17. Bölüm

KAYBOLAN YILLAR 16

didom
didido

Ayy ben geldimmm. Hepinize iyi okumalar dilerimm.

 

 

Bol bol yorum yapmayı unutmayın olur mu sizin yorumlarınızla destek alıyorum ben .

 

Hadi tekrardan iyi okumalar yorumlarda görüşürüz.

 

 

...

 

İNCİ AKKOR

 

 

 

Sabaha kadar uyurum zannetmiştim . Ama ağrı beni gecenin bir vakti uykumdan uyandırmıştı .

 

 

Odanın içi kapkaranlıktı evden de hiç ses çıkmıyordu. Büyük ihtimalle Cihangir 'de uyuyordu .

 

 

Yatağımda oturmuş küçük çocuklar gibi dişimi tutup ağlıyordum .

 

 

Sanki ağladığımda ağrı geçecekti .

 

 

Geçmiyordu daha da katlanarak artıyordu .

 

 

Mızmız çocuklar gibi yataktan kalkarak odamdan çıktım.Cihangir'in kapısını birkaç kez tıklattım ama ses gelmedi .

 

 

Ağrı arttıkça daha da ağlamaya başladım . Zaten Cihangir de ses vermemişti.

 

 

Yavaşça kapayı açıp Cihangir'in odasına girdim. Başka çare bırakmamıştı Cihangir .

 

 

Minik adımlara yatağının yanına gidip Cihangir'e seslendim.

 

 

"Cihangir ."

 

 

"Cihangir."

 

 

Ne derin uykusu vardı Cihangir'in . Baş ucunda salya sümük ağlıyordum hâlâ da uyanmamıştı .

 

 

"Cihangir ."

 

 

Sesim biraz daha yüksek çıktı . Artık sabrım kalmamıştı.

 

 

"Hı."

 

 

Gözünü açmadan konuşmaya başladı .

 

 

"Cihangir benim dişim çok ağrıyor ."

 

 

"Hı."

 

 

Cihangir bu sefer gözünü açmıştı ama hâlâ yatağında yatıyordu.

 

 

Seslice burnumu çektim .

 

 

"Dişim çok ağrıyor . "

 

 

 

Cihangir'in algıları açılmış olacakki hızlıca yatağından doğruldu .

 

 

 

"Aç bakayım ağzını .Bir kontrol edeyim ."

 

 

 

Tekrardan seslice burnumu çekip yavaşça ağzımı açtım.

 

 

 

"Hadi üzerine bir şeyler al kliniğe gidelim ."

 

 

 

"Bu saatte mi ? "

 

 

 

"Evet , klinik benim değil mi istediğimiz saatte gideriz ."

 

 

 

Haklıydı . Klinik onun değil miydi istediği saatte giderdi . Belki mafyalar onu aralarına almamıştı ama onun da kliniği vardı .

 

 

 

"Üzerine kabanını giy hemen çıkalım."

 

 

Gözlerimden akan yaşları silip konuşmaya başladım.

 

 

"Olmaz , böyle çıkamam ben ."

 

 

 

Üzerimdeki sapsarı civcivli pijamalarla gidemezdim .

 

 

"Neyi varmış pijamalarının ? "

 

 

"Hem sarı hem de civcivli . "

 

 

"Bir şey olmaz İnci . Bu saatte kimse görmez seni . Hem dişin ağrıyor vakit kaybetmeden gidelim . "

 

 

Gidemezdim işte . Dişimin ağrısından salya sümük ağlasamda gidemezdim .

 

 

"Arabayı getiriyorum otoparktan bir dakika içinde aşağıda ol ."

 

 

Cihangir için hava hoştu tabi . Üzerinde siyah eşofman ve siyah bir kazak vardı . Kendi giyseydi sarı pijamaları kesinlikle üzerini değiştirmesini beklerdik . Ama konu ben olunca beklemiyorduk.

 

 

Cihangir bir dakika sonra aşağıda ol demişti . Galiba benim şu an otuz saniyem kalmıştı .

 

 

Koşturarak kaldığım odaya girdim . Dolapta ilk bulduğum eşofmanı giydim . Ama üzerimi değiştirmek için galiba zamanım kalmamıştı .

 

 

Hızlıca pijamamın üstüne kabanımı giydim . Kabanım pijama üstümü kapatmıştı . Ben de hiç kabanımı çıkartmazdım olur biterdi .

 

 

Merdivenleri inerken hem dişimin ağrısından yanağımı tutuyor hem de ikişer ikişer iniyordum .

 

Eğer şimdi bir de merdivenlerden düşersem beni kimse tutamazdı . Bütün apartmanı ağlamalarımla ayağa kaldırırdım.

 

 

Neyseki böyle bir durum gerçekleşmedi . Apartmanın önünde beni bekleyen arabaya koşarak hızlıca bindim .

 

 

"Ben bir dakika sonra aşağıda ol dememiş miydim ? "

 

Yanağıma tekrardan elimi yerleştirip cama yaslandım .

 

 

"Kime söylüyorum ben İnci ."

 

 

"Bilmem arabada başka kimse olmadığına göre bana söyleniyorsun galiba . Ya da görünmeyen şeylerle konuşuyorsan bilemeyeceğim ."

 

 

Sesli sesli sabır çekti .

 

 

Arabadaki saate baktığımda saatin 6'ya geldiğini gördüm. Ama hâlâ hava kapkaranlıktı.

 

 

Ordu'ya ilk adım attığım da geldiğim kliniğin önünde arabayı durdurdu Cihangir .

 

 

O anı dün gibi hatırlıyordum . Cihangir'le konuşmak için saatlerce koltukta oturup beklediğimi , Cihangir'in beni tanımamasını dün gibi hatırlıyordum .

 

 

"İnci sen diş ünitine otur , ben de eldiven giyeyim ."

 

 

Uslu çocuklar gibi gidip oturdum .

 

 

 

Cihangir de kendi koltuğunu çekip diş ünitindeki ışığı ayarladı .

 

 

"Aç bakayım ağzını ."

 

 

Açabildiğim kadar ağzımı açtım .Cihangir ismini bilmediğim aletlerle dişimi kontrol etmeye başladı .

 

 

"Çekecek misin dişimi ?"

 

 

 

"Çekeyim diye düşündüm benim çektiğim dişleri biriktirdiğim diş koleksiyonum var oraya koyarım senin dişini de ."

 

 

Psikopat mıydı bu Cihangir ? Niye çektiği dişleri koleksiyon yapardı ki bir insan .

 

 

 

"İyi misin sen ? Ne diye çektiğin dişleri koleksiyon yapıyorsun ."

 

 

 

"Yani dişini çekeceğime takılmadın . Sadece koleksiyon yapmama takıldın . "

 

 

 

"Hayır , ikisine de takıldım . Dişimi de çekme , koleksiyonda yapma ."

 

 

 

Ne biçim dişçiydi bu . Hastalarını da böyle sürekli sinir mi ediyordu .

 

 

 

"Tamam bir sakin ol . Koleksiyon falan yapmıyorum. Psikopat mıyım ben niye koleksiyon yapayım . "

 

 

 

"Belki mafyalarla takılıyorsun ya onlardan etkilenmişsindir ."

 

 

"İnci ."

 

 

Niye durup dururken sinirlenmişti bu çakma mafya .

 

 

"Ben seni daha önce de uyardım . Ortalık yerde mafya diye söyleyip durma ."

 

 

Her şeyde de ben suçluydum zaten . Mafyalar mafyalık yapınca suç yoktu bu hasta halimle sadece kısık sesimle mafya dedim diye suçlu ben olmuştum .

 

 

"Dişini çekmeyeceğim .Biraz çürük var çürüğü temizliyeyim sonra dolgu yapacağım ."

 

 

"İyi keyfin bilir ."

 

Sesli sesli sabır çekti .Cihangir de ne çok sabır çekiyordu.

 

 

"Tedaviye başlamadan şu kabanını çıkart önlük bağlayacağım ."

 

 

"Çıkartamam ."

 

 

"İnci hadi . Zaten değiştirmişsin pijamalarını çıkart kabanını."

 

 

Yanılıyordu Cihangir . Üstümde hâlâ civcivli pijama vardı.

 

 

Zorluklada olsa kabanımı çıkarttım . Cihangir'in yüzüne bakmıyordum ama güldüğünü duyuyordum.

 

 

"Gülme."

 

 

"Gülmüyorum ."

 

 

"Yalancı sanki güldüğünü duymuyorum ."

 

 

"İnci sen benim çocuk hastalarımdan daha mızmız çıktın . Onları susturmak için balon hediye ediyorum sana da vereyim mi ?"

 

 

Bir de utanmadan alay ediyordu .

 

 

Sonraki yarım saat boyunca Cihangir'in tedavisiyle geçmişti .

 

 

"Tamam dolguyu da yaptım önümüzdeki iki saat boyunca bir şey yeme ."

 

 

Oturduğum yerden doğrulup ayağa kalktım .

 

 

"Ağrı var mı dişinde ? "

 

Şu anlık bir ağrı hissetmiyordum .Olumsuzca başımı salladım .

 

 

"Tamam o zaman. Leyla abla gelmek üzeredir . İki tane randevu var onlara bakayım sonra yüzük almaya gideriz . Dönüşte de eve bırakırım seni dinlenirsin ."

 

 

Kuyumcuyu biz açacaktık galiba . Ne acelemiz vardı sabahın köründe kuyumcu da anlamıyorudum.

 

 

 

Kabanımı giyip bekleme yerine geçtim . Biraz daha o aletleri görseydim kusacaktım artık .

 

 

Koltuğun birine geçip sessizce oturmaya başladım . Ağzımda hafif bir uyuşukluk vardı .

 

Karşımdaki kapının açılmasıyla bakışlarım oraya kaydı .Leyla abla gelmişti .

 

 

"İnci'm hayrola bu satte . "

 

 

"Dişim ağrıyordu abla Cihangir 'de tedavi etti ."

 

 

"Geçmiş olsun ablam . İyisin değil mi ? "

 

 

"İyiyim abla ."

 

 

"Seninle de kaç gündür görüşemedik ablam . Ayarlayalım bir gün bize yemeğe gelin olur mu ?"

 

 

 

"Zahmet etme abla sen de çalışıyorsun ."

 

 

 

"Ne zahmeti ablam .Hem sen daha önce benim evime gelmedin . "

 

 

 

"Tamam abla ben Cihangir'e sorarım . Sizin uygun olduğunu, bir zaman da geliriz. "

 

 

Leyla abla'yla konuşmayı bitirdikten sonra Leyla abla'da içeri girmişti .

 

 

 

Kapının çalmasıyla Leyla abla içeriden çıkıp kapıyı açtı.

 

 

"Hoşgeldiniz . İçeride bekleyin ben sizi çağıracağım ."

 

 

 

Bir anneyle küçük bir kız çocuğu gelmişti. Benim yanımdaki koltuğa geçip oturdular .

 

 

"Bak abla bizi çağıracak sonra hemen girip çıkacağız .Sonra da seninle parka gideceğiz anneciğim ."

 

 

Anlaşılan minik kız çoçuğu için gelmişlerdi .

 

 

Hasretle onlara baktım . Ben de küçükken annemle giderdim doktora . Küçük kız da annesiyle gelmişti .

 

 

 

"Ben babamı istiyorum anne . "

 

 

"Ama anneciğim baban çalışıyor o yüzden gelemedi ."

 

 

"Babam gelmezse gitmeyeceğim doktorun yanına ."

 

 

Sonrasında kadının bakışları bana döndü .

 

 

"Bak abla da kendi gelmiş doktora . Hiç babamı istiyorum diye ağlıyor mu ? "

 

 

Hiç babamla doktora gelmemiştim ki ben . Hep annemle gelmiştim . Annemi isterdim ben babamı istemezdim yanımda .

 

 

Çünkü gelmeyecek şeyler istenmezdi . Ben babamı ne kadar istesem de gelmeyecekti o yüzden hiç istemedim babamı .

 

 

Ben hayatımda sadece gelmeyeceğini bile bile bir şey istedim . O da Cihangir'di .

 

Gitmişti bir daha da gelmeyecekti .Ama istedim yine de .

 

 

"Abla kendi mi gelmiş doktora . Annesi bile mi gelmemiş onunla ."

 

 

"Abla doktordan korkmuyormuş o yüzden kendisi gelmiş."

 

 

Korkuyordum aslında doktordan . Elimde olsa annemle gelirdim ama annem gelemezdi benimle .

 

 

Biz daha annemle doya doya vakit geçiremiyorken benimle doktora hiç gelemezdi.

 

 

"Aslında ben de doktordan korkarım ama annem benimle birlikte doktora gelemezdi o yüzden kendim geldim . Ama senin annen yanında prenses o yüzden hiç korkma doktordan olur mu ? "

 

 

 

"Senin annen de benim babam gibi çalışıyor mu yoksa ?Ondan mı gelemedi doktora seninle."

 

 

Çalışmıyorku ki benim annem . Sadece bizi kavuşturmuyorlardı . Doya doya anneme sarılıp öpmeme izin vermiyorlardı .

 

 

"Hı-hı o yüzden gelemedi . "

 

 

 

Küçük kız annesinin elini sıkı sıkı tuttu .

 

 

 

"Ben korkmuyorum doktordan anne . Sen yanımdasın ya o yüzden korkmayacağım ."

 

 

 

Yüzümde buruk gülümsemeyle küçük kızı izledim .

 

 

 

En azından küçük kız korkmayacaktı doktordan. Benim aksime hiç korkmayacaktı çünkü annesi yanındaydı .

 

 

Küçük kız ve annesi içeri girdikten sonra yine yalnız kalmıştım odada . Üzerime giydiğim kabana sarılıp koltuğa başımı yasladım .

 

 

 

"Abla ."

 

 

 

Başımı yasladığım koltuktan kalkıp doğruldum. Annesiyle beraber içeri giren küçük kız bana sesleniyordu.

 

 

"Abla içerdeki doktor bana ağlamadığım için balon verecek. Ben de senin için de istedim . Doktor da dedi ki 'gelsin o abla kendisi alsın balonunu' . Hadi gel balon alalım çok güzel bolanlar var ."

 

 

Küçük kız gelip elimi çekiştirmeye başladı .

 

 

Küçük kızla birlikte içeri girdiğmizde Leyla abla küçük kızın annesine bir kağıt uzatıyordu . Cihangir de balonların yanında durmuş bize bakıyordu.

 

 

"Doktor abi , bana kızmızı balonu verir misin ? "

 

 

"Veririm tabiki . Sen hiç ağlamadın ben dişlerini kontrol ederken o yüzden hangisini istersen onu veririm ."

 

 

Ne yapıyordu bu çakma mafya . Aklınca bana laf mı atıyordu.

 

 

 

"Ama ablaya da ver . O da hiç ağlamadı . Ona da ver balon doktor abi tamam mı ? "

 

 

Cihangir küçük kızın dedikleriyle gülmeye başladı .

 

 

"Ne gülüyorsun . Gören de ağladım zannedecek. Vermeyeceksen verme balon . Ben kendime alırım ."

 

 

 

"Ağlar mısın sen hiç . Tabiki ağlamadın . Sen hangi balonu istiyorsun sarı balon vereyim mi sana pijamalarınla uyumlu ."

 

 

 

Kendini komik falan mı zannediyordu bu dişçi olan çakma mafya .

 

 

"Komik olduğunu falan mı sanıyorsun ? "

 

 

"Sanmıyorum genelde öyle derler ."

 

 

 

"Kandırmışlar oğlum seni ."

 

 

 

Aslında saf bir şey de değildi . Nasıl kanmıştı anlamadım.

 

 

 

Cihangir'in elime uzattığı sarı balonu hevessiz şekilde aldım. Bir de ciddi ciddi sarı renkli balon uzatmıştı .

 

 

 

Sonrasında küçük kız ve annesiyle vedalaştıktan sonra Cihangir üzerindeki önlüğü çıkarttı .

 

 

"Hadi biz yüzük almaya gidelim . Sonra da eve bırakırım seni."

 

 

Gayette memnun olurdum bu durumdan . Koltuk köşelerinde beklemekten sıkılmıştım .

 

 

 

"Abla biz yüzük almaya gidiyoruz . Sonra İnci'yi eve bırakıp gelirim ben ."

 

 

 

"Tamam Cihangir . Sonra İnci de dinlenir evde ."

 

 

 

" Hadi biz çıkıyoruz ."

 

 

Leyla abla'yla vedalaştıktan sonra Cihangir'in götürdüğü ara sokakta kalan bir kuyumcuya girdik .

 

 

 

"Kolay gelsin Hasan amca ."

 

 

"Hoşgeldiniz Cihangir oğlum ."

 

 

Sonra yaşlı adam bana dönüp konuşmaya başladı .

 

 

"Sen de hoşgeldin gelin kızım . Oturun ben bir çay demleyeyim ."

 

 

 

"Abi biz çay içmeyelim. Hem İnci'nin dişine dolgu yaptım sıcak bir şeyler içmesin hemen ."

 

 

 

"Gelin kızımız ne isterse ondan yapayım o zaman . Benim gönlüm razı gelmez öyle ."

 

 

 

O kadar içten söylüyordu ki her şeyi samimiyeti tümüyle bana geçmişti .

 

 

Cihangir konuşmadan ben lafa atladım .

 

 

"Hasan amca Cihangir daha bana bir şey yedirtmedi .O yüzden ben bir şey içmeyeyim ."

 

 

"O zaman yiyecek bir şeyler hazırlayayım gelin kızım .Aç aç olmaz öyle bizim hergeleye kalsa seni aç bırakır ."

 

 

Cihangir de sanki ben yalan söylemişim gibi gözlerini belerte belerte bana bakmaya başladı.

 

 

Doğruydu söylediklerim sanki bir şey yedirtmişti .

 

 

 

"İki saat daha ancak oldu tedaviyi yapalı . O yüzden şimdi yiyebilirsin ."

 

 

 

"Tamam o zaman siz durun ben de sokaktakı fırından bir şeyler alayım sonra beraber yeriz ."

 

 

 

"Hasan amca sen dur ben alıp gelirim . "

 

 

"Bol bol al Cihangir .Gelin kızım ne severse ondan al ."

 

 

Cihangir benim ne sevdiğimi bilmiyordu ki . Geçen hastahanede neli börek seversin sana ondan alayım demişti . Oysa küçükken ıspanaklı börek sevdiğimi bilirdi.

 

 

Şimdi unutmuştu ıspanaklı börek sevdiğimi . Unuttuğu yetmemiş artık kendisi de sevmiyordu ıspanaklı börek.Patatesli seviyomuş en çok Leyla abla öyle demişti .

 

 

"Ben ıspanaklı börek severim Hasan amca . Ispanaklı börek alabilir ."

 

 

 

"Duydun gelin kızımı ıspanaklı börek al bolca ."

 

 

Cihangir dükkandan çıktıktan sonra Hasan amcanın getirdiği tabureye oturdum .

 

 

"Nasılsın kızım ? Bu hergele seni benimle tanıştırmaya bir tülü getirmedi ."

 

 

"İyiyim amcacım siz nasılsınız ? "

 

 

 

"Ben de iyiyim elhamdülillah . Dükkanda vakit geçirip duruyorum ."

 

 

 

Hasan amca Cihangir'in neyi oluyordu ya da nasıl tanışmışlardı bilmiyorum . Ama amcamın samimiyeti ,iyi niyeti çok masumdu .

 

 

"Sen nerelisin kızım ? "

 

 

"Ben Muğla'lıyım amca ."

 

 

"He Cihangir'in memleketinden . Ordan tanışıyorsunuz herhalde ."

 

 

 

"Evet amca ."

 

 

Hasan amca benim kimlerden olduğumu sorarken Cihangir elindeki poşetlerle dükkana geldi .

 

 

"Aldın mı hanımının sevdiği börekten ?"

 

 

"Aldım amca aldım ."

 

 

Hasan amca Cihangir'le birlikte beni oturtup içerdeki bir odaya geçti . Sonrasında elinde kocaman tepsiyle geri geldi .

 

 

"Cihangir şu masayı ortaya çek ."

 

 

Cihangir masayı ortaya çekti . Hasan amca da içeride hazırladığı kahvaltılıkları masaya yerleştirdi .

 

 

"Gelin kızımız içemeyecek ama ben çay demledim .Kızımıza da içecek bir şey bulalım ."

 

 

 

"Ben ona ılık ayran aldım Hasan amca . Sen otur ben çayları koyup geleyim ."

 

 

 

Cihangir çay almaya gidince ben de Cihangir'in getirdiği poşetleri açtım . Bolca ıspanaklı börek almıştı . Ispanaklı böreğe nispeten daha az da patatesli börek almıştı .

 

 

Patatesli börek kabını Cihangir ve Hasan amcanın önüne koydum .İkisi yerlerdi . Ben ıspanaklı yiyecektim .

 

 

Diğer poşette de şişe ayran vardı . Patatesli böreği görünce asılan yüzüm şişe ayranı görünce mutlu olmuştu.

 

 

Cihangir'in gelmesiyle yemeğe başlamıştık .

 

 

 

"Çekinmeden ye tamam mı kızım ? "

 

 

"Yerim ben Hasan amca .Sen merak etme sen de ye ."

 

 

 

Bir taraftan yemek yerken diğer taraftan Hasan amcayla Cihangir konuşmaya başladı .

 

 

 

"Sizden önce Şerif burdaydı . "

 

 

Hasan amcanın bahsettiği Şerif acaba mafya olan Şerif miydi ?

 

 

"Ona da söylenip durdum Cihangir gelin kızla tanıştırmadı bizi diye . İyi insan lafın üstüne gelirmiş ondan sonra siz geldiniz ."

 

 

"Hasan amcam fırsat olmadı yoksa niye tanıştırmak istemiyeyim sizi ."

 

 

 

"Gelin kızımız biliyor mu Şerif 'i ?"

 

 

Cihangir'in bakışları bana döndü .

 

 

"Yani ismini duydu benden ."

 

 

Cihangir'e doğru yaklaşarak kısık sesle konuşmaya başladım .

 

 

"Şey olan Şerif abi değil mi ? "

 

 

 

"Evet şey olan Şerif abi ."

 

 

 

Şey olan yani mafya olan Şerif abi'den bahsediyordu .Hasan amcamın mafyalarla ne işi olurdu ki . Gerçi dişçilerin de işi olmazdı mafyalarla. Ama Cihangir'in vardı.

 

 

"İsmini duyduysa tanır o zaman . Şerif benim oğlum gelin kızım ."

 

 

Yediğim börek boğazımda kaldı .

 

 

Nasıl Şerif abi Hasan amcanın oğlu olurdu . Hasan amcanın mafyalarla işi olmaz diye düşünüyordum .Oysa Hasan amcanın çoçuğu mafyaymış .

 

 

 

"Oğlun mu ? "

 

 

"Evet bir çocuğum var o da Şerif . "

 

 

Yani bir çocuğu vardı o da mafyaydı . Belki de Hasan amca da mafyaydı .

 

 

Ama bu tonton amcam nasıl mafya olabilirdiki . Kesin olamazdı .

 

 

"Amca aslında biz buraya yüzük bakmaya geldik ."

 

 

"Ulan hergele yüzük almayacak olsanız yine gelmeyecektin demek . Gelin kızımla da kim bilir ne zaman tanışacaktık ."

 

 

Oturmuş Hasan amcanın Cihangir'i azarlamasını izliyordum . Cihangir halinden pek memnun değildi ama ben çok memnundum .

 

 

 

"Hem sen niye yüzük almadın kıza . Ancak mı aklına geldi yüzük ."

 

 

 

Ah Hasan amcam bir bilsen .Dün Savaş'la tartışma olmasaydı yüzük mevzusu falan olmayacaktı . Savaş dedi diye soluğu kuyumcuda almıştık .Öyle bir kindi Cihangir'inkisi .

 

 

"Gel kızım sen beğen istediğini ."

 

 

Hasan amcanın ayaklanmasıyla ben de peşinden gittim .Önüme getirdiği taşlı yüzüklerle gözlerim hayran hayran yüzüklerde gezindi .

 

 

Bu yüzüklerin özel tasarım olduğu belliydi .

 

 

"Hasan amca bunlar özel tasarım galiba . Sen bize iki alyans versen yeterli."

 

 

 

"Olur mu hiç kızım . Alyans da vereceğim ama sen bu yüzüklerden seç bir tane ."

 

 

Cihangir'in de bizim yanımıza gelmesiyle ona döndü bakışlarım .

 

 

"Hasan amca İnci istediğini seçsin ama parasını alacaksın."

 

 

"Allah sabır versin bana .Siz karı koca kafayı yemişsiniz.Zaten düğün hediyesi alamadım kızımıza istediği yüzüğü alsın benim düğün hediyem olsun."

 

 

Ne yapayım dercesine Cihangir'e baktım .

 

 

"Yüzük vermeden rahat etmeyecek .Sen seç istediğini Hasan amcanın da hediyesi olsun ."

 

 

Gözlerim tekrar yüzüklerin üstünde gezindi . Sanki hepsi birbirinden güzeldi .

 

 

"Hepsi çok güzel ama nasıl karar vereyim ."

 

 

 

"Cihangir hanımına yardımcı olsana evladım ."

 

 

 

Cihangir de benim gibi yüzüklere bakmaya başladı . Sonrasın eli bir yüzüğe uzandı .

 

 

Zümrüt yeşili taşı olan ama tam rengi zümrüt yeşili olmayan yüzüğe uzandı . Farklı bir yeşildi taşı . Bildiğimiz yeşillerden değildi sanki .

 

 

Yüzük çok güzeldi . Taşının rengi ,duruşu fazlaca güzeldi.Bu olabilirdi benim yüzüğüm hem Cihamgir 'de beğenmişti.

 

 

"Gözlerin gibi yeşil taşlı . Bence bu güzel . Ama tabi sen diğerlerine de bak . "

 

 

Yüzüğün taşının rengini gözlerime benzetmişti Cihangir . Yüzük güzeldi o zaman benim gözlerim de güzeldi .

 

 

 

"Ben de beğendim bu yüzüğü . "

 

 

Sonra yüzüğü alarak Hasan amcaya uzattım.

 

 

"Hasan amca ben bu yüzüğü alabilir miyim ? Bunu beğendim ."

 

 

 

"Al kızım . Bizim hergele ilk kez doğru söylüyor. Gözlerin gibi yemyeşil yüzük yakışır sana ."

 

 

 

Hasan amca da gözlerimi beğenmişti . Demek ki o kadar da çirkin bir kız değildim .

 

 

Babama göre çirkin bir kızdım ama Hasan amca ve Cihangir'e göre çokta çirkin değildim .

 

 

Hasan amcanın uzattığı yüzüğü alıp yüzük parmağıma taktım . Bu yüzük çok zarifti . Hem de çok .

 

 

 

Cihangir'le birer tane de alyans aldıktan sonra artık Hasan amcayla vedalaşma zamanı gelmişti .

 

 

"Hasan amca her şey için çok teşekkür ederim. Sizinle tanışmak çok iyi geldi bana ."

 

 

 

"Asıl siz sağ olun kızım . Cihangir'in benim için Şerif'ten farkı yoktur . Onun hanımıyla tanışmak beni memnun etti kızım . "

 

 

Hasan amca gerçekten Cihangir'e çok değer veriyordu .Bunu her şeyiyle hissettiriyordu .

 

 

"Yine gelin olur mu kızım ? Cihangir meşgul olsa da sen hep gel ben buradayım ."

 

 

 

Hasan amcayı böyle bırakıp gitmek gelmedi içimden.Cihangir'e de sormadan konuşmaya başladım.

 

 

"Hasan amca ."

 

 

"Efendim kızım ."

 

 

"Yarın akşam müsaitseniz Şerif abiyle bize yemeğe gelir misiniz ? "

 

 

 

...

 

 

 

Diğer bölümde görüşmek üzere kendinize iyi bakın.

 

 

Bölüm : 09.02.2026 21:46 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...