

Ayy ben geldimmm.Hepinize şimdiden iyi okumlar dilerimmm.
Bol bol bol yorum yapmayı ve yıldıza basmayı unutmayın.
1K okunmaya ulaşmak üzereyiz hepinize çok çok teşekkür ederimm iyi ki varsınızz
....
5 YIL ÖNCE ~ ANKARA
CİHANGİR AKKOR
Fakülteden çıkmış öylece Ankara sokaklarında yürüyordum. Ankara ayazını iliklerime kadar hissediyordum .
Canım sıkkındı bugün . Diğer günlerin aksine bugün daha da sıkkındı canım.
Öğleden sonra iki dersim daha vardı ama dayanamadım çıktım fakülteden . Zaten dönemim uzayacaktı.
Odaklanamıyordum ki ben okula ,hayatıma hiçbir şeye odaklanamıyordum. Kederli bir 'of 'çektim.
Ablamın hatrı için okuyordum . Sadece ablam için üniversiteye gidiyordum . Bana sorsanız hiç okumazdım .Öylece yatağım da yatıp hiç kalkmamayı dilerdim .
Ruhum daha da daraldı .Üzerime giydiğim ceketin fermuarını açtım .Sanki kalbim göğüs kafesime sığmıyordu .
Ben kendimi hiç iyi hissetmiyordum .Ölümcül bir hastalığa yakalanmış bir hasta gibiydim . Yaşadığımı hissetmiyordum .
Ben tam üç yıl önce ölmüştüm . O gündür de yaşamıyordum .Yaşamak istemiyordum .
Sokağın başındaki pastahaneye girip çilekli pasta aldım .
Daha kötü hissedeceğimi bile bile her yıl yaptığımı gidip bugün de yaptım.
Dayanamıyordum .Ben dayanamıyordum . Ruhum dayanmıyordu .
Bugün İnci Tanesi'nin doğum günüydü .Üç yıl önce bugün beraber doğum gününü kutlamıştık . Son kutlamamız olacağını bilseydim yemin ederim daha güzel kutlardım. Ama bilmiyordum ki .
Bugün İnci Tanesi 21 yaşına girmişti .Bensiz ,bizsiz üç yaş almıştı .
Erkekler ağlamaz denilirdi ya .Erkekler de ağlardı .
Banka oturmuş elimdeki çilekli pastayla öylece sokaktan geçen insanları izliyordum . Çilekli pasta almıştım çünkü İnci Tane'si en çok çilekli pasta severdi .
Benim bütün doğum günü pastalarımı da çilekli alırdık .İnci çilekli pasta sever diye ben de çilekli pasta alırdım.
İnci ıspanaklı börek sever diye ben de ıspanaklı börek severdim .
Gözümden engel olamadığım bir yaş düştü . Hani erkekler ağlamazdı .
Ben çilekli pasta sevmezdim .Ben çikolatalı pasta severdim ki . Ben ıspanaklı börek de sevmezdim .Ben patatesli börek severdim .
Ama İnci severdi .Ben sevmesem de İnci severdi .Benim neyi sevip sevmediğim önemli değildi . İnci ne severse o önemliydi benim için.
Çorbanın yanında ekmek yemezdi .Nasıl karnı doyardı bilmezdim ama çorbanın yanında hiç ekmez yemezdi .
Çayı tek şekerli içmeyi severdi .Şekersiz içince çay acı gelirdi ,iki tane şeker atınca da şekerli gelirdi İnci'ye .
O yüzden tek şekerli içerdi .
Kahveyi şekerli içerdi .Orta kahve bile acı gelirdi İnci'ye
Fıstığa alerjisi olmasa en sevdiği çikolata fıstıklı olurdu.Şimdi ise en sevdiğ çikolata bademli çikolataydı .
Bir de karamelli dondurma severdi en çok . Külah tadını sevmediği için hep dondurma kabında yerdi dondurmasını .
Hani zamanla unutulurdu acılar .Bizi kandırmışlar .
Vallahi de billahi de bizi kandırmışlar .
