

Yeni bir evrenimize hoşgeldinizz. Hepinize iyi okulamalar dilerimmm.
Bölüm sonunda minik bir açıklama yaptım okuyabilirsinizz.
Bol bol yorum yapmayı unutmayınnnn
...
8 YIL ÖNCE (MUĞLA )
Dış kapının kapanma sesini duyunca yavaşça odamdan çıktım. Kapının arkasında bekleyen annemi görünce gülümsedim.
"Günaydın annem."
Adımlarımla annemin yanına gidip boynuna sarıldım sıkıca .
"Günaydın İnci kızım benim ."
"Gittiler mi ?"
"Hı-hı .Gel seninle güzel bir kahvaltı yapalım ."
Abim ve babamın gitmesiyle güzel bir kahvaltı yapacağımız için sevinmem kalbimi acıtıyordu.
"Bana bir şey söylediler mi gitmeden önce ?"
"Yok kızım bir şey demediler ."
"Anne kandırma beni. Artık alıştım anne . Babamın da abimin de beni sevmemesine alıştım. Her koşulda yükmüşüm gibi davranmalarına ,benim kalbim yokmuşçasına kalbimi kırmalarına alıştım."
"İncili kızım benim. Annen seni çok seviyor ."
"Ama babam sevmiyor anne .Abim kardeşi gibi görmüyor beni."
Annem elleriyle yüzümü okşadı .İçi acırcasına bana bakıyordu.
Alışmıştım ki artık ben. On sekiz yaşındaydım ama aynı zamanda on sekiz yıldır yüktüm ben bu evde .
Babamın küçükken biraz daha güzel bir kız olsaydın dediği küçük kızdım. O küçük aklımla nasıl daha güzel bir kız olurum diye düşünüp dururdum. Hâlbuki annem hep güzel kızım diye severdi beni. Demek ki annem kandırmıştı beni. Güzel değildim ben. Güzel olsaydım babam severdi beni.
Abimin de küçük bir çocukken her istediğini yapardım.Belki beni kardeşi gibi sever diye .
Sonra anladım ki çok güzel bir kız çocuğu olsam da babam sevmeyecekti beni. Ya da abimin her istediğini yapsam da kardeşi gibi görmeyecekti .
"Anne ,keşke sevselerdi beni ."
Annem sardı kollarını sıkıca bana .Minik bir kız çocuğu gibi sindim annemin boynuna.
"Seviyorlar kızım . Babanın evladısın sen de kızım."
"Anne sevmek böyle bir şey mi ? Hiç abim gibi sevmedi beni . Babam sevmediği için abim de sevmedi beni ."
"Ah İnci'm benim .Elimden gelse her şeyi yaparım senin için."
"Anne bana menemen yapar mısın ? Ama ekmeğimle yesem olur mu ? Babamlar da yok ya çatal kullamadım diye kızmazlar bana."
"Yaparım tabi kızım . Nasıl istersen öyle de yersin ."
Annemle mutfağa geçtik. Annem menemeni yaparken ben de bir taraftan kahvaltılık bir şeyler koydum masaya.
"Anne hiç mi izin vermezler şehir dışında okumama ?"
"Kızım burada okumana zor izin aldık. Şehir dışına göndermez seni ."
"Okuldan sonra çalışmak şartıyla izin verdiler anne ."
"Ben halledicem İnci .Sen okuldan sonra gelip dersini çalışacaksın .Ben gidip çalışacağım ."
"Olmaz anne .Babam duyarsa sana da kızar. Ben gidip çalışacağım."
"Daha var İnci o günlere .Hele bir gelsin konuşuruz ."
"Anne sınav sonuçları açıklanacak yarın . Gerçi çok yüksek beklemiyorum ."
"Ümitsiz olma kızım .Açıklansın bir bakarız ."
Cihangir ile birlikte İstanbul 'da üniversite okuma hayalimiz vardı .Nasıl diyecektim ki izin vermiyorlar diye .
Babamla aramızdaki sorunları biliyordu. Küçücük yaşıyla bile beni babama karşı korumaya çalışıyordu gücü yettiğince . Küçükken babamın beni sevmemesini konduramıyordum .Hep ağlıyordum sürekli. Cihangir hep teselli ederdi beni .Nasıl başarırdı bilmem ama sustururdu beni.
Annemle beraber kahvaltımızı yaptıktan sonra odama geçmiştim . Yine Muğla bildiğimiz gibi sıcaktı .
Pencereyi açıp önüne oturdum öylece . Yatağımın üzerindeki telefon çalmaya başlayınca pencerenin önünden kalkıp telefonun yanına gittim.
"Efendim Cihangir ."
"İnci tanesi hadi okulun oradaki parka gel ."
"Hava çok sıcak Cihangir ."
"Hadi ama İnci bekliyorum .Hem seninle bir şey konuşmam gerekiyor."
"Tamam çıkıyorum şimdi ."
Eğer Cihangir çağırmamış olsaydı hiç kimse beni bu sıcakta dışarı çıkaramazdı .Ama söz konusu Cihangir'di işte.
"Anne Cihangir okulun oradaki parka çağırdı. Hemen gidip geleyim olur mu?"
"Tamam kızım çok oyalanma olur mu ? Abini işi erken bitiyor bazen geldiğinde göremezse sorun çıkarır yine."
"Tamam annem gidip geleceğim hemen."
Ayağıma ayakkabılarımı giyip parka doğru yürümeye başladım. Umarım Cihangir'in bu sıcakta buluşmamız için önemli sebepleri vardı . Sonrasında düşününce aslında önemli sebep olmasa da olurdu .Sonuçta Cihangir çağırmıştı beni.
Annemden sonra bana en iyi gelen Cihangir'di. Kaç yıl önce tanışmıştık hatırlamıyordum bile. Aslında ilk zamanlar mahallede kavga ederdik sürekli . Sonrasında ilkokulda sınıf arkadaşı olmuştuk . Sınıftayken de sürekli kavga ederdik zaten .Öğretmenimiz de bizi uzak yerlere oturturdu.
Sonrasında bir gün Cihangir gelmedi okula. Ertesi günde gelmedi. Merak etmiştim Cihangir'i . Gidip anneme sormuştum o zaman öğrenmiştim Cihangir'in annesi kanserden vefat etmiş . Bir ay gelmedi okula her gün bekledim gelmesini ama gelmedi.
Zaten annemden duyduğum kadarıyla babası da Cihangir doğduğunda terk etmiş Cihangir'leri . Gidip başka kadınla evlenmiş . Annesi de vefat edince anneannesi ve ablasıyla yaşamaya başlamışlar .
Sonrasında bir gün sınıfa girdiğimde gördüm onu. Sırasında sessizce oturuyordu . O zamanlar sıra arkadaşı Yağmur'du . Gidip Yağmur'la kavga edip sonunda Cihangir'in yanına oturmaya başarmıştım.
Okulda kimseyle konuşmuyordu . İlk zamanlarda benimle de konuşmuyordu. Sonrasında sürekli benimle konuşsun diye başının etini yemeye başlamıştım Cihangir'in. Konuşmak zorunda kalmıştı benimle .O günden sonra da benim tek arkadaşım oldu .
Cihangir benim için çok özeldi .Onu tek bir kalıbın içine sığdıramıyordum . Yeri geldiğinde uslu çocuk beni gülümsetebilmek için paylaço oluyordu .Benim bütün başarılarımda her zaman arkamdayken bütün başarısızlıklarımda yanımdaydı. Cihangir belki benim için her şey olamayabilirdi ama çok şeydi .
Parkın girişine geldiğimde gözlerim Cihangir'i aradı. Banka oturmuş elinde dondurma kabıyla beni bekliyordu.
"Cihangir ."
"Nerede kaldın İnci ? Dondurman erimeye başladı ."
Elindeki dondurma kabını elime tutuşturdu. Külahta almamıştı dondurmamı .Ben sevmezdim külah tadını bunu bildiği için külahta almamıştı.
"Karamelli almışsın."
"Sen hem karamelli dondurma seversin hem de külahta sevmezsin İnci tanesi."
Gözlerimin içinin parladığını biliyordum.Yüzümdeki kocaman gülümsemeyle dondurmamı yemeğe başladım.
"Ne konuşacaktın benimle Cihangir ."
"Yarın sınav sonuçları açıklanacak .Aynı üniversiteyi yazalım diyecektim."
İstanbul'da okuyacaktık biz .Öyle hayal kurmuştuk .
"Cihangir bizim hayalimiz vardı .Ama ben gelemem Cihangir ."
"Ne oldu İnci ? Bir şey mi oldu ? "
"Cihangir annem sordum babam izin vermezmiş şehir dışına .Gerçi burada okumama bile zor izin verdi."
"Ama sen gitmek isterdin değil mi İstanbul'a ?"
"İsterdim tabii .Seninle hayallerimiz vardı bizim. Ders çıkışında sahile gidecektik. Sonra vapura binecektik. Galata'ya bile gidecektik ."
"İnci gidelim .Ben bakarım sana ."
"Cihangir biz daha on sekiz yaşındayız .Olmaz Cihangir sandığımız gibi kolay olmaz hiçbir şey ."
"Sen evet dersen gideriz İnci .Belki çok zor olur ama ben bakarım sana .Kendimden önce seni düşünürüm."
"Cihangir yapamayız ki .Gidemeyiz biz .Hem Meryem teyze ve Meltem ablaya ne diyeceksin."
"Ben bir şekilde halledebilirim İnci .Seni kurtaramadım kaç yıldır ama artık kurtarabilirim ."
"Cihangir bunu yapamam sana . Sen gidip en iyi üniversitelerde okuyacaksın .Ben de burada okuyacağım ."
"Sen burada okuyacaksan ben de kalırım burada .Ne yapayım sensiz İstanbul'u ."
"Olmaz Cihangir sen yüksek puan alacaksın. En iyi üniversiteye gideceksin ."
"Sensiz olmaz dedim ya İnci ."
Delirmişti bu çocuk . Yaşından büyük işlere kalkışmaya çalışıyordu .
"İnci teklifimi düşün .Evet dersen gideriz İnci. Yarına kadar düşün olur mu ?"
"Cihangir ."
Konuşmama fırsat vermeden kalkıp yürümeye başladı. Ne yapacaktım ben. Cihangir'in de hayatını karartamazdım. İstanbul'a gidip yaşamaya başlamak kolay değildi ki .Yaşına bakmadan yaptığı tekliflere bak !
Olamazdı ki küçüktük daha biz .Ne yapardık koskoca İstanbul'da .
Oflaya oflaya eve gittim . Git desem de gitmiyordu . Belki beraber okuyamazdık İstanbul'da ama Cihangir bensiz gitmeliydi .
Kapıyı çaldığımda annem kapıyı açtı .
"Anne sana bir şey söylemem gerekli ."
"Tamam mutfağa geç geliyorum hemen. Abinin işi bitmiş erken geldi .Markete yolladım dedim ."
Ayakkabılarımı çıkarıp mutfağa doğru adımladım. Annemde galiba abimi kontrol edip yanıma geldi.
"Televizyona dalmış uğraşmaz seninle .Ne oldu anlat bakayım."
"Anne Cihangir İstanbul'a gidelim dedi."
"İnci ne diyorsun sen !"
"Anne Cihangir'le bizim hayalimizdi İstanbul'da okumak."
"İnci saçmalamayın.Sizin daha yaşınız kaç . Babanlar duyarsa İnci koruyamam seni. Korkuyorum İnci'm sana zarar verirler diye ."
"Anne-"
Tam anneme cevap verecekken .Abimin sesi inletti ortalığı.
"NE İSTANBUL'U İNCİ "
Ne olduğu anlamadan kolumdan tutarak kaldırdı oturduğum sandalyeden .
"Ne İstanbul'u ne okulu İnci !"
Annem araya girmeye çalışıyordu ama gücü yetmiyordu. Olduğum yerde titremekten başka bir şey yapmıyordum.
"Bir de o şerefsizle gideceksin öyle mi ?"
"Sensin şerefsiz .Cihangir hakkında doğru konuş ."
Yanağıma yediğim tokatla yüzüm yana düştü .
"Hele bir daha o şerefsiz için sesini yükselt gör bak ben ne yapıyorum ."
Annemin çığlıkları dahi abime işlemiyordu.
"Gideceksin o şerefsize göndereceksin buradan. Hele gitmesin gör ben neler yapıyorum. Duydun mu beni İnci hele gitmesin burada kalsın. Bela olurum .Hayatını karartırım onun. "
"Cihangir şerefsiz değil !"
Değildi ki Cihangir şerefsiz falan değildi .
Bir tokat daha geldi yüzüme . Bin defa daha tokat yesemde Cihangir'i savunacaktım.
"Faruk yeter dedim sana .Yeter mahvettiniz kızımı ."
Annemin ağlayışları bütün evi inletiyordu. Annemin sözleri abime ulaşmış olacak ki ittirerek bıraktı beni.
"İnci o buradan gitmesin hele ne olacak o zaman gör ."
Sonrasında da kapıyı çarpıp gitti . Annem ağlayarak konuşmaya çalışıyordu.
"İnci kızım. Bak bana ne olur bak bana.Koruyamadım annem .Yine koruyamadım seni."
Gözyaşlarımı silip gülümsedim anneme .
"Annem sen benim koruyucumsun öyle düşünme ."
Tekrar sildim göz yaşlarımı .
"Anne Cihangir'i kurtarmam gerek .Benim onu kurtarmam gerek ."
Annem bir şey söyleyemeden odama girdim. Ne yapıp ne edip kurtarmam gerekiyordu Cihangir'i .
Git desem gitmezdi ki .Hele abimi anlatsam hiç gitmezdi . Ne yapacaktım ben .
Akşam boyunca odamdan hiç çıkmadım .Yine bana söylendiklerini duyuyordum ama hiç çıkmadım odamdan.
Sabahın ilk saatlerinde uyandım.Sınav sonuçları açıklanmıştı ama bakmadım. Heyecanla bekliyordum günlerdir ama bakamadım.
Abimin kapının önünden sesi doldurdu odayı.
"İnci İstanbul'a gitmeyi aklından bile geçirirsen sizi bulurum .Mahvederim anlıyorsun değil mi beni ?"
Benden ses gelmeyince konuşmaya devam etti.
"O şerefsizi gönderemezsen ben bilirim göndermesini haberin olsun."
"Sensin şerefsiz."
Söylediklerimi duymasıyla kapıya asıldı. Kilitli olduğu için açamadı.
"Ben bu sözleri yedirtmesini bilirim sana .Sen kendi işini düşün şimdi."
Allah'ım ne yapacaktım ben. Telefon'u elime alıp Cihangir'e mesaj attım parkta buluşalım diye.
Sonrasında beklemeden evden çıktım.Gelirdi Cihangir biliyordum.
"İnci ne oldu ?"
"Cihangir ben gelemem seninle vazgeçtim İstanbul'a gitmekten .Annemle sevdiğim çocuğu bırakıp gelemem."
"Sevdiğin çocuk ?"
"Evet , lisede bizim yan sınıftaki çocuk var ya Mert . O yazdı bana dün gece ."
"İnci ne saçmalıyorsun sen ."
"Daha dün konuşmaya başladık bırakıp gelemem .Hem annem de var . Zaten akşam buluşacağız beraber tercihleri yapacağız ."
"İnci ne çocuğundan bahsediyorsun sen ?"
"Olamaz mı Cihangir ? Beni beğeniyormuş zaten senden dolayı çekinmiş gelememiş okulda yanıma.
Cihangir'i yüzündeki hayal kırıklıkları bir bir kalbime saplanıyordu.
"Bende dedim niye çekindin ki Cihangir benim arkadaşım hatta abim gibi dedim ."
"Abi !"
"Evet abi dedim. Öyle değil miyiz Cihangir biz yakın arkadaşız .Hatta abim gibisin hep beni koruyorsun."
"İnci "
Kendimden o kadar tiksiniyordum ki . Şu anı atlatıp eve gitmek istiyordum saatlerce ağlamak istiyordum.
"Cihangir beni bırak git istediğin üniversiteye hem belki senin de sevdiğin kız çıkar karşına. Mert de Muğla'da okuyacakmış ben de burada okuyacağım."
"İnci sen benim tanıdığım İnci değilsin .Benim İnci tanem değilsin sen ."
"Evet değilim artık benim konuştuğum çocuk var Cihangir .Seninle bu kadar yakın olmamızdan rahatsız olabilir.Aramıza mesafe koymalıyız."
"Mesafe ."
"Hem babamlar da burada okumamı istiyor .
Her dediğim şeyden sonra daha da kalbi kırılıyordu.Ama yapmak zorumdaydım. Abimi söylesem bırakıp gitmezdi beni .İstanbul'a da gitsek abim öldürürdü bizi.Cihagir'i kurtarmam gerekliydi
"İnci baban mı bir şey söyledi ondan mı korkuyorsun ?"
"Yok babam bir şey söylemedi . Burada okuyacağım dedim tamam dedi .Cihangir neye üzüldün bu kadar .Biz yakın arkadaştık seninle ."
"İnci seviyordum lan ben seni. Her şeyden çok seviyordum. Ben ailemi bırakmayı göze aldım senin için.Gelmiş yakın arkadaştık diyorsun bize."
"Benim için yakın arkadaştık .Sen belki benim davranışlarımı farklı algılamış olabilirsin ama biz sadece yakın arkadaştık Cihangir . Bu anla yoksa benden karşılık bulamayınca üzülürsün."
"Sus sus Allah için sus İnci ."
"Yani istediğin üniversiteye gidebilirsin ben burada okuyacağım ."
"Gitmemi istiyorsun yani ."
"Senin için evet .Git güzel yerlerde oku ."
"Peki ,gideceğim İnci hiç merak etme . Beni görmeyeceksin .Eski bir yakın arkadaş olarak hatıranda kalacağım ."
Sustum artık. Bu kadar dayanabildim .
"Kendine iyi bak İnci tanesi ."
Gözümden bir yaş düştü .Hızlıca sildim .
"Yine de her şeye rağmen bir gün bana ihtiyacın olursa küçük İnci ve Cihangir'in hatrına yardım ederim sana."
Arkasına bakmadan gitti. Koskoca parkın ortasında yapayalnız kaldım. Kaç dakika öylece bekledim bilmiyorum .
Sonrasında ağlayarak evin yolunu tuttum. Annemin kapıyı açmasıyla tutamadım içimdeki çığlıkları.
"İnci'm kızım."
"Anne nefret ediyor benden."
Salonun ortasına öylece çöktüm.Annem de yanıma çöktü. Ben bir taraftan çığlık çığlığa ağlıyordum .Annem de diğer taraftan dayanamayıp ağlıyordu.
"Anne ben kaybettim..Her şeyimi kaybettim.Anne Cihangir'i kaybettim."
"Anne nefret ediyor benden ."
Ne annem beni sakinleştirebiliyordu ne de ben sakinleşebiliyordum. Kendimden öyle tiksiniyordum ki.
O gün benim için geçmedi geceleri sabah yapamadım. Ondan sonraki geceler de zorluydu.Artık güneş doğmuyordu bana.
Cihangir gitmişti. Gelmemek üzere gitmişti. Artık yoktu Cihangir . Ablasıyla beraber gitmişlerdi .Artık İnci tanesi değildim ben . Kimsenin İnci tanesi değildim.
...
Kitaptan alıntı.
"Söylesene Cihangir . Küçük Cihangir ve İnci hatrına bana yardım eder misin ? "
Gözlerimden yaşlar durmaksızın akmaya devam ediyordu .
"Söylesene Cihangir .Bir şey söyle yalvarırım bir şey söyle."
"Başka yardım edebilecek kimsem yok mu ?"
Başka yardım edebilecek kimsem yoktu ki benim .Bir annem vardı bir de Cihangir . Artık Cihangir de kalmamıştı bir annem vardı .
"Yok " dedim titrek sesimle.
"Başka yardım edebilecek kimsem yok ki benim."
Lütfen ilk bölümü okuyup hemen pes etmeyin en azından birkaç bölüme daha şans verin ben eminim ki hikaye sizi içine çekecek .
Diğer bölümümüz güncelden devam
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |