20. Bölüm
didom / KAYBOLAN YILLAR / KAYBOLAN YILLAR 19

KAYBOLAN YILLAR 19

didom
didido

Ayy 3K okunmayı geçmişiz hepinize çok çok teşekkür ederimm. Daha nicelerine diyorum

 

 

 

Hepinize iyi okumalar diliyorumm. Bölümle ilgili bir görsel ekledim . Benim hoşuma gitti bölümden minik bir alıntı gibi eğer siz de isterseniz diğer bölümlerde de eklerim.

 

 

Bol bol bol yorum yapmayı unutmayın . Ben sizin yorumlarınızla varım :)

 

 

Bölümü yayınlayıp hemen yorumların başında bekliyorum .

 

 

 

...

 

İNCİ AKKOR

 

 

 

Ben gülmeye devam ederken masanın üzerindeki telefonum çalmaya başladı .

 

 

Ekrana baktığımda bilinmeyen numaraydı .

 

 

"Alo ."

 

 

 

"İnci'm "

 

 

 

"Kimsiniz ? "

 

 

 

"Tanıyamadın mı beni İnci'm ? Yavuz ben . Evlendiğin için senden vazgeçeceğimi zannediyorsan yanılıyorsun müstakbel karım."

 

 

 

Yavuz'un sesini duymamla içimi korku kapladı . Yine beni bulacak diye korktum . Hem de çok korktum .

 

 

 

Acele bir şekilde telefonu kapattım . Birkaç kelime bile duymaya gücüm yoktu .

 

 

"İnci arayan kimdi ? "

 

 

Cihangir bana sesleniyordu ama ben hâlâ Yavuz'un beni bulma ihtimalinden korkuyordum .

 

 

"İnci kimdi arayan ? "

 

 

 

Benden ses duyamadıkça Cihangir daha da sinirleniyordu .

 

 

Eli masanın üzerindeki telefonuma gitti . Sonra yanlış bir şey yapmış gibi geri çekti .

 

 

"İnci hadi söyle bana arayan kimdi ? "

 

 

Bakışlarımı masanın üzerindeki telefondan çekip Cihangir'e çevirdim .

 

 

"Yavuz ."

 

 

Cihangir içimdeki korkuyu görsün istedim . Ben çok korkuyordum . Bu korkumu görsün istedim .

 

 

26 yaşında bir kadın olarak bakmasın istedim Cihangir . 10 yaşındaki çocuğa nasıl bakarsa bana öyle baksın istedim. Çocuğa bakar gibi baksın ki içimdeki korkuyu görsün istedim .

 

 

"Yavuz ! "

 

 

Anlamak ister gibi o kişinin ismini sayıkladı .

 

 

 

"Aç telefonunu bana ver . "

 

 

 

Cihangir'de konuşmasın istedim . O pislikle Cihangir'de konuşmasın istedim .

 

 

 

Onun pislikleri Cihangir'i kirletmesin istedim . Temizdi Cihangir . Hem temiz hem de sadeydi . Yavuz'un pislikleri bulaşmasın istedim .

 

 

"İnci aç hadi telefonunu . Sonra bana ver halledeceğim ben ."

 

 

"Olmaz Cihangir . O çok pis bir insan . Sana bulaşmasın onun pislikleri . "

 

 

Bana söylediği iğrenç sözler aklıma geldikçe midem bulandı . Az önce keyifle yediğim lahmacunlar şimdi mideme işkence çektiriyordu .

 

 

"Öyle bir şey olmayacak İnci . Onun pisliklerinin ne sana bulaşmasına izin veririm ne de kendime .Öyle bir şey olmayacak . "

 

 

Masanın üzerinde duran telefonumu alıp elime uzattı .

 

 

"Hadi aç telefonunu sadece konuşacağım . Başka bir şey olmayacak ."

 

 

Elime uzattığı telefonumu alıp ekranını açtım . On yıldır benim şifrem değişmemişti .

 

 

 

Benim on yıldır şifrem Cihangir'in doğum tarihiydi .Cihangir şifremi biliyordu ama silmişti hatıralarından . Beni sildiği gibi benimle ilgili şeyleri de silmişti .

 

 

 

Cihangir'in doğum tarihi olan şifremi girip telefonumu açtım .

 

 

Cihangir, telefonu açtığım gibi elimden alıp az önce arayan numarayı tekrar aradı .

 

 

 

Sabır çeke çeke telefonun açılmasını bekledi .

 

 

 

"İnci'm bana dayanamadın demek ."

 

 

 

Karşı taraftan ses gelmesiyle birlikte Cihangir'in kaşları daha da çatıldı . Anlındaki damarlar sanki daha da belirginleşti .

 

 

 

"Şerefsiz piç . Bir daha değil sahiplik eki eklemek İnci'nin adını bile anmayacaksın . O pis ağzından bir daha karımın adını duymayacağım ."

 

 

Yavuz'un sesini duymamak için ellerimi hafifçe kulaklarımın üstüne kapadım .

 

 

 

Duymak istemiyordum onun sesini . Her konuştuğunda beni odaya kilitledikleri geceye gidiyordu aklım .

 

 

Zorla gelinlik giydirmişlerdi bana . Yemin ederim ben istememiştim bana zorla giydirmişlerdi .

 

 

Sonra Yavuz'un iğrenç nefeslerini hissettim kulağımda .Tıpkı o gece gibi .

 

 

 

"Seni geberteceğim . Duydun mu beni . Seni bulduğum gibi geberteceğim . Sadece bekle . Bekle ve gör nasıl sikeceğim hayatını ."

 

 

 

Ne kadar kulağımı kapatsam da yanı başımda hissediyordum sanki Yavuz'un varlığını .

 

 

Midem o kadar bulandıki bu sefer tutamadım kendimi .Koşarak lavaboya gittim .

 

 

 

Klozetin kapağını açtığım gibi midemi boşaltmaya başladım .

 

 

 

Oysa ne kadar da keyifle yemiştim yemeğimi . Şimdi acı çekerek çıkarıyordum her şeyi .

 

 

 

Sonrasında saçlarımda bir el hissettim . Öne düşen saçlarım artık bir el tarafından tutuluyordu

 

 

 

"Ben buradayım sakinleş olur mu ? "

 

 

Temiz ve sadeydi Cihangir . Benim iğrenç halimi görmemeliydi .

 

 

"Git Cihangir . "

 

 

Benim söylediğimin aksine yanıma eğildi . Saçlarımı özenle arkada topladı .

 

 

"Git nolur git . "

 

 

 

"Buradayım . "

 

 

Gözümden yaşlar akmaya başladıkça midem tekrar bulanmaya başladı . Bir kere daha Cihangir'e git diyemeden tekrar midemi boşaltmaya başladım.

 

 

Çok iğreniyordum kendimden . Cihangir bu halimle gördüğü için daha da çok iğreniyordum.

 

 

 

Cihangir kollarımdan tutarak yavaşça eğildiğim yerden kaldırdı . O kadar bitkin hissediyorudum ki kendimi . Hiçbir şey yapmak istemiyordum sadece günlerce uyumak istiyordum .

 

 

Cihangir musluğu açarak biraz başımı eğdi . Sonrasında avucuna aldığı suyla yüzümü yıkamaya başladı .

 

 

Cihangir böyle davrandıkça daha da ağlamak istiyordum .

 

 

 

Ben ağladım Cihangir yüzümü yıkadı . Ben sızlandım Cihangir saçlarımı topladı .

 

 

"İnci ."

 

 

"Canım çok acıyor Cihangir . Hem de o kadar çok acıyorki. Dünyalar kadar acıyor benim canım ."

 

 

"Özür dilerim . "

 

 

Niye özür diliyordu ki Cihangir . Benim acılarım da Cihangir 'e yer yoktu . Cihangir sadece benim mutlu anlarımda vardı .

 

 

"Özür dileme ."

 

 

"Özür dilerim ."

 

 

Ben özür dileme dedikçe Cihangir özür diliyordu . Cihangir özür dilememeliydi .

 

 

Ayakta duramadım o an . Yavaşça banyo dolabına tutunarak yere çöktüm .

 

 

Dizlerimi kendime çekip dolaba yasladım sırtımı . Cihangir de birkaç adım mesafede karşıma oturdu .

 

 

"Ne yaptılar sana o gece . Ne söylediler sana . Özür dilerim sormadım sana .Neler yaptılar diye sormadım özür dilerim . "

 

 

Ben silmiştim o geceyi hafızamdan . Bir daha da düşünmemiştim o günden sonra .

 

 

Düşündükçe nefesim daralıyordu benim . Ruhum sızlıyordu . Ruh sızlar mıydı ? Benim ruhum sızım sızım sızlıyordu .

 

 

"İnci ne yaptılar sana ? Hadi anlat bana . Anlat yardım edeyim sana ."

 

 

Ben hatırlamıyordum o günü . Hatırlamak istemiyordum . Silmiştim ben o günü . Cihangir neden ısrarcıydı ki hatırlatmakta .

 

 

Sanki hatırlayınca geçecekti acılarım . Geçmeyecekti ki işte .

 

 

Ayaklarımdaki ağrılar geçmişti ama izleri kalmıştı . Cihangir geçecek demişti ama görüyordum ben izleri .

 

 

O günden sonra ben uyurken bile çorap giyiyordum . Biri görüp de tiksinmesin diye ben hep çorap giyiyordum.

 

 

"Niye diretiyorsun ki bu kadar ? Sanki sana anlatınca geçecek . Ben kendime bile hatırlatmıyorum o günü sana niye hatırlatayım . "

 

 

Yine acır gibi baktı Cihangir .

 

 

Biliyordum acınacak haldeydim ama acımasın Cihangir . O bana acıyınca ben daha da kötü hissediyordum kendimi.

 

 

"O şerefsiz bir şeyler geveledi İnci . O gün hakkında bir şeyler söyledi ."

 

 

Yavuz kim bilir neler demişti Cihangir'e . Hangi yaptıklarından bahsetmişti acaba . Zorla gelinlik giydirmelerinden mi yoksa zorla beni öpmeye çalışmasından mı ya da koridor boyunca saçlarımdan sürüklemesinden mi kim bilir neyi söylemişti ?

 

 

"Hangi birinden bahsetti acaba sana ? "

 

 

Cihangir'in sıkıntılı nefesleri banyoda yankılanıyordu .

 

 

"İlk önce Faruk ne yaptı biliyor musun Cihangir ? Benim bu salak kafamı var ya senin evinin duvarlarına vurdu . 'İnci senin bu salak kafan var ya ' diye diye duvarlarına vurdu . "

 

 

Elim kaşımın üzerindeki dikişe gitti . Sanki acı tekrar başımdaydı .

 

 

"Sonra zaten bayılmıştım . Gözlerimi açtığım da kilitli bir odadaydım . Uyandığımı görünce Yavuz odama geldi . O kadar iğrenç kelimeler söyledi ki Cihangir . Ben hayatım boyunca böyle şeyler duymamıştım ."

 

 

O yaptığı iğrenç betimlemeler kulağıma tekrar çalındı . Midem boş olmasına rağmen yine bulandı .

 

 

"O gün sadece sana yaptığım poğaçadan iki tane yemiştim bir de yanında sadece bir bardak su içmiştim. Onların yemeklerini yemek için can atmıyordum ama gözümün içine baka baka Faruk'la beraber yemek yediler. "

 

 

Yemin ederim onların yemeklerini yemek için can atmıyordum . Sadece mideme söz geçiremedim .

 

 

"Ne dediler biliyor musun bana ? Eğer Yavuz'a kendi ellerimle yemek yedirirsem biraz benim de yememe izin vereceklermiş öyle dediler . O pisliğe kendi ellerimle yemek yedirmemi istediler Cihangir . Ben onu görmeye tahammül edemezken ellerimle beslememi istediler ."

 

 

Benim canım çok acıyordu . Benim canım dünyalar kadar acıyordu .

 

 

"Sus sus yeter bu kadar anlatma artık . Yalvarırım anlatma ."

 

 

Şimdi niye susmamı istiyorduki Cihangir . Az önce konuşmamı istemiyor muydu ?

 

 

 

"Sonra bana gelinlik getirdiler Cihangir . Yavuz özel diktirmiş gelinliği öyle dedi . O pislik benim vücut ölçülerimi düşünerek özel gelinlik diktirmiş ."

 

 

Ben konuştukça Cihangir anlındaki damarlar daha da belirginleşiyordu .

 

 

"Eğer giymezsen ben seni zorla giydiririm dedi Cihangir . Ben o bana dokunmasın diye ağlaya ağlaya giydim gelinliği . "

 

 

Cihangir aramızdaki üç adımlık mesafeyi de kapatarak tam yanıma geldi .

 

 

"Sus İnci . Yeter anlatma artık . "

 

 

 

"Konuş dedin konuşuyorum . Susturma artık beni ."

 

 

Benim canım acıyordu . Benim dünyalar kadar canım acıyordu .

 

 

"Gelinliği üzerimde görünce çok beğendiğini söyledi . O an tiksindim kendimden . Bana güzelsin dedi ama ben ilk kez çirkin olmayı orada kabullenmiştim . "

 

 

Hep güzel bir kız olmak isterdim . Hâlâ daha isterdim . Ama o an dünyanın en çirkin kızı olmak istedim . O an ben çirkin olmayı kabul ettim .

 

 

"Sonra bu saçlarım var ya Cihangir. Bu bir işe yaramayan çirkin saçlarım ."

 

 

İki elimle Cihangir'in topladığı saçları tutup çekiştirdim .

 

 

"Ben o pisliğin nefesini boynumda hissettim . O kadar iğrendim ki Cihangir üzerine kustum onun. Sonra ne yaptı biliyor musun? Koridor boyunca bu işe yaramaz saçlarımdan sürükledi beni . O kadar acıdı ki saçlarım küçükken sınıftaki çocukların çekmesinden bile daha çok acıdı . "

 

 

Cihangir küçükken saçımı çeken çocuklarla kavga ederdi . Beni korurdu onlara karşı bir daha da çekmezlerdi saçlarımı . Keşke o gün Yavuz'dan da koruyabilseydi beni.Yemin ederim çocukluğumdan daha çok acıdı .

 

 

"En kötüsü de ne biliyor musun Cihangir ? Bunların her bir anına Faruk şahit oldu . Öylece izledi . Ben acılarımla bütün evi inletirken sadece izledi . "

 

 

Acılı bir inleme döküldü ağzımdan .

 

 

Ne yaptığı bilmezcesine başımı Cihangir'in koluna yasladım . Benim başım artık dik duramıyordu yanına bir destek istiyordu .

 

 

"Cihangir benim canım dünyalar kadar acıyor . "

 

 

 

"İnci ."

 

 

Cihangir'in fısıltısı beni teselli etmeye çalışıyordu . Sanki ben yanındayım dercesine sesi kulağımı okşuyordu .

 

 

 

Sonra aniden Cihangir'in yumruğu dolaba saplandı . İrkildim bu ani hareketinden . Benim korktuğumu fark edince elini hemen geri çekti .

 

 

 

 

"Ben o gün atlayacaktım ikinci kattan . Camı kırıp atlayacaktım . Camı kırdım ama atlayamadım . Bütün camlar bir anda üzerime geldi yoksa atlayacaktım ."

 

 

 

"İnci , özür dilerim . "

 

 

"Sen bir şey yapmadın ki Cihangir . Sen beni kurtardın ."

 

 

 

"Koruyamadım seni İnci . Korurum seni dedim sen de inandın bana ama koruyamadım seni . Özür dilerim ."

 

 

"Özür dileme . "

 

 

Cihangir özür diledikçe daha kötü hissediyordum . Cihangir özür dilememeliydi . Ben ona hiç kızmamıştım ki.

 

 

"Geberteceğim onu . Beklesin geberteceğim o piçi . Onun hayatını sikip atacağım . "

 

 

Tekrar eli yumruk olmuştu ama son anda vazgeçti .

 

 

"Gel seni yatağına götüreyim . "

 

 

 

"Lavaboyu kirlettim önce burayı temizlemeliyim ."

 

 

 

"Ben temizleyeceğim . Sen merak etme ."

 

 

 

 

"Olmaz -"

 

 

Daha konuşmamı tamamlayamadan kendimi Cihangir'in kucağında buldum .

 

 

Tek bir kelime etmeme izin vermeden beni yatağıma kadar götürdü .

 

 

Yavaşça yorganı açıp yatağın içine girdim .

 

 

"Cihangir ."

 

 

 

"İnci ."

 

 

 

"Biliyor musun hastahanede bana lahmacun almıştın ya o benim için dünyanın en güzel yemeğiydi . Bugün de almıştın ama bugün güzel olmadı benim için . Çok severek yemiştim ama güzel olmadı ."

 

 

"Ben sana yine alırım lahmacun . "

 

 

 

"Sahiden alır mısın ? İstersen bu sefer ben alırım benim param var ."

 

 

 

"Ben alırım . Sen de başka bir şey alırsın paranla bize ."

 

 

 

" Ama beş tane al tamam mı ? Tıpkı hastahanedeki gibi beş tane al ."

 

 

 

"Tamam beş tane alacağım sana . Kendime de tıpkı hastahanedeki gibi üç tane alacağım . Yanına da şişe ayran alacağım ."

 

 

 

Cihangir bana beş tane lahmacun alacaktı . Kendisine de üç tane alacaktı . Ama ben bir tanesini Cihangir'e verecektim o zaman ikimizinde eşit olacaktı . Yanına da şişe ayran alacaktı Cihangir öyle söylemişti .

 

 

Bende benim paramla bize başka bir şey alacaktım .

 

 

 

 

...

 

 

 

"İnci "

 

 

"İnci hadi kalk . "

 

 

Acaba yine okula mı geç kalmıştım . Cihangir ben geç kalınca hep beni uyandırmaya gelirdi .

 

 

Şimdi de Cihangir uyandırıyordu beni . Ben yine mi okula geç kalmıştım .

 

 

Ama olamazdıki böyle bir şey . Biz artık Cihangir'le okula gitmiyorduk . Biz büyümüştük artık okula gitmiyorduk .

 

 

 

"İnci hadi aç gözlerini . Kliniğe gidince uyursun ."

 

 

 

Uyku ve uyanıklık arasında gözlerimi açtım . Ben niye kliniğe gidiyordum . Yoksa ben de mi dişçi olmuştum ?

 

 

Yattığım yerden doğrularak oturma pozisyonuna geldim. Sonra iki elimle birlikte gözlerimi ovuşturup ayılmaya çalıştım .

 

 

Ben dişçi falan değildim . Ben atanamamış edebiyat öğretmeniydim . Artık uykulu halimle nasıl düşündüysem kendimi dişçi zannetmiştim .

 

 

"Ben niye geliyorum kliniğe ?"

 

 

"Bir süre ben nereye gidersem oraya geleceksin ."

 

 

 

"Yavuz'dan dolayı değil mi ? "

 

 

 

" Ben halledeceğim . Sadece bir süre seni yanımdan ayırmayacağım . Korkma tamam mı ? O pislik sana hiçbir şey yapamaz . O yüzden korkma ."

 

 

Dün geceye göre daha az korkuyordum ki . Cihangir'e acılarımı anlatmak iyi gelmişti . Artık acılarımla yapayalnız değildim . Cihangir 'de biliyordu acılarımı .

 

 

 

"Salonda bekliyorum üzerini değiştir gel . Sonra kliniğe gideceğiz ."

 

 

Cihangir odadan çıkınca yatağımdan kalkıp üzerimi değiştirdim . Cihangir'den hâlâ yakınma sesleri gelmediği için lavaboya gidip dişlerimi fırçaladım .Saçlarımı da güzelce tarayıp topladım .

 

 

Cihangir'in yakınma sesleri gelmeseydi biraz daha oyalancaktım ama Cihangir'in söylenme sesleri gelince daha fazla beklemeden Cihangir'in yanına gittim.

 

 

 

"Senin üzerini değiştirmen bu kadar uzun mu sürüyor ?"

 

 

"Evet . Olamaz mı ? "

 

 

 

"Yani olabilir . Bir insan yirmi dakika da üzerini tabiki değiştirebilir . Benimki de soru ."

 

 

Aklınca yine kendini komik zannediyordu .

 

 

 

"Hadi daha fazla oyalanmadan gidelim ."

 

 

Sabah sabah söylenip durmak istemedim . O yüzden ne evden çıkarken ne de yolda hiç söylenmedim .

 

 

Cihangir arabayı park edince birlikte kliniğe girdik . Leyla abla bizden önce gelmişti .

 

 

 

"Hoşgeldiniz ."

 

 

 

"Hoşbulduk abla . İlk randevu ne zaman ? "

 

 

 

"Saat on birde kanal tedavisi var . Ondan önce randevu yok ."

 

 

 

"Tamam abla İnci kahvaltı yapmadı . Biz bir kahvaltı yapalım sonra muayenelere geçeriz ."

 

 

Koltuğa oturmuş Leyla abla ve Cihangir'i konuşmalarını dinliyordum .

 

 

 

"Tamam ablam siz yapın kahvaltınızı ben de gerekli aletleri hazırlayayım . "

 

 

 

Cihangir , Leyla abla'ya başını sallayıp bana döndü .

 

 

 

"Gel kahvaltı yapalım ."

 

 

Cihangir daha önce varlığını bile görmediğim kapıyı açıp odaya girdi . Ben de hemen arkasından oturduğum koltuktan kalkıp Cihangir' takip ettim .

 

 

İçine girdiğimiz oda bildiğimiz oda gibiydi . Bir tane yatak kocaman bir koltuk , mini bir buzdolabı her şey vardı bu odada .

 

 

"Burada böyle bir oda mı varmış ? "

 

 

Odayı incelemeye devam ederken bir taraftan da Cihangir'e soru soruyordum .

 

 

 

"Evet , klinikte kaldığım günlerde burada kalıyorum ."

 

 

 

Demek ki Cihangir ben evde tek başıma kalırken bu odada kalıyordu .

 

 

"Güzelmiş odan ."

 

 

"Eyvallah ."

 

 

Eyvallah mı demişti o ? Sanki hiç bizim dişçilik kelime değildi . Ama bizim çakma mafyaya yakışır bir kelimeydi .

 

 

 

Cihangir mini buzdolabından birkaç kahvaltılık çıkarıp sehpanın üzerine koydu . Sonra nereden geldiğini bilmediğim sandviçleri tabaklara yerleştirdi .

 

 

Cihangir koltuğa oturunca ben de gidip yanına oturdum.Bir taraftan sandviçimi yemeğe başlarken bir taraftan da Cihangir'i kontrol ediyordum .

 

 

 

"Bu sandviçler nereden geldi ? "

 

 

 

"Sen yirmi dakika da üzerini değiştirirken ben de yirmi dakika da fırına gidip sandviç aldım ."

 

 

Bende neden Cihangir'in yakınmaları gelmiyor diye düşünüyordum . Meğersem bizim çakma mafya o sırada evde değilmiş .

 

 

"Olabilir . Bak seninde yirmi dakika da yapabileceğin şeyler varmış ."

 

 

Seslice sabır çekti . Duyanda sürekli Cihangir'i darlıyorum zannedecekti . O derece sesli sabır çekti .

 

 

"Ben içeriye geçiyorum sen kahvaltını yap . Sonra da uyursun ."

 

 

 

Sandviçimin son lokmasını da ağzıma atıp konuşmaya başladım.

 

 

"Nerede uyuyayım ? Bu koltukta uyuyayım mı ? "

 

 

Yatak Cihangir'indi çünkü . Belki istemezdi yatmamı .

 

 

 

"Yatağı görmüyorsun heralde . Ne diye koltukta yatıyorsun git uyu yatakta ."

 

 

Yine niye sinirlenmişti bu . Sadece sakince soru sormuştum .

 

 

 

"Tamam ya ne sinirleniyorsun sana da bir şey söylemeye gelmiyor . Hadi git sen ben uyuyacağım ."

 

 

Cihangir'i odadan gönderip kahvaltılıkları topladım . Şimdi uyuyabilirdim .

 

 

Ayakkabılarımı çıkarıp yavaşça yatağın içine girdim .Bu yastık , bu yorgan nasıl tarif ederim bilmem ama Cihangir kokuyordu .

 

 

İstemsizce yastığa burnumu bastırdım . Cihangir kokuyordu işte . Tıpkı Cihangir gibi sade ve temiz kokuyordu .

 

 

Kaç yıl geçmişti bu kokuyu solumayalı sayamadım . O kadar çok zaman geçmiştiki sayamadım .

 

 

Daha da sarıldım yastığa . Böyle doya doya sarıldım .Sonrasında o kadar huzurla kapadım ki gözlerimi . Sanki yeni doğmuş bebek gibi huzurluydum .

 

 

...

 

 

 

Canlarım kitapla ilgili merak ettiğiniz şeyler varsa buradan sorabilirsiniz .

 

 

 

Diğer bölümde görüşene dek kendinize çok çok iyi bakın.

 

 

 

Bölüm : 16.02.2026 18:53 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...