36. Bölüm

KAYBOLAN YILLAR 30

didom
didido

 

 

Ben geldim canlarımm . Bol bol yorum yapmayı unutmayınn .

 

 

14k okunmayı geçmişiz daha nicelerine diliyorum minik ailem ...

 

 

Herkese iyi okumalar diliyorum.

 

...

 

 

İNCİ AKKOR

 

 

Bir huzur vardı bedenimde . Hem de öyle bir huzur vardı ki ben daha önce hiç böyle hissetmemiştim . Gözlerim kapalıydı ve ben huzurla çiçeklerin kokusunu soluyordum. Misler gibi kokuyordu bu bahçe . Dedim ya daha önce böyle bir huzur hissetmemiştim . Yine aynı şekilde ben daha önce böyle güzel kokan çiçekler görmemiştim .

 

Vallahi de billahi de ben daha önce böylesini görmemiştim .

 

"Anne ."

 

Duyduğum minik sesle birlikte gözlerim açıldı . Tam karşımda bir erkek çocuğu bana bakıyordu .

 

"Anne ."

 

Bana sesleniyordu . Anne diye bana sesleniyordu . Sonrasında o minik kollarını açıp bana doğru bir adım atmak istedi ama yapamadı .

 

"Anne , gel ."

 

Kendi gelemiyordu ama beni çağırıyordu . Anne gel diyerek beni çağırıyordu .

 

Sallandığım salıncaktan kalkarak minik çocuğa doğru bir adım attım . Bana anne diye sesleniyordu , ben annesi miydim ki ?

 

"Anne ."

 

Benim her adımımla birlikte yerinde heyecanla zıplıyordu. Onun heyecanı görünce daha büyük adımlar atmam istedim ama olmadı .

 

Benim her adımımla birlikte aramızdaki mesafe artıyordu. Yaklaşmama izin vermiyorlardı .

 

"Anne ."

 

Ağlıyordu . O küçük ellerini bedenine sarmış ağlıyordu . Hem ağlıyor hem de anne diye bana sesleniyordu .

 

"Oğlum ."

 

Oğlumdu o benim . Bana anne diye sesleniyordu o da benim oğlumdu .

 

"Ağlama ,anne gelecek ."

 

Her bir adımımla birlikte aramızdaki mesafe daha da açılıyordu . Koşarsam belki yetişirim zannettim .

 

 

Vallahi de billahi de koşarsam yetişirim zannettim . Ama yanılmıştım .

 

 

Ne kadar koşsam da yetişemedim . Ciğerlerimde nefes kalmayana kadar koştum ama yetişemedim .

 

 

Ağlıyordu benim oğlum . Hem de içi katılırcasına ağlıyordu ve benim elimden bir şey gelmiyordu .

 

 

Sonrasında aramızdaki mesafe o kadar açıldı ki oğlumu göremedim . Panikle dört bir yana baktım ama göremedim .

 

 

"Oğlum ."

 

 

O mis kokulu bahçede haykırıyordum ama göremiyordum. Ben o bahçede çığlıklar atıyordum ama oğlumu göremiyordum .

 

 

Demiştim ya bedenimde daha önce hiç hissetmediğim bir huzur vardı . Şimdi o huzurdan eser kalmamıştı . Bedenim ızdırap içinde kasıp kavruluyordu .

 

 

Demiştim ya bu bahçe çok güzel kokuyor . Daha önce böyle güzel kokan çiçekler görmemiştim diye şimdi bu bahçe zehir kokuyordu .

 

 

Vallahi de billahi de zehir kokuyordu .

 

 

"Oğlum , almayın onu benden . Ne olur almayın onu ."

 

 

Haykıra haykıra oğlumu arıyordum ama alıyorlardı onu benden . Daha bir kere sarılıp , kokusunu solumadan onu benden alıyorlardı .

 

 

Anne diye sesleniyordu bana şimdi ise sesi yoktu kulağımda . Ne sesi kalmıştı ne de o minik bedeni .

 

 

Almışlardı onu benden . Tıpkı Cihangir'i aldıkları gibi onu da almışlardı .

 

 

...

 

Çığlık çığlıya ağlıyordum . Gözlerimi panikle açtım çığlık çığlığa ağlıyordum .

 

 

"Oğlum ."

 

 

Nerede olduğumu bilmezcesine sesimle her yeri inletiyordum .

 

 

"Almayın onu benden . Ne olur almayın ."

 

 

Almasınlardı oğlumu benden . Tıpkı Cihangir gibi oğluma da benden almasınlardı .

 

 

Sağ elimi bebeğimi korumak istercesine karnıma sardım. Belki dedim belki koruyabilirdim onu .

 

 

"Almayın oğlumu benden . Ne olur almayın ."

 

 

Çığlıklarım her yeri inletirken şiddetle kapı açıldı . O çığlıklarımın arasında hastahane odasında olduğumu anlamıştım .

 

 

"İnci ."

 

 

Cihangir 'i görmemle birlikte ağlamalarım daha da şiddetlendi .

 

 

"Cihangir ."

 

 

Cihangir bebeğimizi bizden aldılar diyemedim . Sadece sıkı sıkı sarıldım Cihangir'e .

 

 

"Ağlama İnci'm ."

 

 

Ben ağlamayacaktım da kimler ağlayacaktı . Ben daha Cihangir'e bebeğimizin haberini bile verememiştim . Ben ağlamayacaktım da söyleyin kimler ağlayacaktı .

 

 

"Aldılar onun benden Cihangir . Ben bir şey yapamadım aldılar onu benden . Tıpkı seni aldıkları gibi onu da aldılar ."

 

 

"İnci ."

 

 

Anne demişti bana . Anne gel demişti . Ama gidemedim ben . Vallahi de billahi de oğluma gidemedim .

 

 

 

Cihangir ellerini yüzüme yerleştirmiş bir şeyler söylüyordu ama anlamıyordum . Bırakın anlamayı ben Cihangir'in sesini bile duyamıyordum . Sadece haykırıyordum . Kimseyi duymadan sadece haykırıyordum.

 

 

"Aldılar onu benden . "

 

 

Kalbim sızım sızım sızlıyordu .

 

 

"Almasalar olmaz mıydı ? O daha küçücüktü ."

 

 

Ruhum daralıyordu . Aldığım nefesler bir bir ciğerime batıyordu sanki .

 

 

"İnci , dinle beni ."

 

 

Cihangir'in sesini uzaklardan duyuyordum . Ama inanınki çok uzaklardaydı .

 

 

"Aldılar onu benden Cihangir . "

 

 

"İnci , bana bak . "

 

 

Kayık gözlerle Cihangir'e baktım . Artık daha yakındı sesi. İnanın ki çok yakındı .

 

 

"Almadılar . Bebeğimizi almadılar . Ben izin verir miyim hiç İnci ? Onu bizden almalarına hiç izin verir miyim ? "

 

 

Kayık gözlerim bu sefer karnıma çevrildi .

 

 

Almadılar dedi Cihangir .Onu bizden almadılar dedi . Almalarına hiç izin verir miyim dedi ?

 

 

"Cihangir ."

 

 

Cihangir'in sağ eli karnımın üzerine uzandı .

 

 

"Bebeğimiz burada İnci . O bizimle . Anne babasını bırakmadı ."

 

 

Doğru mu duyuyordum inanın bilmiyorum . Cihangir bebeğimiz bizimle demişti . Doğru muydu inanın bilmiyorum.

 

 

"O bizimle mi ? "

 

 

Her bir kelime ağzımdan titrekçe çıkıyordu.

 

 

"Bizimle . O bizimle İnci . Anne babasını bırakmadı ."

 

 

Herkes bırakmıştı beni ama bebeğim bırakmamıştı .

 

 

"Cihangir ."

 

 

Öyle sıkı sıkı sarıldım ki Cihangir'e . Sanki hiç bırakmayacak gibi sıkı sıkı sarıldım .

 

 

"İnci'm . Çok korktum beni bırakıp gideceksiniz diye çok korktum ."

 

 

Ben ağlıyordum yetmiyor Cihangir'in gözünden de yaşlar dökülüyordü . Ben sızlanıyordum yetmiyor Cihangir'de kederle iç çekiyordu .

 

 

"Onu gördüm Cihangir . Anne diyordu bana biliyor musun ? O an fark edememişim ama sana benziyordu ."

 

 

Küçük Cihangir'e benziyordu . Benim çocukluğumun her şeyi olan küçük Cihangir'e benziyordu .

 

 

"Küçük Cihangir'e benziyordu . "

 

 

Cihangir ellerinin arasındaki ellerimi açıp avuç içlerimi koklaya koklaya öptü . Sanki nefesinin kaynağıymış gibi koklaya koklaya avuç içlerimi öptü .

 

 

"O iyi değil mi Cihangir ? Ben hızlıca yere çarptım ya o iyi mi ? Zarar vermedim ona değil mi ? "

 

 

Arabanın etkisiyle hızla yere düşmüştüm . Belki de canını çok yakmıştım onun . O daha küçücüktü zaten .

 

 

"İkiniz de iyisiniz İnci'm . Sadece bundan sonra çok dikkat edeceğiz olur mu ? Bebeğimizin sağlığı için her şeyde çok dikkat edeceğiz ."

 

 

Düşük tehlikesi vardı anlamıştım ben . Cihangir direkt şekilde dile getirmiyordu ama düşük tehlikesi vardı .

 

 

"Çok dikkat edeceğim Cihangir . Ona çok dikkat edeceğim."

 

 

Vallahi de çok dikkat edecektim . Ben bebeğime vallahi de billahi de çok dikkat edecektim . Bizi bırakıp gitmesin diye çok dikkat edecektim .

 

 

"İnci ."

 

 

Cihangir'in dolu gözleri bu sefer de karnıma doğru çevrildi . İnanamıyordu . O da benin gibi hâlâ inanamıyordu .

 

 

Elimle birlikte Cihangir'in elini de karnımın üzerine koydum.

 

 

"İnci bizim bebeğimiz olacak . Senden benden bir parça can olacak ."

 

 

Duydunuz değil mi ? Cihangir'le bizim bebeğimiz olacaktı. Cihangir'le benden bir parça can olacaktı .

 

 

"Baba olacağım ben İnci ."

 

 

Gururla söylüyordu Cihangir . Gururla baba olacağını haykırıyordu .

 

 

Cihangir baba olacaktı ben de anne olacaktım.

 

 

Ben de annem gibi her zaman çocuğun yanında olan bir anne olacaktım . Her koşulda çocuğunu düşünen , hep önceliği çocuğu olan bir anne olacaktım .

 

 

Ben annem gibi bir anne olacaktım . Vallahi de billahi de annem gibi bir anne olacaktım .

 

..

 

 

İlaçlardan dolayı günün devamı uyku ve uyanıklık arasında geçiyordu . Doktor ben uyandıktan kısa bir süre sonra gelmiş gerekli uyarılarda bulunmuştu .

 

 

İlk aylarda düşük tehlikesinin daha da arttığını ve ilk aylar çok daha dikkatli olmamız konusunda hem Cihangir'i hem de beni sıkı sıkı tembihlemişti .

 

 

Cihangir , şakasız doktor'un ağzından çıkan her bir kelimeyi dikkatle telefonuna not almıştı .

 

 

Şimdi de Cihangir'in bana yemek yedirmesini izliyordum.Sanki elimi kolumu kullanamıyorum gibi davranıyordu .

 

 

"Cihangir , ben kendim yiyebilirim ."

 

 

Beni duymuyormuş gibi çorbadan bir kaşık daha alıp ağzıma doğru uzattı .

 

 

"Doktor kendini yormasın dedi ya İnci ."

 

 

"Cihangir iki kaşık tutunca yorulacak mıyım sence ? "

 

 

"Olsun ,ben varken senin yapmana gerek yok . Hatta bundan sonra ben varken senin hiçbir şey yapmana gerek yok İnci . Ben yaparım bizim için ."

 

 

Buruk bir gülümsemeyle Cihangir'e baktım . Cihangir ise benim bakışlarımla gram ilgilenmiyor hâlâ çorba içirmeye devam ediyordu .

 

 

"Ablam aradı sen uyurken akşam geleyim mi dedi ? "

 

 

"Zahmet etmesin . Yarın çıkacağız bugünde gördüm zaten ."

 

 

"Ben de böyle söyleceğini bildiğim için aynen böyle söyledim merak etme ."

 

 

Tanıyordu Cihangir beni . Neyi nasıl düşüneceğime kadar tanıyordu . Ama inanın çok hoşuma gidiyordu .

 

 

Cihangir , beni benden daha iyi tanıyordu . Ne kadar da hoştu insanın sevdiğini bu kadar iyi tanıması .Ah bir bilseniz ne kadar hoştu .

 

 

"Cihangir ."

 

 

Elindeki kaşıkla ısrarla çorba yedirmeye devam ediyordu .

 

 

"Hı."

 

 

"Eğer bu kaza olmasaydı . Yani ben sana gelip bebeğimizin haberini verebilseydim nasıl hissederdin ?"

 

 

Merak ediyordum . Hem de Cihangir'in tepkisini deli gibi merak ediyordum .

 

 

"İlk tepkim büyük ihtimalle idrak etmek olurdu . Baba olacağımı , bizim bir bebeğimiz olacağını idrak etmek olurdu . "

 

 

Cihangir huzurla hayallere daldı ben de içim gidercesine Cihangir'i izledim .

 

 

"Sonrasında sana sarılırdım galiba. Hem de böyle sıkı sıkı sarılırdım . Hiç bırakmayacak gibi ama bebeğimize de dikkat ederdim canını acıtmamak için . Sana dikkatle sarılırdım ."

 

 

Bebeğimizi düşünerek dikkatle sarılırdı Cihangir .

 

 

"Sonra ne olurdu biliyor musun İnci ? Koşa koşa caddeye inip haykırırdım . Baba olacağım diye bütün caddede dolaşırdım . Her önüme gelen kişiye söylerdim İnci . Baba olacağım diye söylerdim inan ki ."

 

 

Güzel hayallerdi bunlar . Yaşanabilseydi çok güzeldi .

 

 

"Güzel bir hayaldi Cihangir . Yaşanabilseydi her bir anı mutlulukla izlerdim inan ki ."

 

 

Gözümden akan yaşla Cihangir'in kaşları çatıldı. Sonrasında da hızla akan göz yaşımı sildi .

 

 

"Ağlama bir tanem . Hem niye yaşanabilseydi diyorsun ki hâlâ yaşanabilir . Hayal olarak kalmayacak bu defa . Şimdi çıkıp hastahane koridorlarında haykıracağım baba olacağım diye ."

 

 

Cihangir oturduğu yerden ayaklandığında sorgularcasına baktım .

 

 

"Ciddi misin sen Cihangir ? "

 

 

"Ne zaman gördün ciddi olmadığımı ."

 

 

Odanın kapısını açık bırakarak koridora çıktı . Cihangir'i göremiyordum ama inanın o heyecanlı sesini duyabiliyordum . Baba olacağını haykıran sesi tüm koridor boyunca duyuluyordu .

 

 

Yeniden gözümden bir yaş aktı ama mutluluktandı bu defa vallahi de billahi de mutluluktandı .

 

 

Mutlulukla birlikte ellerimi karnımın üzerine yerleştirdim .

 

 

"Duyuyorsun değil mi bebeğim ? Babanın senin için heyecanını duyabiliyorsun ."

 

 

Biliyordum teorik olarak belki duyamıyordu . Daha çok küçüktü ama hissederdi bizim bebeğimiz . Babasının da annesinin de heyecanını hissederdi .

 

 

"Ne diye deli danalar gibi dolaşıyor bu koridorda ? "

 

 

Şerif abinin şaşkın sesiyle bakışlarım odanın girişine yöneldi .

 

 

"Baba olacağını duyuruyor ."

 

 

"Tahmin etmem gerekirdi onu bu kadar heyecanlandıran şeyi . Bir görsen şu anki halini. Her önüne gelene heyecanla anlatıyor İnci ."

 

 

Göremiyordum ama hissediyordum . Cihangir o heyecanını hissettiriyordu .

 

 

"Söyledim . Bütün herkese söyleyip hayaliminizi gerçekleştirdim İnci ."

 

 

Soluk soluğa kalmış şekilde Cihangir 'i görünce gülümsedim .

 

 

Hayalimizi gerçekleştirmişti . Yıllar sonra bizim bir hayalimiz gerçekleşmişti .

 

 

Bu defa hayaller sonsuza kadar hayal olarak kalmamıştı. Bu defa hayaller gerçekleştirilmek için vardı .

 

 

Cihangir'in omzuna yatıp hayalimizi düşündüm. Hayalimizin gerçekleştiğini düşündüm . Ne kadar da güzeldi hayallerin gerçekleşmesi .

 

 

Meğer ne kadar da güzelmiş ...

 

 

Yaslandığım omzundan kalkarak Cihangir'e baktım.

 

 

"Cihangir ."

 

 

"Bir şey mi istiyorsun İnci ? Canın bir şey mi çekti söyle bana ?"

 

 

"Annemi arayalım mı Cihangir ? O da çok mutlu olur ki haberi duysa onu arayalım mı ? "

 

 

"İnci ."

 

 

"Ama benim numaramdan aramayalım . Babamla , Faruk duyarsa kızarlar anneme . Başka numaradan arayalım olur mu ? "

 

 

Annemi arayıp haykırmak istiyordum . Annemi arayıp ben anne olacağım diye haykırmak istiyordum .

 

 

Senin gibi bir anne olacağım anne diyecektim . Senin gibi her zaman çocuğunun yanında olan , her koşulda ona sahip çıkan bir anne olacağım diyecektim .

 

 

Sonra biraz mutluluktan ağlayacaktık . Beni özlediğini söylecekti annem . Burnumda tütüyorsun İncili kızım diyecekti ama yine de mutlu olacaktık .

 

 

Hayallerimin ötesinde Cihangir'e baktım umutla .

 

 

"Söylesene Cihangir annemi arar mıyız ? "

 

 

Şerif abi de Cihangir 'de boş gözlerle bana bakıyordu .

 

 

"Ararız İnci . Hele sen biraz toparlan anneni ararız . Şimdi kadın telaşlanır ."

 

 

Hastahanede olduğumu duyarsa annem telaşlanırdı . Cihangir doğru söylüyordu . Biraz toparlanıp öyle arayacaktım annemi .

 

 

"Tamam madem sonra ararız annemi ."

 

 

Cihangir boş gözlerle onaylarcasına başını salladı. Tam bir şey olup olmadığını soracakken Şerif abinin telefon sesiyle susmak zorunda kaldım .

 

 

"Efendim Samet ."

 

 

Şerif abi Samet diye komiser Samet'ten bahsediyordu büyük ihtimalle .

 

 

Birkaç saat önce polisler ifademi almak için gelmişti . Ben de olan biteni o zaman anlatmıştım . Şimdi neden tekrar Samet komiser arıyordu anlayamamıştım .

 

 

" Tamam Samet , sağ ol işin peşini bırakmadığın için."

 

 

Cihangir 'de ben de ne olduğunu anlamak istercesine Şerif abi'ye bakıyorduk .

 

 

"Abi , ne oldu ? Kazayla ilgili bir şey mi ? "

 

 

Şerif abi ,Cihangir'in soruyla kısa bir an bana bakıp Cihangir'e çevirdi bakışlarını .

 

 

"Tahmin ettiğim gibi kaza değilmiş Cihangir ."

 

 

"Anlamadım . Ne diyorusun abi ne demek kaza değilmiş ? Polisler ifade alırken kaza dediler . Çarpan kişiyi de bulacağız dediler ."

 

 

"Cihangir , sakin ol ."

 

 

"Ne demek sakin ol abi . Ne demek kaza değil . Kim yaptı bunu ? Kim İnci'nin hayatına kast etmeye çalıştı . Hamileydi İnci . Bebeğimize ya bir şey olsaydı . "

 

 

Cihangir çıldırmış gibi Şerif abi'ye sorular soruyordu . Benim ise aklım hâlâ kaza olmamasındaydı .

 

 

Kim , neden böyle bir şey yapardı ki ?

 

 

"Cihangir , sakin ol ? İnci'yi korkutacaksın . Dışarıda konuşacağız seninle ."

 

 

Her ne olduysa bilmek istiyordum . İnanın her ne olduysa bütün detaylarına kadar bilmek istiyordum .

 

 

"Bilmek istiyorum ben de . Ne olduysa duymak istiyorum. Benden saklamayın ."

 

 

Şerif abi kararsızca bana baktı .

 

 

"Söyle abi kaza değilmiş dedin . Kim yaptı söyle ? "

 

 

"Kameralarda ki araç Yavuz'un üstüne kayıtlıymış ."

 

Yavuz .

 

Yine bırakmamıştı beni . Yine kurtulamamıştım ondan .

 

"Yavuz ."

 

Cihangir , Yavuz'un adını kazımak ister gibi sayıklıyordu .

 

"Cihangir ."

 

"Abi teklifin hâlâ geçerliyse ifşalayalım Yavuz'u. Yok geçerli değil dersen gidip kendi ellerimle geberteceğim onu ."

 

 

...

 

 

Yavuz'cuk sen şimdi bitmedin mi ?

 

Annem gibi bir anne olacağım diyordu İnci . Annem gibi her koşulda çocuğunun yanında olan , onu hiç bırakmayan anne olacağım diyordu ...

 

Annesinin komada yattığından habersiz annemi arayalım diyordu . Hiçbir zaman bırakmayan annemi arayalım diyordu ...

 

Diğer bölümde görüşene dek kendinize çok çok iyi bakın ..

 

Buradan da Efsukâr'a geçiyoruz haydi . Yeni bölüme kadar Efsunkâr okuyoruz ....

 

Minik bir alıntı da bırakayım Efsunkâr'dan :

 

"İlk sigaramı Efsun'u ilk kez gördüğümde içmiştim . Bırakın bir sigarayı Efsun'un güzelliğine binlercesini yakmak istemiştim.

 

Ama sonrasında Efsun'un güzelliğine içmedim. Sonrasında her bir sigaramı Efsun'un imkansızlığına içtim...

 

Efsun ve Savaş'ın hikayesi de sizleri bekliyorr. Onların hikayesi bir hemşire ve yüzbaşıdan daha fazlaydı ... Profilimden Efsunkâr'a ulaşabilirsiniz bekliyorummm.

Bölüm : 01.04.2026 20:36 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...