Ben niye unutmuyordum hiçbir şeyi .Ben niye İnci'ye dair hiçbir şeyi unutamıyordum .
Tam çenesindeki beni niye unutamıyordum. Göz kapağındaki İnci'nin bile farketmediği minik beni niye unutamıyordum .
Erkekler ağlamaz denilirdi ya .Erkekler de ağlardı .
"Hayır ."
"Hayır."
"Aptal Cihangir ."
"Aptalsın sen Cihangir ."
"İnci Tane'si yok artık .Anla ."
Anlamak ister gibi başıma vurdum ellerimle. Ama anlayamıyordum .Anlamak istemiyordum. Ben İnci'nin yokluğunu anlamak istemiyordum.
Ankara bugün fazla soğuktu .Sanki benim içimdeki acıyı söndürmek ister gibi fazla soğuktu .
Ben iyi hissetmiyordum .Ben kendimi hiç iyi hissetmiyordum .
İçimdeki acı geçmiyordu .Hani zamanla geçerdi .Benim acım niye ilk günkü gibiydi. Kandırmışlar bizi .
Vallahi de billahide bizi kandırmışlar .
Hani zaman her şeyi ilacıydı .Yalan söylemişler bize .Zamanla geçmiyordu .Keşke geçseydi ama geçmiyordu.
Vallahi de billahi de geçmiyordu .
Bırakın zamanla geçmeyi bir kelime sözünü bile unutamıyordum .
"Hani biz beraber yaşayacaktık İnci ! "
Şimdi İnci'den hiçbir haberim yoktu .Bırakın beraber yaşamayı nasıl yaşadığından bile haberim yoktu .
"Hani biz beraber İstanbul'da üniversite okuyacaktık İnci !"
Hani İstanbul'da okuyacaktık . Ben niye Ankara'da okuyordum İnci . Ben niye gidemedim İstanbul'a . Ben niye seninle hayal kurduk diye İstanbul'a gidemedim .
Ablama yük olmaktan başka bir işe yaramıyordum . Bir ben vardım ailesinde o da ölünden farksızdı .
"Sen bana ne yaptın İnci ! "
"Sen bana ne yaptın böyle .Beni öldürmedin ama öldürmekten beter ettin .Keşke öldürseydin İnci .Daha az acı çekerdim .Keşke öldürseydin beni ."
İçimde anlamsız bir nefret vardı .İnci Tanesi'nden nefret etmek istemezdim ama engel olamadığım bir nefret vardı.
Hâlâ onu düşünüyordum .Bir an bile onu aklımdan çıkaramıyordum ama anlamsız nefret vardı .
Belki de İnci'yi beklediğimden kaynaklıydı . Bekledim ama gelmedi . Üç yıl bekledim hiç gelmedi . En azından bir kere gelseydi ama hiç gelmedi .
Belki o da bensiz yapamaz diye düşündüm ama yapmıştı. Benim aksine İnci bensiz yapabilmişti .
Nefretim diriydi ama sevgim de diriydi .Hangisi baskın deseniz kuşkusuz sevgim derdim .
Paketteki pastayı alıp biraz ileride oturan çocukların yanına gittim . Ben çilekli pasta sevmezdim . Çocuklar severdi, İnci severdi ama ben sevmezdim .
"Çocuklar ,bu paketin içinde çilekli pasta var yer misiniz?"
"Sen yemeyecek misin abi ?"
"Ben çilekli pasta sevmem ."
"Teşekkürler abi .Biz yeriz ."
Benimle konuşan çocuğa pastayı uzattım. Sevinmişlerdi galiba .Ben mutlu olamasam da çocuklar mutlu olmuştu en azından bugün.
"Afiyet olsun ."
Tam arkamı dönüp gidecekken çocuklardan biri konuşmaya başladı .
"Abi doğum günü pastası mı bu ?"
Başımı salladım onaylarcasına .
"Doğum günü olan kişi yok mu burada ?"
"Yok ."
"Uzakta mı yoksa ."
"Çok uzakta "
"Gelmeyecek mi ki buraya ."
"Hiç gelmeyecek ."
O çok uzaktaydı ve biz bir daha buluşamayacaktık . Buluşsak da eskisi gibi olmayacaktık biz .
O küçük Cihangir ve İnci Tane'si ölmüştü . İnci Tane'si onları acımadan öldürmüştü .Ben istemesem de ölmüştük.
...
~ Günümüz ~
Hastayı muayene edip gönderdikten yavaşça sandalyeme yaslandım .
Aynı zamanda Leyla abla da odaya girmişti .
"Bitti mi abla bugünlük randevular ."
"Bitti Cihangir ."
"O zaman çıkalım abla ."
"Saat daha erken Cihangir belki öğleden sonra gelen hastalar olabilir ."
"Randevular bittiyse çıkalım abla eve uğramam gerekli ."
Hem İnci'ye aldığım hattı verecektim hem de evime uğrayacaktım . Başka bir nedenim yoktu.
Sadece hattı verecektim ve evime uğrayacaktım.
Bir de İnci'ye teşekkür edecektim.
Sabah Leyla abla'yla bana kahvaltı göndermişti. Beni düşünme dememe rağmen göndermişti .
İnci'ye hattı verecektim .Eve uğrayacaktım ve son olarak İnci'ye teşekkür edecektim .
Apartmanın önüne geldiğimizde Leyla ablayla beraber arabadan indik .Leyla abla evine geçerken ben de bir üst kata çıktım .
İlk İnci'ye teşekkür edecektim . Sonra hattı verecektim.
Kapıyı çaldım birkaç dakika bekledim ama açan olmadı . Uyuyor mu diye düşündüm ama İnci uyanırdı bu kadar sese .
Birkaç kere daha çaldım sabırla bekledim ama açılmadı . Koşar adım Leyla abla'nın kapısını çaldım.
"Abla benim evin anahtarını versene bana ."
"Bir şey mi oldu Cihangir ?"
"Abla ,kapıyı çaldım ama açmadı ."
Leyla abla girişteki anahtarlıktan benim evimin anahtarını uzattı .
"Ben de geleyim Cihangir ."
Leyla abla arkamdan gelirken ben de hızlı adımlarla merdivenleri çıktım .
Korktum . Bunu kendime bile itiraf etmek zordu ama korktum .
Ellerimin titrediğine şahit oldum . Kapıyı açarken ellerim titriyordu .
Evin içinde girdiğimde ilk aldığım koku poğaça kokusuydu. İnci'nin sabah bana gönderdiği poğaçaların kokusuydu .
Adımlarım seri şekilde odalarda dolaştı ama yoktu . İnci yoktu .
"Cihangir ."
Leyla abla'nın seslenmesiyle koridora çıktım . Öylece duvara bakıyordu . Gözlerim Leyla ablanın baktığı duvara çevrildi .
Kan vardı duvarda . Kıpkırmızı bir kan vardı .
"Cihangir kan var burada . "
Ellerim istemsizce başıma gitti .
İnci'nin kanıydı bu .Koruyamadım . Söz verip de koruyamadım .
"Koruyamadım abla ."
İnanırım sana demişti . Bana inanmıştı .
"Korurum seni demiştim koruyamadım . "
"Cihangir kurtaralım İnci'yi . Abisi zarar verir çok korkuyor Cihangir ."
Leyla abla yanıma gelip omzuma dokundu .
"Cihangir , daha önce bıçaklamış İnci'yi .Nolur kurtaralım . "
Ellerim sıkı sıkı yumruk oldu .
Her ne olursa olsun sözümü tutmam gerekliydi. Ama tutamadım .
Elim hızlıca cebimdeki telefona gitti .
"Şerif abi , sana söylediğim adamın yerini öğrenir misin ?"
"Tamam Cihangir haber ederim sana ."
"Abi acele et olur mu ?"
"Tamam oğlum arayacağım seni ben ."
Koruyamamıştım . Söz verip de koruyamadım . Burası senin için güvenli demiştim .
Böyle mi güvenli olacaktı burası .
Evde durmak istemiyordum . Arayacak bir yer olsa gidip aramak istiyordum . Gerekirse karış karış arayacaktım . Ama bulacaktım .
Leyla abla elindeki kağıtı uzatınca evin içinde dolaşan adımlarım duraksadı .
"Ne bu abla ?"
"İnci bırakmış ."
Katlanmış kağıtı açtım ilk olarak . İnci 'nin yazısıydı bu .
İlk olarak dikkatimi kurumuş göz yaşları çekti . Sayamadım ama çokça göz yaşı vardı kağıtta .
Tek bir harfi bile atlamamak için özenle okumaya başladım .
'Hakkım var mı not bırakmaya bilmiyorum ama bir kerecik bıraksam olur mu' yazmıştı.
Vardı ki İnci . Senin bir kerecik de olsa not bırakmaya hakkın vardı .
Gözlerim yazılan satırlarda dolaşırken daha da kısıldı .
'Sekiz yıl önce gitmeyi ben istemedim bil olur mu ? Hem de hiç istemedim . Bunu bil ama beni affetme ."
Kaç kere okudum notu sayamadım . On kere, yüz kere hiç sayamadım .
Beydimde sadece bir cümle yankılanıyordu .
'Sekiz yıl önce ben gitmeyi istemedim .'
Kalın kafam basmadı bu cümleye .
'Sekiz yıl önce gitmeyi ben istemedim .'
Her şeye basan kafam bu cümleyi anlamaya basmadı .
Derin bir nefes alıp kafamı geriye yatırdım. İnci ,sekiz yıl önce gitmeyi istememişti .
Bunu bilmek sekiz yılımı geri getirmedi . O yıllarımı bana vermedi ama kalbimdeki sızı azaldı .
"Cihangir ."
Leyla abla'nın seslenmesiyle kapadığım gözlerimi açtım.
"Öldüreceğim onu . "
"Cihangir ."
"Onu mahvedeceğim . "
Hayatını mahvedecektim Faruk'un . Nasıl benim hayatımı mahvettiyse ben de onunkini mahvedecektim.
Cebimdeki telefonunun çalmasıyla elimdeki kağıdı katlayıp cebime yerleştirdim .
'Sekiz yıl önce gitmeyi ben istemedim .'
İnci istememişti .
"Efendim abi buldun mu yerini ."
"Buldum Cihangir .Samsun 'a girmişler .Tam konumu öğrenemedim .Bir iki saat sonra onu da söylerim ."
"Tamam abi ben yola çıkıyorum . Sen haber et ."
"Cihangir ."
"Efendim abi ."
"Kendi başına bir işe kalkışma oğlum . Ben destek göndereceğim ."
Şerif abiye bir şey söylemeden telefonu kapattım . Tutamayacağım sözler veremezdim.
"Abla öğrendim yerlerini gidiyorum ."
"Serhat 'a haber verdim o da geliyor yolda . "
"Abla ."
"Olmaz Cihangir gönderemem seni tek başına ."
Gidip alacaktım İnci'yi . Sonra da verdiğim sözü tutacaktım . Koruyacaktım onu .
...
Saat gece yarısını çoktan geçmişti . Serhat abiyle arabanın içinde Şerif abinin gönderdiği adamları bekliyorduk .
Bana kalsa girecektim içeri .Sonra İnci'yi alıp çıkacaktım.
Sadece İnci'nin güvenliği için bekliyordum yoksa girecektim .
"Cihangir ."
"Efendim abi ."
"Kötü bir şey yapma olur mu ?"
"Kötüye kötülükle cevap veriler abi . "
Gözlerimi karşıdaki binadan bir an bile ayırmıyordum.İnci o binadaydı .
Şerif abiden onay mesajı gelince beklemeden çıktım arabadan .
Hızlı adımlarla binaya girip ikinci kata çıktım . Arkamda Serhat abi ve Şerif abinin adamlarının adımlarını işitiyordum.
Hiçte kibar olmayacak şekilde kapıyı çaldım . Birkaç saniye sonra Faruk kapıyı açtı .
Kaç zamandır bu anı belkiyordum bilmiyorum ama daha fazla beklemeden bir yumruk geçirdim .
"Şerefsiz piç ."
Sonrasında ellerim yakasını buldu .
"Nerede lan İnci ?"
Yüzündeki pis sırıtışla bir yumruk daha geçirdim suratına . Geriye doğru savruldu . Sonrasında kanayan burnunu tutarak konuşmaya başladı .
"Bir an düğüne geç kalacaksın zannettim Cihangir ."
Bir kez daha yakasına yapışacakken yanındaki adam önüne geçti .
"İnsan çocukluk arkadaşının düğününe geç kalır mı hiç ? Hem daha nikah şahidi yapacaktım seni ."
"O pis ağzını açma bir daha . Piç kurusu ."
Yarım ağız gülmeye başladı .
"Damadımız ile tanış beğenecek misin bakalım? "
Yanında duran adamın omzuna kolunu attı .
"Geberteceğim seni Faruk . Biraz bekle hayatını belleyeceğim senin ."
"Tutamayacağın sözler verme Cihangir . Sen bir halt yapamazsın bana ."
"Bekle de gör . Nasıl oynuyorum hayatınla bekle ve gör ."
"Sen önce Şerif'in arkasına sığınmayı bırak . Sonra gel de konuş Cihangir ."
Sinirle güldüm .
"Sadece izle şerefsiz . Sadece izle ."
Tam bana cevap vermeye hazırlanırken büyük bir gürlütü koptu .
"İnci " diye fısıldadım .
"İnci'nin kaldığı odadan geldi ses ."
Faruk'un konuşmasıyla gerildim . Arkama bile bakmadan sesin geldiği yöne doğru koştum .
Kapının arkasındaki görüntüden korkuyordum .
Vakit kaybetmeden kapıyı açmaya çalıştım ama kilitliydi .Faruk' doğru yöneldim .
"Aç kapıyı ."
Hâlâ gevşek gevşek sırıtıyordu .
"AÇ LAN KAPIYI "
Ensesinden tutup kapıya doğru savurdum .
Cebinden anahtar çıkarınca Faruk'u ittirip kapıyı açtım. Bakışlarım odanın içine yöneldiğinde korkularımda haklıydım.
İnci'ye gelinlik giydirmişler .
Hem de kocaman bir gelinlik giydirmişler . Gelinlikler bembeyaz olmaz mıydı ? İnci'nin üzerindeki gelinlik niye kanlıydı .
Odaya nasıl girdiğimi bilmeden pencerenin önünde iki büklüm olan İnci'ye koştum .
Her yer de cam parçaları vardı .
"İnci ."
Kollarımla bedenini sardım ama başı dik durmuyordu . Gözleri de kapalıydı .
"İnci aç gözlerini ."
Serhat abi 'de yanıma geldiğinde . Ne yapacağımı bilemedim . Kalın kafam basmadı. Ne yapsam o an bilemedim .
Sadece gözlerini açsın istedim . Bir kerecik iyiyim desin istedim.
"Cihangir cam parçaları ayaklarına batmış ."
Serhat abi konuşmasa fark etmeyecektim. Bakışlarım ayaklarına döndüğünde içim acıdı .
İçim öyle bir acıdı ki gidip Faruk'u gebertmek istedim . O cam parçalarını tek tek Faruk'a saplamak istedim .
Yavaşça İnci'yi kucağıma aldım . Canı acıyordu zaten bir de ben acıtmayayım diye yavaşça kucağıma aldım .
Sonrasında beklemeden merdivenleri inmeye başladım.
Faruk'un sesini arkamdan duyuyordum ama duymazlıktan geldim .
İlk önce İnci'yi iyileşecekti sonra Faruk'a bakacaktım .
İlk önce İnci iyileşecekti . Sonrası sonraydı .
İlk önce İnci iyi olacaktı .
...
Kalın kafalı Cihangir'e ve İnci Tanesi'ne sorularınız olursa hemen bu satırdam sorabilirsinizz
Diğer bölüm görüşmek üzere kendinizd iyi bakınn .
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |