

Ayy ben geldimm.Hepinize iyi okumalar dilerimm
Bol bol yorum yapmayı unutmayınn.
İNCİ DEMİRKAN
Necip abi selam verip gittikten sonra öylece oturdum kapını önüne.Şimdi ne yapacaktım. Bir başıma ne yapacaktım ? Nereye gidecektim ?
Eve geri dönemezdim ki .Dönsem bir daha çıkamazdım oradan.Başka bir yol bulmam gerekliydi . Bugün güneş doğmuştu ama benim için doğmamıştı yine.
Meryem teyzenin vefat ettiğine ayrı tek sığınağımı kaybetmeme ayrı üzülüyordum. Ne yapacaktım şimdi.Benim bir çıkış yolu bulmam gerekliydi .
Ayaklanarak tekrar kapını önüne geldim .Sanki Meryem teyze kapıyı açacak biraz kızacak bana ama sonra beni evine alacaktı. Çocukken hep öyle yapardı önce kızar sonra hemen affederdi bizi.
Uzunca bir süre kapıya odaklandım sonrasında evin penceresinde asılı kağıt dikkatimi çekti. Üzerinde telefon numarası yazıyordu .Kimin numarasıydı acaba ? Belki Meltem ablanındı . Belki de Cihangir'in .
Birkaç dakika kağıda baktıktan sonra numarayı istemsizce ezberlemiştim.Silmek istedim beynimden ama silemedim.
Ne yapacaktım şimdi ben .Yapayalnız sokakta kalmıştım. Bakışlarım Necip abilerin evini buldu . En azından yeni hat alana kadar annemi arayabilirdim Necip abilerden .
Bahçe kapısını açarak yan kapının zilini çaldım. Birkaç saniye sonra Necip abi kapıyı açmıştı.
"Necip abi rahatsız ettim bu saatte ama telefonunuzu kullanbilir miyim ?"
"Gel kızım gel az önce benim kafam durmuş seni bırakıverdim bahçede .Ben de seni çağırmaya geliyordum."
Mahçup şekilde ayakkabılarımı çıkarıp içeri girdim. Saliha abla da sofra kuruyordu.
"Saliha abla ."
"İnci hoşgeldin ablam ."
"Hoşbulduk abla .Rahatsız ettim bu saatte ama kusura bakma olur mu ?"
"Ne rahatsızlıği İnci .Necip abin ayılamamış saba sabah bırakıp gelmiş bahçede seni ."
Saliha ablayla konuşurken Necip abi girdi salona.
"İnci kızım ,telefonu kullanmak istiyordun değil mi al buyur kullan."
Necip abinin uzattığı telefonu alarak annemin numarasını tuşladım. Birkaç çalıştan sonra annemin sesi duyuldu telefonun ardında .
"Alo "
"Anne"
"İnci'm merak ettim seni annem .Vardın mı sağ sağlim ."
"Evet anne geldim."
"İnci'm gece boyu gözüme uyku girmedi .Çok merak ettim yavrum .Meryem teyze yardım etti değil mi sana ?"
Ne diyecektim şimdi anneme.Meryem teyze vefat etti desem kahrolacaktı . Sokakta kaldım anne desem merakından yerinde duramayacaktı.
"Merak etme anne her şey yolunda .Babamlar ne yaptılar."
"Anlamadığım şekilde baban tepki vermedi.Ama Faruk deliye döndü .Tahmin ettiğimiz gibi İstanbul'a gittiğini düşünüyor ."
"Sana bir şey yapmadılar değil mi ?"
"Yok bir şey yapmadılar .Odan da göremediğimde ağladım biraz benim bilmediğimi düşünüyorlar."
"Dikkat et anne kendine .Bir şey yapmalarına izin verme . Ben iyiyim yeni hat aldığımda arayacağım seni merak etme olur mu ?
"Kızım Faruk telefonumu kontrol ediyor arada. Ben yokken görürse aramanı deliye döner ."
"Annem tamam çok aramam seni . iyiyim merak etme beni olur mu?"
"Allah'a emanet ol yavrum.Meryem teyzenin yanındasın ya en azından içim rahat İnci'm "
Göz göre göre anneme yalan söylüyordum.Hiç söylemezdim ki ben anneme yalan .Ama mecburdum buna.
Cihangir'e de yalan söylemezdim hiç .Ama mecbur kalmıştım ona da yalan söylemeye. Nefret ediyordum bir şeylere mecbur kalmaktan .
Annemle telefonu kapattıktan sonra Necip abinin telefonundan annemin numarasını engelledim.Merak edip ararsa her şeyi öğrenirdi. Nereye kadar saklayacaktım bilmiyordum ama saklayabildiğim kadar saklayacaktım gerçekleri .
"Abi teşekkür ederim."
"Ne demek abicim .Saliha ablan kahvaltı hazırladı gel kahvaltı yapalım."
"Abi ben gideyim .Siz yapın kahvaltınızı ."
Sanki gidecek yerim varmış gibi gideyim diyordum .
"Olur mu öyle hiç abim .Kahvaltını yap sonra nereye gitmek istersen gidersin."
Kahvaltı masanına oturduğumuzda biraz gergindim . Niçin geldin diye sorarlara ne diyecektim.
"İnci ,Meryem teyzeye neden gelmiştin ?"
"Abi Meryem teyzeyle bir şey konuşacaktım da o yüzden geldim."
"Geçen hafta da Cihangir geldi eve. Büyük ihtimalle birkaç eşya alıp Ordu'ya geri döndü ."
Cihangir'in geçen hafta burada olmasına mı şaşırsam yoksa Ordu'da yaşamasına mı şaşırsam bilememiştim.
Sekiz yıldır hiç haber alamamıştım.Sosyal medyadan bile ulaşamamıştım Cihangir'e. Alsında hep İstanbul'da yaşıyordur diye hayal etmiştim. Beraber gidememiştik ama Cihangir'in gittiğini düşünmüştüm.
"Ordu 'da mı yaşıyor ?"
"Aa sen bilmiyorsun galiba .Oysa küçükken yakındınız."
Bizi ayırdılar abla diyemedim. Ben bile bile Cihangir'in kalbini kırdım diyemedim.
"Ablası evlendi geçen yıl .Ablası Ordu'ya gidince Cihangir de gitmiş .Şimdi ablasıyla aynı apartmanda kalıyorlarmış."
"Bilmiyordum abla Meltem abla için de hayırlısı olsun ."
"İnsallah ablam. Ama mutluydular evlendiği kişiyle . Hatta üç aylık hamile diye duydum. Sıra da Cihangir'e geldi .Eline mesleğini de aldı. O da evlenir birkaç yıla."
Cihangir'in evlenme düşüncesi kalbimi sıkıştırdı. Buna hakkım var mıydı bilmiyorum ama kalbim sıkıştı .
Eline mesleğini aldı demişti Saliha abla .Acaba ne okumuştu bunu bile bilmiyordum. Oysa bir zamanlar her şeyini bilirdim.
"Cihangir'in mesleği ne abla ?"
"Diş doktoru oldu ablam.Şimdi Ordu'da kendi kliniğini de açmış öyle çalışıyormuş."
Demek diş doktoru olmuştu. Hiç bahsetmezdi aslında küçükken . Benim bilmediğim hayalleri vardı belki de.
"Anladım abla ."
Kahvaltıdan sonra vedalaşıp ayrıldım Saliha ablalardan. Sabahın erken saatleriydi sırtım da sırt çantamla kalakalmıştım sokakta. Evim yoktu artık benim.
Ben her şeyimi kaybetmiştim. Evimi de kaybetmiştim. Cihangir'i de .
Adımlarım yine otogara yöneldi . Ne yaptığımı bilmediğim şekilde Ordu 'ya bilet aldım. Buna nasıl cesaret ettim bilmiyordum.Ama aklıma başka bir şey gelmemişti.
Belki Cihangir'in karşısına hiçbir şey olmamış gibi çıkmaya hakkım yoktu.Bunca yıl sonra aniden hayatına girmeye hakkım yoktu .Ama dayanamadım ki .Şimdi Cihangir'den küçük de olsa haberdar olabilmiştim .Nasıl dayanırdım .
Belki beni görmek bile istemezdi .Ama ben onu bir kere görebilme imkanımı kaçıramazdım. Belki benden ölesiye nefret ediyor olabilirdi .Ama ben onunla bir kere konuşabilme imkanımı kaçıramazdım.
Biliyordum bunlara hakkım yoktu ama kalbime söz geçiremedim. Lanet olası kalbim söz dinlemiyordu.
Yol boyunca içim içimi kemirdi .Cihangir'in nefretini kaldırabilir miydim ? Belki de silmişti beni hayatından. Unutup gitmişti beni. Belki de adımı bile hatırlamıyordu.
Uzun bir yolculuğun ardından tanımadığım bir şehire adımımı atmıştım .Burası fazlasıyla soğuktu .Hafiften yağmur da yağmaya başlamıştı .
Otogarın çıkışında taksi beklerken başım dönmeye başladı .Tutunacak bir yer aradım etrafımda ama bulamadım. Tam dengemi kaybedip düşmek üzereyken bir tane abla koluma girmişti.
"Kızım iyi misin ?"
Konuşmak istiyordum ama gözümün önü kararıyordu .
"Dur gel oturtayım seni ."
Kolumdam tutarak beni bir yere doğru yürütüyordu . Birkaç saniye sonra banka oturtmuştu beni .
"Al kızım şu sudan iç birkaç yudum ."
Elime uzattiğı suyu alarak birkaç yudum su içtim.
"Daha iyi misin kızım ?"
Başımı salladım onaylarcasına .
"Teşekkür ederim abla .Nasıl olduğunu anlamadım bir an başım dönmeye başladı."
"Sana yiyecek bir şeyler alayım mı kızım ? Açlıktan dönmüştür belki başın ."
Dün sabah Necip abilerde yediğim kahvaltıdan sonra başka birşey yememiştim doğru düzgün.
"Teşekkür ederim abla .Ben yerim birşeyler birazdan . Ama sizden rica etsem telefonunuzu kullanabilir miyim iki dakika ?"
"Tabi kızım al buyur kimi arayacaksan ."
Abla telefonu bana doğru uzatınca dün kimin olduğunu bilmediğim telefon numarasını yazıp aradım .
Kalbim hızlı hızlı çarpmaya başlamıştı .
Belki de aradığım numara Cihamgir'e aitti . Yıllar sonra sesini duyma düşüncesi kalbime iyi gelmiyordu .
Birkaç çalıştan sonra telefon açıldı .Karşıdan bir ses bekledim .Ama beklediğimin aksine kadın sesi duymuştum.
"Alo , "
Kadın sesleniyordu ama ağzımı açıp konuşamıyordum.
"Alo ,sesim geliyor mu ?"
Kimi aramıştım ben .Meltem ablanın sesine benzetememiştim sanki yabancıydı bu kadının sesi .
"Alo , Cihangir hocam şu an bir operasyona girdi .O yüzden telefonlarına bakamıyor .Acil bir şey varsa bana iletebilirsiniz."
Aradığım numara Cihangir'e aitti .
"Hanımefendi ,rica etsem kliniğin konumunu verebilir misiniz ?"
Sonunda ağzımı açıp konuşmayı başarabilmiştim.
"Bir saniye hanımefendi hemen veriyorum."
Telefondaki kadından konumu öğrendikten sonra telefonu kapatıp ablaya geri verdim.
"Çok teşekkür ederim abla ."
"Yardımcı olabildiysem sevindim kızım. Benim içim rahat etmeyecek gel bir şeyler yedireyim sana ."
"Sağ ol ablam sen merak etme ben yiyeceğim bir şeyler . Çok yardımcı oldun teşekkür ederim ."
Ablayla vedalaşıp otogardan ayrıldım. Taksici abiye öğrendiğim konumu söylemiştim. Şimdi de adım adım yaklaşıyordum Cihangir'i görmeye.
Taksici abi durduktan sonra geldiğimizi söyledi .Parayı ödedikten sonra indim taksiden. Gözlerimi kocaman tabeladan alamadım bir süre .
Diş Hekimi Cihangir Akkor .
Garip bir his kapladı içimi .Tarifsiz bir histi benim için . Küçük İnci tanesi çok mutluydu. İnci başaramamıştı ama Cihangir başarmıştı .
Sonrasında kapıyı ittirip merdivenlerden çıkmaya başladım .İlk kata geldiğimde gelmiştim işte .Artık Cihangir'le aramda kilometreler yoktu .Sadece bir kapı vardı .Elimi kaldırıp zile bastım .
Birkaç saniye sonra üzerinde bordo scrubs olan bir kadın kapıyı açmıştı .Yüzüne odaklandığımda benden büyük olduğunu anladım.
"Buyrun randevunuz var mıydı ?"
Sesini duyduktan sonra telefonda konuşan kadının o olduğunu da anlamıştım .
"Yok ...,Yani ben diş randevusu için gelmemiştim ."
Konuşmayı unuttum o dakikalarda .
"Ben Cihangir'le yani Cihangir Beyle konuşmak için gelmiştim ."
"Buyrun içeride bekleyin .Cihangir hocam şu an müsait değil bekleyebilir misiniz ?"
"Beklerim ben ."
Sekiz yıl beklemiştim biraz daha bekleyebilirdim . Biliyordum beklemeye hakkım yoktu ama belki bir gün gelir diye beklemiştim.
"İsminiz neydi acaba ? Cihangir hocama haber vereyim ben geldiğinizi?"
"İnci ."
"Tamamdır.Bir şey içmek ister misiniz?"
"Yok teşekkür ederim ."
Kadın beni onayladıktan sonra sesnörlü kapıdan içeri girdi. Yan koltukta oturan iki kişiden başka kimse yoktu odada . Bakışlarım etrafta gezindi .Tam Cihangir gibiydi burası.
Sade ve temiz .
Acaba kadın ismimi söylediğinde tanımış mıydı beni ? Belki İnci deyince tanımamıştı. Ama görünce tanırdı beni değil mi ? Hiç olmadı çenemde olan benden tanırdı beni.
Küçükken hep çenemdeki benimle dalga geçerdi .Ben üzülünce de senden başka kimsenin çenesinde ben görmedim .Sen farklısın İnci diye gönlümü alırdı. Şimdi tanırdı çenemdeki benden değil mi beni ?
Yan koltukta oturan kişilerde sırayla içeri girmişti. Artık sadece ben kalmıştım odada .
Bekledim sabırlı bir şekilde .Aradan kaç saat geçti bilmiyordum ama ne içeriden biri çıkıyordu ne de biri içeriye giriyordu.
Saatlerin ilerlemesine rağmen kalbimdeki heyecan hiçbir şekilde azalmadı .
Sensörlü kapıya odaklandığım anda kapı açıldı .Yerimde dikleştim.
"Kusura bakmayın hanımefendi .Cihangir hocanın işleri uzadı biraz . İsterseniz daha fazla beklemeyin."
"Ama iki kişi kaldı demiştiniz .İçeri girenler muayeneden sonra gitti ."
"Bende anlamadım İnci Hanım .Aslında muayeneler bitti . Cihangir hoca işlerim var biraz dedi . Benim de içim rahat etmedi kaç saattir bekliyorsunuz burada ."
"Sorun yok biraz daha bekleyebilirim."
Kadın gitmeyeceğimi anlamış olacak ki tekrar içeri girdi. Ne çok çalışıyordu Cihangir . Bir kaç dakikasını bile ayırmamıştı .Belki de beni hatırladıysa zamanını ayırmak istememişti.
Yine bekledim sabırlıca .İki saat daha bekledim. Buraya geldiğimde öğle saatiydi şimdi yavaştan güneş batmaya başlamıştı.
İki saatin sonunda tekrar kapı açıldı .
"İnci Hanım içeri gelebilirsiniz."
Saatlerce beklediğim an gelmişti .Bırakın saatleri sekiz yıldır beklediğim an gelmişti.
Yavaş adımlarla içeri girdim.
Sonra onu gördüm işte .Cihangir'i gördüm. Hemen tanıdım onu hiç değişmemişti .Hâlâ küçük Cihangir gibiydi .Sandalyesine oturmuş önündeki sayfalara bakıyordu .
"Buyrun ne için gelmiştiniz ."
İncelediği kağıtlardan başını kaldırıp bana baktı . Yabancı gibi bakıyordu bana .Bir yabancıya bakar gibi bakıyordu .Cihangir gibi bakmıyordu.
"Cihangir .Tanıdın mı beni ?"
Sesim titrek bir şekilde çıkmıştı .
"Daha önceden tanışıyor muyduk ?"
Tanımamıştı beni .Silmişti hatıralarından. Unutmuştu beni işte .
Kandırmıştı beni Cihangir .Çenemdeki benden tanırdı beni .Ama tanımamıştı .Kandırmıştı beni .
"İnci ben ." diye fısıldadım.
"İnci " diye tekrar etti sanki hatırlamak ister gibi .
"Hatırlamadın mı Cihangir ? Ben İnci ."
"Muğla'dan tanışıyoruz galiba ."
Tanımadı beni .İsmimi söylediğimde bile tanımadı. Gözümden bir damla yaş firar etti. Hızlıca sildim düşen yaşı.
"Evet ,Muğla'da aynı mahallede yaşıyorduk. Hatta ..."
Cümlemi tamamlayamadım .Ne diyecektim ki. Yakın arkadaştık mı diyecektim. Sonra benim yüzümden ayrıldık mı diyecektim.
Sustum tamamlayamadım cümlemi .
Cihangir ' de konuşmadı . Hâlâ yabancıyı tanımak ister gibi bakıyordu bana .
Ben onu binlerce hatta yüzbinlerce kişinin içinden bile tanırdım ki .İlk an da tanırdım . Ama tanımamıştı beni Cihangir .
Ayakta duracak gücü bulamadım .Başım sabahkinden daha şiddetli şekilde dönmeye başladı.Bir elimi anlıma götürmeye çalıştım ama kontrol edemedim vücudumu.
Bir anda ayaklarımın bağı çözüldü .Sonrası karanlıktı. Hem de kapkaranlık .
..
Bölümü beğendiyseniz lütfen yıldıza basmayı unutmayın olur mu ...
Diğer bölümde görüşmek üzere kendinize iyi bakınnn.
Kitapla ilgilinsorularınız varsa buradan sorabilirsiniz. Sorularınızı cevaplamak için sabırsızlanıyorum.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |