimizin haberini verebiliyordum .
Sadece elimdeki test çubuğunu sıkı sıkı tutabiliyordum.
"Bebeğim ."
Başımda telaşlı insanların bağırışlarını hissedebiliyordum .
"Kadın hamile . Ambulansa bilgi verin kadın hamile ."
Daha Cihangir'e gidememiştim ben . Bebeğimizin haberini daha verememiştim .
Keşke gidebilseydim . Ama gidememiştim .
"Kapatmayın gözlerinizi hanımdefendi . Ambulans geliyor kapatmayın ."
Ah bu gözlerim . Ah benim yeşil gözlerim .
Gözlerimden öpme ayrılık getirir demiştim .
Niye öpmüştün ki gözlerimden Cihangir ? Keşke öpmeseydin .
Bu yeşil gözlerim bize ayrılık getirmişti keşke öpmeseydin ...
...
İnci ve Cihangir'e mutluluğu çok görüyorlar .
Vallahi de billahi de çok görüyorlar .
Diğer bölümü büyük ihtimalle Cihangir'den okuyacağız. Of buna hiç ama hiç hazır değilim .
Kitabın gidişatı için zaman atlaması gerekliydi . O yüzden bana kızmayınnn . Meltem konusuna da değinecek olursam . Meltem gerçekten pişman . Yaptıklarından söylediklerinden ,düşündüklerinden pişman . Emin olun İnci ,Meltem'i suçlamıyor . O kadar şey yapıldı ama suçlamıyor Meltem'i . İnci'nin tek derdi .Küçük İnci gibi Meltem abla'sına sahip olmak .
Meltem'in yaptıkları yanlıştı kesinlikle savunmuyorum ama o da bir ablaydı . Sadece onun açısından da bir kez düşünün . Ailesindeki tek kişiyi de tekar kaybetmek istemedi . O sadece kardeşini düşünen bir ablaydı .Yine çok uzattım .Diğer bölümde görüşene dek kendinize çok çok iyi bakınn.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |