
Hepiniz hoşgeldiniz canlarımm . Bol bol yorum yapmayı unutmayın . Herkese iyi okumalar dilerimm.
...
İNCİ AKKOR
Hayatımızda bazı dönemler vardır ya sanki hiç geçmeyecek gibi gelir insana . Umudumuzun kalmadığı ,her anında çaresiz hissettiğimiz o dönem...
Ben o sıkıntılı dönem hiç geçmeyecek zannederdim . Cihangir o çocuk parkında beni bırakıp gitmişti ve bir daha geri gelmeyecekti . Kaç yıllar ben buna inandım.Cihangir yok İnci , bir daha da gelmeyecek dedim her gün kendime . Umutsuzdum ben . O dönem geçmeyecek diye umutsuzdum .
Ama inanın geçmişti o sıkıntılı dönem . Vallahi de billahi de geçmişti . Umudumun tükendiği an da benim umutlarım yeniden yeşermişti .
Cihangir geri gelmişti bana . Zor olmuştu ama yine başarıp bana geri gelmişti . Küçük İnci'nin Cihangir'i ona geri gelmişti . Sonra da bana ev vermişti . Evi olmayan İnci'ye ev vermişti .
Bir zamanlar evi bile olmayan İnci'nin bugününde kocaman evi olmuştu ...
İncili kız ve annesi de kimse ayıramamıştı . Hemen alt katındaki dairesinde yaşıyordu . İnci her ihtiyaç duyduğunda hemencecik geliyordu kızının yanına .
Bir zamanlar yapayalnız olan İnci'nin bugününde kocaman ailesi vardı .
Vallahi geçmez zannediyordu İnci . O zor zamanlar hiç geçmez zannediyordu o yanılmıştı . O zor zamanlar gitmiş yerine İncili kızın kalbi gibi güzel bir hayat gelmişti.
Ve iyi ki de gelmişti .
Bedenimdeki heyecanı biraz olsun bastırmak için derin derin nefes alıyordum ama geçecek gibi değildi heyecanım .
Birkaç dakika sonra bebeğimizin cinsiyetini öğrenecektik biz .
Heyecanımla birlikte yeniden Cihangir'in elini sımsıkı tuttum . Tıpkı benim gibi Cihangir'in de heyecanı üst seviyedeydi .
"Evet ,bebeğimizi kontrol ettiğimize göre cinsiyetini artık açıklayabiliriz ."
Cihangir de ben de pür dikkat doktorun ağzından çıkacak kelimeyi bekliyorduk .
"Tebrik ederim İnci , bir oğlunuz olacak ."
O an bir görseniz mutluluğumuzu .Ah keşke görebilseniz.Bize dünyaları verdiler o anda .
Oğlumuz olacaktı bizim . Cihangir ve İnci'nin bir oğlu olacaktı . Bir zamanlar birbirinden koparılan İnci ve Cihangir'in bir oğlu olacaktı .
Bütün dünya duymalıydı . Cihangir ve İnci'nin bir oğlu olacaktı .
...
"Cihangir ben bunu yemek istemiyorum ."
Önümdeki çorbayı biraz ittirip sandalye de geri çekildim.
"Olmaz İnci yemek zorundasın . Öyle her gün lahmacun yemek olmaz . "
Abartıyordu Cihangir her gün lahmacun falan yemiyordum. Sadece haftada dört gün yiyordum o kadar.
"Canım şu an çorba istemiyor benim . Hem oğlumun da canı çorba çekmiyor ."
"Bari yalanlarına oğlumu alet etme İnci ."
"Hiçte bile yalan söylemiyorum . Oğlumun canı da çorba çekmiyor Cihangir ."
Ne kadar kaçmaya çalışsamda kaçamamıştım . Cihangir sandalyemi tutmuş zorla çorba içirmeye başlamıştı.
"İyice yalancı oldun sen ."
Bir taraftan çorba içirmeye çalışıyordu diğer taraftan da bana laf atıyordu .
"Genelde öyle söylemezler bana ama ."
"Kandırmışlar kızım seni yalancısın sen ."
Cihangir nasıl becerdi bilmiyorum ama bütün çorbayı bana içirmişti .
"Tamam çorba içtiğime göre kalkıyorum ben sana afiyet olsun ."
"Olmaz daha sebze yiyeceksin bir yere kaçamazsın ."
Kalktığım sandalyeye Cihangir'in kolumdan tutmasıyla yeniden oturdum . Çorbayı bir şekilde içmiştim de hayatta sebze yiyemezdim ben . Hem oğlumun canı sebze de çekmiyordu.
"Oğlumun canı sebze de çekmiyor ki Cihangir ."
"Biz içeride padişah falan mı besliyoruz acaba İnci ? Yani önceden haber versin paşamız da sarayını hazırlayalım ."
"Abartma Cihangir . Bir şeyi de abartma sadece oğlumuz biraz yemek konusunda seçici ."
"O oğluna söyle İnci nimet seçilmez . Ne bulduysa onu yiyecek ."
O oğluna söyle diyordu birde . Sanki bir tek benim oğlumdu .
"Oğlun dediğine göre herhalde kendi kendime yaptım bu çocuğu ben ."
Cihangir yine laf arasında sebze yemeğinden ağzıma sıkıştırmıştı .
"Şimdi oturup çocuğu nasıl yaptığımı konuşmayalım İnci'm . Ben lafın gelişi dedim ."
Ağzımdaki sebze yemeğini zar zor yutup sinirle Cihangir'e cevap verdim .
"Özür dile çocuktan . Babasının onu sevmediğini düşünecek sonra ."
"Bir de veletten özür mü dileyeceğim ? "
Velet diyordu ya .
Bu adam beni çıldırtacaktı .
"Özür dile Cihangir hadi . Bak çocuk içeride ağlayacak sonra ."
Cihangir sabır çeke çeke karnıma eğilip öpücük kondurdu.
"Özür dilerim oğlum . Hele bir gel dünyaya senin kulağını çekeceğim ."
"Cihangir ."
"Tamam özür diledim işte İnci . Şimdi sebze yemeğini yiyebilirsin."
Ben o sebze yemeğinden kaçamadım . O tabakta bir sebze kalmayana kadar yedim . Sonra da Cihangir zorla sebze yedirdi diye küstüm .
"İnci , hadi ama asma artık o yüzünü ."
Kocaman bir tabak sebze yemiştim .
"Cihangir nereden baksan bir kilogram sebze yedim ya ."
"Ne güzel işte bu haftanın sebze kotasını doldurdun tek seferde ."
Hâlâ alay ediyordu benimle .
"Tamam , hadi karamelli dondurma alayım sana sonra barışalım olur mu ? "
Yaz iyiden iyiye gelmişti buralara . Her akşam olabildiğince Cihangir'le yürüyüşe çıkmaya çalışıyorduk.Bazen de yürüş sonrası Cihangir'in insafına gelirsek dondurma yiyorduk
Ama benim Cihangir'im çok insafsız olduğu için genelde çok yiyemiyorduk dondurma .
"Dört top dondurmada anlaşalım o zaman ."
"Oha İnci , dört top çok gelir sonra hasta olursun."
Üç toptan bir gram aşağı inmezdim .
"O zaman üç top . Buna da hayır diyemezsin Cihangir ."
"İki top olsun . Biri oğlumuzun biri de senin olmaz mı ?"
Küçücük bebekle ben nasıl aynı miktar dondurma yiyebiliyordum .
"Cihangir ya küçücük bebekle ben niye aynı miktarda yiyorum . Üç olsun işte . Ben iki top yiyeyim oğlumuz da bir top yesin ."
"Tamam başımın belası tamam . Hele bir hasta ol o zamam sorarım ben sana hesabını ."
"Tatlı bela ama değil mi Cihangir ? "
Cihangir'in nasihatlarını bir an olsun dinlemeden ona cevap vermemle kocaman gülümsedi .
"Hem de en tatlı olanından ."
Cihangir tatlı belasıydı İnci . Hem de en tatlı olanından bir belaydı ...
Cihangir'e sonunda dediğimi yaptırıp tam üç top dondurma aldırmıştım . Şu an benden keyiflisi yoktu inanınki .
"Yavaş ye önünden alan yok dondurmayı ."
Yanı başıma oturmuş hiç işi yokmuş gibi beni izliyordu.Sadece izlediği yetmiyor bir de konuşuyordu.Hep dondurmamı kıskandığından yapıyordu Cihangir .
"Al hadi sen de ye biraz . Kıskandığından yapıyorsun biliyorum ."
Dondurmamdan bir kaşık alıp Cihangir'e uzattım .
"Dondurmayı mı kıskanıyormuşum ? "
"Evet , zaten çok kıskançsın bir dondurmayı kıskanmadığın kalmıştı ."
"Genelde öyle demezler bana ama ."
Yine kandırmışlardı bu Cihangir'i . Bal gibi de kıskançtı .
"Kandırmışlar oğlum seni . Bal gibi de kıskançsın .Daha geçen gün kendi oğlunu kıskanıyordun ."
Geçen gün oğlumla konuşuyorum diye kıskanmıştı . Bir de gelmiş benimle neden böyle konuşmuyorsun İnci diyordu . Utanmasa bir de ağlayacktı .
"Beni mi daha çok seviyorsun yoksa dondurmanı mı ?"
Yine başlamıştık .
"Dondurmamı dersem bana ne yaparsın ? "
Bir taraftan dondurmamı yemeğe devam ediyordum diğer taraftan da Cihangir'le uğraşıyordum .
"Hiç düşünmedim inan . Hele bir dondurmayı seç o zaman görürsün ne yapacağımı ."
"O zaman seni seçeyim ben ne olur ne olmaz ."
"Ben sana daha da bir şey demiyorum İnci . Bir de hâlâ dondurma diyor ya sabır ."
Cihangir sabır çekmeye başladığına göre şimdi tamamlanmıştık işte .
"Şaka yaptım ya tabiki de seni seçerim Cihangir . Zaten seçeneklerde sen varsan diğer seçeneğin benim için bir önemi yok ki ."
Kedi gibi sırnaştım Cihangir'e . Gerçi kocaman göbeğimle biraz zor olmuştu ama yine de başarmıştım .
"Peki , ben mi lahmacun mu ? "
Cihangir'in sorusuyla yeniden kocaman gülümsedim .
"Tabiki lahmacun Cihangir bu da soru mu ? "
Bu sefer gerçekten Cihangir'in sabrını fazlaca sınamıştım . Hem de fazlaca .
"Cihangir ya şaka yaptım gel buraya ."
Tabi kendisinin kocaman göbeği olmadığı için rahatça kalkıp yatak odasına gitmişti . Ben de arkasından sesleniyordum ama gram beni dinlemiyordu .
"Sen git bu gece lahmacununla uyu İnci ."
Kapıyı kapatmadan önce son sözleri bu olmuştu Cihangir'in . O kadar komikti ki bu halleri koridorda dakikalarca gülmüştüm .
...
"Hadi ama Cihangir barışalım artık ."
Dün gece git lahmacununla uyu dediğinden beri hâlâ barışamamıştık .
"Bakıyorum da çabuk sıkıldın lahmacunundan ."
"Ya hemencecik sıkıldım .Hiçbiri bir sen etmiyor Cihangir ."
"Kıyamıyorum da sana ."
"Barıştık mı yani ? "
Başını sallayıp çayından bir yudum daha aldı .
"Bir daha öyle şeyler yapmayacağım Cihangir . Sonuçta seni yerin ayrı lahmacunun yeri ayrı ."
"Ya sabır ."
"Ne dedim ben şimdi de hemen sabır çekiyorsun ?"
"Oldu olacak oğlumuzun adını lahmacun koyalım İnci . Sen de rahatla ben de rahatlayayım ."
Mümkün olsa koymak isterdim ama o kadar da değildi yani .
"Abartma Cihangir ."
"Hiçte abartmıyorum . Artık lahmacun oğlum diye dolanıp durursun etrafta işte fena mı?"
Cihangir işin dalgasındaydı ama ben oğlumuz için hâlâ isim düşünmememizde takılıp kalmıştım .
"Cihangir ."
"Hı."
"Cihangir ,doğuma az kaldı biz hâlâ isim düşünmedik ."
Cihangir çayından son yudumunu da alıp ayaklandı . Sonra yanıma gelip saçlarıma öpücük kondurdu .
"Bu akşam anneni de çağırırız isim düşünürüz olur mu ?Ablam bebekle gelemez belki ama annen gelir olur mu sen dert etme ."
"Ama hemen bulalım olur mu isim ?"
"Buluruz güzelim , sen dert etme ."
Hemen isim bulmamız gerekiyordu . Akşama kadar beklemeyip bütün gün isim düşünmeye çalışmıştım ama bulamamıştım .Şimdi ise annem ve Cihangir'le salona oturmuş isim düşünüyorduk .
"Of bulamıyorum . Meğer ne kadar da zormuş isim seçmek ."
Beş dakika da bir oflayıp yeniden isim düşünmeye çalışıyordum .
"İnci'm biraz soluklan sonra yine düşünürsün . Hem hadi torunuma aldığımız kıyafetlere bak bakalım beğenecek misin ? "
Annem yanında getirdiği kocaman poşeti uzatınca heyecanla açmaya başladım . Poşetin içinden minik minik kıyafetler çıkıyordu ve benim gözlerim istemsizce dolmaya başlamıştı.
"Cihangir, baksana çok minikler ."
Cihangir de ben de dolu gözlerle bebek kıyafetlerine bakıyorduk .
"İnci , minicik baksana kolları ."
İsim işini unutmuş dakikalarca kıyafetlerle ilgilenmiştik.İçlerinden en çok mavi bir takım vardı onu beğenmiştim. O kadar güzeldi ki bakmaya doyamamıştım .
"Anne bu ne kadar da güzelmiş ."
"Onu Faruk aldı ama benim vermemi istedi İnci."
Keşke dedim yeniden . Keşke her şey bambaşka olsaydı.Keşke Faruk'la her şey bambaşka olsaydı .
"Çok güzelmiş ."
Elimdeki mavi takıma bakıp iç çektim .Sabırsızlanıyordum oğluma giydirmek için .
Ben hâlâ elimdeki kıyafete bakmaya devam ederken kapı çaldı .
"Ben bakarım ."
Cihangir yanımızdan ayrıldı . Geleni görememiştim ama Faruk'un sesine benzetmiştim . Bakışlarım salonun kapısına yöneldiğinde de yanılmamıştım gelen Faruk'tu .
"İyi akşamlar ."
Faruk önce elimdeki mavi takıma baktı sonra yüzüme çevirdi bakışlarını .
"Hoşgeldin ."
O an sadece utana sıkıla kapıda bekleyen Faruk'a hoşgeldin demek istedim . İlk kez evimize geliyordu .
"Rahatsız ettim sizi bu saatte ama Yavuz'la ilgili bir şeyler öğrendim onu için geldim ."
Sanki neden geldin demişim gibi kendini açıklamaya çalıştı .
"Neredeymiş o şerefsiz ?"
Bu sefer Cihangir'in sinirli sesi girdi aramıza . Tamamıyla sinir kusuyordu .
"Kanada'ya kaçmış iki ay önce .Şu anda da kendisinden haber alınamıyormuş . Anlayacağınız izini kaybettirip defolmuş ."
"Yani ,gelmeyecek değil mi bir daha ?"
Gelmesin istedim . Ben daha ailemi yeni tamamlamışken yeniden çıkıp her şeyi mahvetmesin istedim .
"Sanmıyorum gelmez bir daha Türkiye'ye . Bizden başka Yavuz'un peşinde olanlar da varmış ."
Cezasını çekmemişti Yavuz . Ama inanıyordum benim hakkım kalmayacaktı onda . Eninde sonunda çekecekti cezasını .
"Cezasını veremedim şerefsize ."
Cihangir en çok da bunu bekliyordu ama verememişti cezasını Yavuz'a .
"Ben inanıyorum Cihangir . Benim hakkım kalmayacak onda . Elbet bir gün çekecek cezasını ."
Belki her şey kalırdı da benim hakkım kalmayacaktı onda .
Yeniden umutlarım yeşerdi benim . Yavuz'da çıkıp gitmişti hayatımdan yeniden umutlarım yeşerdi .
Artık İncili kız umutsuz değildi .
Hem evini bulmuştu hem de ailesini tamamlamıştı . O kaybolan umutları yeniden yeşermişti .
Vallahi de billahi de artık İncili kız umutsuz değildi.
"Oğlumuzun ismi Umut olsun Cihangir ."
Cihangir ve İncili kızın bir oğlu olacaktı. İsmini de Umut koyacaklardı .
...
İlk olarak yıldızımızı daima parltamayı unutmayınn.
Cihangir ve İncilı kızın bir oğlu olacaktı ismini de Umut koyacaklardı . Adı gibi umut olacaktı anne babasına
Benim için söylemek çok zor ama diğer bölüm final bölümümüzde görüşene dek kendinize çok iyi bakın.
Çakma mafya ve İncili kızın masalının sonuna geliyoruz.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |